Uzundere Platformu’ndan Tugay’a sert yanıt: 'Dedektif değil belediye başkanısınız'
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kentsel dönüşümle ilgili “kooperatif” çıkışı ve mecliste kullandığı ifadelere Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu'ndan yanıt geldi. Platform Sözcüsü Eray Uslu, Tugay’a sert sözlerle yüklenerek “Artık söz değil eylem istiyoruz” ifadelerini kullandı.
- Ege Postası
- 18.04.2026 - 13:17
- Güncelleme: 18.04.2026 - 13:49
EGE POSTASI - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kentsel dönüşüm sürecine ilişkin yaptığı açıklamalar ve kooperatif modeline yönelik değerlendirmeleri yeni bir tartışmanın daha fitilini ateşledi.
Sürecin bundan sonra farklı bir modelle ilerleyeceğini belirtirken, kişi ve oluşumlara yönelik sert ifadeler kullanan Tugay, Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu’yu da hedef alan Tugay, “Bazı insanlar hala bu olayı istismar etmekten kendisini alı koyamıyor. Bunu üç-beş kişi yapıyor. Hatta kendisi hak sahibi bile değil. O ben bir platform sözcüsüyüm diyerek açıklama yapıyor. Ben bu kişi hakkında hem suç duyurusunda bulunacağım hem de tazminat davası açıyorum” diye konuşmuştu.
Bu sözlerin ardından Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu’ndan dikkat çeken bir yanıt geldi. Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü Eray Uslu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
"TAPUMUZ BABAMIZIN,
SESİMİZ MAĞDURUN,
VİCDANIMIZ İZMİR’İNDİR!
Değerli Basın Mensupları ve Saygıdeğer İzmirliler;
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi çatısı altında, Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay tarafından şahsıma ve temsil ettiğim Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu’na yönelik sarf edilen; "kirli insan", "provokatör" ve "şovmen" gibi ifadeler üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğum doğmuştur.
Sayın Cemil TUGAY yapmış olduğu açıklamalarla kontrolünü kaybetmiş bir belediye başkanı imajı veriyor.
Hak Sahibi Değil miyim?
Sayın Başkan, meclis kürsüsünden "hak sahibi bile değil" diyerek kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır.
Evet, o tapu kağıdında benim adım yazmıyor olabilir; o tapu benim babamın tapusudur!
Ben yıkılan evimin yapılmasını bekleyen, kira köşelerinde ömrü tüketilen bir babanın evladıyım. Komşularımın, amcalarımın, teyzelerimin ricasıyla bu platformun sözcülüğünü yürütüyorum.
Bir evladın babasının hakkını savunması ne zamandan beri "provokatörlük" oldu?
Bizim kültürümüzde babasının hakkını savunmak "kirlilik" değil, şereftir!
Kim "Kirli", Kim "Temiz"?
Sayın Tugay bize "kirli zihniyet" yakıştırması yapmıştır.
Soruyorum:
-Kendi öz vatandaşına, sadece hakkını aradığı için meclis kürsüsünden hakaret etmek mi temizliktir?
-Yıllardır bitirilemeyen, yılan hikayesine dönen inşaatların sessizliği mi temizliktir?
-İnsanlar ekonomik krizde kira altında ezilirken, şantiyeleri durdurup suçluyu vatandaşın içinde aramak mı temizliktir?
-Asıl kirli olan bizim hak arayışımız değil; verilen sözlerin tutulmaması ve bugün gelinen bu yönetim zafiyetidir.
Sayın Başkan temsiliyet meşrudur bizler kirli değil hakkimizi savunan vefalı hak sahipleriyiz.
Bu Bir "Şov" Değil, Bir Hayat Mücadelesidir!
Biz sosyal medyada şov yapmıyoruz; biz bitmeyen inşaatların önünde, tozun toprağın içinde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz.
Sayın Başkan’ın "Allah bizi bunlardan korusun" bedduasına gelince; biz de diyoruz ki: "Allah İzmir’i, vatandaşına parmak sallayan, eleştiriye tahammülü olmayan ve çözümü hakarette arayan zihniyetten korusun!"
Belediye başkanı olarak, insanları kategorize edip hak sahibi olanlar olmayanlar diye ayırıp sizleri eleştirenlere provokatör ilan etmek temel hak arama hürriyetine saldırıdır.
Siz o koltukta sadece size oy verenlerin veya sadece tapusu olanların değil tüm İzmir’in belediye başkanı olarak oturuyorsunuz.
Sayın Cemil Tugay’a Çağrımızdır:
Şahsımla uğraşmayı, benim ya da babamın tapu kaydını sorgulamayı bırakın.
Siz bir dedektif değil, Belediye Başkanısınız!
Göreviniz vatandaşla polemiğe girmek değil, Uzundere’de inşaatları bitirip vatandaşa teslim etmektir.
Kameralar karşısında konuşmak yerine vatandaşın içine girin Uzundere‘ye gelin insanlarla yüzyüze konuşun.
Buradan açıkça soruyoruz neden hak sahipleriyle görüşmüyorsunuz neden insanlardan kaçıyorsunuz.
38 yıldır yaşadığım mahallede hangi hak sahibiyle görüştünüz? kimlerin kapısını çaldınız? hangi vatandaşın derdini yerinde dinlediniz?
Hak sahiplerine verilen 20.000 TL’yi bir lütuf sunmanız kabul edilemez. Bu bir yardım değil insanların yaşadığı mağduriyetin yanında yetersiz bir destektir.
Enerjinizi vatandaşlarla kavga etmeye değil inşaatları hızlı bir şekilde bitirmeye davet ediyoruz.
Açtığınız davalar da, ettiğiniz hakaretler de bizi yolumuzdan döndüremez.
Artık söz değil eylem görmek istiyoruz. somut bir takvim açıklayın net olun.
Üçüncü ve dördüncü etap için kamuoyuna net bir başlangıç ve bitiş tarihi vermenizi talep ediyoruz.
Eray USLU - Uzundere Kentsel Dönüşüm Platformu Sözcüsü"

Yorum Yazın