Uzmanından uyarı: Böbrekleriniz size küsmeden, tuza veda edin
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doktor Orçun Ural, aşırı tuzun sadece yüksek tansiyona zararlı olmadığını,böbrek dokusuna da doğrudan zarar verebildiğini belirtip, "Damar sağlığından bağımsız olarak böbrek hücrelerini doğrudan etkileyerek kronik hastalıkların temelini atabilir. Böbrekleriniz size küsmeden, tuza veda edin" dedi.
- Ege Postası
- 13.05.2026 - 11:59
- Güncelleme: 13.05.2026 - 12:16
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doktor Orçun Ural, 11 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası nedeniyle açıklamalarda bulunup, tuz tüketimine karşı uyardı. Yemeğin tadına bile bakmadan çoğu zaman tuza uzanıldığına dikkati çeken Dr. Orçun Ural, "Bu durumu bir damak tadı tercihinden ziyade beyindeki bir 'ödül mekanizması' olarak açıklanabilir. Tuz tüketimi beyinde dopamin salınımını tetikleyerek, zamanla daha fazlasını isteyen bir döngü yaratıyor. Özellikle stresli anlarda kortizol seviyelerini düşürüp geçici bir rahatlama hissi verdiği için vücudumuz bizi yanıltarak tuzlu gıdalara yönlendiriyor. Oysa gerçek şu ki; vücudumuzun günlük sodyum ihtiyacı sadece 1 gramın altında, geri kalan her şey ise damak tadımızın bir oyunu" dedi.
'BÖBREĞİN FİLTRELERİNDE SERTLEŞMEYE NEDEN OLUYOR'
Vücudun arıtma tesisi olan böbreklerin kanımızdaki tuzu dengelemek için mucizevi bir çaba sarf ettiğine dikkati çeken Dr. Ural, "Ancak bu çaba, 'Glomerüler hiperfiltrasyon' denilen bir sürece yol açarak böbreğin o meşhur filtrelerini (nefronları) yoruyor ve zamanla sertleşmelerine neden oluyor" diye konuştu.
Dr. Ural, şöyle devam etti: "Böbrekler genellikle sessizce mücadele eder. Sağlıklı hissetmeniz, hasar oluşmadığı anlamına gelmez; sadece böbreğinizin henüz bu yükü tolere edebildiğini gösterir. Belirtiler başladığında ise genellikle iş işten geçmiş oluyor. Böbrekleriniz size küsmeden, tuza veda edin"
Tuzun sadece yüksek tansiyonu olanlara zararlı olduğu söylemlerini büyük bir yanılgı olduğunun altını çizen Dr. Ural, "Normal kan basıncına sahip bireylerde bile aşırı tuzun böbrek dokusuna doğrudan zarar verebilir. Tuz, damar sağlığından bağımsız olarak böbrek hücrelerini doğrudan etkileyerek kronik hastalıkların temelini atabilir" dedi.
'ASIL MÜCADELENİN MARKET RAFLARINDA BAŞLIYOR'
Tuzu kesmek için sadece masadaki tuzluğu kaldırmanın yetmediğini ifade eden Dr. Ural, "Asıl mücadelenin market raflarında başlıyor. 'Sağlıklı' sandığımız paketli gıdalardan her gün yediğimiz ekmeğe kadar her yerde gizli sodyum var. Çözüm ise basit ama etkili: Bilinçli bir tüketici olup etiket okumayı alışkanlık haline getirmek" diye konuştu,
21 GÜNDE YENİ BİR BAŞLANGIÇ
Böbrekleri korumak için atılacak küçük bir adımın kişiyi yarın diyaliz makinelerinden uzak tutabileceğini vurgulayan Dr. Orçun Ural, şöyle devam etti: "Damak tadını yeniden eğitmek için 21 gün gerekiyor. Bu sürede tuzu kademeli azaltıp yerine taze baharatlar, limon ve doğal aromalar eklediğinizde, 3 haftanın sonunda reseptörleriniz yenilenecek ve yiyeceklerin gerçek tadını almaya başlayacaksınız. Geleceğinizi 'salamura' etmeyin. Bugün o tabağa eklemediğiniz bir tutam tuz, yarın size sağlıklı bir ömür olarak geri dönecek."(DHA)
Yorum Yazın