Özgür Özel'den 'kurultay' çağrısı: CHP atama kabul etmez!
CHP Lideri Özgür Özel'in bayramlaşma programı için halk Güvenpark'a akın etti. Alan tıklım tıklım doldu. Özgür Özel konuştu. Konuşmasında kurultay çağrısı yapan Özel, "Hangi delegeyle istiyorsanız, derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. Cumhuriyet Halk Partisi atama kabul etmez!" dedi. Konuşmasının devamında meselenin parti içi meselesi olmadığını belirten Özel, "Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir! Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir!" şeklinde konuştu. Öte yandan Özel'in konuşması esnasında elektrikler kesildi, Özel, "Beklediğimizi yaptılar" dedi.
- Ege Postası
- 30.05.2026 - 12:09
- Güncelleme: 30.05.2026 - 16:19
CHP Lideri Özgür Özel'in bayramlaşma programı için vatandaşlar CHP Ankara İl Başkanlığının önüne akın etti.
Kumrular Caddesi'nin başı, Güvenpark'ın karşısındaki nokta, aynı zamanda birçok bakanlığın da olduğu bir yer. Çok sayıda polis ekibinin de etrafta beklediği görüldü.
CHP Lideri Özgür Özel'e destek veren vatandaşlar, "Özgür gelecek, özgür Türkiye" sloganları atarken Kılıçdaroğlu'na da tepki göstermeye başladı.
Saat 14.00'te olan bayramlaşma için alanın şimdiden dolmaya başladığı görüldü.
CHP Lideri Özel'in bayramlaşacağı aynı saatte Kemal Kılıçdaroğlu, polis zoruyla girdiği CHP Genel Merkezi'nde bayramlaşacak. Kılıçdaroğlu'nun ekibi, bayramlaşma için çevre illerden otobüs getirip vatandaş taşıdı.
Fakat Kılıçdaroğlu için CHP Genel Merkezi'ne gelen kalabalığın, Güvenpark'taki kalabalığın yanında sönük kalması dikkat çekti.
ÖZEL KONUŞMASINA DEVAM EDİYOR! "MÜESSES NİZAMA ÇOMAK SOKTUK"
Jeneratörün devreye girmesi ile CHP Lideri Özgür Özel konuşmasına devam etti:
Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk. Birincisi; bu düzende, Türkiye'de seçimle genel başkan değişmez, "Atatürk kalksa gelse bu delege düzeniyle genel başkanı değiştiremez" denilen yerde, Atatürk'ün kendini değil fikrini, mücadelesini, onun azmini sahiplenenler Cumhuriyet Halk Partisi'nde kurultayı kazandılar! :
İkincisi; "AK Parti yenilemez, 13 sefer seçim oldu hep Tayyip Erdoğan kazandı, AK Parti yenilmezdir" diyenlere karşı Cumhuriyet Halk Partisi, hep birlikte, bütün demokratlarla birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi'ni yendik ve müesses nizamın tekerine çomak soktuk!
Şimdi buradan açıkça ifade ediyoruz: Kimse bu milleti de, bu devleti de küçük görmesin. Bu milleti emir eri sanmasın. Bu devleti partisinin düzeni sanmasın. Bu millet de, bu devlet de Türkiye'nin kurucu partisine sahip çıktı, bundan sonra da çıkacaktır! Bugün, bugün burada partimize yapılan 21 Mayıs darbesinden sonra, 24 Mayıs günü partiye yapılan vicdansız saldırıdan sonra bugün buraya gelenler, "tarihin doğru tarafında duruyorlar" demek kifayetsizdir. "Bugün bu meydana gelenler tarihte yerini alacak" demek kifayetsizdir. Bugün bu meydan tarihi yazmaya gelmiştir, tarihi yazmaya gelmiştir!
"BU MEYDANIN KÜSURATI GENEL MERKEZDE YOK"
Türkiye’nin dört bir yanından toplama, Türkiye’nin dört bir yanından toplama bir kitleye, parti emekçilerini zorlayarak bahçeye indirmeye rağmen bu meydanın, bu meydanın küsuratı bile orada yoktu. Bu meydan tarihin ta kendisidir! Buradan açıkça söylüyorum, açıkça söylüyorum: mazbatasız genel başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz! Mahkemenin, Tayyip Erdoğan’ın kurduğu yargı kollarının talimatıyla, dünya hukuk tarihinde olmayan, Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak kazınan butlan kararı kimseye genel başkanlık meşruiyeti vermez.
"MAZBATASIZ GENEL BAŞKAN OLMAZ"
Yargının butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne mazbatasız bir genel başkan olmaz, yakışmaz, oturamaz! Buradan bir kez daha, dilimizde tüy bitene kadar söyledik, son nefesime kadar da söyleyeceğim: Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin, bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır!
"HANGİ DELEGE İSTİYORSA ONUNLA..."
Buradan açıkça sesleniyorum: Hangi delegeyle istiyorsanız; son delegeyle, önceki delegeyle, daha önceki delegeyle... Hangi delegeyle istiyorsanız, derhal bir kurultay yapın, partiyi seçilmiş bir genel başkana kavuşturun. Cumhuriyet Halk Partisi atama kabul etmez! Gördünüz, bütün il başkanlarımız burada, hoş gelmişler. Seçilmiş ilçe başkanları, seçilmiş il başkanları, belediye başkanları, üyeler... Kimse butlan istemiyor, bir atanmışı istemiyor. Türkiye’nin demokrasisinin teminatı bu partidir, derhal kurultayını istiyor! Buradan sizin huzurunuzda söylüyorum; benim, benim bu partiyi nasıl yöneteceğimi taahhüt ettiğim kırmızı kitapta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın ve Cumhurbaşkanı adayının tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen sene 23 Mart’ta ilk sözümüzü tuttuk, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik.
"HİÇBİR BAHANEYE SIĞINMADAN..."
Hiçbir bahaneye sığınmadan şimdi bir kez daha söylüyorum: Ben her delegeyle yarışa varım. Ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sandık koyalım. 2 milyon üyeyi çağıralım, genel başkanlığın kim olacağına 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili karar versin. O sandıktan kim çıkarsa, o sandıktan kim çıkarsa, resmi kurultaya o kişinin genel başkan adaylığında gidelim. Yani hem kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte genel başkanlık için ön seçim istiyorum. Sözüm sözdür! Eğer, eğer Manisa’da 2015 ön seçiminde %84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırmıştım. Eğer bu ön seçimde %85’in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım. Burada tarihi bir fırsat var. Bu kaostan, bu türbülansan Cumhuriyet Halk Partisi yıpranarak değil, güçlenerek, şaha kalkarak, iktidara koşarak gidebilir, koşarak gidebilir. Bunun için aklıselimin harekete geçmesi lazım, aklıselimin harekete geçmesi lazım. Bakın, parti meclisi toplanacak, çoğunluk sizde yok. Vicdan hakim, partililik hakim; toplayamıyorsunuz, vazgeçiyorsunuz. AK Parti’nin önünün... partinin bayramlaşmasının bir kalabalık olabilmesi için yapılanları hep birlikte gördük, tekrar etmek istemiyorum, utanıyorum, kahroluyorum. TGRT’deki tipler...
"TGRT'DEKİ TİPLER BUTLANA VASİ ATANMIŞLAR"
Hatırlayın. Hepimize, hepimize, hepinize vakti geldiğinde her hakareti yapan, her haysiyet suikastını yapan TGRT’deki tipler butlana vasi atanmışlar. Partiye... partiye TGRT’den basın... basın sözcüsü, partiye TGRT’den basın danışmanı atamışlar. Adamın sadece ve sadece bir tek amacı var, bir tek amacı var: Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmak için günde iki kere, üç kere her türlü rezaleti göze alıyor, partiyi yerin dibine sokacak iftiralar atıyor. Cumhuriyet Halk Partisi bunları hak etmiyor, bunu size yaptırmayacağım!
ÖZGÜR ÖZEL'İN KONUŞMASINA SABOTAJ
CHP Lideri Özgür Özel konuşurken, elektrik kesildi. Özel'in ses sistemi çalışamadı. Özel, "Beklediğimizi yaptılar" dedi.
Jeneratörün devreye girmesi ile CHP Lideri Özel konuşmasına devam etti. Özel elektriğin kesilmesi hakkında şunları ifade etti:
"Değerli arkadaşlar, beklediğimizi yaptılar! Elektriği kestiler! jeneratör devrede! Bizim sesimizi asla kesemeyecekler! Bunlar... Bunlar niye başımıza geliyor derseniz; bu saldırılar, bu sabotajlar, bu yargı darbesi, bu görülmedik işler... Bir tek şey istenmiyor, bir tek şey isteniyor: Burada, Türkiye'de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil, iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Size ant olsun ki, yemin ederim ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim! Asla! Türkiye'de yıllardır planlanan, yıllardır kurgulanan bir düzen var. Müesses nizam kendi siyaset kurgusunu bozmak istemiyor. O yüzden değişmeyen aktörleri, siyasetçileri millete dayatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimi, gençleşmeyi, kadınların önünün açılmasını, her yaştan kadroların genciyle, tecrübesiyle birbirini ezmeyen, birbirine güç veren anlayışla yaptıkları siyaseti hazmedemiyorlar, hazmedemiyorlar"
ÖZGÜR ÖZEL KONUŞTU
CHP Lideri Özgür Özel, Nazım Hikmet'in şiirinden dizlerle sözlerine başladı. "Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu. Önümüzde bakır taslar güneş dolu. Dostların arasındayız! Güneşin sofrasındayız!" diyen CHP Lideri Özel konuşuyor:
Mübarek Kurban Bayramı'nın son günündeyiz. Bugün buraya bayramlaşmaya, kucaklaşmaya ve helalleşmeye geldik. Bugün buraya yeniden birbirimize sarılmaya, yeniden umuda sarılmaya, hep beraber dostlarımıza birbirimizi... dost olmayanlara kararlılığımızı göstermeye geldik. (Hain Kılıçdaroğlu sloganları üzerine) Değerli Ankaralılar, sizi anlıyorum. Öfkenizi anlıyorum. Ancak bugün öfke sözleri değil; umudu yükseltmenin, umut sözlerini söylemenin, iktidar yürüyüşünü başlatmanın, "İktidar!" diye haykırmanın günüdür!
Partimiz kurulduğu günden beri tarih boyunca, Sivas Kongresi'nden bugüne çok zor günler geçirdi. Mallarına el kondu. Partinin kapısı kapatıldı. Partinin genel başkanları hapse atıldı. İl başkanları suikaste uğradı, şehit edildi. Bu partiye her kötülük yapıldı ama hiç kimsenin gücü Cumhuriyet Halk Partisi'ne yetmedi! Tarihte ilk kez... Tarihte ilk kez Cumhurbaşkanlığında bir partinin genel başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, hiç seçim kaybetmemişken; bu ses Cumhuriyet Halk Partisi, bir partili cumhurbaşkanını yendiği için, yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı için, bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl Cumhuriyet Halk Partisi'nin umuduna, Türkiye'de seçimle iktidarı değiştirme umuduna, yani cumhuriyetin en büyük kazanımı sandığa müdahale etmekte, Türkiye'nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına seçilen genel başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyum getirmektedir!
"ÖZEL, KILIÇDAROĞLU MESELESİ DEĞİLDİR, ERDOĞAN..."
Değerli arkadaşlar. Keşke... Keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi olsa. Keşke bu mesele parti içi bir tartışma olsa. Meseleyi doğru görelim, doğru şekilde ortaya koyalım. Bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç meselesi değildir. Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir! Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir!
Değerli arkadaşlar, değerli arkadaşlar, meydan alabileceğini aldı, doldu taştı, yollar taştı, sesimizin gidemeyeceği mesafelere ulaştı. Bugün, bugün, bugün ses sistemi güçlü, daha güçlü bir otobüsümüz yok.
Bir telsiz mikrofonumuz yok. Bir binamız yok. Paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var; siz varsınız, siz varsınız, siz varsınız! Bir tarafta binalar... Bir tarafta size rağmen polisle, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kanunsuz emirleriyle, polisle ele geçirilen bina var. O binanın önünde AK Parti'den destekle, TGRT'den kampanyayla; önünde A Haber'in, TGRT'nin canlı yayın yaptığı, Türkiye'nin dört bir yanından parayla, gündüz tarlada çalışacak olanları dahi yevmiyesini verelim, yemeğini verelim, parasını verelim diye taşımayla, göstermelik bir cılız kalabalıkla meşruiyet arayışı var.
Bir tarafta milletin ta kendisi var, milletin ta kendisi var! O yüzden mukayese kabul etmez, kıyas kabul etmez; bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine, ülkesine sahip çıkan milyonlar var. O yüzden şunu, şunu herkes bilsin: Biz, biz, ben değil, sadece biz değil, biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi'ni 47 yıl sonra iktidar yapanlarız, birinci parti yapanlarız. Biz, biz Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışmış CHP değil, kazanan CHP'yiz! Biz atanmış değiliz, biz seçilmiş CHP'yiz! Değerli arkadaşlar, herkes şunu adı gibi bilsin ki AK Parti asla demokratik bir seçimi bundan sonra kazanamayacağını biliyor, asla kazanamayacağını biliyor. Bu aziz milletin onları istemediğini biliyor.
Bu yüzden Türk milletinin iradesine karşı savaş açmış olanlar, AK Parti'nin kara düzenini savunanlardır. Geçen sene 19 Mart günü 15,5 milyon kişinin oy verdiği, 25 milyon kişinin imza verdiği Cumhurbaşkanı adayımız gözaltına alınıp tutuklandığında buna bir darbe demiştim ve bir yıldır hep birlikte 19 Mart darbesine direndik, direnmeye devam ediyoruz. Herkes şunu bilsin ki saldırı altında olan Cumhuriyet Halk Partisi değildir; milletin iktidarı değiştirme kararı saldırı altındadır, tüm demokratik sistem saldırı altındadır. İktidarı değiştirmek isteyen tüm siyasi partiler, onların seçmenleri saldırı altındadır. İşte bu yüzden bu meseleyi Cumhuriyet Halk Partisi'nin meselesi görmeyen, o atanma siyasetine direnen ve Cumhuriyet Halk Partisi'yle dayanışma gösteren tüm siyasi partiler tarihin en doğru yerinde durmaktadırlar."
MANSUR YAVAŞ KONUŞUYOR
Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaş konuşuyor:
"Kıymetli hemşehrilerim, öncelikle hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramlar kırgınlıkların azaldığı, dayanışmanın güç kazandığı, insanların birbirini daha iyi dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği müstesna zamanlardır.
Bayram birliktir, dayanışmadır, aynı sofrada bir araya gelebilmektir. Farklılıklarımıza rağmen ortak bir geleceğe inanabilmektir. Tam da böylesi günlerde ülkemizin ve partimizin içinden geçtiği sürece ilişkin bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Bizler 2019 yılında göreve geldikten sonra, 25 yıllık bir yerel yönetimlerden sonra yapacağımız faaliyetlerle nasıl bir yönetim sisteminin mümkün olabileceğini, ülkenin yolsuzluk yapılmadan da yönetilebileceğini ispat etmek ve ancak bu yolla da iktidarın değiştirilebileceğine inanarak çalıştık. Ancak bildiğiniz gibi 2023'te yapılan seçimlerde umduğumuz sonucu alamadık.
Daha sonra yapılan seçimlerde partide bir değişiklik oldu ve yerel seçimlerden sonra parti ilk defa yüzde 38 gibi bir oya ulaştı, çok sayıda belediye kazandık.
Ankara'da da sizlerin desteğiyle yüzde 60'ın üzerinde bir oy alarak yaptığımız çalışmaların onaylandığını gördük. Şimdi bize düşen; bu kadar ekonominin kötü olduğu zamanda, insanlar neredeyse yiyecek ekmek bulamazken, iş bulamazken, öğrenciler gelecekten umudunu kesmişken ilk defa bir umut doğdu, iktidarı değiştirme umudu. Yerel yönetimler vasıtasıyla da daha iyi bir yönetim yapılabileceği konusunda insanları ikna ettik. Ve ben bütün konuşmalarında şunu söyledim: Yukarıdan aşağıya bu yönetimin değişmesini isteyen, iktidarın değişmesini isteyen, hukukun üstünlüğüne inanan, demokrasiye inanan herkesin bir araya gelmesini ve bir yumruk gibi olmasını istedim.
Bunun sonucunda da iktidarı değiştirip yeniden parlamenter sisteme, hukukun herkesin güvendiği bir şekle dönüştürülmesine ve Avrupa'daki bütün insanların hakkı neyse, insanca yaşama hakkına kavuşması ve bu yönde çalışmalar yaptık. Ortaya bir umut çıktı, iktidar da bunu gördü. Ve bunu görünce partiyi bölmek için çalışmalara başladı. Sonuç itibarıyla hem belediyelere yapılan operasyonlar hem de itibarsızlaştırma çalışmaları, partiyi bölme çalışmaları... Bugün bu nedenle bazı hususları paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğüm için buradayım.
Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu, benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir.
Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim.
Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir. Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. Çünkü...
Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Bu ülkenin kurucu iradesidir. Demokrasi mücadelemizin en temel taşıyıcı unsurlarından biridir.
Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'ni zayıflatmaya, itibarsızlaştırmaya ve iç tartışmalar üzerinden yıpratmaya yönelik her girişim yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Bilelim ki bu girişimler Türkiye'nin demokratik birikimini hedef almaktadır. Cumhuriyetin değerlerini hedef almaktadır. Toplumsal umudu hedef almaktadır.
Değerli hemşehrilerim, bu ülke kolay şartlarda kurulmadı. Bu cumhuriyet, savaş meydanlarında verilen mücadelelerle, yokluk içinde gösterilen fedakarlıklarla ve milletimizin ortak emeğiyle inşa edildi. Birlik ve bütünlük vurgusunu ısrarla yapmamızın temel nedeni de budur. Buradan yalnızca Cumhuriyet Halk Partililere değil; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine inanan herkese çağrıda bulunuyorum.
Çünkü bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. Farklı düşünebiliriz, farklı geleneklerden geliyor olabiliriz. Ancak hepimizin ortak sorumluluğu hukuku savunmak, demokratik kurumları korumak ve millet iradesine sahip çıkmaktır.
Türkiye'nin ihtiyacı parçalanmış bir muhalefet değil; birbirinin varlık hakkına saygı duyan, ortak değerlerde buluşabilen bütünleşik bir demokrasi anlayışıdır. Çünkü bu konu artık partilerin konusu olmuştur. Mesele çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağı meselesidir. Birlikte hareket etmezsek yalnızca bugünü değil, geleceğimizi de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız. Hatta torunlarımız bile asla bizi affetmeyecektir.
Resmin büyüğünü hepimiz görmek durumundayız. Türkiye'de siyaset alanı daraltılıyorsa, demokratik kurumlar yıpratılıyorsa, seçilmiş iradeler tartışmalı hale getiriliyorsa, hukuk siyasetin konusu haline dönüştürülüyorsa, toplum kutuplaşma üzerinden yeniden şekillendirilmeye çalışılıyorsa... Bu durum doğrudan doğruya Cumhuriyet rejimine yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Benim duruşum başından beri demokrasiden yana olmuştur. Bu nedenle çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir!
Gelin... Bu süreci ortak akılla yönetelim. Çünkü bu konu artık kişiler arasında olmadığı açıkça anlaşılmıştır. Mesele Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren ve tüm iktidar değişimini isteyen milyonların ortak beklentisidir. Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Gelin, milyonlarca muhalifin iktidar yürüyüşünü hep birlikte kaldığımız yerden devam ettirelim. Bu bizim ortak sorumluluğumuzdur. Parti bu durumdayken televizyonun karşısına geçip kıs kıs gülenleri güldürmeyelim, hep birlikte bu oyunu bozalım!"
ÖZGÜR ÖZEL GÜVENPARK'TA
CHP tarihinin en büyük bayramlaşması için CHP Lideri Özgür Özel, Güvenpark'a geldi.
CHP'Lİ MURAT EMİR: SARAY'DA PİŞİRİLEN YEMEĞİ YEMEYECEĞİZ
CHP'li Murat Emir:
"Kalabalık, çok güzel bir günde Ankara'da İl Başkanlığımızın önünde vatandaşlarımızla buluştuk. Genel Başkanımızı bekliyoruz. Bayramlaşacağız. Ama bu bayramlaşma aynı zamanda tüm Türkiye'ye bir umut olacak, bir mesaj olacak. Birlikteliği, mücadele ruhunu, dayanışmayı burada gösteriyoruz. Kayyumu kabul etmeyeceğimizi, sarayda pişirdikleri yemeği bu halkın yemeyeceğini herkese gösteriyoruz.
Herkes anlasın ki Cumhuriyet Halk Partisi savaş meydanlarında kurulmuştur, halkın partisidir. Halkla siyaset yapacaksanız bu meydanda olacaksınız. Halk burada. Biz halkımızlayız, halkımız için siyaset yapıyoruz. Koltuk için, tabela için, masa sandalye için, bina için siyaset yapılmaz.
Saray elini çeksin CHP'den ve CHP'yi asla ve asla sarayın partisi yapmayacağız. Yüz binler buna izin vermeyecek, milyonlar buna izin vermeyecek. Her türlü siyasi mühendisliği, her türlü baskıyı, her türlü hukuksuz haksız mahkeme kararını yırtıp atıyoruz. Herkese meydan okuyoruz. Biz halkımızlayız, buradayız, herkesi bu meydana bekliyoruz."
CHP'Lİ AKDOĞAN: BURADA HİÇ KİME TAŞINARAK GELMEDİ"
CHP'li Umut Akdoğan da Dilan Halk TV Muhabiri Dilan Altürk'e konuştu:
"Ankara'da olup bizi dinleyen kim varsa lütfen, Pijamasını çıkartsın, elindeki kumandasını bıraksın ve Güvenpark'a gelsin.
Çünkü bize bir bayramı zehir ettiler. Bize zehir ettikleri bayramın coşkusunu biz şu anda Güvenpark'ta yaşıyoruz. Bize zehir ettikleri bayramın tadını biz şu anda Güvenpark'ta çıkartıyoruz.
Burada hiç kimse taşınarak gelmedi. Eğer otobüsler de organize edildiyse, otobüse binen insanlar parasını cebinden verdiler ve buraya geldiler. İşte bugün Ankara Güvenpark'ta bir destan yazılıyor. Bugün Ankara Güvenpark'ta bazı şeyler yeniden başlıyor.
Bugün Ankara Güvenpark'ta Cumhuriyet Halk Partisi üçüncü kez kuruluyor. Bugün Ankara Güvenpark'ta; binalara sıkışanlara, duvarların arasında sıkışanlara, barların, meyhanelerin fedailerinden medet umanlara bir cevap veriliyor. Burada sadece vatandaş var, eski bir otobüs var, derme çatma bir ses sistemi var. Başka hiçbir şey yok. Ama inanç var, ama kararlılık var, ama iktidar hedefi var.
Bizi partiden atacaklarını söylüyorlar. Bizi partiden atarlarsa, biz bu milletin kucağına düşeriz. Bu insanların bağrına düşeriz. Bizi partiden atarlarsa, biz yine bu insanların kollarında yükseliriz. Dolayısıyla herkesin aklını başına devşirme vaktidir.
Muhabir: Çok fazla milletvekilleri burada, CHP'li milletvekilleri de koridor açtı şu anda, Özgür Özel'in gelmesini bekliyorlar. Burada Özgür Özel'in vereceği mesajlar elbette kritik olacak. Vatandaşlar da Türk bayraklarıyla buraya geldiler. Aslında 9 gündür bu kalabalığı biz görüyoruz Özgür Özel'in yaptığı çağrılar sonrası ama bugün bir farklı Ankara. Bu kalabalığa ilişkin ne söylersiniz?
Umut Bey: Bakın şunu bütün yurttaşlarımız bilsin. Sosyal medya hesaplarımıza el koydular, duyuramadık. İlçe başkanlıklarımızın, il başkanlıklarımızın SMS sistemlerine el koydular, duyuramadık. Çoğu yerde telefonları kapattılar, duyuramadık. Kulaktan kulağa yayılan bir kalabalık bugün burada.
Kulaktan kulağa yayılarak toplanan bir kalabalık burada. Niye biliyor musunuz? Ben 40 yaşındayım, 27 senedir siyasetin içindeyim. Sadece şunu öğrendim: Haksız siyaset, halksız siyasettir. Eğer bir siyaset haksızsa, o siyaset halksızdır.
Dolayısıyla geldiğimiz bu noktada yurttaşlarımız bize şu mesajı veriyor: "Siz haklısınız" diyor, "Biz sizin yanınızdayız" diyor. "Cumhuriyet Halk Partisi fiilen kapatılmıştır" diyor. "Cumhuriyet Halk Partisi'ne el koyulmuştur" diyor.
Biz yüzde 40 cam tavanını kırmış ve iktidara giderken bizim başımıza bu işler getirildi. Şimdi mesele şudur: Artık kişilerin ve kurumların önemi kalmamıştır. Artık önemli olan halkın iradesidir. Halkın iradesi Özgür Özel'in yanındadır.
Bir şey daha söylemek istiyorum. Bugün burada TOMA da yok, polis de yok, zorluk da yok, biber gazı da yok. Barış havası var. Gidip Ankara Valiliği'ne dilekçe vererek bugün burada bu güzel bayramlaşmanın yapılmasını engellemek isteyen kayyum CHP yönetiminin ne olduğunu bütün yurttaşlarımız biliyor.
Tekrar çağrı yapıyorum: Ankaralılar, hala beni televizyonda dinliyorsanız, Genel Başkanımız buraya gelecek, sizlerle el sıkışacak, bayramlaşacak. Özgür Özel'e sarılmak isteyenler, Özgür Özel'le bayramlaşmak isteyenler, Özgür Özel'le tokalaşmak isteyenler gelsinler ve Güvenpark'ta bizimle olsunlar. Belki de hava kararana kadar bizler burada olacağız. Ankaralılar kalkın ve Güvenpark'a gelin!"
KARABAT: SEÇİMİ KAZANMAMIZDAN RAHATSIZ OLANLAR CHP'Yİ BÖLMEYE ÇALIŞIYOR
CHP'li Özgür Karabat, Halk TV Muhabiri Dilan Altürk'ün sorularını alanda yanıtladı. Karabat şunları ifade etti:
"Öncelikle bütün yurttaşlarımızın bayramını tebrik ediyoruz. Genel Başkanımız da birazdan burada yurttaşlarımızla, partililerimizle bayramlaşacak. Evet, bu mücadele aslında bayramlarda insanların torunlarına harçlık verebilme mücadelesi. Bu mücadele aslında emeklilerin bayramlarda tatil yapabilme mücadelesi. Ve bu uğurda yapılan mücadelede Cumhuriyet Halk Partisi önce yerel seçimleri kazandı, sonra Türkiye'nin birinci partisi oldu.
İşte bundan rahatsız olanlar, bugün partilileri karşı karşıya getirmeyi, bugün Cumhuriyet Halk Partisi'ni bölmeyi ve siyaseten kapatmayı planlıyorlar. Buna karşı bütün yurttaşlarımızın tepkisini bu meydanda da görüyoruz, sokakta da görüyoruz, telefonlarda da görüyoruz. Şimdi herkese düşen şey yurttaşı dinlemektir. Siyasetçi yurttaşı dinlemeden siyaset yapamaz. Mühim olan şey çözücü anahtar... nasıl çözeceksiniz o ya? Yurttaşı dinlemek, partiliyi dinlemek, onun mekanizmalarını oluşturmaktır.
Dolayısıyla bu meydanlar herkese bir şey söylüyor. Hiç kimse kulaklarını bu meydanlara, insanlara tıkamasın. Hiç kimse vicdanlarını karartmasın. Türkiye'de halkın iktidarına ihtiyaç var. Emeklilerin var, öğrencilerin var, içeride bekleyenlerin ihtiyacı var buna.
Bakın, öncelikle tabii elbette içerideki arkadaşlarımızla bayramlaştı. Onlarca insan içeride, Sayın Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere. İçeridekilerin morallerini bozmamak lazım, onlara umut olmak lazım. Ama bir o kadar, içeridekiler neden içeride? Türkiye'ye umut olmak için içeride. İşte biz o umudu hep diri tutmak istiyoruz. Hep diri tutmak istiyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne de o yüzden sahip çıkıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisi. Nasıl 10 yılda 10 milyon genç yaratmış ve bu ülkeyi büyük bir kalkınma hamlesiyle baş başa bırakmışsa, şimdi Özgür Özel ve ekibi, Sayın Genel Başkanımız ve ekibi de Türkiye'yi büyük bir kalkınma hamlesiyle, büyük bir zenginleşme hamlesiyle ve dünyanın lider ülkesi yapma hamlesiyle baş başa bırakmak istiyoruz. O yüzden engelleniyoruz."
GÜVENPARK TIKLIM TIKLIM
Buluşma saati yaklaştıkça, vatandaşların katılımı artmaya başlıyor. Güvenpark'ın tıklım tıklım dolmaya başladığı görüldü.
İL BAŞKANLIĞINA CHP LİDERİ ÖZEL'İN POSTERİ ASILDI
CHP Lideri ile bayramlaşmak için vatandaşların katılımı devam ederken CHP Ankara İl Başkanlığı'na Özgür Özel'in posteri asıldı.

Yorum Yazın