Tugay'dan Başkanlar zirvesi sonrası açıklama: Ana mücadelemiz siyasi olacak
CHP’li belediye başkanlarının Ankara’daki toplantısının ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyelere yönelik baskılara dikkat çekerek hukuki sürecin yanı sıra siyasi mücadelenin öne çıkacağını söyledi.
- Ege Postası
- 28.04.2026 - 10:25
- Güncelleme: 28.04.2026 - 10:53
CHP’li belediye başkanları, belediyelere yönelik operasyonlara karşı izlenecek yol haritasını belirlemek üzere, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında 25 Nisan tariihinde Ankara’da toplandı.
Kritik toplantının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk'e kritik açıklamalarda bulundu.
CHP'li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonların CHP'nin iktidar olmasının önüne geçmek üzere partiyi itibarsızlaştırmak amacıyla yapıldığını belirten Tugay, “Toplum desteğini kaybetmiş bir iktidar var. Türkiye’de de bütün göstergeler iyiye gidilmediğine işaret. Bu ortamda CHP ciddi bir iktidar alternatifi." ifadelerini kullandı.
Kritik toplantının bir sürecin başlangıcı olduğunu ifade eden Tugay, " Ortaya çıkan bazı yeni görüşlerin dışında zamanla yeni bazı eylem planları da gelişebilecek." dedi.
Tugay, toplantıda hukuki süreçler, belediyelere yönelik baskılar ve parti içi ortak dil oluşturulmasına yönelik önemli başlıkların ele alındığını aktardı.
“ANA MÜCADELEMİZ SİYASİ OLACAK”
Fikir birliğine varılan en önemli konu, hukuki açıdan haksız uygulamaların parti tarafından daha detaylı değerlendirilmesi oldu. Biraz daha güçlü savunmalar yapılması ve haksız, hukuksuz tutum içerisinde olan kamu görevleriyle ilgili de suç duyuruları yapmak üzerinde duruldu. Belki bugün sonuç alınacak bir işlem olarak görmediğimiz belli ama ileride bunların hesabının sorulabilmesi için de yazılı bazı başvurularda bulunulmasına karar verildi.
Genel Başkanımız, final konuşmasında da ‘Bir gün haksız ve hukuksuz olan her şeyin hesabı sorulacaktır. Bir sandık koyacağız ortaya, bu sandığı da açacağız’ dedi. Bu arada mücadelenin hukuki ve idari boyutta yapılması, burada boşluk bırakılmaması ama ana mücadelemizin de siyasi mücadele olduğunu tekrar konuştuk.
“BAŞKANLAR OPERASYONLARLA TEDİRGİN EDİLİYOR”
Belediyeler üzerinde baskılar devam ediyor ve edecek gibi görünüyor. Toplantıda şöyle üzücü bir şey oldu, hemen hemen her belediye başkanı ‘Duyduk ki sizin belediyenizde operasyon olacakmış’ sözlerle sürekli karşılaştıklarını anlattı. Dolayısıyla devamlı tedirgin edilme hali var.
Bizler siyasetçiyiz, belli şeyleri göze almış insanlarız ama belediyelerin bir de bürokrat kadrosu var. Bürokratlar da ne yazık ki yıpratılıyorlar, haksız yere uzun süre cezaevinde tutuluyorlar. Bir kısmı, bir süre sonra iddianame bile hazırlanmadan tahliye ediliyor. Yani iddianame hazırlamaya bile gerek duyulmuyor. ‘Peki bu insanlar bu kadar uzun süre niye tutuklu kaldı?’ diye sormak gerekiyor.
“ŞUNU UNUTMADAN ÇALIŞIYORUZ”
Ankara’da değerli bir toplantı oldu. Motivasyon oluşuyor, birlik beraberlik güçleniyor. Her birimiz kendi bölgemizde çalışıyoruz ama biz CHP ailesinin bir üyesiyiz. Bu büyük köklü ailenin bir mensubu olarak yalnız değiliz. Bizim büyük bir parti örgütümüz var. Bizler aynı hedefe bakan insanlarız. Partinin kendi karakterinden, kendi kökeninden gelen ortak bir amaç var. Türkiye’nin Cumhuriyet değerleriyle, demokrasiyle, insan haklarıyla, hukuk devleti olmasıyla, çağdaş bir ülke olmasıyla ilgili bir amaç bu. Bunların mirasçılarıyız biz.
Bunu unutmadan çalışıyoruz. Bu toplantının dediğim gibi bir başlangıç olduğunu düşünebiliriz. Bunun devamı mutlaka gelecek. Yakın tarihlerde farklı illerde yine belediye başkan grupları ayrı ayrı toplanacak.
“CHP, ORTAK DİL KULLANACAK”
Toplantıda, belediye hizmetleri anlamında yapılan işlerin dilinin ortaklaşması da önemli bir başlık oluşturduğunu vurgulayan Tugay'ın açıklamaları şu şekilde;
Örneğin CHP’li belediyeler indirimli satış yapan marketler açıyor. Biz de İzmir’de açtığımız marketlere ‘İZMAR’ adını veriyoruz. Bazıları ‘Halk Market’ diyor. Bunların tek amacı insanların bütçesine destek olmak. Örneğin İZMAR’larda yüzde 25 oranında daha uygun fiyatla alışveriş yapılabiliyor. Bazı ürünlerde yüzde 40’lara, yüzde 50’lere varan indirimler var. Özellikle et, süt ürünleri ön plana çıkıyor. Biz biraz daha avantajlıyız, çünkü kendi süt fabrikamız var. Su üreten fabrikamız var. Et işlediğimiz mezbahalarımız ve entegre tesislerimiz var. Doğrudan üreticiden tüketiciye ulaşan, aradaki o aracı payını kaldırabildiğimiz bir sistem uyguluyoruz
Sadece İzmir’deki üreticiyi değil, ülkenin başka bölgelerindeki üreticileri de bu anlamda destekliyoruz. Biz de ürün gönderiyoruz. Bir dayanışma içerisinde sistem yürüyor. Bu herkesin kendi ölçeğinde yaptığı ve anlatmaya çalıştığı bir hizmet. Ama bunun bir politika olduğunu, parti adına bunun yapıldığını vurguladığımız bir ortak dile, bir şablona ihtiyacımız var.
“İKTİDAR DURDURMAK İSTİYOR”
Genel Başkanımızın çok önemsediği çocuk etkinlik merkezleri, bir anlamda kreşler var. Toplumun bizden talep ettiği bir hizmet. Zaten parti programında her mahallede kreş açacağız vaadi de var. Bunu şimdi belediyeler eliyle olabildiğince yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Karşımızda bunu durdurmaya çalışan bir hükümet de var. Yani engellemeye çalışıyorlar. ‘Bunlar eğitim merkeziyse, sadece Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olabilir’ diye. Belediyeye bağlı kreşlerin kapatılmasını isteyen yazılar gönderdiler. Biz de bunun bir sosyal hizmet olduğunu, sosyal ihtiyaca karşılık yapılan bir iş olduğunu savunuyoruz, anlatıyoruz. Partimizde bunları olabildiğince hem içerik hem iletişim dili açısından ortaklaştırmak lazım. Bunlar da yapılacak.” ifadelerini kullandı
Yorum Yazın