Soyer’in avukatlarından 'iddianame' tepkisi: 3 savcı değişti, makul süre aşıldı
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları, müvekkillerinin bir yılı aşkın süredir iddianame hazırlanmadan tutuklu bulunduğunu belirterek sürece tepki gösterdi. Avukatlar, Soyer’in yeniden tutuklandığı ikinci soruşturmanın üzerinden de 7 ay geçmesine rağmen iddianamenin hâlâ yazılmadığını vurgulayarak, Soyer’e yöneltilen somut bir suçlama veya eylem bulunmadığını savundu.
- Ege Postası
- 27.07.2026 - 09:38
- Güncelleme: 27.07.2026 - 16:29
EGE POSTASI - Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, Soyer’in tutukluluk sürecine ilişkin ortak bir yazılı açıklama yayımladı.
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, müvekkillerinin tutukluluk sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Soyer’in bir yılı aşkın süredir tutuklu olmasına rağmen hakkında henüz iddianame hazırlanmadığına dikkat çekildi.
Avukatlar, Soyer’in ilk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edildiğini ancak kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin ikinci bir soruşturma kapsamında tahliyesinden birkaç gün önce yeniden tutuklandığını belirtti. İkinci tutuklama kararının üzerinden 7 ay geçtiğini ifade eden avukatlar, bu dosyada da iddianamenin hâlâ yazılmamış olmasına tepki gösterdi.
"SOYER DERHAL SERBEST BIRAKILMALI"
Tunç Soyer’in avukatlarının açıklamasının tamamı şu şekilde:
Tunç Soyer, Türkiye’de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen 1 yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir.
İlk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edilmiştir. Ancak 17 Temmuz 2025’te ilk dosyadan ayrılan, o zamandan beri açık olan, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin soruşturma sebebiyle tahliyesinden birkaç gün önce tekrar tutuklanmıştır. İkinci tutukluluğun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hala iddianame yazılmamıştır. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmıştır. Kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır.
Tunç Soyer hakkında varsayım düzeyinde dahi somutlaştırılabilmiş bir suçlama yoktur. Hangi eylemi ile sorgulandığı, neden ve nasıl dosyaya dahil edildiği anlaşılamamaktadır. Zaten Savcılığın da kabul ettiği üzere alınan raporlara göre “sorumluluğu olmadığı anlaşılmıştır.” Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sormakta, suçunu bilirse ona göre savunma yapacağını beyan etmektedir. Bu sorusuna hiçbir sulh ceza hakimi cevap verememekte ancak hepsi tutukluluk halinin devamına karar vermektedir. İtirazlarımız gerçek anlamda değerlendirilmemekte, isnat edilen somut bir eylemi gösterilmemekte, kararlarda bir gerekçe yazılmamaktadır.
"3 KEZ SAVCI DEĞİŞTİ, MAKUL SÜRE AŞILDI!"
Tunç Soyer hiçbir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi değildir. Kooperatiflerin paraları ve kararları üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Kooperatiflerin yüklenici firmalarını da tanımamaktadır. Dosyada imzaladığı bir belge, elde ettiği bir menfaat, kurduğu bir para ilişkisi veya şüpheli bir mali işlemi bulunmamaktadır. Nisan ayında gelen MASAK raporu da bunu tekrar kanıtlamıştır.
Aylardır birçok bilirkişi raporu alınmış, teknik takipler yapılmış, onlarca kişinin ifadesine başvurulmuş, mali incelemeler titizlikle sürdürülmüş, ek fezlekeler hazırlanmıştır ve sonuçta dosyadaki tüm deliller toplanmış durumdadır, her biri Tunç Soyer lehinedir ve kendisinin suçsuzluğunu yeniden yeniden kanıtlamaktadır.
Buna rağmen 1 yılı aşkın süredir iddianamenin yazılmaması, 3 kez Savcı değişmesi hukuki süreci sürüncemede bırakmış, “makul” süre aşılmıştır. Bu durum tüm yargı sisteminin yara almasına, adalete olan inancın zayıflamasına sebep olmaktadır.
Müvekkilimiz Tunç Soyer sürecin başından bu yana hukuka, yargıya saygı ve güveni yansıtan bir duruş sergilemiştir. Ancak gelinen noktada kişisel tahammül, hukuki teamül sınırlarını çokça aşan mağduriyet nedeniyle durumun kamuoyuyla paylaşılması zorunluluğu doğmuştur.
Olmayan bir suç var edilemez. Biz Tunç Soyer’in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır.
Yorum Yazın