Özdağ'dan NEO TV'de ses getirecek açıklamalar! Olası mutlak butlan kararını değerlendirdi: Türkiye ve CHP siyasetinde derin hisler bırakır
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, NEO TV’de olası bir ara seçimde CHP ile ittifak yapılıp yapılmayacağına konusuna açıklık getirdi. Özdağ, CHP'de 'iki farklı parti' gördüğünün altını çizerek, "Birisi Cumhuriyet Halk Fırkası, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi. Seyit Rıza'nın fotoğrafıyla oturup ‘Ben Atatürkçüyüm’ diyemezsin. Bu ahlaksızlıktır" ifadeleriyle sert çıktı. Ayrıca Terörsüz Türkiye sürecine atıfta bulunarak CHP'ye 'Öcalan' uyarısında bulunan Özdağ, "Biz bütün siyasi partilere Atatürk'le birleşmeye ve Öcalan’ın içinde olduğu projeye karşı çıkmaya çağırıyoruz. Bunu yaparken tabii Cumhuriyet Halk Partisi'ni de çağırıyoruz. Onun için de diyoruz ki 'Bu masada oturmayın'" dedi. Öte yandan 'mutlak butlan' tartışmalarına da değinen Özdağ, "Böyle bir karar çıkması durumunda bunun Türkiye siyasetinde de Cumhuriyet Halk Partisi siyasetinde de çok derin hisler bırakması kaçınılmaz. Bunun sonucunda parçalanma bile olabilir" şeklinde konuştu.
- Ege Postası
- 23.04.2026 - 00:09
- Güncelleme: 23.04.2026 - 10:46
EGEPOSTASI- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, NEO TV’de yayınlanan Haber Aktif programında gazeteciler Mehmet Ali Deniz ile Alper Baran Esin’in sorularını yanıtlarken, yargı süreci, siyasi gündem ve Türkiye’nin temel meselelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
HAKKINDA VERİLEN HAPİS CEZASI 'SİYASİ YASAK' DURUMUNA SEBEP OLUR MU?
Özdağ, hakkında verilen iki yıl dört ay üç gün verilen hapis cezasının ‘siyasi yasak doğuracağı’ söylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Siyasi yasak gelir bundan. Bu ceza onaylanırsa… Ama bu cezanın onaylanması mümkün değil. Aslında bu cezanın çıkması da mümkün değildi. Çünkü yasa çok açık, bir, İki, Yargıtay içtihatları da bu konuda çok açık. Yani siz bir olayı kışkırtmak için bir şey söyleyeceksiniz, insanları şiddete çağıracaksınız, insanlar sizin bu şiddet çağrınızdan hemen sonra harekete geçecekler, sizin çağrınızla ve ortaya olaylar çıkacak. Bir grup diğer gruba saldıracak. Şimdi bunların hiçbiri yok benim dosyamda” açıklamalarında bulundu.
"HÂLÂ AYNI NOKTADAYIZ, DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"
Kamuoyunda 'tutumunda ve söylemlerinde değişikliğe gittiği' yönündeki iddiaları da değerlendiren Özdağ, partisinin yalnızca protesto odaklı bir yapı olmadığını vurguladı.
Türkiye’yi yönetme iddiası taşıyan bir siyasi hareket olduklarını belirten Özdağ, "Bunu İzmirli bir gazeteci arkadaşa sordum. Dedim ki ‘Neden böyle bir intiba var?’ ‘Çünkü İçişleri Bakanlığı’na yürüyordunuz’ dedi. Bende ‘Yine küfrederse yine yürürüm’ dedim. Ama her gün İçişleri Bakanlığı’na yürünmez ki. Biz bir protesto hareketi değiliz, biz Türkiye'yi yönetme iddiasını taşıyan bir kadroyuz ve bir reform programını temsil eden siyasi hareketiz. Cumhuriyetin kuruluş esaslarına dönmesi gerektiğini söyleyen ve bu kuruluş esaslarını yeniden yaşama geçirmeyi hedefleyen bir strateji izliyoruz. Ama tabii şu var: Partinin kuruluşu döneminde televizyon yok. Parti teşkilatlarımız yeni kurulmanın sıkıntılarını çekiyorlar. Basın bize yer vermiyor, bir tek sosyal medya var ve Türkiye'de hiçbir partinin muhalefetiyle ilgili kaynakla gündemde tutmadığı bir konu var. Nedir? Sığınmacı ve kaçaklar. Biz de sosyal medya üzerinden sığınmacı ve kaçakları gündeme getirdik ve bunu da getirirken sert bir iletişim dilini kullandık. Özellikle kullandık çünkü bu bir iletişim stratejisiydi ve bu iletişim stratejisi başarılı oldu sonuçta. Herkes bu sorunun ne kadar vahim olduğunun farkına vardı. AKP ve Erdoğan'a rağmen.
Erdoğan'ın en büyük başarısı istediğini konuşturur istediğini konuşturmaz. Siyasette gündemi belirler. İlk defa 22 yıllık AKP'nin iktidarda olduğu dönemde Erdoğan'a rağmen bir gündem ortaya çıktı. Sığınmacı ve kaçak gündemi ve bu siyasette kalıcı izler bıraktı. Cumhuriyet Halk Partisi, Zafer Partisi kurulduğu zaman resmi programında, internet sitesinde şöyle diyordu: ‘Göç ve entegrasyon bakanlığı kuracağız ve vatandaşlık vereceğiz’. Zafer Partisi kurulduktan bir buçuk sene sonra Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez ‘Bizde gönüllü olanları yollayacağız’ dedi. Seçimin birinci turuyla ikinci turu arasında Cumhuriyet Halk Partisi'nin programını ne olduğu bu konuda daha doğrusu bütün on dört gün sadece şöyle söylediler: Kemal Bey gelirse sığınmacılara yol açacağız. Değil mi? Erdoğan, ‘Bizde gönüllü olanları yollayacağız’ dedi. Biz ne dedik? ‘Biz gönüllü gönülsüz hepsini yollayacağız zafer turizm yola çıkıyor’ dedik. Hala aynı noktadayız, burada değişen bir şey yok" ifadelerine yer verdi.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİ
Zafer Partisi lideri Özdağ, Terörsüz Türkiye sürecine dair dikkat çeken ifadelerle 'Teröre 1.3 trilyon dolar harcandığı' yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını öne sürerek, “Öyle bir rakam yok. Bu büyük bir yalan. Zaten Türkiye'de öyle bir para yok. bu konuda yapılmış çok gerçekçi araştırmalar var ve rakam bunun çok çok altında, olağanüstü altında. Özellikle büyütülüyor. Üstelik vatanın parasal değeri olmaz kardeşim. Kaç lira harcayınca vatandan vazgeçeceğiz? 22 yaşında çocuklar şehit oluyor bu ülkenin toprak bütünlüğü için, millet bütünlüğü için. Onların bir dolar hesabı var mı? Yok. Sorun bakayım annesine. Oğlunun canını kaça verir? Hiçbir şeye vermez" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
"PKK GELDİĞİ YOLDAN VAZGEÇMEDİ"
Özdağ, terör ve güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde PKK’nın ana hedefinden tamamen vazgeçmediğini öne sürdü. Ayrıca Özdağ, bu tür bir sürecin ilerlemesi halinde uzun vadede Türkiye’nin bölünmesine zemin hazırlanabileceğini ileri sürdü.
Özdağ, "PKK ne diye yola çıktı? Birleşik Bağımsız Kürdistan. Geldikleri yoldan vazgeçmediler. Ama bu mücadelenin sonucu, bugün taleplerini geriye çekmiş olmalarıdır. Konjonktürel olarak geriye çekiyorlar. İstiyorlar ki Irak'taki, Suriye'deki sürecin benzeri Türkiye'de de politik yollarla gerçekleşsin ve bir Kürt ayrı kimliği oluşsun siyasi kimlik olarak. Türk gibi iki milletli bir devlete dönüşelim. İki milletliğe dönüştükten sonra zaten zaman uygun olmuş ya emperyalizmin müdahalesiyle bölünmeyi gerçekleştirecekler ve nasıl petrol bölgelerini cumhuriyet kurulurken bizden koparttılar ise, şimdi 21. yüzyılda su bölgesini, GAP bölgesini bizden kopartacaklar. Türk dünyasıyla aramıza bir set bölecekler, proje bu" şeklinde çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
BAHÇELİ'NİN O AÇIKLAMASINA DİKKAT ÇEKTİ: "DEMEK Kİ TÜRKİYE'Yİ BÖLEBİLECEĞİNİ BİLİYOR"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmiş açıklamalarına atıfta bulunan Özdağ, "Hiç kimse Devlet Bahçeli’ye şunu sormuyor: ‘Sayın Bahçeli, siz Öcalan meclise gelsin konuşsun demeden bir sene önce önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez dediniz. Ne demek istediniz?’ İnşallah Türkiye değişmez. Bu bir korku ifadesidir. Demek ki Bahçeli bu sürecin Türkiye'yi değiştirebileceğini yani bölebileceğini biliyor" ifadelerini kullandı.
"SEYİT RIZA'NIN FOTOĞRAFIYLA OTURUP 'BEN ATATÜRKÇÜYÜM' DİYEMEZSİN, BU AHLAKSIZLIKTIR!"
Geçtiğimiz günlerde olası bir ara seçim ya da olağan seçimde CHP ile ittifak yapılabileceğine yönelik soruya “Hangi CHP?” yanıtını veren Özdağ, söz konusu ifadesine açıklık getirdi.
“Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nde iki tane parti görüyorum aslında" diyen Özdağ, parti içinde tek bir siyasi yapının olmadığını savunarak, "Birisi Cumhuriyet Halk Fırkası, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Fırkası, CHP seçmeninin yüzde doksanını, doksan beşini oluşturuyor. Atatürkçü, Türk milliyetçisi, vatansever... ve bu Cumhuriyet Halk Partisi Meclis grubunun da en az yarısını oluşturuyor. Teşkilatlarının da yüzde yetmiş beşini oluşturuyor. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi var. Seçmenin yüzde beşi, meclis grubunun yüzde ellisi, teşkilatların yüzde yirmi beşi. Bunlar ise liberal solcu, Atatürk düşmanı, açık veya kapalı. Seyit Rıza'nın fotoğrafıyla oturup ‘Ben Atatürkçüyüm’ diyemezsin. Bu ahlaksızlıktır. ‘Dersim’de soykırım yapıldı’ deyip, ‘Ben Atatürk'ün partisinde milletvekiliyim’ diyemezsin. Bu da ahlaksızlıktır. Git o zaman kardeşim deme. Nereye aitsen oraya git. İşte bu iki parti" ifadeleriyle adeta ateş püskürdü.
"MUTLAK BUTLAN KARARI ÇIKARSA TÜRK SİYASETİ VE CHP'DE ÇOK DERİN HİSLER BIRAKIR"
Özdağ, kamuoyunda sıkça gündeme gelen “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, böyle bir kararın ortaya çıkması halinde Türkiye siyasetinde ve özellikle Cumhuriyet Halk Partisi içinde ciddi etkiler doğurabileceğini belirterek, "Bir dava süreci yürüdüğünü görüyoruz ve kimse açıkça konuşmuyor. Bir mutlak butlanın geldiği, gelebileceği sürekli ifade ediliyor. Bu mutlak butlan eğer kararı söylendiği gibi oluşmuşsa ve bu böyle bir karar çıkması durumunda bunun Türk siyasetinde de Cumhuriyet Halk Partisi siyasetinde de çok derin hisler bırakması kaçınılmaz. Bunun sonucunda parçalanma bile olabilir" dedi.
CHP'YE 'ÖCALAN' UYARISI: "BU MASADA OTURMAYIN"
İki farklı siyasi yaklaşım olduğunu öne süren Özdağ, CHP'ye ve diğer siyasi partilere 'Öcalan' uyarısında bulunarak, "İki tane proje var şimdi ortada. Birisi Abdullah Öcalan’ın döneminde içinde olduğu, DEM’in de içinde olduğu Cumhuriyeti yeniden yapılandırma projesi, Atatürk Cumhuriyeti'ne son verme projesi. Diğeri de kuruluş felsefesini Atatürk'ün Cumhuriyeti'ne 21. yüzyılda taşıma projesi. Biz bütün siyasi partilere, Atatürk'le birleşmeye ve bu Öcalan’ın içinde olduğu projeye karşı çıkmaya çağırıyoruz. Bunu yaparken tabii Cumhuriyet Halk Partisi'ni de çağırıyoruz. Onun için de diyoruz ki 'Bu masada oturmayın'. Bu masada oturmanız bu masaya meşruiyet veriyor" çağrısında bulundu.
"BELEDİYE BAŞKANLARINIZ DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANARAK GÖZALTINDA TUTULURKEN..."
Özdağ, "demokratikleşme" söylemleri üzerinden CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunarak, "Bu kadar belediye başkanınız düşman ceza hukuku uygulanarak gözaltında tutulurken, siz hangi demokratikleşmeyi konuşuyorsunuz iktidarla? Hangi demokratikleşme? Yok böyle bir şey. Yani demokratikleşme Öcalan'la konuşarak olmaz ki Türkiye'de. Türkiye'de hukuk ve demokratikleşme düşman ceza hukukunun sona erdirilmesiyle konuşulabilir. Eğer bir partinin cumhuriyet tarihinde ilk kez kongresi böyle ortadan kaldırılıyorsa hangi demokratikleşmeden bahsediyoruz?" ifadeleriyle sert çıktı.
"CHP'DEKİ DEĞİŞİME DİKKAT ÇEKMEK İSTEDİ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete ilişkin açıklamalarına da değinen Özdağ, "Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı. ‘Yakında Türk halkı hak ettiği ana muhalefet partisine kavuşacaktır’ gibi. Bu mealde bir açıklamaydı. Şimdi iki şey kastetmiş olabilir. Bir, AKP'ye ve muhalefete geçmeye karar verdi ki böyle bir düşüncesi olduğunu düşünmüyorum. İki, Erdoğan Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir değişime dikkat çekmek istedi" şeklinde konuştu.
Yorum Yazın