Dolar 49,8381
▼ %0
Euro 55,6655
▲ %0.18
Altın 6.450,665
▼ %-1.03
Bist-100 11.165,44
▲ %0.13

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
Neo Haber'de Halil Solak'tan peş peşe sert çıkışlar: Tugay, Yeni Parti kongresi ve CHP'ye eleştiriler!

Neo Haber'de Halil Solak'tan peş peşe sert çıkışlar: Tugay, Yeni Parti kongresi ve CHP'ye eleştiriler!

NEO Haber ekranlarında Senem Gökdağ'ın sunduğu Denge programına konuk olan gazeteci Halil Solak, İzmir siyasetinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. YENİ Parti İzmir İl Kongresi'ndeki liste krizini sert sözlerle eleştiren Solak, il yönetiminde ilçeler arasında temsil dengesinin sağlanamadığını savundu. CHP'ye yönelik transfer eleştirilerinde de bulunan Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin ardından bakanlarla gerçekleştirdiği görüşmelere dikkat çekerek, "Bu bakan ziyaretlerindeki fotoğraflar bana neyi hatırlatıyor biliyor musun? Hani 'Abidin bana mutluluğun resmini çizer misin?' Bu ne biliyor musun? Ayrımcılığın resmi ya..." ifadelerini kullandı.

  • Ege Postası
  • 29.10.2026 - 14:30
  • Güncelleme: 29.10.2026 - 16:56

EGE POSTASI - NEO Haber'de Senem Gökdağ'ın hazırlayıp sunduğu Denge programında İzmir siyasetinin gündemi masaya yatırıldı. Programın konuğu olan gazeteci Halil Solak, YENİ Parti'nin İzmir İl Kongresi'nde yaşanan liste krizini, CHP ile YENİ Parti arasındaki siyasi geçişleri ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasının ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

YENİ Parti'nin ilk il kongresinde ortaya çıkan tartışmalara dikkat çeken Solak, parti yönetiminin örgütü bir arada tutacak kapsayıcı bir anlayış benimsemesi gerektiğini söyledi.

"CHP'deki hastalıklı kongre anlayışını taşımışlar"

YENİ Parti'nin kuruluş sürecinde CHP'de yaşanan kongre ve kurultay tartışmalarının YENİ Parti'ye taşınmaması yönünde daha önce uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Solak, İzmir İl Kongresi'nde yaşananların endişelerini doğruladığını savundu.

Ön seçimde üyelerin Çağatay Güç'ü il başkanlığı için tercih ettiğini belirten Solak, bu sonucun il yönetimi ve diğer parti organları belirlenirken örgütün görüşlerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmediğini ifade etti.

Solak, "Ben üyeden aldığım güçle istediğim yönetimi yaparım, kimseye de hesap vermem. Bu anlayış da yanlış. Eğer bir şey yapıyorsanız herkesin ortak paydasında buluşmanız lazım" değerlendirmesinde bulundu.

İl yönetiminde bazı ilçelerin birden fazla isimle temsil edildiğini, bazı ilçelerden ise hiç temsilci bulunmadığını belirten Solak, listenin hazırlanma yöntemini eleştirdi.

"Bir ilçeden 4-5 isim var, bazı ilçelerden kimse yok"

Kongrede 36 il yöneticisi, 7 disiplin kurulu üyesi ve 56 kurultay delegesinin belirlendiğini hatırlatan Solak, bu görevlerin dağılımında ilçeler arasında uzlaşma sağlanması gerektiğini söyledi.

Karabağlar, Karşıyaka ve Bayraklı gibi ilçelerin temsil durumuna dikkat çeken Solak, Karaburun ve Beydağ gibi ilçelerin ise yeterince dikkate alınmadığını savundu.

"Karabağlar'dan bir tane delege var. O da belediye başkanı. Şimdi Karabağlar gibi büyük bir ilçeden bir tane delege yazılır mı? İl yöneticisi olmaz mı? Ondan sonra Bayraklı'dan 4 tane 5 tane isim yazılır mı? Karşıyaka'dan 4 tane 5 tane isim yazılır mı?" sözleriyle tepki gösteren Solak, kongrede yaşananları organizasyon eksikliği olarak değerlendirdi.

"Çağatay Güç örgütü bir arada tutmalı"

YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'e de seslenen Solak, partinin tabanını koruyabilmesi için daha kapsayıcı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Kongre öncesinde listenin örgütle paylaşılması ve itirazların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Solak, listenin son anda delegelerin önüne getirilmesinin tartışmalara zemin hazırladığını savundu.

Solak, ön seçimin ardından kongrenin şölen havasında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek, salonda yaşanan karşılıklı tepkilerin partiye zarar verdiğini söyledi.

Kongre sırasında gazetecilerin görüntü almasının engellenmesini de eleştiren Solak, yeni kurulan bir partinin bu tür tartışmalarla gündeme gelmemesi gerektiğini ifade etti.

Uğur Yıldırım'ın listeden çıkarılmasına tepki: Haksızlık

Kongrede yaşanan tartışmaların bir diğer odağının Uğur Yıldırım olduğunu belirten Solak, Yıldırım'ın geçmişte CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlattı.

Yıldırım'ın siyasi geçmişi ve Karşıyaka'daki tanınırlığına dikkat çeken Solak, il yönetimi listesine yazılmasının ardından gelen itirazları eleştirdi.

Yıldırım'ın listeden çıkarılmasının arkasında parti içindeki olası siyasi rekabetin bulunduğunu düşündüğünü belirten Solak, "Siyaseten çıkar çatışması diyelim. Yani ileride bizim başımıza bela olur. Bakın bu yaklaşımlar yanlış" dedi.

Yıldırım'a haksızlık yapıldığını savunan Solak, "Sırf yarın bir gün önümüze engel olmasın, belediye başkanı adayı olur, bilmem ne olur, bizim karşımıza rakip olmasın, parti içinde bize rakip olmasın diye bastırıp çıkarttıkları bir isim" ifadelerini kullandı.

Solak, "Uğur Yıldırım hani böyle tepeden inme birisi olsa partiyle hiç alakası olmasa işte örgüt tabanından gelmese vasıfsız biri olsa bir yere bu tepkileri anlayabilirsiniz. Ama örnek aile yaşamıyla Karşıyaka'da bilinen bir eczacı. 5 yıl ilçe başkanlığı yapmış.Yani şimdi Uğur Yıldırım'a yapılan haksızlık değil mi? Yıllarını partiye bu mücadeleye vermedi mi? Haksızlık. Bakın tamamen haksızlık yapıldı. Oradaki ilçe başkanı, işte diğer delegeler hepsi haksızlık yaptı. Sırf yarın bir gün önümüze engel olmasın, belediye başkanı adayı olur, bilmem ne olur. Bizim karşımıza rakip olmasın, parti içinde bize rakip olmasın diye bastırıp çıkarttıkları bir isim. Yani yanlış.Bakın olaya Ensar Aytekin müdahale ediyor." dedi.

Solak, kongrede yaşanan tartışmaların parti genel merkezi tarafından da değerlendirileceğini düşündüğünü belirterek, süreçte sorumluluğu bulunan ilçe yöneticilerinin ileride bunun siyasi sonuçlarıyla karşılaşabileceğini öne sürdü.

CHP'ye geçen 200 kişi tartışması

Programda CHP'nin Buca'da YENİ Parti'den yaklaşık 200 kişinin katılımına ilişkin açıklaması da gündeme geldi.

Açıklanan sayıya ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirten Solak, görüştüğü bir ilçe başkanından aldığı bilgilere göre YENİ Parti'den 132 kişinin istifa ettiğini, ancak bu kişilerin tamamının CHP'ye geçip geçmediğinin net olmadığını söyledi.

Solak, söz konusu ayrılıkların YENİ Parti Buca'daki kongre süreciyle bağlantılı olduğunu savundu. Kurucu ilçe başkanı Suat Bulut'un, ön seçimde Hüseyin Duyan karşısında kaybetmesinin ardından istifa ettiğini hatırlattı.

Kongreyi kaybeden isimlerin partiden ayrılmasını eleştiren Solak, siyasi mücadelenin yalnızca görev ve makam beklentisiyle yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

CHP'nin katılım sayısına yönelik açıklamasını da siyasi bir algı çalışması olarak değerlendiren Solak, benzer yöntemlerin geçmişte başka partiler tarafından da kullanıldığını savundu.

Solak'ın o bölümdeki açıklamaları şöyle;

"İşte CHP transferler konusunda. CHP bir basın bülteni servis etti. yaklaşık 200 kişi Yeni Parti’den istifa edip. İşte kurucu ilçe başkanları da vardı. Dediler ki işte baba ocağına, geri döndüler. Şimdi ben baktım fotoğrafa. Bir tane tanıdığım yok. Birini tanımıyorum. Şimdi siz rozet takıyorken birine, bu işin bir şeyi olmasın lazım, rozet takıyorsunuz. Nereden bilinecek onların Cumhuriyet Halk Partisi'ne Yeni Parti’den geldikleri..

Bir meclis üyesi transfer edersiniz. Anlarım. Milletvekili transfer ederseniz anlarım. Belediye başkanı geçer anlarım. İşte partide şu an bir görevi yoktur ama parti geçmişine baktığınız zaman önemli görevlerde bulunmuş Alaattin Yüksel gibi bir isim veya Tacettin Bayır gibi bir isim. İşte Musa Çam gibi bir isimi transfer ederseniz. O zaman anlarım. Derim ki; ya adam pişman oldu döndü. E şimdi oradaki hikaye bu adamlar kurucu ilçe başkanı Suat Bulut'la birlikte ilçe yönetimine atanmışlar kurucu olarak. Şimdi bunlar kongrede kaybetti Hüseyin Duyan'a. Oradaki Buca ön seçiminde Hüseyin Duyan'a kaybettiler. Zaten bir süre önce Suat Bulut istifa etti. Açıklama yaptı ‘işte müdahale edildi.’ Şu oldu bu oldu istifa etti. Bu ilçe başkan yardımcıları da tepki gösteriyorlar onlara. Yani şimdi böyle bir dava bilinci olabilir mi? Siz sırf kongrede kaybettiniz diye. Çekip gidiyorsunuz. O gün kongrede kazanmış olsaydınız gitmeyecektiniz. Bu sizin çıkar gözettiğinizin ispatıdır. Yani sizin işte dava bilinci, iktidar olma hedefi, topluma faydalı siyaset anlayışı. Bunların hiçbiri siz de yok. Siz sadece... Kendi çıkarınızı düşünen, yani bana burada yer kalmadı artık. Bu saatten sonra Yeni Partiyle benim artık bir bağım olamaz. Onlar öyle düşünüyorlar. Hâlbuki bir üye olarak çalışabilir. Örgüt için. ‘Benim burada bir şeyim kalmıyor. Gideyim CHP'ye döneyim en iyisi. Orada belki bir kongrede bir şeyde kendime oradan bir yer bulabilirim.’

Bakın bu durum bana neyi hatırlattı biliyor musun?

Cumhuriyet Halk Partisi biliyorsun mutlak butlandan sonra çok kan kaybetti. Ana muhalefetteydi… Dördüncü, beşinci sıraya geriledi. 92 milletvekili gitti. Daha gidecek olanlar olduğu söyleniyor. Her gün dörder beşer belediye başkanı istifa ediyor. Meclis üyeleri istifa ediyor. Bunlar sürerken diyorlar ki; İşte ‘YENİ Parti’den 200 kişi bize geldi. ilçe başkanı diyor ki; ‘bizden istifa eden 132 kişi. Onların da geçip geçmediğini bilmiyoruz’ diyor.

Şimdi bu da ne biliyor musunuz? Eskiden burada AK Parti güçsüzken ne yapıyordu seçim zamanı. Yerel seçim öncesi, genel seçim öncesi. Bir organizasyon yaparlardı. ‘CHP'den de diğer partilerden 500 kişi AK Parti'ye katıldı.’ diyerek rozet takarlardı. Bir salonda toplanırlar temsilen 10 kişiye, 20 kişiye rozet takarlardı. Bu CHP’nin yaptığı onun kopyası. Ben ilk o haberi görür görmez benim kafamda canlanan birkaç yıl önce AK Parti'nin İzmir'in, İzmirlilerin algısıyla oynamak için. İhtiyacı var çünkü hiçbir zaman burada iktidar olamıyor, seçimi alamıyorlar. İzmirlilerin algısıyla oynamak için 500 kişi bize geldi 300 kişi ama dönüp kimse sormazdı bu 300 kişi kim bu 500 kişi kim hangi partide siyaset yaptılar bilen var mı yok mu? Çünkü algı olduğu belliydi.

Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi İzmir ‘200 kişi bize geldi.YENİ Parti’den istifa ettiler. Biz zaten onlara giderken söyledik. Orada yapamazsınız. İşte isimler geçicidir. Cumhuriyet Halk Partisi bakidir’ falan diyerek… Bunlarla olmaz. Sizin kamuoyuna çıkıp siyaset yapmanız lazım. Yani bugün insanlar görüyoruz. Algıyla. Algı işini AK Parti çok iyi yapar.

Geçen 3 tane isim saydı ilçe başkanı Hüseyin Duyan, kim bu isimler İlhami Çiftçi, Serdar Yalçınkaya, Uğur Uşmalı. Bunlar ilçe başkan yardımcısı. Gerisini kimse bilmiyor. Gerisi sarı çizmeli Mehmet Ağa. Yani varlar mı yoklar mı? Bilmiyoruz. İlçe başkanı ‘kongre sürecinden sonra 132 kişi partiden istifa etmiş tespit ettik.’ Diye… Ama hepsi geçti mi? Belli değil."

"Bir günde üç bakanla görüşmek ayrımcılığın resmi"

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin ardından Ankara'da gerçekleştirdiği temaslar oldu.

Tugay'ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesini değerlendiren Solak, bu temasların zamanlamasına dikkat çekti.

Tugay'ın kısa süre içerisinde çok sayıda bakanla bir araya gelmesinin siyasi açıdan önemli olduğunu savunan Solak, merkezi yönetimin İzmir'e yaklaşımını sorguladı.

"Bu üç fotoğraf bana neyi hatırlattı... Hani 'Abidin bana mutluluğun resmini çizer misin?' Bu ne biliyor musun? Ayrımcılığın resmi ya... Bunu bana kimse anlatamaz. İzmirliler vergi ödemiyor mu?" sözleriyle tepki gösteren Solak, İzmir'in bugüne kadar neden aynı düzeyde destek görmediğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin ardından gündeme gelen proje ve yatırım açıklamalarını değerlendiren Solak, merkezi yönetimin hizmet sunumunda siyasi parti ayrımı yapmaması gerektiğini savundu.

"İzmir'in 25 yıl ne suçu vardı?"

İzmir'de yıllardır bekleyen ulaşım, altyapı ve çevre projelerinin Tugay'ın parti değişikliğinden sonra gündeme gelmesini eleştiren Solak, hizmetlerin hayata geçirilmesine karşı olmadıklarını özellikle vurguladı.

İkinci çevre yolu, Körfez geçişi, metro projeleri ve diğer yatırımların İzmir için önemli olduğunu belirten Solak, asıl sorunun bu projelerin neden daha önce gerçekleştirilmediği olduğunu söyledi.

Solak, "İzmir Körfezi'nin temizlenmesine bir manisi yoksa tüp geçit yapılsın. İzmir'in kuzeyine metro yok, yapılsın.İ şte Halkapınar Metrosu'na hep 3 bin lira iz bedel ayırıyorlardı. Şimdi yapsınlar bakalım. Yapsınlar. Kemalpaşa'ya uzatsınlar. Gaziemir'e yapsınlar. Karabağlar'a uzatsınlar. Yapsınlar. Biz bunu buraya taşıyarak engel olmuyoruz. Biz sadece diyoruz ki; neden bugüne kadar yapılmadı?" ifadelerini kullandı.

İzmir'de çöp bertaraf alanları konusunda uzun süredir yaşanan tartışmaları da hatırlatan Solak, çözüm arayışlarının Tugay'ın parti değişikliğinin ardından hızlanmasını eleştirdi.

Kentte ulaşım projelerinin yanı sıra Buca Onat Tüneli, İZBAN'ın uzatılması, Buca Metrosu ve yeni spor tesisleri gibi yatırımların gündeme geldiğini anlatan Solak, bunların hayata geçirilmesini beklediklerini belirtti.

"90 dakikayı niye kaldırdınız?"

İzmir'de geçmiş dönemde alınan belediye kararlarını da değerlendiren Solak, 90 dakika aktarma sisteminin kaldırılmasını ve su tarifelerini gündeme getirdi.

Belediyenin gelir ihtiyacı nedeniyle vatandaşlara ek mali yük getirildiğini savunan Solak, merkezi yönetimden sağlanan desteğin belediye hizmetleri üzerindeki etkisinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Solak, özellikle 90 dakika uygulamasına ilişkin, "Niye kaldırdınız? Niye döndürdünüz?" sorularını yöneltti.

"Aziz Kocaoğlu'yla ilgili Sayıştay bulgusunun zamanlaması manidar"

Programın son bölümünde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu da ele alındı.

Ödemiş Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi'ne ilişkin ek protokol hakkındaki bulguları değerlendiren Solak, söz konusu işlemin eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

2013 yılında başlayan sözleşme sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2016 yılında taraf olduğunu, 2019 yılında ise ek protokol yapıldığını anlatan Solak, bu işlemin neden daha önceki yıllarda değil de 2025 yılı raporunda gündeme geldiğini sorguladı.

Solak, "2019'daki bir protokol 2020'de niye girmiyor? 2021'de bakılmıyor, 2022'de bakılmıyor, 2023'te bakılmıyor, 2024'te bakılmıyor. Ta 2025'e geliyorsunuz. Bugüne kadar aklınız neredeydi?" sözleriyle denetim bulgusunun zamanlamasına tepki gösterdi.

Aziz Kocaoğlu'nun Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişinin ardından yaptığı sert açıklamaları da hatırlatan Solak, Sayıştay bulgusunun gündeme gelmesinin siyasi tartışmalarla bağlantılı olabileceği yönündeki kişisel değerlendirmesini dile getirdi.

Halil Solak, "Neden manidar buluyorum? Şimdi burada Aziz Kocaoğlu; 'Biz buraya bunca yıl hizmet ettik. İzmirli bilmiyor muydu AK Parti'ye oy vermesini de sen geçiyorsun' gibi. Sert açıklamalar yaptı, sivrildi. Ben biraz onu durdurmak açısından olduğunu... Biraz sus gibi yani." dedi.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.