YENİ Partili Murat Aydın NEO TV’de konuştu: ‘Yeni siyaset sadece bir söylem ya da PR meselesi değil’
YENİ Parti İzmir İl Başkan Vekili Av. Murat Aydın, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. YENİ Parti’nin örgütlenme modelinden Türkiye’deki siyasi sürece, Orta Doğu’daki gelişmelerden terör sorunundan İzmir’deki seçim hedeflerine kadar birçok başlıkta konuşan Aydın, “YENİ Parti hakikaten yeni bir siyaset anlayışı oluşturmaya çalışıyor” dedi.
- Ege Postası
- 24.08.2026 - 17:21
- Güncelleme: 24.08.2026 - 17:38
EGEPOSTASI- YENİ Parti İzmir İl Başkan Vekili Av. Murat Aydın, NEO TV’de yayınlanan Manşet programında konuştu.
‘YENİ PARTİ HALKIN KURDUĞU BİR PARTİ’
YENİ Parti’nin siyasi yapısını ve kuruluş felsefesini değerlendiren Aydın, partinin Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini bir araya getirdiğini belirtti.
Aydın şu ifadeleri kullandı:
“Şöyle tabii YENİ Parti bir kere yeni bir parti her şeyden önce. Adı gibi yeni bir parti. Elbette temel yaklaşım biçimleri, beslendiği siyasi gelenek benzer olsa da farklılıkları var elbette. YENİ Parti tüzüğünde de yazılı olduğu gibi Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini harmanlayan, hepsini bir arada oluşturan bir siyasi hareket.
Ve YENİ Parti’nin en önemli avantajı, gücü ya da fikri kaynağı halkın bu konudaki yaklaşımı. Yani halkın kurduğu bir parti aslında YENİ Parti. Evet bir lideri var Özgür Özel, il başkanlıkları var, ilçe başkanlıkları var ama aslında YENİ Parti halkın partisi. Bunu sadece söz olarak söylemiyorum. Kuruluşunu, örgütlenmesini ve finansmanını halkın sağladığı bir parti. Özellikle finansman kısmı. Evet, bağışlarıyla, üyelikleriyle.
Tam rakamları bilmiyorum ama şu an Türkiye çapında üye sayısı sanırım 300 bini geçti. Ama rakamlardan emin değilim, yanlış bir bilgi vermeyeyim. Yarın itibarıyla yani 25 Ağustos sonuna kadar partiye üye olanların listeleri 26 Ağustos’ta ilçe kongrelerinde oy kullanmak üzere seçmen listesi şeklinde açıklandığında asıl sayıyı göreceğiz.”
‘DELEGE AĞALIĞI DENEN MEKANİZMANIN DIŞINA ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Siyasi Partiler Kanunu’nun parti içi seçimlere getirdiği sınırlamalara dikkat çeken Aydın, YENİ Parti’nin üyelerin doğrudan söz sahibi olacağı bir sistem kurmaya çalıştığını söyledi.
“12 Eylül’ün yarattığı siyasi partiler hukuku bizi bir cendereye sokuyor. Bir kalıba sokuyor. O da şu en önemlisi; parti içi seçimlerin delegasyon üzerinden yapılma zarureti. Neyi söylemeye çalışıyorum? İlçe başkanımı seçeceksiniz. Partinin üyeleri delegeleri seçiyor, delegeler ilçe başkanını seçiyor. Üyeler doğrudan oy kullanmıyor.
Bu bir zamanlar için belki anlamlı olabilir ama artık günümüz siyasi anlayışında doğru değil ve tırnak içinde kullanıyorum; bunu olumlu ve olumsuz yönleriyle ‘delege ağalığı’ denen mekanizmaları harekete geçiren... YENİ Parti ilk kez Türkiye’de ilçe başkanlarını, il başkanlarını ve genel başkanı doğrudan üyelerin kullanacağı oylarla seçileceği bir mekanizma oluşturuyor.”
Aydın, mevcut yasal düzenleme ile doğrudan üye iradesini bağdaştırmaya çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Partinin ilçedeki üyeleri, ilçe başkanının kim olması konusunda bir ön seçim oyu kullanıyor ve o arkadaşımız, o ilçe başkanı adayımız ilçe kongresinde delegelerin onayına sunuluyor. Elbette bütün üyelerin katıldığı bir seçimde aday olarak gösterilen bir ilçe başkanının seçilmesi hali ortaya çıkıyor.
Hem Siyasi Partiler Kanunu’nun, kabul etmesek de bugünkü düzende var olan hükümlerine uygun davranış hem de parti tabanının doğrudan söz, yetki ve karar sahibi olmasını sağlayan anlayışı bağdaştıran bir mekanizma oluşturmaya çalışıyor.”
‘YENİ SİYASET BİR MARKA YA DA PR MESELESİ DEĞİL’
YENİ Parti’nin “yeni siyaset” söyleminin yalnızca iletişim çalışması olmadığını vurgulayan Aydın, şunları söyledi:
“Şunu söylemeye çalışıyorum; YENİ Parti’nin yeni siyaset dediğimiz söylemi sadece bir söylem ya da sadece bir marka ya da sadece bir PR meselesi değil. YENİ Parti hakikaten yeni bir siyaset anlayışı oluşturmaya çalışıyor.
Elbette çok güçlü bir geleneğin, Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinin içinden doğan bir siyasi parti ve o geleneğin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel değerlerini, özellikle Cumhuriyet’in kurucu değerlerini içinde barındıran, savunan, her zaman bunun iddiasını dile getiren bir parti.
Ama bununla birlikte gerçekten yeni siyaset söylemini yöntem bakımından, söylem bakımından ve eylem bakımından yeni bir siyaseti ortaya koymaya çalışan bir anlayışı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Zor bu. Bunu biliyorum. Handikaplarını biliyorum. Hani bir laf vardır; Roma bir günde kurulmadı. Yeni siyaset de bir günde kurulmayacaktır elbette ama bu ortaya çıkacak.”
‘YA YENİ BİR YOL BULURSUNUZ YA YENİ BİR YOL AÇARSINIZ’
Aydın, YENİ Parti’nin ortaya çıkışını Hannibal örneğiyle anlattı:
“Hanibal’ın ordularının komutanları artık filleri yürütebileceği bir yer kalmadığını, bir yol kalmadığını söylediğinde bekliyorlardı ki Hanibal ‘o zaman geri dönelim’ desin. Ama Hanibal, ‘Ya yeni bir yol bulursunuz ya yeni bir yol açarsınız’ dedi.
Sayın Özgür Özel’in genel başkanlığında yeni bir yol bulmaya çok çalıştı bu kadrolar Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde. Çünkü sorun Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel savunularında, ideolojilerinde değildi.”
Aydın, Türkiye’de yaşanan siyasi sürecin yalnızca iç politika üzerinden okunamayacağını savunarak, “Siyasi iktidarın Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Türkiye’yi ve Orta Doğu’yu yeniden dizayn etmesiyle ilgili bir süreç yaşıyoruz aslında. Yani konu sadece Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değil. Bunu hep vurgulamaya çalışıyoruz” dedi.
‘TÜRKİYE’DE SİYASETİ YENİDEN DİZAYN ETMEYE ÇALIŞAN BİR ANLAYIŞ VAR’
Aydın, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack üzerinden Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
“Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack aynı zamanda Suriye ve Irak özel temsilcisi. Tom Barrack hem Suriye’de hem Irak’ta özel temsilci durumunda. Dolayısıyla bu bir anlam ifade ediyor.
Bunu sağlayabilmek için, yani Orta Doğu’da yeni bir yapılanmayı sağlayabilmek için Türkiye’de siyaseti yeniden dizayn etmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız ve bunu halletmeye çalışıyor aslında.
Ve YENİ Parti için halkın desteğinden daha önemli bir şey yok. Daha doğrusu bütün siyasi hareketler için, bütün siyasi partiler için halkın desteğinden daha değerli bir şey yok. Elbette bu popülizme kayan bir anlayış değil. Halkla birlikte, halkın yararına ve çıkarına olan bir siyaseti örgütleyebilmekten bahsediyoruz. Ve bunu sağlayacak kadrolar burada var, halkın desteği de burada var.”
‘İZMİR’DE 30 İLÇENİN BİR GÜNDE KURULMASI ÇOK ÖNEMLİ’
YENİ Parti’nin İzmir’deki örgütlenme sürecine de değinen Aydın şöyle konuştu:
“İzmir’de mesela YENİ Parti’nin İzmir İl Örgütü’nün ve 30 ilçe örgütünün bir günde kurulması, sadece bir günde 30 ilçenin kuruluş dilekçelerinin ilgili mercilere verilmesi çok önemli bir şeydir.
Bu sadece o il yönetiminin ya da ilçe yönetimlerinin başarısı değil. Bu halkın başarısı, parti örgütünün başarısı aslında. Çünkü insanlar yaşananların ne olduğunu görüyorlar. Yani burada bir hukuki süreç olmadığını, başka bir hesap olduğunu görüyorlar.
İşte emperyalist sistemin, Amerika’nın, Tom Barrack’ın burada temsil ettiği değerlendirmenin nereye varacağını görüyorlar. Ve buna karşı bir reaksiyon gösteriyor halk. YENİ Parti’ye düşen de bu reaksiyonu örgütlemek, doğru şekilde yönlendirmek ve yönetmek olacak.”
‘TÜRKİYE 100 YIL SONRA YENİDEN BÜYÜK BİR KIRILMANIN EŞİĞİNDE’
Türkiye’deki siyasi gelişmeleri yalnızca liderler arasındaki mücadele üzerinden değerlendirmenin eksik olacağını savunan Aydın, Orta Doğu haritasının yeniden şekillendirilmek istendiğini öne sürdü.
“Türkiye’de yaşanan bu süreci sadece Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu çatışması ya da sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı meselesi olarak okumak çok eksik bir okuma olur. Elbette bu var. Bunlar tamam elbette. Ama bunlar birer ayrıntı ve sonuç.
Burada asıl sorun 1900’lü yılların başlarında oluşan Orta Doğu haritasının ve paylaşımının yeniden dağıtılmasıyla ilgili bir mesele ve yeni bir anlayış.”
İsrail’in Suriye’deki Türk Silahlı Kuvvetleri varlığı üzerinden gerilim oluşturmaya çalıştığını savunan Aydın, “İsrail’in bu konudaki söylemlerini sadece kendi iç seçim tartışmalarında bir konsolidasyon, kendi milliyetçi tabanı için bir söylem olarak algılarsak hata yapmış oluruz. Elbette bu da var ama asıl mesele o değil” ifadelerini kullandı.
‘CHP’NİN ANTİ-EMPERYALİST TUTUMUNU BERTARAF ETMEYE ÇALIŞTILAR’
Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin Pakistan’la, İran’la, Mısır’la, Suriye’yle, Irak’la ilişkileri, İsrail’le ilişkileri ve Orta Doğu’nun yeniden dizaynında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş sürecinden gelen bir anti-emperyalist tutumu vardı.
Bu anti-emperyalist tutumu bertaraf edebilmek için, bu anti-emperyalist tutuma karşı biraz daha uysal, tırnak içerisinde biraz daha kabul edilir, biraz daha munis bir muhalefet örgütlenmesine çalışıldı.
Ve bu büyük planla kimilerinin küçük çıkarları, kimilerinin küçük koltuk hesapları örtüştü sadece. O yüzden sorun sadece Erdoğan’ın bir dönem daha aday olması ya da Kemal Bey’in yeniden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olması değil. Türkiye çok daha önemli bir kırılmanın eşiğinde. 100 yıl sonra Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra yeniden büyük bir kırılmanın eşiğinde.”
‘HALK BUNU TARİHSEL GENLERİNDEN DOLAYI HİSSEDİYOR’
Toplumsal hafıza üzerinden değerlendirmelerde bulunan Aydın, vatandaşların yaşanan değişimi hissettiğini söyledi:
“Halk bunu yeterince algılamasa da tarihsel genlerinden dolayı bunu hissediyor. Bunun farkına varıyor. Bir şeylerin olmaya çalıştığını, bir şeylerin başka bir şeye gelmeye çalıştığını hissediyor. Bu hisle reaksiyon gösteriyor.
Bu reaksiyonu bazen doğru oluyor bazen olmuyor, bazen doğru tavır oluyor olmuyor. Bu herkese göre değişir. Ama yurttaşın bu konudaki algısı, hissikablelvuku bir şekilde onu içinde hissettirmesi başka. Çünkü Anadolu bu konuda çok önemli deneyimlere sahip.”
Aydın, “Toplum bilinçaltında burada yaşanan meselenin sadece Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na bir koltuk bulma meselesi olmadığını ya da sadece Sayın Özgür Özel’i tasfiye etme meselesi olmadığını hissediyor” dedi.
‘CHP TABANI DA, İYİ PARTİ TABANI DA, AK PARTİ TABANI DA BU HİSSİYATA SAHİP’
Aydın, siyasi partilerin tabanlarının önemli bir bölümünde benzer kaygılar olduğunu savundu:
“Bunu ete kemiğe büründürecek, doğru siyasi reaksiyonlarla bunu halkın önüne koyacak ve bunu gerçek bir siyasi programla halkın karşısına koyacak olan Cumhuriyet Halk Partisi ve YENİ Parti’nin içerisindeki kadrolar olacak.
Cumhuriyet Halk Partisi’ni de ayırmadım dikkatinizi çekerse. Özellikle ayırmadım. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi tabanı da aslında bu hassasiyetin farkında. Bu hissiyata onlar da sahip. İYİ Parti tabanı da, Zafer Partisi tabanı da, hatta AK Parti tabanı da, Milliyetçi Hareket Partisi tabanı da.”
Toplumdaki hissiyatın henüz tam olarak siyasi bir karşılığa dönüşmediğini belirten Aydın, Eylül ve Ekim aylarında bunun daha görünür olabileceğini ifade etti.
‘2040’TA BUGÜNLERİ HATIRLAYACAĞIZ’
Aydın, Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemi gelecekte önemli bir eşik olarak hatırlayacağını savundu:
“Mesela 2040 yılında ne yaşıyorsak, 2040 yılına geldiğimizde hayatımız neredeyse, o günlerde ‘Ya buraya nasıl geldik?’ dediğimizde biz 2025-2026’yı hatırlayacağız.
Bugün yaşadığımız şeylerin birer eşik olduğunu, birer aşama olduğunu öyle ya da böyle, iyi ya da kötü konuşacağız. Dilerim iyi olur.
Ama bunun tam eşiğinin yaşandığı günlerdeyiz. O yüzden konu sadece YENİ Parti’nin örgütlenmesi meselesi değil. Bunu çok aşan bir durumla karşı karşıyayız.”
‘ÖZGÜR ÖZEL’İN TAVRI DOĞRUYDU’
Programda Genel Başkan Özgür Özel’in terör sorununun çözümüne ilişkin süreçte sergilediği tavrı da değerlendiren Aydın, kişisel görüşünü açıkladı.
“Tabii ki YENİ Parti İzmir İl Başkan Vekili sıfatıyla buradayım ama Murat Aydın olarak söyleyeyim. Yani hukuktan da öte, kişi olarak Murat Aydın olarak söyleyeyim. Sayın Genel Başkan’ın tavrı doğruydu.
Evet içimizi acıtan yanları vardı. Evet çok üzüldüğümüz, kırıldığımız, incindiğimiz, son 30 yılda Türkiye’nin yaşadığı şeyler arasında ‘Ya buraya mı gelmeliydik?’ dediğimiz şeyler var. Ama doğru bir tavırdır.”
‘TERÖRÜN SONA ERMESİNE MİLYONDA BİR KATKI VARSA DENENMELİDİR’
Aydın, Devlet Bahçeli’nin DEM Parti milletvekilleriyle tokalaştığı süreçte de aynı yaklaşımı savunduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:
“Sayın Devlet Bahçeli 1 Ekim tarihinde Meclis açılışını yapıp da DEM milletvekillerinin elini sıktığından bir hafta sonra burada bir programdaydık ve ben şu cümleyi kurmuştum: Bunun hangi nedenle yapıldığını bilmiyorum şu an ve muhtemelen siyasi iktidar kendi siyasi ömrünü uzatmak için bunları yapıyor. Ama bu sorunun çözülmesine milyonda bir katkı yapma ihtimali varsa bu denenmelidir demiştim.
Bu ülkenin en büyük sorunudur. Kürt sorunu, terör sorunu, doğu sorunu adına ne derseniz deyin. Bu ülkedeki siyasi, kültürel, ekonomik, demokratik bir arada yaşama konusundaki en büyük kriz alanıdır.
Bugün yaşadığımız ekonomik krizlerin, hukuk krizlerinin, demokrasi krizlerinin aslında temelidir. Çünkü bu bölünme korkusuyla, bu birbirine karşı şüpheyle bir arada yaşamak, güvensizlikle bir arada yaşamak çok zor.
Bu ülkede terör örgütü silah bıraksın ve terör sona ersin sorusuna hayır denemezsin.”
‘BU YASA TEK BAŞINA HİÇBİR SORUNU ÇÖZMEZ AMA BİR BAŞLANGIÇ’
Özgür Özel’in yaklaşımının seçim hesabından bağımsız olduğunu savunan Aydın şöyle devam etti:
“Ben Sayın Özgür Özel’in, Genel Başkan’ın gerçekten bir stratejiyle hareket ettiğini düşünüyorum. Bu ülkenin çıkarı... Bakın Meclis konuşması çok değerli. ‘Seçim takvimi ve kişisel hesaplarımızın üzerine koymadık bu ülkenin çıkarlarını’ dedi. Bu çok önemli bir şey.
Bu siyasetler 25 yıl boyunca bu ülkenin çıkarlarıyla kendi çıkarları ya da seçim takvimi karşı karşıya geldiğinde kendi çıkarlarını ve seçim takvimini önceledi. Biz bunu yapmıyoruz. Buna bir şans tanımak gerekir.
Bu yasa hiçbir sorunu çözmez. Hiçbir sorunu tek başına halletmez. Ama bu bir başlangıç ve bu başlangıca hayır denemez.”
‘FAYDALI OLANLA DOĞRU OLAN ÇATIŞTIĞINDA DOĞRU OLANI SEÇMELİYİZ’
Aydın, YENİ Parti’nin günlük siyasi çıkarlar yerine uzun vadeli ülke çıkarlarını gözetmesi gerektiğini belirtti.
“Biz bu ülkenin ana muhalefet partisiyiz. Yani teknik olarak da siyasi olarak da hukuki olarak da gelecekteki siyasi iktidarıyız. En azından gelecekteki siyasi iktidar adayıyız.
Demek ki bu ülkenin uzun vadeli çıkarları bizi de ilgilendirir. Bu ülkenin uzun vadeli çıkarlarıyla bu siyasi partinin günlük çıkarları çatıştığında biz ülkenin uzun vadeli çıkarlarını önemseriz.
Şimdi böyle yaptığınızda oy kaybedeceksiniz, tepki alacaksınız, o yüzden bunu böyle yapmayın demek doğru değil. Çünkü özgüvenli bir siyaset yapmak zorunda YENİ Parti. Doğru olanı savunmak zorunda.”
Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben hep şunu söylerim: Faydalı olanla doğru olan çatıştığında hangisini seçeceksiniz? Faydalı olanı mı, doğru olanı mı? Biz doğru olanı seçmek zorundayız.”
‘BİR YURTTAŞIMIZ BİLE TERÖRE KURBAN GİTMEYECEKSE OY KAYBINA RAZI OLMAK ZORUNDAYIZ’
Aydın, terörün sona ermesi ihtimalinin seçim sonuçlarının önünde tutulması gerektiğini savundu:
“Bu ülkenin bir yurttaşının, bir evladının bile teröre kurban gitmemesini sağlayacaksa bizim yüzde 1, 2, 3 oy kaybımız buna razı olmak zorundayız.
Bunun acı olduğunun farkındayım. Siyasetin sonuç almak üzerine olduğunu ve siyasetin sonuç odaklı bir şey olduğunun farkındayım. Ama şunu söylemeye çalışıyorum. Biz bu ülkenin bütünlüğünü, barışını, kardeşliğini korumak zorundayız ve bu siyasi iktidardan kurtulmak zorundayız.
Çünkü bu siyasi iktidar bu ülkenin barışını, bütünlüğünü, kardeşliğini korumak için yapmıyor bunları. Kendi hesabı için yapıyor. Ama onun kendi hesabıyla bu ülkenin doğrusu örtüştüyse bu ülkenin doğrusundan ve yararından yana olmak zorundayız.”
‘BU ÜLKENİN KURUCU KADROLARI MHP’NİN GERİSİNE DÜŞMEZ’
Aydın, süreçte demokratikleşme ve hukuk devleti başlıklarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti:
“Bütün siyasi partilerin altına imza attığı komisyon raporunda, komisyonda bulunan partilerin imza attığı komisyon raporunda bu ülkenin demokratikleşmesi, hukuk devleti, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması da vardı.
Sayın Devlet Bahçeli ikide bir de ‘Ahmetler göreve, Selahattin evine’ lafını boşuna söylemiyor. Bir siyasi savunma yapıyor.
Ama bu ülkenin kurucu kadroları, bu ülkenin Kürdü ile Türkü ile bir arada Kurtuluş Savaşı’nı yapmış kadroları Milliyetçi Hareket Partisi’nin gerisine düşmez. Bu ülkenin birliği konusunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumunun gerisine düşmez.”
‘HİÇBİR YASA SİHİRLİ DEĞNEK DEĞİL’
Söz konusu düzenlemenin tek başına çözüm olmadığını vurgulayan Aydın, “Hiçbir yasa kutsal değil. Hiçbir yasa bu ülkenin sorunlarını baştan aşağı çözecek nitelikte değil. Sihirli değnek değil hiçbir şey. Bu ülkenin sorunlarını bu ülkenin yurttaşları, bu ülkenin kadroları çözecek” dedi.
‘YURTSEVERLİK BU TOPRAKLARDAKİ HER ŞEYİ SEVMEKTİR’
Aydın, siyasi kutuplaşma tartışmaları üzerinden “yurtseverlik” kavramına dikkat çekti:
“12 Eylül öncesini yaşayanlar, abilerimiz, bizim daha devrimci abilerimiz hatırlar. Biz milliyetçi ya da ulusalcı kavramını kullanmazdık. Yurtsever kavramını kullanırdık.
Yurdunu seven. Yurdunu sevmek şu demek. Yurtsever olmak şu demek. Belli bir milleti değil; toprağını, herkesi, kurdunu, kuşunu, böceğini, deresini, ağacını, Kürdünü, Türkünü, Ermenisini, Yahudisini her şeyiyle yurdu sevmekten bahsediyoruz.”
‘YEDİ DÜVELİN HESAPLARINI DAHA ÖNCE BOZDUK, YİNE BOZARIZ’
Aydın, Türkiye’nin dışarıdan şekillendirilemeyeceğini savunarak şunları söyledi:
“Efendim tırnak içinde devlet ve müesses nizam, dünya düzeni, eski deyimle söyleyeyim, Cumhuriyet Halk Partililer, YENİ Partililerin bildiği deyimle söyleyeyim; yedi düvel. Bu siyasi iktidarın bir dönem daha devam etmesi konusunda anlaştılar ve hemfikir oldular, Erdoğan bir dönem daha gidecek. Öyle bir şey yok.
Bu kadrolar, bu coğrafyada yaşayan insanlar yedi düvelin hesaplarını daha önce bozdu. Yine bozar. Yeter ki bu güce, bu özgüvene ve bu doğru tutuma sahip olalım.
Ve o dönem o yedi düvelin hesaplarını bozarken biz sen Kürtsün, sen Ermenisin, sen bilmem nesin demedik. Gidin Çanakkale Şehitliği’ne. Gidin Dumlupınar’daki şehitliğe, görürsünüz orada kimlerin şehit yattığını.
Biz bu ülkenin, bu toprakların, bu yurdun severleriyiz. Anadolu’nun severleriyiz biz. Ayırmadan.”
‘ÖZGÜR ÖZEL ZOR KARARI VEREBİLDİ’
Aydın, Özel’in Meclis’te yaptığı konuşmanın yeniden izlenmesi gerektiğini ifade etti:
“Sayın Özgür Özel’in o konuda Meclis’teki konuşması çok kıymetlidir. 15-20 dakikalık bir konuşma. Sayın Özel’in gerçekten söylüyorum, bu konuda tereddüdü olan herkesin o konuşmayı tekrar izlemesini isterim.
Tekrar söylüyorum bunu YENİ Parti’de görev almış birisi olarak söylemiyorum. Bu ülkede yaşayan bir insan olarak söylüyorum. Bir yurttaş, bir kişi olarak söylüyorum bunu.
Zor olduğunu biliyorum. Sayın Genel Başkan’ın o kararı, o konuşmayı yapmanın çok zor olduğunu biliyorum. Söylenen bir laftır, ünlü bir siyasetçinin söylediği; ‘Zor zamanlar zor kararları gerektirir.’ Sayın Özel o zor kararı verebilmiştir.”
BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN ‘TUTUKLANMA VE AÇIĞA ALINMA YASAĞI’ ÖNERİSİ
Programda yerel yöneticilere ilişkin dikkat çeken bir öneride bulunan Aydın, milletvekili dokunulmazlığının ortaya çıkış nedenlerini anlattıktan sonra belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri için de farklı bir hukuki koruma mekanizması oluşturulması gerektiğini savundu.
Aydın, milletvekili dokunulmazlığının parlamenterlerin kişisel ayrıcalığı olmadığını belirterek, bunun yürütmenin parlamentoyu etkisiz hale getirmesini önlemek amacıyla oluşturulduğunu anlattı. Can Atalay’ın cezaevinde bulunmasını da bu açıdan değerlendiren Aydın, halkın oylarıyla seçilmiş yerel yöneticilerin de benzer bir irade sorunuyla karşı karşıya kalabildiğini söyledi.
Aydın önerisini şöyle açıkladı:
“Belediye başkanları ve meclis üyeleri görev süreleri içerisinde yargılansınlar, soruşturulsunlar, ceza alırlarsa da başkanlıkları ve meclis üyelikleri düşsün, sorun yok.
Ama haklarında mahkumiyet kararı kesinleşinceye kadar tutuklanamasınlar ve görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atanamasınlar.”
Aydın, yargılamaların hızlı biçimde sonuçlandırılmasını da önererek, “Mesela 6 ay içerisinde, mesela 8 ay içerisinde davaları bitirilsin. Suç işlemişlerse düşsün başkanlıkları, yerine birisi seçilsin” dedi.
MENDERES ÖRNEĞİNİ VERDİ: ‘2,5 YILIN GERİSİNİ NASIL GETİRECEĞİZ?’
Önceki dönem Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar üzerinden örnek veren Aydın şöyle konuştu:
“Geçen dönemden örnek veriyorum, süreci avukat olarak takip ettiğim için Menderes Belediye Başkanı Sayın Kayalar hakkında bir suç iddia edildi. Rüşvet aldığı iddia edildi. Kendisi tutuklanmadı. Ama İçişleri Bakanlığı onu açığa aldı.
2,5 yıl belediye başkanlığı yapamadı. Son 2,5 yıl belediye başkanlığı yapamadı. Menderes halkının iradesi gereği olarak o kişi Sayın Kayalar belediye başkanlığı yapamadı. Yargılama bitti ve beraat etti.
Ne olacak? Geri mi döneceğiz şimdi iki buçuk yıl belediye başkanlığı yapın diyeceğiz? Bunlar süreli görevler. Her şeyden önce süreli görevler.”
‘SEÇİMDE KAZANAMADIĞIN BELEDİYEYİ TUTUKLAMALARLA KAZANAMAMALISIN’
Aydın, önerdiği sistemin herhangi bir siyasi iktidarın yerel meclis aritmetiğini değiştirmesini önleyeceğini savundu:
“Biz belediye başkanlarımız hakkında hangi partiden olursa olsun, bir iddia varsa o iddia soruşturulsun, dava açılsın, ceza alıyorsa, mahkum oluyorsa olsun ve görevi düşsün ama bu süreç tamamlanana kadar görevden alınamasın ve tutuklanamasın.
En azından bir siyasi iktidar, ‘Benim partililerim belediye meclisinde çoğunlukta. Ya da biz iki eksiyiz. Ben şu belediye başkanıyla üç meclis üyesini tutuklarsam veya açığa alırsam buradaki çoğunluğu elde ediyorum ve seçimde kazanamadığım belediyeyi böyle kazanıyorum’ yoluna gitmesin diye söylediğim şey.”
‘MENDERES’TE MECLİS ARİTMETİĞİ DEĞİŞTİRİLDİ’
Menderes’te yaşanan başkan vekili seçimine de değinen Aydın, “Menderes’te de öyle oldu. Belediye başkanı ve meclis üyeleri tutuklandı, meclis aritmetiği değiştirildi ve seçim AK Parti tarafından böyle kazanıldı” dedi.
Aydın devamında şu ifadeleri kullandı:
“Söylemeye çalıştığım gibi bir tutuklanma yasağı veya açığa alınma yasağı olsaydı Menderes halkının iradesi birilerinin etik tutumuna kalmazdı.
İlkay Başkan yine yargılansaydı, oradaki meclis üyeleri yine yargılansaydı, varsa bir iddia yargılansın. Ama açığa alınamasın, ama tutuklanamasın, hızlı yargılansın, mahkum olsun eğer suçu varsa, hapse girsin, belediye başkanlığı düşsün, ondan sonra meclis kimi seçiyorsa seçsin.
Çünkü Anayasamız bir şey söylüyor. Diyor ki suçluluğu ispat edilene kadar hiç kimseye suçlu muamelesi yapılamaz. Ama şu an İlkay Başkan’a biz suçlu muamelesi yapıyoruz.”
CHP’DE KONGRE SÜRECİ: ‘İL KONGRESİNİN 45 GÜN İÇİNDE TOPLANMASI LAZIM’
Daha önce üyesi olduğu CHP hakkında yorum yapmak istemediğini belirten Aydın, parti tüzüğündeki kongre hükümlerine dikkat çekti:
“Cumhuriyet Halk Partisi daha önce üyesi olduğum parti, üzerinden bir yorum yapmak istemem. Bunu doğru da bulmam açıkçası ama şunu sadece söylemem gerekir.
Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğüne göre bir il yönetimi Merkez Yönetim Kurulu kararı ile görevden alınmışsa ve seçimlere altı aydan daha az süre kalmamışsa 45 gün içerisinde İl Kongresi’ni toplaması lazım.”
Tedbir kararının kurultay için olduğunu belirten Aydın, “İl ve ilçe kongreleri için böyle bir şey yok. İlçe örgütü, ilçe başkanı ve yöneticileri görevden alınmışsa MYK kararıyla ilçede 30 gün, ilde 45 gün içerisinde ilçe ve il kongresini toplamak gerekir. Bu Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünün zorunluluğuydu. Bir siyasi partinin kendi kuralına uyması beklenir elbette” dedi.

YENİ PARTİ’NİN İZMİR HEDEFİ: ‘2 MİLYON OYU 2,5 MİLYONA ÇIKARMAK’
İzmir’deki seçim hedeflerini de açıklayan Aydın, önceki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki oy dağılımını hatırlattı:
“Bundan önceki Cumhurbaşkanı seçiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na 2 milyon küsur oy, Sayın Erdoğan’a da 1 milyon küsur oy çıktı. Yani kabaca üç seçmenin ikisi Sayın Kılıçdaroğlu’na, üç seçmenin biri Sayın Erdoğan’a Cumhurbaşkanı seçiminde oy verdi.
YENİ Parti’nin hedefi bunu, Cumhuriyet Halk Partisi’nden sonraki devamlılığı olan YENİ Parti olarak ve toplumsal muhalefetin, bütün toplumsal ve siyasal muhalefetin ortaklaşa göstereceği aday üzerinde organize etmek ve bu 2 milyon oyu 2,5 milyona çıkarabilmektir en azından.”
Aydın, iktidar seçmeninden muhalefet adayına geçen her oyun iki yönlü etki oluşturduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı adayımıza bir önceki seçimden en azından yüzde 10-15 daha fazla oy kazandırmak ve milletvekilliği seçiminde de bu şehirdeki milletvekili sayısını artırmak olacak” dedi.
‘AK PARTİ’DEN DEM’E KADAR HERKESİN OYUNA TALİBİZ’
Aydın, YENİ Parti’nin yalnızca belli bir seçmen grubuna hitap etmediğini belirtti:
“Bu şehirdeki ve bu ülkedeki bugüne kadar AK Parti’ye oy vermiş herkesin, Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy vermiş herkesin, Zafer Partisi’ne, İYİ Parti’ye, Cumhuriyet Halk Partisi’ne, HDP’ye, DEM’e oy vermiş herkesin oyuna talibiz.”
‘HAYATINIZDAN MEMNUNSANIZ İKTİDARA OY VERİN, DEĞİLSENİZ BİZE’
Seçmene verdiği mesajı da anlatan Aydın şöyle konuştu:
“Siyaset dediğiniz şey çok karmaşık bir şey değil. Ben yurttaşlarla temas ettiğimde hep şunu söylerim. Kendinizi bugün mutlu, çocuklarınızın geleceği için umutlu hissediyorsanız bugünkü iktidarın devam etmesi lehine oy kullanın.
Öyle hissetmiyorsanız bize oy verin.
Bugün halinizden memnunsanız, çocuklarınızın geleceğinden umutluysanız o zaman sorun yok. Bu ülkede her şey yolunda demek. Bir sürü ayrıntıda ayrışabiliriz. Siz bugünkü siyasetçilerin devam etmesine yine oy vermelisiniz. Buna saygı duyarım.
Ama kaygılarınız varsa, bugün mutlu değilseniz, bugün yoksulluk, açlık sınırının altında para kazanıyorsanız, hastaneye gittiğinizde randevu bulamıyorsanız, tedavi olmak için para veriyorsanız, çocuğunuz 40-50 kişilik sınıflarda okuyorsa siyasi tercihinizi sorgulamalısınız.”
HUKUK FAKÜLTESİ ÖRNEĞİ: ‘BUGÜN OLSAYDI BELKİ BEN DE GİREMEZDİM’
Eğitimde fırsat eşitliği üzerinden kendi yaşamından örnek veren Aydın şunları söyledi:
“Ben öğretmen bir babayla ev hanımı bir annenin oğluyum. Bugün olsaydı ben muhtemelen 3000’e giremezdim ve hukuk fakültesine de giremezdim. Çünkü benim babam X vakıf üniversitesinin hukuk fakültesi parasını ödeyemezdi.
O yüzden söylüyorum bu siyasetçiler bizim kafamızı karıştırmak için bin tane şey söyleyebilir. Bazen biz muhalefet partileri de bin tane şey söyleyebiliriz. Ama soru basit. Siz hayatınızdan memnun, geleceğinizden umutluysanız siyasi iktidarı desteklemeye devam etmelisiniz.”
‘BİZ DAHA İYİSİNİ YAPMA İDDİASINDAYIZ’
“Peki siz daha iyisini mi yapacaksınız?” sorusunun kendisine sıkça yöneltildiğini belirten Aydın, şu yanıtı verdiğini söyledi:
“Evet biz daha iyisini yapma iddiasındayız. Ve bunu şöyle yapmayı düşünüyoruz, anlatıyorum. Eğer biz de bunu yapamazsak bizi de değiştirmek sizin elinizde.
Demokrasi dediğimiz bu zaten. ‘Kötü yönetiyorlar ama ne yapalım yine de oy verelim’ dedikçe siyasi iktidar kendini değiştiremez.”
‘AK PARTİLİLER DE DAHA UCUZA ELEKTRİK ALMIYOR’
Ekonomik sorunların siyasi kimlik ayrımı yapmadığını ifade eden Aydın şöyle konuştu:
“O yolların parasını zat-ı şaneleri hazinesinden ödemedi. Bizim paralarımızla ödendi.
Bakın bu ülkede AK Partililer daha ucuza elektrik almıyor. Bu ülkedeki AK Partililer domatese daha az para vermiyorlar. Bu ülkedeki AK Partililerin çocukları asgari ücretten daha fazla para almıyorlar. Bir avuç elit hariç. Onları saymıyorum.
Bu ülkenin Milliyetçi Hareket Partililerinin çocukları da işsizlikle boğuşuyor. Bu ülkenin AK Partililerinin çocukları da 8 bininci olduğunda ve paraları olmadığında hukuk fakültesine giremiyor.
Sorun sınıfsal. Sorun sizin ekonomik gücünüz, ülkedeki konumunuz ve toplumdaki yeriniz.”
Aydın, iktidara oy vermiş ancak hayatından memnun olmayan seçmene de çağrıda bulunarak, “Bugüne kadar AK Parti’ye, Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy vermişseniz ve hayatınızdan mutlu değil, geleceğinizden umutlu değilseniz en azından arayış içinde olmalısınız. Ne yapmalıyım diye. Bunu sağlamamız gerekir. Bize düşen görev de bunu örgütleyebilmek” dedi.
‘SÖZ, YETKİ VE KARAR ÜYELERİN’
YENİ Parti’ye üyelik sürecine ilişkin de bilgi veren Aydın, 26 Ağustos’ta parti içi seçimlerde kullanılacak seçmen listelerinin askıya çıkarılacağını söyledi.
“Yarın akşama kadar üye olanlar için çünkü 26’sında üyelerin listeleri askıya çıkacak ve onlar parti içi seçimlerdeki seçmen listesini oluşturacak.
26’sında üyelerin listesi asıldığında o bizim parti içi seçimlerimizin seçmen listesi olacak. Sonrasında da üye kabulü devam edecek elbette.”
Partiye dijital ortamdan da üyelik yapılabildiğini belirten Aydın sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunun için bütün ilçe örgütlerimiz açık. Pazar günü açık, akşam açık. Zaten dijital olarak, online olarak üyelik açık. Yani bir kişinin, bir yurttaşın üye olması için beş dakika falan sürüyor sistemde üyelik işlemleri. Sürmüyor bile o kadar.
Ama ben yine de dijital olarak bunu yapamıyorum, zorlanıyorum, güvenmiyorum diyenler için de bütün il ve ilçe örgütlerimiz, başkanlıklarımız açık. Oraya gittiklerinde arkadaşlarımız onların üyelikleriyle ilgili işlemleri güven içerisinde ve en hızlı şekilde yapıyorlar.
Bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Çünkü böylece partinin nasıl yönetileceği konusunda üyeler söz sahibi olacak. Söz, yetki ve karar üyelerin.”


Yorum Yazın