Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
ŞPO İzmir’den Tugay’a 'Kordon’a otopark' çıkışı: Üç ayda ne değişti?

ŞPO İzmir’den Tugay’a 'Kordon’a otopark' çıkışı: Üç ayda ne değişti?

TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kordon’a yaklaşık 4 bin araç kapasiteli yeraltı otoparkı yapılacağına ilişkin açıklamalarına yazılı bir basın metniyle yanıt verdi. Oda, Başkan Tugay’ın üç ay önce şehir merkezine otopark yapılmasına karşı olduğunu belirten açıklamalarını hatırlatarak, yeni proje duyurusunun planlama ilkeleri ve belediyenin yürürlükteki ulaşım politikalarıyla çeliştiğini kaydetti.

  • Ege Postası
  • 17.02.2026 - 12:45
  • Güncelleme: 18.02.2026 - 12:27

Açıklamada, Kordon hattının yalnızca bir yatırım alanı değil, 1990’lı yıllarda gündeme gelen otoyol projesine karşı yürütülen mesleki ve toplumsal mücadele sonucunda kamusal açık alan olarak korunan simgesel bir kıyı kesiti olduğu vurgulandı.

O dönem 6 şeritli otoyol ve viyadük ayaklarının altında kalma riski bulunan alanın, açılan davalar sonucunda otoyol projesinin iptal edilmesiyle sit alanı olarak tescillendiği ve dolgu kıyı kesiminin yeşil alan olarak kente kazandırıldığı hatırlatıldı. Bu sürecin başta Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası olmak üzere TMMOB’a bağlı meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve İzmir halkının mücadelesiyle gerçekleştiği ifade edildi.

Oda, bugün aynı alanda büyük ölçekli bir yeraltı otoparkının gündeme gelmesinin, geçmişte verilen mücadelenin temel gerekçeleriyle yeniden yüzleşmeyi gerekli kıldığını belirtti.

4 bin araçlık otopark ne anlama geliyor?

Basın açıklamasında, 4 bin araç kapasiteli bir yeraltı otoparkının gün içinde ve özellikle zirve saatlerde binlerce aracın giriş-çıkış yapması anlamına geleceği kaydedildi. Bunun, çevredeki ulaşım arterlerine ek yük getireceği ve ilave trafik yaratacağı ifade edildi.

Planlama literatürüne atıf yapılarak merkezi alanlarda büyük ölçekli otopark kapasitesinin artırılmasının özel araç kullanımını teşvik ettiği vurgulandı. Açıklamada, kent merkezinde özel araçla ilişkili kullanımların artmasının toplu taşıma ve yaya odaklı ulaşım politikalarıyla çeliştiği belirtildi.

Kısa vadede rahatlama algısı yaratsa da, orta ve uzun vadede daha fazla trafik baskısı oluşturacağı ifade edilen projenin, Kordon’un kısıtlı araç erişimine sahip açık yeşil alan olma özelliğini zedeleyebileceği, yaya ve mikro hareketlilik ağırlıklı kullanımını olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.

Plan belgelerine atıf: UPİ 2030 ve LOPİ kararları

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir’in yürürlükteki plan belgelerine dikkat çekti. Açıklamada, İzmir Ulaşım Ana Planı (UPİ 2030) ve İzmir Sürdürülebilir Kentsel Lojistik Planı (LOPİ)’nın halen yürürlükte olduğu ve bu planlarda kent merkezine ilişkin açık politika kararları bulunduğu ifade edildi.

UPİ 2030 kararları doğrultusunda Alsancak Bölgesi’nin yaya öncelikli alan olarak belirlendiği, yıllar içinde yapılan yayalaştırma uygulamalarıyla bu kararın desteklendiği hatırlatıldı.

UPİ 2030 Plan Raporu’nun “Otopark Düzenlemeleri” başlıklı bölümünde yer alan yerel politikalar arasında şu kararların bulunduğu aktarıldı:

Otopark yer seçiminde ulaşım sisteminin işleyişinin dikkate alınması,

Kent merkezine özel araç gidişini azaltmak ve yolculukları toplu taşımaya yönlendirmek amacıyla aktarma noktalarında otopark alanları oluşturulması,

Kent merkezinde yeni otopark yapılmaması, mevcut otopark kullanımının sınırlandırılması ve zaman içinde kaldırılmasının sağlanması.

Ayrıca “Kent Merkezi Alanı Otopark Politika Önerileri” kapsamında Pasaport, Alsancak ve Çankaya bölgelerinde yeni otopark yapımına izin verilmemesi yönünde açık plan kararları bulunduğu ifade edildi.

LOPİ kapsamında ise Alsancak İç Kordon Bölgesi için “Süper Zon” yani düşük emisyon bölgesi oluşturulmasının önerildiği; kent çekirdeği içindeki taşıt hareketliliğinin düşük emisyonlu araçlarla sınırlandırılması ve transit geçişlerin zon dışındaki yollar üzerinden sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.

Oda, bu plan kararları doğrultusunda kent merkezlerinde esas olanın özel araç erişimini artırmak değil, alternatif ulaşım türlerini güçlendirmek olduğunu vurguladı.

“Planlama sistematiği zedelenir”

Açıklamada, Kordon’a yeraltı otoparkı yapılmasına ilişkin kararın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürürlükteki plan belgeleri, ulaşım politikaları ve ortaya koyduğu vizyonla çeliştiği ifade edildi.

Yürürlükteki plan kararlarıyla uyumsuz uygulamaların planlama sistematiğinin bütünlüğünü zedeleyeceği ve kurumsal tutarlılığı tartışmalı hale getireceği belirtildi.

Kıyı alanı ve kamusallık vurgusu

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Kordon’un İzmir’in en önemli kamusal açık alanlarından biri olduğunu vurguladı. Kıyıların anayasal olarak kamunun ortak kullanımına açık olduğu ve özel mülkiyete ya da ayrıcalıklı kullanıma konu edilemeyeceği hatırlatıldı.

Yeraltı otoparkı inşaatı sürecinde gerçekleştirilecek uzun süreli kazı çalışmalarının yeşil alanın geçici ya da kalıcı kaybına, bitki dokusunun zarar görmesine ve alanın kamusal kullanımının kesintiye uğramasına neden olabileceği ifade edildi.

Ayrıca müdahalenin dolgu zemin üzerinde gerçekleştirilecek olması nedeniyle körfez ekosistemi ve kıyı güvenliği açısından teknik ve çevresel risklerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Tugay’ın üç ay önceki açıklamaları hatırlatıldı

Oda, Başkan Tugay’ın 7 Kasım 2025 tarihli röportajında, şehir merkezine otopark yapmanın daha fazla aracın merkeze gelmesi anlamına geleceğini belirterek “biz ise tam tersini istiyoruz” ifadelerini kullandığını aktardı.

29 Eylül 2025 tarihinde basına yansıyan başka bir açıklamasında ise şehir merkezini trafikten arındırmak istediklerini, araç kullanımını azaltmak ve bisiklet kullanımını artırmak amacıyla çeşitli noktalarda trafik kısıtlamaları planladıklarını söylediği hatırlatıldı.

Bu açıklamaların kent merkezinde özel araç kullanımını azaltmayı ve ulaşım politikalarını sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda şekillendirmeyi esas alan bir yaklaşımı ortaya koyduğu ifade edildi.

Ancak bugün gündeme gelen yeraltı otoparkı projesinin söz konusu söylemlerle uyumlu bir yönelim sergilemediği belirtilerek, kısa süre içinde aynı konuda farklı politika sinyalleri verilmesinin planlama yaklaşımının tutarlılığı açısından soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.

“Kamu yatırımları planlı ve tutarlı olmalıdır”

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi açıklamasını, kamu yatırımlarının planlı, tutarlı ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı.

Kordon’a yapılacak herhangi bir müdahalede alanın kamusal niteliğinin korunması, sit statüsünün plan kararlarında belirleyici olması, ulaşım planlama ilkelerinin gözetilmesi ve katılımcı bir sürecin yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Oda, yürürlükteki plan kararlarıyla çelişen ve tartışma yaratan bu tür yatırımlar için ayrılması planlanan bütçenin, kentin daha öncelikli ve kronik sorunlarının çözümüne yönlendirilmesi gerektiğini belirterek açıklamasını kamuoyuna duyurdu.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.