Dolar 43,9302
%0.11
Euro 51,9471
%0.08
Altın 7.435,910
%1.41
Bist-100 13.718,00
%-1.16

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Tugay’dan 'Basmane Çukuru' açıklaması:  Dışarıdan ahkam kesiyorsunuz

Tugay’dan 'Basmane Çukuru' açıklaması: Dışarıdan ahkam kesiyorsunuz

İzmir'de yeniden tartışma yaratan Basmane Çukuru arazisi ile ilgili yöneltilen eleştirilere yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Eğer ben ilk gün belediye başkanı olsaydım böyle bir anlaşma yapmazdım. Başka türlü yaklaşırdım. Ama bu anlaşmalar yapılmış. Şu anda belediyeyi bağlıyor. Bizi bağlıyor yani bu bunu ben görmem, anlamam falan diyerek Bitmiyor mu iş? Onu eleştiriyorum ya. Yani yönetici sorumluluğunuz yok. Dışarıdan ahkam kesiyorsunuz. Yönetici sorumluluğu olan benim. İzmir halkına bunu açıklaması gereken de benim” dedi. Öte yandan Tugay, önceki dönem belediye başkanı Tunç Soyer'in açıklamalarına da tepki göstererek, "Geçen dönemki belediye başkanıyla TMSF arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Geçen dönem bu sorunun çözümüne dair sağlanmış en ufacık bir katkı ve ilerleme yok. Sadece ‘Bir arsa bulalım. Burayı takas edelim’ demişler. Öyle bir arsada bulunamamış. Dolayısıyla da bu konuşulan durum gerçekleşmemiş. Sorun kucağımıza geldi." diye konuştu.

  • Ege Postası
  • 30.01.2026 - 15:23
  • Güncelleme: 30.01.2026 - 16:42

EGE POSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Buca'da katıldığı törenin ardından basın mesnuplarının sorularını yanıtladı.

Tugay, son günlerin en tartışmalı konularından olan Basmane Çukuru ile kendisine yöneltilen eleştirilere sert yanıt verdi.

"BİZİM BİR TALEBİMİZ VAR"

Tugay, "Şimdi henüz protokolü imzalamadık ama imzalamak üzere Meclis’ten yetki aldım biliyorsunuz. Ve bu bir niyet protokolü olacak. Yani aslında tüm detayların yazdığı bir protokol olmayacak. Orada şunu kabul etmiş olacağız.‘İzmir Büyükşehir Belediyesi yüzde 30'luk hakka sahip o yüzde 30'luk hakkı şu şekilde kullanacağım’ diye bir şeyimiz var. Bizim bir talebimiz var, onu karşılamış olacak. Şöyle söyleyeyim ben size. Burayla ilgili yapılan anlaşmada mülkiyet üzerinden hak yüzde 12 civarında, yüzde 11 küsur olarak belirlenmiş aslında. Yani ilk başta yapılan anlaşmaya uygulansaymış. Öyle bir pay olacak. Bu da bir de Kahramanlar otoparkı işi var biliyorsunuz. O da bu anlaşmanın bir parçası olarak yapılmış. Karamanlar Otoparkı'nda bir sorun yok ama.Basmane'deki alanda öngörülen proje iptaller nedeniyle yapılamamış yani. Plan değişiklikleri öngörülmüş ama bunlar maalesef gerçekleşmemiş." dedi.

"BU SÖZLEŞMELERİ BEN YAPMADIM"

Tugay, "Benim göreve başladığımda durum şuydu. Yani Aziz Kocaoğlu zamanında bu yüzde 11 küsur, yüzde 12 diyelim. Pay mülkiyet hakkını yüzde 30'a çıkardıklarına dair Yani EGS ve Güç Birliğiyle bir protokol imzalamış. Şimdi bizim yaptığımız şey aslında bunu daha ileri taşımak. Neden? Çünkü TMSF o zaman bunu imzalamamış. TMSF sadece gözlemci olarak bulunmuş. Şimdi artık TMSF'nin kendisinin yönetim kuruluyla aldığı kararla bu yüzde 30 olarak TMSF tarafınca kabul edilmiş oluyor. Bu aslında bir kazanım, gerçekten kazanım. İlk başta yapılan protokolde yüzde 12'lik pay öngörülmüş sadece. Diğer bir konu şu, şunu ihmal etmemesi lazım kimsenin. TMSF’ye fayda sağlamaktan, rant sağlamaktan falan bahsediyorlar. Bakın TMSF bir temsilci. Sadece bir temsilci. Aslında oradaki hak sahibi olan kişiler İzmir'den. İşte bir EGS'de 200 civarında pay sahibi. Güç Birliği’nde de bine yaklaşan kişinin olduğu hak sahipliği... Yani neticede biz aslında burada bu anlaşmayı TMSF'yi de temsilci olarak TMSF ile yapıyoruz ama. Aslında gerçekten birilerinin sorunu çözülmüş olacaksa bu tamamen buraya yatırımcı olarak girmiş insanların çözümü olacak. Bir tarafında bu var.Diğer tarafın da şunu söyledi. Önceki dönem belediye başkanı diyor ki; ‘Buranın tapusunu üzerimize alabiliriz’ diyor. Bakın tapusunu üzerinize almanız mali yükümlülüklerinizi ortadan kaldırmıyor. Yani neticede o parayı bulup bu insanların zararını karşılamanız gerekiyor. Bu konuda bağlayıcı olan sözleşmeler var. Bu sözleşmeleri ben yapmadım. Bizden önceki dönemlerde yapılmışlar bunlar." diye konuştu.

"BİZ BİR ANLAŞMAYA VARDIK GİBİ BİR CÜMLE KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL" 

Tugay sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok ciddi bir bütçe var orada. Yani çok büyük bir para var. Kaynak gerekiyor buna yani. Şimdi burası yeşil alan olsun demek kolay. Ama bu kaynağı nereden bulacağız diye sorduğum zaman kimseden ses çıkmıyor. Yani birilerinin Buca Cezaevi arazisi için de, burası için de bunu cevaplaması lazım. Yani Kültürpark’a mı dahil edeceğiz? Edelim başka bir tür yeşil alan mı yapacağız? Yapalım. Başka bir şey mi yapacağız? Yapalım. Ama parasını vermeniz lazım. Çünkü burada mali yükümlülükler altına girmiş belediye. Belediyeyi mali hükümlülükler altına sokan anlaşmalar yapılmış. Bunlar geçmiş dönemlerde yapılmış. Geçen dönem benden önceki belediye başkanı TMSF ile görüşmeler yapmış. TMSF bunu bana anlattı. Demiş ki ‘biz size buranın karşılığında arsa verelim’ demiş. TMSF'de ‘eğer buranın değerini karşılayacak bir arsa verebilirseniz’. Böyle bir arsa bulamamışlar çünkü İzmir Büyükşehir'in böyle bir arsası yok. Böyle bir arsa bulunamamış. Dolayısıyla bir anlaşmaya varılamamış. Biz bir anlaşmaya vardık gibi bir cümle kesinlikle doğru değil. Çok eminim.TMSF bunu tasdik edebilir, bunu anlatabilir daha detaylı. Belki onların açıklama yapması lazım bu konuda.

"ÖNCEKİ DÖNEM BELEDİYE BAŞKANI İLE TMSF ARASINDA HİÇBİR ANLAŞMA YOK"

Geçen dönemki belediye başkanıyla TMSF arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Geçen dönem bu sorunun çözümüne dair sağlanmış en ufacık bir katkı ve ilerleme yok. Sadece ‘Bir arsa bulalım. Burayı takas edelim’ demişler. Öyle bir arsada bulunamamış. Dolayısıyla da bu konuşulan durum gerçekleşmemiş. Sorun kucağımıza geldi. Yani başladığımda 28 yıldır, 30 yıla yakın zamandır. Artık çirkin bir isim olan Basmane Çukuru adı verilmiş. Şehrin göbeğinde tamamen atıl, hiç kimsenin kullanamadığı bir alan olarak, ölü bir alan olarak duruyor orada. Yani İzmir halkı bana sorunları çözeyim diye bu görevi verdi. Yani sadece birilerinin kişisel şeylerini karşılayayım diye değil. Yani sorunları ortada bıraktığımız zaman şu olacak. Ben bu beş seneyi de bu sorunu çözmeden geçirdim diyelim. Ondan sonraki 5 senede çözmeden geçirdi mi diyelim. Daha ne kadar gidecek bu konu? Daha ne kadar süre burası olacak? Konu çok açık bir şekilde ortada. Elimizde belediyenin mali yükümlülük altına girdiği bir arazi var. Borçlu olduğu bir durum var. Oraya para harcamış parasını alması gereken insanlar var. Kamuya ödenmesi gereken paralar var. bu kaynağı bulmadan Bu sorunun çözülmesi mümkün değil. Ve biz diyoruz ki yani burada İzmir'in en güzel en böyle merkezi konumda kültür merkezlerinden birisini yapacağız. Tüm İzmirlilere hizmet edecek orası.
Tiyatro olacak, orada konser olacak, orada toplantı olacak, orada etkinlik olacak. Ve bu bölgede bizim şu anda bir kültür merkezimiz de yok. Bunu karşılayan bir sosyal hizmet binası olmuş olacak ve tüm İzmir'e hizmet edecek. Yani Burada biz hiçbir plan değişikliği yapmadık. Biz de nasıl geldiyse olduğu şekliyle bunu sunduk TMSF’ye. Herhangi bir emsal artışı yapmadım. Ve bu şartlar altında eğer kabul ediyorsanız. Biz yüzde 30'luk hissemizi de bu şekilde isteriz dedik ve o şekilde konuştuk. TMSF bunu kabul etti. Ve bu şekilde sonuçlanırsa bence İzmir için kronikleşmiş, çözümsüz hale gelmiş önemli bir sorunun çözülmesi anlamına gelecek. Ve biz bundan yani elimizden geldiğince zararsız çıkmış olacağız."

"DIŞARDAN AHKAM KESİYORSUNUZ"

Tugay, "Eğer ben ilk gün belediye başkanı olsaydım böyle bir anlaşma yapmazdım. Başka türlü yaklaşırdım. Ama bu anlaşmalar yapılmış. Şu anda belediyeyi bağlıyor. Bizi bağlıyor yani bu bunu ben görmem, anlamam falan diyerek Bitmiyor mu iş? Onu eleştiriyorum ya. Yani yönetici sorumluluğunuz yok. Dışarıdan ahkam kesiyorsunuz. Yönetici sorumluluğu olan benim. İzmir halkına bunu açıklaması gereken de benim. Ve şu kararı vermek zorundayım. 5 sene daha burayı çözümsüzlüğe iteyim. Ondan sonra ‘Çözemedim’ diyeyim. Benden sonra 5 sene daha çözülemesin falan daha kaç sene gidecek bu iş? Yani. Biz bir buçuk yıl bunun her türlü değerlendirmesini yaptık. Ve şunu anladık yani mahkeme sonucu ne olursa olsun. Tapu size geçse de geçmese de öyle de olsa böyle de olsa oradaki mali yükümlülükleriniz aynı duracak. Dolayısıyla o parayı bulmanız ve ödemeniz gerekecek. Belediyeyi ne Buca Cezaevi arazisinde ne burada ne başka bir yerde mali açıdan kilitlemeyi doğru bulmuyorum. Ben bunun İzmir halkına bir zarar verecek bir şey olduğunu düşünüyorum. O nedenle bu anlaşmayı savunuyorum." dedi.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.