Dolar 49,8381
▼ %0
Euro 55,6655
▲ %0.18
Altın 6.450,665
▼ %-1.03
Bist-100 11.165,44
▲ %0.13

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
YENİ Parti’den İzmir’de alternatif 29 Ekim töreni: Güç’ten Tugay’a elektrik tepkisi

YENİ Parti’den İzmir’de alternatif 29 Ekim töreni: Güç’ten Tugay’a elektrik tepkisi

İzmir’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü yıl dönümünde YENİ Parti, resmi törenin dışında alternatif bir çelenk sunma töreni düzenledi. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, konuşmasına Sinem Dedetaş hakkında verilen ev hapsi kararına değinerek başlarken, tören sırasında elektrik verilmediğini ve açıklama yapabilmek için kendi jeneratörlerini getirdiklerini söyledi. Güç, konuşmasında Basmane Çukuru üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a da tepki gösterdi.

  • Ege Postası
  • 29.10.2026 - 14:11
  • Güncelleme: 29.10.2026 - 14:33

HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- İzmir’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü yıl dönümünde YENİ Parti tarafından alternatif tören düzenlendi. Çelenk sunumuyla başlayan törende, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün ve Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.

Kimler katıldı?

Törene YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, Gençlik Kolları Başknı Efe Orbay Tekün, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Grup Başkan Vekili Yağmur Yurdakul Özkan, il örgütü, ilçe başkanları ve partililer katıldı.

"Tören için elektrik verilmedi"

Törende konuşan İl Başkanı Çağatay Güç, sözlerine Sinem Dedetaş hakkında verilen ev hapsi kararını açıklayarak başladı. Güç, tören sırasında elektrik verilmediğini, konuşmalarını yapabilmek için kendi jeneratörlerini getirdiklerini belirtti. Güç, konuşmasında Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden ekonomik bağımsızlığa, yurttaşların yaşadığı geçim sıkıntısından Basmane Çukuru tartışmasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir”

Cumhuriyet’in 103’üncü yılında Atatürk’ün manevi huzurunda olduklarını söyleyen Güç, İzmir’in Milli Mücadele tarihindeki yerine dikkat çekti. Atatürk’ün 1935 yılında yeni Türkiye’yi anlatırken kullandığı ifadeleri hatırlatan Güç, Cumhuriyet’in yalnızca bağımsızlığın kazanılmasıyla sınırlı olmadığını, bu bağımsızlığın yurttaşların yaşam koşullarına da yansıması gerektiğini söyledi.

“Ulu Önderimiz 1935'te, Millî Mücadele'nin ardından kurulan yeni Türkiye'yi şöyle anlatıyordu: ‘Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız inkılâplar… İşte Türk Genel Devrimi'nin bir kısa ifadesi…’ Biz milletçe uçurumun kenarından başladık. Ve sonra hep birlikte ayağa kalktık. İzmir ise bu kutlu mücadelemizin simgesidir. Zaferin denize ulaştığı şehirdir. 15 Mayıs 1919'da başlayan işgal günlerinde, ilk kurşunu atan Hasan Tahsin'in adıyla özdeşleşen direniş, günden güne büyüyen millî mücadelemizin kıvılcımı oldu. 9 Eylül 1922'de İzmir kurtuldu; yeni bir dönem başladı. Ancak zafer, milli mücadelemizin sonu değildi, asıl mesele bağımsızlığımızı kalıcı kılmaktı.”

Cumhuriyet’in anlamının yalnızca bir ülkeyi kurtarmakla sınırlı olmadığını belirten Güç, yurttaşların güvenli, huzurlu ve adil bir yaşam sürmesinin de Cumhuriyet’in temel hedefleri arasında bulunduğunu dile getirdi.

Güç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü bir ülkeyi kurtarmak başka, o ülkede insanların yüzünü güldürecek güvenle huzurla adil bir hayat kurmak başkadır. Bağımsızlık, yurttaşın sofrasında, emeğinde ve geleceğe dair umudunda karşılık bulmalıdır. Cumhuriyet'in anlamı da burada başlar. Çiftçi emeğinin karşılığını alabiliyorsa, işçi alın teriyle insanca yaşayabiliyorsa, gençler önlerini görebiliyorsa, emekliler yıllarca verdikleri emeğin ardından huzurla yaşayabiliyorsa Cumhuriyet'in vaadi hayata geçiyor demektir."

Güç'ten "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" sözleriyle gönderme

AK Parti'ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri olarak aktardığı 'Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir' sözlerine itafen konuştu.

"Şunu bugün söylemekte önem görüyorum; Atatürk'ün sözleriyle, Cumhuriyet ‘bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Bugün ise insanlarımız çalışıyor ama geçinemiyor; emek veriyor ama karşılığını alamıyor. Kemeraltı'nda kepenk açan esnaf da, Tire’de, Ödemiş’te tarla ve ahırda çalışan çiftçi de, Aliağa'da vardiyayla çalışan işçi de, Bornova’da, Buca'da kirayı denkleştiremeyen genç de aynı hesabın içindedir. Birikim yapmak bir yana, yarınını güvence altına almakta zorlanıyor. Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kuramıyor. Emeklilerimiz, yıllarca verdikleri emeğin ardından yaşam mücadelesi veriyor.”

“Cumhuriyet sofrada başlar”

Konuşmasında geçim sıkıntısı, emeklilerin yaşam koşulları, gençlerin gelecek kaygısı ve fırsat eşitliği konularına değinen Güç, Cumhuriyet’in yurttaşların günlük yaşamında karşılık bulması gerektiğini söyledi.

“Cumhuriyet sofrada başlar! Sofrada ekmek, evde huzur, okulda fırsat eşitliği, hayatta adalet, gelecekte umut varsa Cumhuriyet gerçek anlamını bulur. Çünkü Cumhuriyet, her yurttaşın eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürme hakkıdır. Cumhuriyet'i yaşatmak, o zaferlerin kurduğu ülkeyi daha adil, daha güçlü ve daha yaşanır hâle getirmektir.”

Basmane Çukuru üzerinden Tugay’a tepki

Güç, konuşmasının devamında Basmane Çukuru arazisi üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı hedef aldı. İstanbul’da uygulandığını öne sürdüğü rant siyasetinin İzmir’e taşınmak istendiğini savunan Güç, kentin kamusal değerlerinin siyasi pazarlıklara konu edilmemesi gerektiğini belirtti.

“İstanbul’a ihanet ettiklerini kendi ağızlarıyla itiraf edenler, bugün gözlerini İzmir’e dikmişler! İstanbul’da uyguladıkları rant siyasetini, bugün ilk iş olarak ‘Basmane Çukuru’ arazisi üzerinden İzmir’e taşımak istiyorlar. Buradan açıkça söylüyorum: İzmir’in toprağı, arsası ve kamusal değerleri kimsenin siyasi hesaplarının ve rant pazarlıklarının malzemesi değildir! İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklara teslim etmeyeceğiz. İzmir’in geleceği üzerinden kimlerin, hangi yetkiyle, kimin yararına karar verdiğinin hesabını soracağız!”

Güç, tören sırasında elektrik verilmediğini de öne sürerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerini sürdürdü. Kendi jeneratörlerini getirerek açıklama yapabildiklerini belirten Güç, yaşanan durumun YENİ Parti’ye yönelik bir tutum olduğunu savundu.

“Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılında, çelenk sunma törenimizde Cemil Tugay’ın talimatıyla elektrik verilmemesi, AKP iktidarının ülkemizin umudu olan Yeni Parti’den ne kadar korktuğunun bir sonucudur. Cumhuriyet’in meydanlarında kimsenin sesini kısmaya, kimsenin iradesini yok saymaya hakkınız yoktur! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, aldığı oylara karşı sorumluluk taşıyan bir makamdır. Ancak Cemil Tugay ise, bu şehrin en yalnız, en mutsuz ve en umutsuz kişisidir. İzmir halkından kaçan, korkarak siyaset yapan ve AKP iktidarının tehditlerine boyun eğen Cemil Tugay, Basmane arazisi üzerinden alınan kararların hesabını İzmir halkına vermek zorundadır. Unutmayın, İzmir; Cumhuriyet’in, halk iradesinin ve kamu yararının şehridir!”

“Çıkış yolu ortak akıl ve dayanışma”

Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara rağmen birlik ve dayanışmayla bu güçlüklerin aşılabileceğini belirten Güç, umutsuzluğa kapılmama çağrısı yaptı. Cumhuriyet’in, milletin bağımsızlığından ve kendi geleceğini belirleme iradesinden vazgeçmemesinin sonucu olduğunu ifade eden Güç, İzmir’in geçmişte olduğu gibi bugün de ortak akıl ve birlikte üretme anlayışına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Güç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Kıymetli yurttaşlarım, Asla umutsuzluğa kapılmayınız. Milletimiz, tarih boyunca en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve kendi geleceğini kurma iradesinden vazgeçmedi. Cumhuriyet, işte bu iradenin eseridir. İzmir, 1923'te savaşın küllerinin üstünde masaya oturdu ve ülkenin yolunu birlikte çizdi. Bugün de çıkış yolu aynı: ortak akıl, dayanışma ve birlikte üretme iradesi. Bugün de önümüzdeki güçlükleri aşacak güce sahibiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, aklı ve bilimi rehber edinelim, adaletten ve dayanışmadan ayrılmayalım. Yeter ki bu ülkenin geleceğini ortak davamız bilelim. Unutmayın; bu memleket hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu Cumhuriyet hepimizin. İzmir'den, kurtuluşun ve kuruluşun şehrinden, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında mücadelemizi; emeğin karşılığını bulduğu, adaletin herkese ulaştığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, yurttaşların yarınından korkmadığı bir Türkiye inşa etmek için veriyoruz. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın Cumhuriyet!"

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.