Tugay Meslek Fabrikası önünde AK Partili vekillere ateş püskürdü: Bu durum onların eseri!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, mahkeme kararıyla teknik malzemelerin tespit işlemleri amacıyla Meslek Fabrikası binasına girdi. İncelemenin ardından Tugay, “Bu tamamen bu işi kendine sorun haline getirmiş, belediyeye sorun çıkarayım diye uğraşan, çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. Onların yaptığı şeydir bu. İzmir'in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi belediyenin her işini Ankara'da engellemek için çalıştılar. Ve şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar” dedi.
- Ege Postası
- 09.04.2026 - 13:39
- Güncelleme: 09.04.2026 - 13:50
ŞİLAN KOCADAĞ/ EGEPOSTASI - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sabah saat 10.00 sıralarında mahkeme heyetiyle birlikte Meslek Fabrikası’na geldi. Tugay’ın Meslek Fabrikası’na giriş talebi sonrası heyet bir süre kapıda bekletildi. Kısa süre sonra İzmir 22. Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi, Başkan Tugay ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girileceğini bildirerek teknik malzemelerin tespit işlemlerinin başlatılacağını ifade etti. Bunun üzerine heyet tesise girerek incelemelere başladı.
Tugay ile birlikte binaya giren heyet tespit işlemlerinin ardından hazırlanan tutanağı imzalayarak binadan çıkış yaptı.
“BAŞKAN OLDUĞUM İÇİN İÇERİ ALMAK ZORUNDA KALDILAR”
Binadaki incelemelerin ardından açıklama yapan Tugay, “Bugün bizim yaptığımız hukuki başvurulardan birisi ile ilgili bir inceleme gerçekleşti biraz önce bir mahkeme heyetiyle beraber. Daha önce yaptığım açıklamalarda söylediğim gibi, olayı hukuk zemininde, ideali zemininde aslında çözmeye çalışıyoruz. Diğer taraftan, burada gerçekten Türkiye tarihinde ilk defa olmuş bir polis eşliğinde el konulma ve işgal edilme tutumuna karşı da bir irade göstermek üzere nöbetimizi tutmaya devam ettik. Bugüne kadar burada varlığımızı sürdürdük. Ancak yani olayın çözümü hukuki ya da idari olarak olacak, bunu da biliyoruz. Herhangi bir cevir şiddet yoluyla olması mümkün değil. Ancak yani başından sonuna her şey tamamen hukuksuz, tamamen yanlış ilerlediği için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Bugün işte ben ilk polis eşliğinde burası ablukaya alındıktan sonra girmeye çalışmıştım biliyorsunuz. Girmeme izin vermemişlerdi. Bunun anlamsız bir şey olduğunu söylemiştim. Yani belediye başkanıyım ben, herhangi bir kişiye ya da yapıya falan zarar verecek halimiz yok. Buna izin verilmesi lazım diye ısrarla söylememe rağmen izin verilmemişti. Ve neden diye sorduğumda da bize yukarıdan böyle emir geldi diye bir genelgeçer cevap verilmişti. Bugün mahkemenin tespit işlemin sırasında belediye başkanı olarak bulunma durumum nedeniyle içeri almak zorunda kaldılar” dedi.

“İKTİDAR EMNİYETİ BASKI ALTINDA TUTUYOR”
Tespit işlemleriyle ilgili Tugay, “İçeride binadaki yapılan restorasyon, tadilat, içeride bulunan eşyalarımız, yapılmış olan tesisatlar, bunlarla ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken ben de onlara eşlik ettim. Yani inanın ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Çünkü meslek fabrikasının kurslarında, eğitimlerinde kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından tutun, bilgisayarlarından, dershane odalarından tutun, pek çok malzemeye kadar her şey yerli yerinde duruyor. Ama biraz tozlanmış, etraf kirlenmiş ve kullanılmıyor durumda. Yani neden böyle bir duruma yol açalım? Yani iki tane devlet kurumu arasında bir mülkiyet tartışması varsa, bu da mahkemeye yansımışsa, bu mahkeme sonuçlanana kadar yapılacak olan şey polisle burayı işgal etmek midir? Belediyeyi bu hizmetten mahrum bırakmak mıdır? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre bir tutum almak mıdır? Maalesef bunu bu şekilde, bu hale getiren İzmir'de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleri var. Bunu defalarca söylüyorum çünkü biliyorum sorunlardan. Ve onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar, mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Ne kadar yapabildiklerini bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
“BU DURUM AK PARTİLİ VEKİLLERİN ESERİ”
Tugay konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde ya da Bölge Müdürlüğü'nde kendi siyasi kökenlerinden getirip görevin başına getirdikleri yani yönetici pozisyonuna getirdikleri kişiler hariç, herkes açıkçası bu hukuksuz durumun sıkıntısını yaşıyor, eziyetini yaşıyor. Yani bu durumu bu hale getirenler gerçekten utanmalılar. Ve başından beri söyledim, bu bir utanç vakasıdır. Türkiye'de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, bir başka kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla işgal edilmiş, ele geçirilmiş durumdadır. Bu Türkiye tarihinde ilktir. Ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü İzmir'de 3 bin 500 tane gayrimenkule sahip. Bunu alelacele bu şekilde polisle beraber yapmak zorunda değiller. Bu tamamen bu işi kendine sorun haline getirmiş, belediyeye sorun çıkarayım diye uğraşan, çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. Onların yaptığı şeydir bu. İzmir'in AK Partili milletvekilleri buraya bir gramlık hizmet getirmedikleri gibi belediyenin her işini Ankara'da engellemek için çalıştılar. Ve şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar yaratmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olmasını istediğimizi hep söylüyorum. Ama dün konuşmamda söylediğim şeyi tekrar söyleyeceğim. Ülkemizde yanlış yönetim, yanlış yönetim kararları, hukuksuzluk, aslında doğrudan ifadesiyle kötülük normalleştirilmeye çalışılıyor. Yani artık biz bu kötülüğü, bu yanlışları yapıyoruz. Siz de hepiniz kabullenmek zorundasınız yaklaşımı var. Bizden bunu istiyorlar. Yani ben bireysel olarak kolaylıkla bertaraf edebileceği insanlardan birisiyim”
EŞKİ’YE DEĞİNDİ: TUTUKLANIR MI GÖREVDEN Mİ ALINIR BİLMİYORUZ
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin gözaltına alınmasına da değinen Tugay, “Bornava Belediye Başkanımızı da gözaltına aldılar. Tutuklanır mı, görevden alınır mı bilmiyoruz ve endişeliyiz. Bursa'da bugün görevden alınan belediye başkanının ayrılmasından sonra onun yerine yapılacak seçim sırasında yaşananları eminim sizler de duydunuz. Türkiye'nin her yerinde inanılmaz bir hukuksuzluk yaşanıyor. Türkiye'nin her yerinde inanılmaz bir antidemokratik, ceberut bir yönetim anlayışı var. Bu döner dolaşır, herkesin mutlaka kapısının önüne gelir, herkesin hayatına bulaşır, herkesin her şeyine etkiler. Bu ülkenin bu şekilde iyi gitmesi, normal bir yaşam sürmesi mümkün değil. O yüzden önemsiyoruz. O yüzden bu konuyu bu kadar tepkiyle karşılıyoruz. Ve bundan sonrası için de şunu söylemek zorundayım. Bizim burada bir başkanlığımızla beraber bir şeyimiz devam edecek, eylem sürecimiz devam edecek. Ama ben bugün Boran Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Aynı zamanda şöyle bir şey de düşünülsün istemem. Belediyedeki işlerimizi aksatıyoruz gibi de düşünülsün istemem. İşin başında bir yıllık izin alarak ben bu eylemlilik sürecine başladım. Yani şu anda ben yıllık izindeyim. Ve belediyedeki yönetici arkadaşlarımıza şunu söyledim. Sizler belediyenin hiçbir çalışmasını aksatmadan, bu işe hatta mümkünse hiç karışmadan normal işinizi yapacaksınız dedim. Ve bu şekilde geldik bugüne kadar. Ama dönüp dolaşıp işimizi aksatıyormuşuz gibi bir görüntüde olsun istemem. Biz buranın her anlamda takibini yapmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“BURADA BULUNMAYI AZALTARAK İŞİME DÖNECEĞİM”
Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi iradesinin burada itirazını sürdürmeye devam edeceğini belirten Tugay, “Ben burada gece nöbetlerinde ya da belki gece gündüz bulunmayı şu an itibaren azaltarak normal işime döneceğim. Ama hiç kimse şeyi düşünmesin bu olayla ilgili hukuki sürecimiz, idari takibimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız gerçekten gurur duyduğumuz halkın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak için çok mücadele eden insanlar. Onlara çok çok teşekkür etmek istiyorum. Ve her kesimden insandan yani ben halk partiye oy verdim ama bu da yapılacak iş değil. Şeklinde ifadeleri olan normal vatandaşlardan, kamu görevlilerine, pek çok insandan haklılığımıza dair şeyler duyuyorum. Bundan da memnun oluyorum. Ama tekrar söylüyorum. Bu yapılan şey anormaldir. Bu yapılan şey hukuk dışıdır. Bu yapılan şey bir kötülüktür, kötülüktür. Bu kötülüğü normal görmemesi gerekiyor hiç kimsenin. Sakın olan kimse bunu gereksiz yere büyüttüğümüzü düşünmesin. Bu çok haklı olduğumuz, sonuna kadar da hakkımızı savunmak için elimizden geleni yapmamız gereken bir durumdur. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

Yorum Yazın