Üç polisimizin katili: 'Bağdadi, Türkiye'ye saldırın diyordu ondan yaptım'
İzmir'in Balçova ilçesinde Eren Bigül (16) tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin 7'si tutuklu 13 sanık, bugün hakim karşısına çıktı. Ailesini bile kafir olarak nitelendiren Eren Bigül etkin pişmanlık ve indirim isteyerek "Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye’ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım" diyerek DEAŞ militanı gibi bir savunma yaptı. Öte yandan Savunmalar ve beyanların ardından mütalaasını sunan savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı, tutuksuz sanık A.B.’nin tutuklanması yönünde görüş bildirdi.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların mevcut tutukluluk durumlarının devamına, Eren Bigül için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmasına ve tanıkların dinlenilmesine hükmedip, duruşmayı 28 Temmuz’a erteledi.
- Ege Postası
- 09.04.2026 - 10:19
- Güncelleme: 10.04.2026 - 00:34
İzmir'in Balçova ilçesinde Eren Bigül (16) tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin 7'si tutuklu 13 sanık, bugün hakim karşısına çıktı.
Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi'nde geçen yıl 8 Eylül günü saat 09.00 sıralarında yüzünde maske ve elinde pompalı tüfekle Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği'ne giden Eren Bigül, nöbet kulübesine ateş açtı. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Silah sesleri üzerine merkezde görevli polisler, saldırgana müdahale etti. Polis ile saldırgan arasında çatışma çıktı. Çatışmada 1'inci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Ömer Amilağ şehit oldu, saldırgan yaralı olarak yakalandı.

7 TUTUKLU VAR
Saldırıya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Eren Bigül'ün yanı sıra babası Nuhver Bigül, İran uyruklu Khalegh Noorıborojerdi ile Suriye uyruklu oldukları belirtilen Mahmud Algatı, Cuma Tabbas, Fıras Seyıd Abdurrahman ve Muhammed Elhazzam tutuklandı. Saldırganın annesi A.B. ile T.Y, B.Y. ve F.Ç ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Saldırıya ilişkin gözaltına alınan 'Ebu Hanzala' kod isimli H.B. ve 'Ebu Haris' kod isimli H.K. de adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Soruşturma tamamlanarak 7'si tutuklu, 13 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede; Eren Bigül'ün DAEŞ silahlı terör örgütünün ideolojisini benimseyip örgüte katılım sağladığı ve fikirlerini de arkadaşlarına anlattığı belirtildi. Bigül'ün okula gitmeyi reddettiği de iddianamede yer buldu. İddianamede, Bigül'ün silahlı eğitim aldığı ve örgütün amacına hizmet edecek şekilde terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında Eren Bigül hakkında 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Silahlı terör örgütüne üye olma', 'Terör amaçlı bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma taşıma veya bulundurma, 3 kez 'Terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme', 4 kez 'Terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs', 2 kez 'Terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs', 'Terör amaçlı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme', 4 kez 'Terör amaçlı mala zarar verme', 'Terör amaçlı kamu malına zarar verme', 'Terör amaçlı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme' ve '6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet' suçlarından ceza istendi.
TÜM SANIKLAR İÇİN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
Diğer 12 sanık hakkında 'Azmettirme' suçlarından ceza istendi. Savcı, Eren Bigül dahil tüm sanıklar için 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 261'er yıla kadar hapisle cezası isteminde bulundu. İddianame, İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
SANIKLAR HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Eren Bigül tarafından polis merkezine düzenlenen, 3 polis memurunun şehit olduğu saldırıya ilişkin 7'si tutuklu 13 sanığın yargılanmasına İzmir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Eren Bigül, babası Nuhver Bigül ve annesi A.B.’nin dışındaki sanıkların dosyalarının ayrıldığı belirtildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
BAĞDADİ'NİN VİDEOSUNU İZLEMİŞ VE SALDIRIYA KARA VERMİŞ!
Duruşmada ilk olarak Eren Bigül’e söz verildi. Bigül, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmedim. Silahlı terör örgütüne üye değilim. Ölenlere bir savunmam yok. Yaralı polisi öldürmeye teşebbüse bir şey demem. Elinden yaralanan polisi bilerek yaralamadım. Bıçak bulunduruyordum, itirazım yok. Etkin pişmanlık istiyorum, indirim istiyorum. DEAŞ ile bağlantım yok ama seviyorum. DEAŞ’ın Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye’ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım" dedi.
‘TÜFEK FİŞEKLERİNİ BABAMLA ALMAYA GİDİYORDUK’
Mahkeme başkanının, "Eylemi yaparak ne elde etmek istedin" sorusuna Eren Bigül, "İslam devletine operasyon yapıldığı için çok sinirlendim. Yakınımda karakol vardı. Bu devlet Allah’ın indirdiği hükümlere uymuyor ve İslam devletiyle savaşıyor. İnternette öğrendim. Anne ve babamın düşüncelerimden haberi yoktu, arkadaşlarımın ise vardı. Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Evde yarı otomatik av tüfeği, av tüfeği ve havalı tabanca vardı. Ailem bıçak aldığımı biliyordu. Tüfek fişeklerini babamla almaya gidiyorduk. Evde bulunsun diye 'domuz fişeği' almıştık ama benim aklımda böyle şeyler yaz aylarından itibaren vardı" diye konuştu.
'AİLEMLE HİÇ BİR İLGİSİ YOKTUR, ZATEN ONLAR DA KAFİR'
Evde bomba yaptığını da anlatan Bigül, "Oturup nasıl yaparım diye düşünüp, bomba yapıyordum. Çünkü internette yapımı pek yok. Olayda kullanmak için yapmayı düşündüm. Ağustosta bir şeyler yapmaya karar vermiştim ama nereye yapacağımı bilmiyordum. Aklıma fuar geldi, barlar geldi ama keşif yapmadım. Gece bir şeyler yapacaktım ama uyuyakalmışım. Sabah uyanıp daha önceden hazırlamış olduğum çantamı alıp dışarı çıktım. Sonra saldırmaya başladım. Elinde silah olmayan kimseye ateş etmedim. Olay günü ve saatini özel olarak seçmedim. Sosyal medya paylaşımlarını ağustos ayında planlamıştım. Ailemin hiçbir ilgisi yok, zaten onlar da kafir" ifadelerini kullandı.
'BEN ATATÜRK'Ü SEVMİYORUM AMA NEFRETİM YOK'
Eren Bigül’ün ardından babası tutuklu sanık Nuhver Bigül’e savunma için söz verildi. Bigül, "Bunları söylerken utanıyorum. Oğlumun böyle bir şey yapacağını bilseydim engel olurdum. Anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ama terörist düşüncede olduğunu bilmiyordum. DEAŞ'la ilgili izlediği videolara tanık olmadım. Öğretmenleri beni okula çağırıp, oğlumun radikal olduğunu söylediler. Ben de farkında olduğumu söyledim. Ben Atatürk'ü sevmiyorum ama nefretim, kinim yok. Öğretmenine de bunları söyledim. Oğlumun astımı olduğu için dağa çıkardık. Onu ava götürüyordum ve ormanda kuş avlıyorduk. İnternette oyun oynarken gördüğü silahları istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini darbe zamanı ben aldım. Yine olursa devletin yanında olmak için. Boncuk atan tabancayı ise eşim işe giderken yanında olsun diye aldım. Aslında çok milliyetçi bir çocuktu. Oğlum uçaksavar ve benzer silahlar istedi" dedi.
'ÇOCUĞUMUN İŞLEDİĞİ SUÇTAN DOLAYI ÇOK UTANIYORUM'
Duruşmada söz verilen tutuksuz sanık Eren Bigül'ün annesi A.B., olayla ilgisinin bulunmadığını belirtip, "Çocuğumun işlediği bu suçtan dolayı çok utanıyorum. Hiç bilmediğim olaylar karşısında savunma yapıyorum ve ne diyeceğimi bilmiyorum. Oğlumu DEAŞ videoları izlerken gördüm ve ona kızdım, uyardım. Evime hiçbir zaman silah girmesini istemedim. Evde kar maskesi takardı, özel harekatlara çok özenirdi. Silah kullanmayı babası öğretti" ifadelerini kullandı.
'MİLLİYETÇİLİĞİN ARKASINA SIĞINMASINLAR'
Saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı, sanık anne ve babanın mağdur edebiyatı yaptığını belirtip, "Babası onu nasıl yetiştireceğini biliyor. Sakın milliyetçiliğin arkasına sığınmasınlar. Çocukları bu hale geliyor, öğretmenleri uyarıyor ama aile hiçbir önlem almıyor. Çocukta hiçbir pişmanlık belirtisi yok. Beni vururken, 'tekbir' getirerek bağırdı. Ben yaptığı atışla yaralandım, sonra ona ateş ettim. Ben belki sakat kalacağım ama yaşanan acıların yanında benim durumumun hiçbir önemi yok" diye konuştu.
‘BABASI BU YAŞTA NASIL SİLAHA TEŞVİK ETMİŞ’
Duruşmada söz verilen şehit polis memuru Hasan Akın’ın eşi Şule Akın ise "Eşimin silahı ve 2 kızı var. Eşim, polis olduğu halde görev silahını kasada saklardı. Biz çocuklarımızı bu şekilde korurken sanığın babası bu yaşta nasıl silaha teşvik etmiş? Çocuğunun sağlığını bu kadar düşünüyorsa neden silahla dağa çıkmış? Milliyetçi olduklarını söyleyip neden Atatürk’ü sevmediğini söylüyorlar? Cihat yaptığını söylüyor, eşime 'Kafir' diyor ya benim eşim beş vakit namazını kılardı" dedi. Duruşmaya verilen aradan sonra devam edecek.
'SANIKLARIN EN AĞIR ŞEKİLDE YARGILANMASINI İSTİYORUM'
Aradan sonra duruşmaya devam edildi. Söz verilen şehit polis memuru Hasan Akın’ın babası Ferhat Akın, sanıkların en ağır cezayı almalarını istediğini söyleyerek, "Sanık, 'Şehit olmak için bu olayı yaptım' diyor. Şehitliğin ne olduğunu biliyor muymuş? 33 yıllık devlet memuru ve emekli din görevlisiyim. Ben şehitliğin ne olduğunu tüm aileme anlattım. Şehitlik onların yanından bile geçmez. Benim oğlum şehit oldu. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını ve tutuklanmalarını istiyorum. Bu şahsın çocuk olarak değil, yetişkin olarak muamele görmesini istiyorum" dedi.
'CİĞERİMİZ YANDI BAŞKA KİMSENİN YANMASIN'
SEGBİS ile duruşmaya bağlanan şehit Ömer Amilağ’ın annesi Fatma Amilağ, ise "Oğlumun kanı yerde kalmasın. En ağır cezayı alsınlar. Bu kurşun sadece oğluma değil tüm emniyete geldi. Bizim ciğerimiz yandı başka kimsenin yanmasın" ifadelerini kullandı. Aile bireyleri de sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi.
SAVCI, MÜTALAASINDA SANIK ANNE İÇİN TUTUKLAMA TALEP ETTİ
Savunmalar ve beyanların ardından mütalaasını sunan savcı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı, tutuksuz sanık A.B.’nin tutuklanması yönünde görüş bildirdi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların mevcut tutukluluk durumlarının devamına, Eren Bigül için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmasına ve tanıkların dinlenilmesine hükmedip, duruşmayı 28 Temmuz’a erteledi. (DHA)
Yorum Yazın