Dolar 49,2147
▲ %0.03
Euro 55,2165
▲ %0.17
Altın 6.537,361
▲ %0.53
Bist-100 12.156,53
▲ %0.28

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
Özel'den Erdoğan'a fon vurgunu tepkisi: Haberi varsa istifa etmelidir

Özel'den Erdoğan'a fon vurgunu tepkisi: Haberi varsa istifa etmelidir

YENİ Parti Lideri Özgür Özel, fon skandalında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü 'siyasi yük omuzlarımızda' sözlerine yanıt verdi. Erdoğan'a, "Burada Tayyip Erdoğan açısından durum şudur: Çok net bir şekilde, bu konudan haberi var ve kontrolünde her şey gerçekleştiyse derhal istifa etmeli ve kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa, derhal seçim kararı almalı ve yönetme kabiliyetini yitirmiş birisi devletin başında oturmamalı, emaneti millete, milletin yeni seçeceklerine teslim etmelidir. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan'ın. Bilgisi dahilindeyse suçludur, istifa ve hesap verme sürecindedir. 'Ben bilmeden bunlar oluyor' diyorsa, devleti yönetme kabiliyeti ortadan kalkmıştır." tepkisini gösterdi.

  • Ege Postası
  • 08.10.2026 - 12:46

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile görüşen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel fon skandalına ilişkin konuştu.

Özel, şunları ifade ediyor:

Bugün tabii gündemimizin önemli bir kısmı, 'asrın soygunu', 'asrın yolsuzluğu', 'asrın vurgunu'ydu.  Bu meseleyi, efendim 'Allah'tan korkmadıysanız Tayyip Bey'den de mi korkmadınız' diyenlerin Tayyip Bey'in sorumluluğunu örtmeye çalıştığını; ve bu meselenin Tayyip Bey'in göstermeye çalıştığı gibi işte 'birkaç tane fırsatçı falan' değil -bir kere öyle birkaç değil, yüzlerce var- ve meselenin de büyük bir koordinasyon içinde, Tayyip Bey'in bizzat kendisi değilse yanı başındaki tarafından ve atadıkları tarafından yönetilen organize bir soygun...

Siyasi sonuçları olan, siyasetten beslenen, ülkeyi yönetenlerin ülkeyi yönetirken görevleri gereği edinmiş oldukları sırlardan istifade eden ve hem kendi servetlerine servet katan hem de iktidarın iktidar ediş biçimini, yöntemini sürdürmesini sağlayacak bir kirli sarmal var ve bu sarmalın deşifre edilmesi gerekiyor.

O sebeptendir ki ilk günlerde olay ilk ortaya çıktığında AK Parti'den, 'Efendim mecliste bu konu araştırılır zaten, komisyon kurulur' diyenler, şimdi 'komisyona gerek yok' diyorlar. Şu savunmayı hemen duyacaksınız; hızla Anayasa'yı açacaklar ve şöyle diyecekler: 'Üzerinde adli süreçler yürütülen hususlarda Meclis Araştırma Komisyonu kurulamaz.' Bunu okuyacaklar size. Hemen onlara şunu hatırlatın arkadaşlar: Susurluk Araştırma Komisyonu, ya da Rabia Naz Araştırma Komisyonu, Soma Komisyonu, 15 Temmuz Komisyonu ve kurulan tüm komisyonlar, dopingi araştırma komisyonu...

Her birisi -AK Parti'nin de içinde bulunduğu süreçlerde, Susurluk hariç- üzerinde savcılar çalışırken, tutuklamalar yapılırken, mahkemeler görülürken kuruldu Aksine, komisyon kurulmaması istisnadır. İşte çeşitli, toplumsal duyarlılık alanlarında bu Meclis'in kurduğu hemen tüm komisyonlarda o sırada davalar görülmektedir. Meclis'in geleneğinde bu vardır. Bu bahane geçerli bir bahane değildir.

Buradaki mesele, Salı günü de gördük; yani Meclis'i denetlemek muhalefetin, çalıştırmak iktidarın görevidir. Nasıl kaçtılar gittiler bu mesele konuşulmasın diye... Dün genel görüşme yapıldı, partilerin önergeleri görüşülmesin diye neler yaptılar ama bu işin kaçışı yok.

Bugün ve devam eden günlerde Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına kim 'evet' diyor, kim 'hayır' diyor millet bunu görsün diye o araştırma önergeleri verilecek ve oylanacak. Görülüyor ki iktidar bundan kaçıyor.

Bu noktada biz böyle bir komisyon kurulursa, içinde partilerimiz elbette yer alacaktı, takip edecektik. Ama, kurulmaması durumunda diğer siyasi partilerle iletişim halinde olmayı, muhalefetin bu mücadelede, yani hakikatin arayışında.

"Ömer Çelik'le ilgili bazı açıklamalarınız ve iddialarınız olmuştu. Kendisi dün konuşmasında bir kısmına değindi. 'Belgesi olan yargıya götürsün' dedi. 'Birinin arkadaşıdır, ötekinin tanıdığıdır, değildir, sevdiğidir, akrabasıdır; bizim ilkemiz budur' diye bir açıklaması oldu.

Bir de Meclis'te dün akşamki Genel Kurul'da iktidara, bir bakan ve bir bakanın babası üzerinden bazı işlemlerle ilgili sorular olmuştu. Buna ilişkin detay ya da isim verebilir misiniz?" sorusuna şöyle yanıt verdi:

Yani diyor ki, 'bizim kendi siyasi yük bizde, idari yük bizde, kendi takvimimiz var' falan. Böyle kişilerin kendi takvimi, kendi siyasi çıkarlarına göre takvimleri değil; kamunun hızlı bir şekilde doğru bilgiye ulaşması, sistemik risklerin ortadan kaldırılması, tekrarının engellenmesi ve sorumluların hesap vermesi lazım.

Burada Tayyip Erdoğan açısından durum şudur: Çok net bir şekilde, bu konudan haberi var ve kontrolünde her şey gerçekleştiyse derhal istifa etmeli ve kanun önünde hesap vermelidir. Eğer haberi yoksa, derhal seçim kararı almalı ve yönetme kabiliyetini yitirmiş birisi devletin başında oturmamalı, emaneti millete, milletin yeni seçeceklerine teslim etmelidir. Bu konuda üçüncü bir şıkkı yok Erdoğan'ın. Bilgisi dahilindeyse suçludur, istifa ve hesap verme sürecindedir. 'Ben bilmeden bunlar oluyor' diyorsa, devleti yönetme kabiliyeti ortadan kalkmıştır.

Sayın Ömer Çelik'e çok net bir soru sordu partimizin sözcüsü. Ben de partimizin sözcüsünün bahsettiği konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledim. Sayın Ömer Çelik hakkında yazılan çizilen dedikoduları print edecek olursak, 4 değil 40 klasör yetmez. AK Parti içinde konuşulanlar da bunun 25 klasörünü oluşturur,
dışarıda konuşulanlar 15 klasördür....

 

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.