Polis ablukasındaki Taksim'de Gezi anması: Yurttaşlar 13. yılda bir araya geldi
İstanbul Valiliği ve Beyoğlu Kaymakamlığı'nın kararları doğrultusunda yoğun güvenlik önlemleri alınan Taksim Meydanı ve çevresinde, Gezi Direnişi'nin 13. yıl dönümünde yurttaşlar bir araya geldi. Polis ablukası altında gerçekleşen anmada Gezi'de yaşamını yitirenler de anıldı.
- Ege Postası
- 31.05.2026 - 22:05
- Güncelleme: 31.05.2026 - 22:08
Gezi Direnişi'nin 13. yıl dönümü nedeniyle İstanbul'un birçok noktasında güvenlik önlemleri artırıldı. İstanbul Valiliği ve Beyoğlu Kaymakamlığı'nın talimatları doğrultusunda özellikle Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve çevresi polis bariyerleriyle çevrilirken, çok sayıda polis ekibi bölgede görevlendirildi.
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Gezi Direnişi'nin 13. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma öncesinde Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Gün boyunca meydana çıkan yollar kapatılırken, metro seferleri Taksim durağında durmadı. Osmanbey'den Taksim'e uzanan güzergâhta polis bariyerleri kuruldu.
Tüm kısıtlamalara rağmen yüzlerce kişi Mis Sokak'ta bir araya gelerek Gezi Direnişi'nin 13. yılını andı.
CAN ATALAY’IN MESAJI OKUNDU
Anmaya CHP'nin tutuklu Hatay Milletvekili Can Atalay için destek mesajlarının yanı sıra, Ahmet Şık, Sezai Temelli, Kezban Konukçu ve İskender Bayhan ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
"GEZİ'DE DÜŞENE DÖVÜŞENE BİN SELAM"
Anma boyunca sık sık "Gezi'de düşene dövüşene bin selam", "Gezi biziz yine geleceğiz", "Her yer Taksim, her yer direniş", "Berkin Elvan 15'inde bir fidan" ve "Karanlık gider, Gezi kalır" sloganları atıldı.
Etkinlikte Gezi Direnişi sırasında yaşamını yitirenlerin ve Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan isimlerin fotoğrafları taşındı. Katılımcılar, tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.
GÜLSÜM ELVAN: "BİR GÜN BU ABLUKALARI YIKACAĞIZ"
Anmada konuşan, Gezi eylemleri sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan, Gezi'nin hafızasının tüm engellemelere rağmen yaşatılmaya devam edeceğini söyledi.
Taksim'in yıllardır polis ablukası altında tutulduğunu belirten Elvan, şöyle konuştu:
"Bugün yine abluka altındayız. Mutlaka bir gün bu ablukaları yıkacağız ve Gezi'de çocuklarımızı karanfil bırakarak anacağız. Can Atalay başta olmak üzere Mine Özerden, Çiğdem Mater, Osman Kavala, Tayfun Kahraman ile birlikte kol kola yürüyüp karanfillerimizi oraya bırakarak çocuklarımızı orada anacağız."
Elvan, konuşmasının sonunda "Bu korku duvarını bir gün mutlaka yıkacağız. Her yer Taksim, her yer direniş" ifadelerini kullandı.
YAŞAMINI YİTİRENLER TEK TEK ANILDI
Etkinlikte Gezi Direnişi sırasında yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunurken, kalabalık her ismin ardından hep bir ağızdan "Yaşıyor" diye seslendi. Katılımcılar, Gezi'nin demokrasi, özgürlük ve dayanışma mücadelesinin simgesi olmaya devam ettiğini vurguladı.
CEZAEVLERİNDEKİ GEZİ TUTUKLULARI İÇİN DAYANIŞMA MESAJI
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta tarafından okunan ortak basın açıklamasında "Bugün bir parka sahip çıkarken demokrasinin, barış çığlığının, adaletin ve ranta karşı sosyal devlet talepli kamusal anlayışın; çadırlarda, forumlarda, meydanlarda, mitinglerde ve yeryüzü sofralarında, yaratıcı zekayla, gençlerin coşkusu ve kadınların kararlılığıyla buluştuğu Gezi’nin yıldönümü. Bugün bir Parkın park olarak kalmasını isteyenlerin talep ve beklentilerine kulak tıkayanlara karşı 80 ilde milyonlarca yurttaşın sokaklara taştığı ve demokratik tepkisinin gür sesle yankılandığı gün" denildi.
Açıklama şöyle devam etti:
"Bugün 31 Mayıs 2026…
En demokratik, en katılımcı ve en barışçıl gösterilerin bile ağır hapis cezaları ile karşılık bulacağını göstererek halkın demokratik tepkilerinde korkuyu ve kaygıyı yaygınlaştırmayı amaçlayan; silahsız, ordusuz birbirini tanımayan kişilerin darbe yapabileceği tezine dayandırılan hukuksuz, delilsiz, mantıksız yargılamalarla, onlarca yıllık hapis cezalarına çarptırılan ve halen cezaevinde tutulan dostlarımız, arkadaşlarımız ve kardeşlerimizle; iş insanı Osman Kavala, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odasının yetkili avukatı Şerafettin Can Atalay, vakıf çalışanları Çiğdem Mater ve Mine Özerden ile dayanışma göstermenin, suçsuzluklarını haykırmanın günü… Bugün, kimseden emir almayan, kimseye emir vermeyenlerin, dayanışma ile revirler, kütüphaneler açanların, gerektiğinde barikat kuranların, öğrencisi, ev kadını, taraftar grubu, sendikalı işçisi, gündüz işe gece direnişe gelen sendikasız beyaz yakalısı, işsizi, emeklisi, Türkü, Kürdü, Ermensisi, Alevi ve Sünnüsi ile bütün bir halkın ayağa kalktığı gün…
"OTORİTER VE MİLİTER BİR REJİMİN İNŞAASINA DOĞRU SÜRÜKLENDİĞİMİZ BİR SÜREÇTEYİZ"
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün ülkemizi karnesi zayıf olsa da demokratik ülkeler sınıfından çıkarmakla kalmayıp, yüzyıllık Cumhuriyetin kazanımlarından, evrensel hukuk normlarından ve yurttaşların temel haklarından uzaklaştıracak, otoriter ve militer bir rejim inşasına doğru sürükleyen içinde bulunduğumuz sürecin ilk haber vericisi olan Gezi'yi hatırlama ve anlama günü
Bugün 31 Mayıs 2026… Partili Başkanlık rejiminin doğal sonucu olan “Partili Hakim ve Savcıların“ iktidar çıkarlarını gözeten kararları ile Ana Muhalefet Partisine Kayyum atanabilmesinin, seçilmiş belediye başkanlarının kolaylıkla ve inandırıcılığı olmayan verilerle tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının, tweet atan gazetecinin, itiraz eden akademisyenin bir anda kendisini hapishanede bulmasının ilk adımlarının Gezi davalarında atılmış olduğunu hatırlamanın ve hatırlatmanın günü,
Bugün 31 Mayıs 2026… Ülkenin bütününün maden sahası ilan edilerek heryerin kolaylıkla maden şirketlerine peşkeş çekilebilmesine, şehirlerin ortasındaki hastane arazilerinin bile özelleştirme kapsamına alınmasına, doğanın talanının bambaşka bir seviyeye çıkarılmasına ilk itirazın Gezi’de gösterildiğini akılda tutmanın 13. Yıl dönümü…
"MİLYONLARCA GENÇ İŞSİZLİK VE GELECEKSİZLİK GİRDABINDA"
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün milyonlarca gencin işsizlik ve geleceksizlik girdibında kumar ve uyuşturucu batağında, mafyatik ilişkilere özendirildiği; kadın cinayetlerinin hız kesmediği, lgbti+ bireylerin düşmanlaştırıldığı, üniversitelerin bir gecede kapatılıp, liyakatsizlikle ünlenmiş kişilerin en yetkili yerlere atanabildiği bir yönetim anlayışının ülkeyi getireceği yerin yıllar öncesinde Gezi Parkından teşhirinin yapıldığı gün…"
"GEZİ SADECE PARK DEĞİL ADALET TALEBİDİR"
Ortak açıklama şu ifadelerle sona erdi:
"Bugün 31 Mayıs 2026… Gezi’yi hatırlamanın ve savunduğu değerleri düşünmenin zamanıdır! Çünkü; Gezi, sadece bir park değil Adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz onyıllara varan hapis cezalarını veren siyasallaşmış yargının teşhiridir Gezi, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkenden kurulmuş bir barikattır.. Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır. Gezi, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesine karşı çıkışın adresidir. Gezi, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı hale gelmesidir. Gezi, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horunun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğu direnmenin ortak tarihinin adıdır. Ve Bugün 31 Mayıs 2026… Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!"
Yorum Yazın