Sertel, Bayır ve Tatı'dan ortak görüş: 'CHP ve YENİ Parti kaybetti Tugay ve AKP kazandı'
NEO Haber’de Senem Gökdağ’ın sunduğu Manşet programında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişi, 2024 yerel seçimleri öncesinde yapıldığı öne sürülen aday anketleri ve CHP’deki aday belirleme süreci ele alındı. CHP İzmir eski milletvekilleri Atila Sertel ve Tacettin Bayır ile Buca Belediyesi eski Başkanı Ercan Tatı, Tugay’ın adaylığına ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Sertel, “CHP kaybetti, YENİ parti kaybetti, Özgür Özel kaybetti. Kazanan Cemil Tugay ve AKP oldu” derken Tatı, adaylık sürecinde yapılan anketlerde Cemil Tugay’ın ilk beşte yer almadığını öne sürdü.
- Ege Postası
- 14.10.2026 - 09:51
- Güncelleme: 14.10.2026 - 11:29
EGEPOSTASI - NEO Haber’de yayınlanan Manşet programının ikinci bölümünde Senem Gökdağ’ın konukları, CHP İzmir eski milletvekilleri Atila Sertel ve Tacettin Bayır ile Buca Belediyesi eski Başkanı Ercan Tatı oldu. Programda ilk olarak CHP’den ayrılarak YENİ Parti'ye geçen üyelerle ilgili tartışmalar ve siyasi partilerin üye sayıları ile sosyal medya takipçi rakamları gündeme geldi.
Atila Sertel, sosyal medyada paylaşılan istatistikleri değerlendirerek CHP’ye yönelik ilginin devam ettiğini savundu. Sertel, AK Parti’nin 11,7 milyon üyesi ve X platformunda 3,4 milyon takipçisi bulunduğunu, YENİ Parti'nin ise 753 bin üyeye karşılık 321 bin takipçisinin olduğunu söyledi.
CHP’nin 1 milyon 880 bin üyesi bulunduğunu ve X platformundaki takipçi sayısının 2 milyon 700 bine ulaştığını belirten Sertel, partiyi üye olmadığı hâlde takip eden çok sayıda insan bulunduğuna dikkat çekti.
Sertel, “1 milyon daha fazla insan Cumhuriyet Halk Partisi’ni üye olmadan takip ediyor” diyerek bu rakamların CHP’ye yönelik ilginin sürdüğünü gösterdiğini savundu.
İYİ Parti’nin de 385 bin 25 üyeye sahip olduğunu belirten Sertel, YENİ Parti'nin üye sayısı ile sosyal medya takipçi sayısı arasındaki farkın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CHP’nin sosyal medya hesaplarının takipçi sayısında, parti içindeki yönetim tartışmalarının ardından beklenen düşüşün yaşanmadığını ifade eden Sertel, sosyal medyanın özellikle gençler açısından önem taşıdığını vurguladı.
Programın sunucusu Senem Gökdağ ise yeni partiye geçtiği belirtilen üye sayısının yarısı kadar kişinin partinin X hesabını takip etmesinin dikkat çekici olduğunu, CHP’nin sosyal medya hesaplarında ise iddia edildiği gibi büyük bir düşüş görülmediğini dile getirdi.
“Cemil Tugay ismi ilk beşte yok”
Programın ana gündemini, 2024 yerel seçimleri öncesinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayının belirlenmesi sürecinde yapıldığı öne sürülen anketler oluşturdu.
Gökdağ, dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir özelinde böyle bir anket yapılmadığı yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Cemil Tugay’ın ise İzmir’de anket yapıldığını ve kendi adının birinci sırada çıktığını söylediğini belirten Gökdağ, adaylık sürecinin nasıl ilerlediğini konuklarına sordu.
Ercan Tatı, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin doğrudan anketler üzerine olmadığını belirterek aday belirleme sürecinde anketler yapıldığını savundu.
Tatı, “Anketler yapılmadı” iddiasına katılmadığını söyleyerek anketleri gerçekleştiren firmaları bildiğini ve firmalardan bazılarının kendisiyle iletişime geçtiğini öne sürdü.
Adaylık sürecinde Ankara’da bulunduğunu anlatan Tatı, iki anketin sonuçlarını gördüğünü ancak belgeleri eline almadığını ifade etti. Tatı, söz konusu anketlerde İzmir ve ilçelerindeki adayların değerlendirildiğini, sonuçların doğrudan genel başkana ulaştırıldığını ileri sürdü.
Tatı, “Bu iki anket sonucunda diğer ilçelerde kaydı var, ben de çıkartırım ama Cemil Tugay diye bir isim yok” dedi.
Anketlerde beşer bin kişiye soru yöneltildiğini belirten Tatı, Cemil Tugay’ın bu çalışmalarda ilk beş isim arasında bulunmadığını iddia etti. Tatı, üçüncü bir anketin varlığını daha sonra öğrendiğini, bu çalışmanın ise İzmir Büyükşehir Belediyesi için değil, Buca için yapıldığını öne sürdü.
Tatı, son olarak telefon üzerinden gerçekleştirilen bir anketten söz ederek yaklaşık bin kişiye soru yöneltildiğini ve kendisinin bu ankette sorulmadığını iddia etti. Kendisini arayan bazı kişilerin de ankette adının sorulmadığını söylediğini aktardı.
Tatı: Bu başkanların yüzde 90'nı anketlerde çıkmamıştır
Ercan Tatı, anket sonuçlarının aday belirleme sürecinde dikkate alınmadığını savunarak söz konusu çalışmalarda farklı isimlerin öne çıktığını ileri sürdü.
Tatı, anketlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmadığını, bazı sonuçların yalnızca genel başkanın elinde kaldığını iddia etti. Anketleri gerçekleştiren firmaların ilerleyen dönemde açıklama yapabileceğini belirten Tatı, “Bu adayların yüzde 90’ı anketin arasından geçmemiştir. Yani ‘anket yok’ derken ankette bunlar çıkmamıştır” ifadelerini kullandı.
Senem Gökdağ ise tartışmanın önemli bir ayrım içerdiğine dikkat çekti. Cemil Tugay’ın adaylığı açıklanmadan önceki sıralama ile adaylık açıklandıktan sonra yapılan memnuniyet ve seçim anketlerinin birbirinden farklı olduğunu belirten Gökdağ, Tugay’ın 4 Mart 2024’te yaptığı açıklamada seçim yarışında 8-9 puan önde olduklarını söylediğini hatırlattı.
Gökdağ, adaylık sonrasında yapıldığı belirtilen bir anketin, adaylık öncesinde Tugay’ın birinci sırada bulunduğunu tek başına kanıtlamayacağını ifade etti.
Tatı ise Tugay’ın seçim öncesinde yapılan bir ankette 8-9 puan önde olduğunun söylenmesi hâlinde bunun kanıtlanması gerektiğini savundu. Tatı, “Böyle bir şey, imkân yok arkadaşlar ya” diyerek iddiaya karşı çıktı.
Bayır, Adana’da yapılan aday belirleme çalışmasını anlattı
CHP eski İzmir Milletvekili Tacettin Bayır da aday belirleme sürecinde anketlerin nasıl kullanılması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayır, geçmişte milletvekili olduğu dönemde CHP Genel Başkanı tarafından Adana’da belediye başkan adayının belirlenmesi amacıyla görevlendirildiğini anlattı.
Beş kişilik bir heyetle Adana’ya gittiklerini ve yaklaşık bir hafta boyunca kentte çalışma yürüttüklerini belirten Bayır, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, dernekler ve esnafla görüştüklerini söyledi.
Bayır, Esnaf Birliği’nde düzenlenen toplantıda oda başkanlarına, CHP’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kazanabilmesi için hangi iki ismin aday gösterilmesi gerektiğini sorduklarını aktardı. Görüşmelerin ardından hazırladığı raporu Kemal Kılıçdaroğlu’na sunduğunu belirten Bayır, heyetin raporuyla kendi raporunun farklı isimleri işaret ettiğini anlattı.
Kendisinin Zeydan Karalar’ı önerdiğini ifade eden Bayır, genel başkanın iki rapor arasındaki farklılığı sorduğunu söyledi. Bayır, halkın görüşünü doğrudan öğrenmek için esnafa ve çalışanlara danıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben lokantaya girdiğim zaman kasada oturan insana belediye başkanı kim olsun diye sormam. Niye dedi? Dedim çünkü kasada oturan ya lokantanın sahibidir ya kızıdır ya oğludur. Ben geçerim arka tarafta bulaşık yıkayan hanımefendiye sorarım, kim olsun Adana’da belediye başkanı? Aramızda öyle bir fark var, uygulama farkı var. Taksiye binerim, taksiciye sorarım. Berber dükkânına otururum, dükkândaki berbere sorarım. Yani halkla devamlı hareket hâlinde olan insanlara sorarım.”
Bayır, kendi raporunun dikkate alındığını ve Zeydan Karalar’ın aday gösterilmesinin ardından Adana’da seçimin kazanıldığını söyledi.
Geçmişte aday belirleme sürecinde halkın görüşünün alınmasına önem verildiğini belirten Bayır, bugün de benzer bir yöntemin uygulanması gerektiğini savundu.
“Anketi yaptırdım ama sonuçları göstermem” yaklaşımına tepki
Bayır, anketlerin yalnızca bazı illerde veya ilçelerde yapılıp sonuçlarının paylaşılmamasını eleştirdi. Bir siyasi partinin aday belirleme yöntemi olarak anketi seçmesi hâlinde bunun bütün bölgelerde uygulanması gerektiğini söyledi.
Bayır, “Yöntem belirliyorsan, Parti Meclisinde bir karar almışsan, ‘Şu yöntemle adayları belirleyeceğim’ diyorsan, nedir kardeşim yöntemin? Anketle yapacaksın. O zaman her tarafta yapacaksın. Ya da diyeceksin her tarafta ön seçimle yapacağım” ifadelerini kullandı.
Atila Sertel de parti içi demokrasinin önemine değinerek geçmişte milletvekili ve belediye başkanı adaylarının üyelerin katıldığı ön seçimlerle belirlendiğini hatırlattı.
Sertel, 1980 öncesinde siyasi partilerde üyelerin sandığa gittiğini ve hâkim gözetimindeki ön seçimlerden çıkan adayların seçimlere katıldığını belirtti. Askerî darbenin ardından bu sistemin değiştiğini söyleyen Sertel, aday belirleme yetkisinin parti liderlerinin elinde toplanmasını eleştirdi.
Sertel, parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini savunarak ekonomik imkânları sınırlı kişilerin de üyelerin desteğiyle milletvekili olabildiğini anlattı.
Kendi siyasi geçmişinden örnek veren Sertel, “Param yok, pulum yok. Hakikaten ekonomik gücüm yok. Üye beni milletvekili yaptı ya. Üye. Allah bin kere razı olsun onlardan, üyelerden” dedi.
Sertel, milletvekilliği döneminde seçmenlerin güvenini boşa çıkarmadığını belirterek siyasette dürüstlüğün ve halkın desteğinin önemini vurguladı.
Tacettin Bayır: “Siyaset insanla yapılır”
Bayır da halkın içinde siyaset yapanlarla genel merkez koridorlarında ilişkiler üzerinden siyaset yapanlar arasında fark bulunduğunu savundu.
Sokaktaki insanla temas kurmanın ve seçmenin taleplerini dinlemenin önemine dikkat çeken Bayır, ön seçime karşı çıkanların kendi konumlarını korumak amacıyla hareket ettiğini ileri sürdü.
Atila Sertel, CHP’de ön seçim talebinin geçmişte kurultay gündemine geldiğini ancak kabul edilmediğini öne sürdü. Sertel, üyelerin ön seçimden yana tavır koymasına rağmen oylamanın yeniden yapıldığını iddia ederek parti yönetimine tepki gösterdi.
Sertel, dönemin genel başkanına yaptığı konuşmayı da hatırlatarak maddi gücü bulunmayan siyasetçilerin üyelerin desteğiyle görev üstlenebildiğini söyledi.
“Ben müteahhitlik yapmadım, iş adamı da değilim, param yok, pulum yok ama biz hepimiz insan zenginiyiz ya, siyaset insanla yapılır. Ön seçimi kaldırmayın Sayın Genel Başkanım” ifadelerini kullandığını aktardı.
“Cemil Tugay kazandı, CHP ve YENİ kaybetti”
Programda, 2024 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kimin kazandığı ve seçim sonuçlarının CHP açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği de tartışıldı.
Senem Gökdağ, Cemil Tugay’ın aday gösterilmesinin ardından CHP’nin mi yoksa Tugay’ın şahsi siyasi gücünün mü belirleyici olduğunu sordu.
Tacettin Bayır, Tunç Soyer’in aday olduğu önceki seçimle Cemil Tugay’ın aday olduğu seçimi karşılaştırdığında CHP’nin oylarında düşüş yaşandığını savundu. Bayır, seçim sonucunda kazananın CHP olduğunu söylerken Atila Sertel farklı bir değerlendirme yaptı.
Sertel, “Bence Cemil Tugay kazandı, CHP ve YENİ Parti kaybetti” dedi.
Gökdağ’ın seçim sonrasında CHP’nin kaybedip kaybetmediğine ilişkin sorusu üzerine Sertel, değerlendirmesini daha da genişletti.
Sertel, “CHP kaybetti, YENİ parti kaybetti, Özgür Özel kaybetti. Kazanan Cemil Tugay ve AKP oldu” ifadelerini kullandı.
“Kılıçdaroğlu, Cemil Tugay’ı gösterme dedi”
Programda, Cemil Tugay’ın CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlenmesinde dönemin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşanan görüşmeler de ele alındı.
Cemil Tugay’ın, Kılıçdaroğlu ile 22 kez görüştüğünü ve kendisine yönelik eleştirilerin bu görüşmelerde dile getirilmediğini söylediğini hatırlatan Gökdağ, Ercan Tatı’ya bu açıklamayı sordu.
Tatı, Tugay’ın sözlerine inanmadığını belirterek Kılıçdaroğlu’nun ilk ayların ardından Tugay ile bağını kopardığını düşündüğünü söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun Tugay’ın adaylığı gündeme geldiğinde nasıl bir tutum aldığını da anlatan Tatı, dönemin genel başkanının Tugay’ın aday gösterilmesine karşı çıktığını ileri sürdü.
Tatı, Kılıçdaroğlu’nun kendisine, “Cemil Tugay’ı gösterme” dediğini iddia etti. Kılıçdaroğlu’nun bu görüşünün gerekçesi olarak Tugay’ın başarılı bir belediye başkanı olmadığı yönündeki değerlendirmesini ve kendisine ulaşan olumsuz görüşleri gösterdiğini öne sürdü.
Tacettin Bayır da Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımının adaylık sürecini etkilediğini savundu. Bayır, Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’nun görüşünün tersine hareket etmiş olabileceğini öne sürdü.
Ercan Tatı ise kurultay sürecindeki siyasi dengelere işaret ederek Tugay’ın, Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı devam ettiği sürece siyasi geleceğini göremediğini düşündüğünü söyledi. Tatı, Tugay’ın Özgür Özel’e verdiği desteğin nedenlerinden birinin bu olabileceğini ileri sürdü.
Sertel: Tugay, Soyer'i içeriye attırdı
Atila Sertel, CHP’deki siyasi ilişkiler ve geçmişte birlikte görev yapan isimler arasındaki bağların zamanla değişmesini eleştirdi.
Özgür Özel ile yaklaşık sekiz yıl birlikte görev yaptıklarını belirten Sertel, Özel’in siyasi yükselişinde kendisine destek olan kişilere karşı tutumunu eleştirdi. Sertel, Özel’in kendisini var eden kişileri siyasi olarak etkisizleştirmeye çalıştığını savundu.
Sertel, Cemil Tugay’ın belediye başkanı olmasında Tunç Soyer’in rolü bulunduğunu öne sürerek Tugay’ın daha sonra Soyer’e karşı tutum almasını eleştirdi. Soyer’in cezaevinde bulunduğu sürece de değinen Sertel, Tugay’ın geçmişte kendisine destek olan bir isme karşı vefalı davranmadığını savundu.
Sertel, “Cemil Tugay’ı belediye başkanı yapan Tunç Soyer. Cemil Tugay Tunç Soyer’i yedi, yemekle yetinmedi, bir de savcılığa verdi dosyayı, içeriye attırdı” ifadelerini kullandı.
Sertel, Soyer’in cezaevinde geçirdiği süreye ve iddianame sürecine dikkat çekerek yaşananların siyasi tartışmanın ötesinde insani açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Vefa, parti, pırtı bırakın bir kenara. Bir kere insan ya” diyen Sertel, siyasi mücadele içinde geçmişte destek veren kişilere karşı daha farklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savundu.
Ercan Tatı da geçmişte yaşananların kronolojik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek “Kim kimi yarattı, yaratan yaradanını yedi” ifadesini kullandı.
Sertel: “İzmir halkına AKP’yi monte edemezsin”
Programda İzmir seçmeninin siyasi tercihleri de tartışıldı. Atila Sertel, İzmir halkının Atatürkçü kimliğine ve yaşam biçimine bağlı olduğunu belirterek Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin seçmen nezdinde nasıl karşılık bulacağını değerlendirdi.
Sertel, İzmir seçmeninin siyasi tercihlerinin yalnızca belediye hizmetleriyle açıklanamayacağını savundu. İzmir’in milliyetçi, bayrağına ve Atatürk’e bağlı bir kent olduğunu söyleyen Sertel, “Sen bu İzmir halkına getirip AKP’yi monte edemezsin. Mümkün değil. Tutmaz yani” dedi.
Senem Gökdağ da Atatürk’e duyulan saygı ve sevginin önemini vurgulayarak kendi yaşamı üzerinden değerlendirmede bulundu. Bir kadın olarak eğitim alabilmesini, çalışma hayatında yer alabilmesini, seyahat edebilmesini ve seçme-seçilme hakkına sahip olmasını Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e borçlu olduğunu söyledi.
Gökdağ, Atatürk’e yönelik saygının önemine dikkat çekerek bu konuda farklı düşünenlere yönelik eleştirilerini dile getirdi.
AK Parti’ye geçişi İzmir’de ne değiştirecek?
Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından İzmir siyasetinde oluşabilecek yeni dengeler de programın gündeminde yer aldı.
Gökdağ, daha önce Tugay ile AK Partili isimler arasında yaşanan siyasi tartışmaları hatırlatarak AK Parti İzmir milletvekillerinin Tugay’ın geçişinden memnun olup olmadığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirdi. Tugay’ın parti değişikliğinin ardından AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan ile birlikte görüntü vermesine de dikkat çekti.
Atila Sertel, önümüzdeki genel seçimlerde seçmenin tercihlerinin belirleyici olacağını söyledi. CHP ile YENİ Parti arasındaki ilişkilerin önemine değinen Sertel, belediye meclislerinde iki partinin birlikte hareket edebilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.
Sertel, İzmir’de ve diğer bölgelerde siyasi partilerin birbirlerine yönelik dilini yumuşatması gerektiğini savundu. Önümüzdeki seçimlerde muhalefet partilerinin ortak hareket edebileceğini belirten Sertel, sosyal medyada karşılıklı hakaretlerden kaçınılması çağrısında bulundu.
Cemil Tugay’ın ileride AK Parti tarafından yeniden aday gösterilmesi ihtimalini de değerlendiren Sertel, Tugay’ın İzmir sokaklarında AK Parti adayı olarak seçmenden oy istemesi durumunda nasıl bir sonuçla karşılaşacağının görüleceğini söyledi.
Sertel, “İzmir halkı onu gördükçe CHP’ye oy verir. CHP’nin adayına, YENİ Parti'nin ortaklaşa çıkaracağı adaya oy verir. Onu gördükçe. Çünkü İzmir halkı ihaneti sevmez ya” ifadelerini kullandı.
Sertel, Tugay’ın CHP’nin oylarıyla seçildiğini ve başka bir partiye geçmesinin siyasi açıdan doğru olmadığını savundu. Daha önce belediye başkanlarının parti değiştirmesi konusunda yapılan açıklamaları hatırlatan Sertel, Tugay’ın da belediye başkanlığından istifa etmesi gerektiğini ileri sürdü.
Bayır: “AKP, İzmir’in oyunu ters çevirebilir miyiz diye düşünüyor”
Tacettin Bayır, AK Parti’nin Tugay’ın parti değişikliği üzerinden İzmir’deki siyasi dengeleri değiştirmeyi hedefliyor olabileceğini savundu.
Bayır, yerel seçim süresinin yarısının geride kaldığını belirterek önümüzdeki dönemde merkezi yönetimin kaynakları ve imkânları üzerinden İzmir’deki seçmen tercihlerinin etkilenmeye çalışılabileceğini öne sürdü.
Bayır, “Acaba bu 2,5 yılda devletin gücünü ve olanaklarını kullanarak, daha önce kilit hâle gelip de çözülememiş bazı sorunları para yağdırarak ve bakanlara hizmet yağdırarak İzmir’in oyunu ters çevirebilir miyiz?” değerlendirmesinde bulundu.
İzmir’in altyapı ve ulaşım yatırımlarında merkezi yönetimin sorumluluğuna dikkat çeken Bayır, Körfez’in temizlenmesi, çevre yolu ve metro yatırımları üzerinden eleştirilerini dile getirdi.
Bayır, İzmir’de geçmişte yapılan hizmetlerin önemli bölümünün önceki belediye başkanlarının çalışmalarıyla gerçekleştirildiğini savunarak Aziz Kocaoğlu ve Yüksel Çakmur’un hizmetlerini hatırlattı.
İzmir’in yaşam biçimine yönelik müdahalelere de karşı çıkan Bayır, “AKP gelip de burada kara çarşaf giydirecekse benim karıma, kızıma, torunuma gelmesin. Bizim özel hayatımıza karışmayın kardeşim siz” dedi.
Eğitim ve ekonomi tartışması
Programda Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin İzmir’deki siyasi dengelere olası etkileri konuşulurken eğitim sistemi ve ekonomi de gündeme geldi.
Tacettin Bayır, eğitim sisteminde yaşanan sorunları eleştirerek mesleki eğitim ve çıraklık sisteminin zayıfladığını savundu. Atila Sertel ise köylerdeki ilkokulların kapatılmasının kırsalda yaşayan çocukları olumsuz etkilediğini söyledi.
Ercan Tatı da eğitim süresinin kısaltılması ve çocukların daha erken yaşlarda aile kurmalarına yönelik tartışmaları değerlendirdi. Üniversite eğitiminin niteliği konusunda geçmişle bugün arasında fark bulunduğunu savunan konuklar, eğitim sistemindeki sorunların toplumsal yaşamı etkilediğini dile getirdi.
Ekonomik sıkıntıların evlilik ve boşanma oranları üzerindeki etkisi de gündeme geldi. Sertel, geçim sıkıntısının önemli bir sorun olduğunu belirterek AK Parti’nin İzmir’de hem genel hem de yerel seçimlerde başarılı olamayacağını düşündüğünü söyledi.
Tatı’dan dikkat çeken iddia: “Tugay AK Parti’den aday olabilir”
Programın son bölümünde Ercan Tatı, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin olası nedenlerine ilişkin bir değerlendirme yaptı. Tatı, Tugay’ın henüz kamuoyuna açıklanmamış bir suç nedeniyle böyle bir karar almış olabileceği yönünde bir ihtimali dile getirdi. Ancak bu değerlendirmesini bir iddia ve olasılık olarak ortaya koydu; herhangi bir suçun varlığına ilişkin kanıt sunmadı.
Tatı, Tugay’ın olası bir genel seçimde AK Parti’den milletvekili adayı olabileceğini ve bu yolla dokunulmazlık elde etmeyi amaçlayabileceğini öne sürdü. Bu ihtimalin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin zaman içinde görüleceğini söyledi.
Tatı ayrıca, Tugay’ın ileride AK Parti tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilmesi ihtimalini de gündeme getirdi.
Tacettin Bayır ise AK Parti’ye geçen bir belediye başkanının, sonraki dönemde yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceğinin siyasi dengelere bağlı olduğunu belirtti. Konuklar, Tugay’ın parti değişikliğinin İzmir seçmeninin tercihlerine nasıl yansıyacağı konusunda değerlendirmelerde bulundu.
“Cumhuriyet tarihinde bu kadar transfer olmamıştır”
Programın kapanış bölümünde belediye başkanlarının parti değiştirmesi konusu yeniden gündeme geldi.
Senem Gökdağ, belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka bir partiye geçmesini seçmen iradesi açısından değerlendirdi. Gökdağ, seçmenin bir partiye ve adaya verdiği oyun daha sonra farklı bir siyasi yapı altında kullanılmasının tartışma yarattığını belirtti.
Ercan Tatı, geçmiş dönemlerde az sayıda belediye başkanının parti değiştirdiğini ancak son dönemde bu tür geçişlerin arttığını söyledi.
Atila Sertel, 36 belediye başkanının ve iki belediye başkan vekilinin parti değiştirdiğini belirtti.
Tatı ise yaşanan geçişlerin sayısına dikkat çekerek “Cumhuriyet tarihinde bu kadar transfer olmamıştır” dedi.
Senem Gökdağ, programı kapatırken İzmir gündeminin yanı sıra Türkiye siyasetindeki gelişmeleri de değerlendirdiklerini belirtti. Gökdağ, önümüzdeki seçimlerde halkın ve vatandaşın menfaatinin gözetilmesi, seçmen iradesinin korunması gerektiğini vurgulayarak konuklarına teşekkür etti.

Yorum Yazın