NEO TV'de konuşan Güldoğan'dan 'Özgür Özel' yorumu: Muharrem İnce sürecinin bir benzeri!
NEO TV'de siyaset gündemine ilişkin kritik konu başlıklarını ele alan siyaset bilimci Veysel Güldoğan, Özgür Özel'in CHP'ye veda etmesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan süreci Muharrem İnce'nin CHP'den ayrılarak yeni parti kurmasına benzettiğini söyleyen Güldoğan, "Sayın Özgür Özel'in işi çok kolay değil bu süreçte. Silivri’yle tüm bağlantılarını koparmış bir lider olarak yeni bir partinin genel başkanı mı olacak, yoksa verilen talimatlar doğrultusunda hareket eden bir gölge başkan mı olacak?" sorusunu yöneltti. Ayrıca 2024 yerel seçimlerini hatırlatan Güldoğan, "Sadece adaylara oy veriliyor olsa Sayın Cemil Tugay'ın Sayın Hamza Dağ karşısında bir şansı olur duydu?" dedi. Öte yandan Özel ile Tugay'ın arasında gerginlik olduğu yönündeki iddialara da değinen Güldoğan, Tugay'ın Özel'in İzmir ziyaretinde yer almamasını hatırlattı ve iddiaların doğruluk payı olduğunu savundu.
- Ege Postası
- 22.07.2026 - 07:00
- Güncelleme: 22.07.2026 - 12:11
EGEPOSTASI- AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı, siyaset bilimci Veysel Güldoğan ve MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emre Tayyar, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Hanzade Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtladı.
NELER KONUŞULDU?
Programın gündemini ulusal ve yerel başlıklar oluşturdu. Özgür Özel'in CHP'ye veda etmesi ve yeni parti kuracağına ilişkin hazırlıkları, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi yoluna nasıl devam edeceği, MHP İlçe Kongreleri ve siyaset gündeminde bundan sonraki süreçte neler olabileceği gibi kritik konu başlıkları masaya yatırıldı.

ÖZEL CHP'YE VEDA ETTİ: GÜLDOĞAN'DAN 'MUHARREM İNCE' BENZETMESİ
Özgür Özel’in bugün TBMM Grup Toplantısı’nda CHP’ye veda etmesini masaya yatıran Güldoğan, Özel'in konuşmasının kendisine geçmişteki birtakım süreçleri hatırlattığını belirtti. Güldoğan, Muharrem İnce’nin CHP'den ayrılma sürecine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Özgür Özel'in aslında yaptığı konuşma sırasında benim aklıma hemen daha önce Muharrem İnce'nin CHP'den ayrıldığı süreç aklıma geldi. Muharrem İnce de yapılan bir genel kurulda önce yeterli imza sayısını sağlamışken bir anda imza verenler noter kanalıyla imzalarını geri çektiler ve yeterli imzayı sağlayamadı Sayın Muharrem İnce ve aday olamamıştı hatırlıyorsanız. O dönemde de Sayın Özgür Özel, Grup Başkan Vekiliydi ve Sayın Kılıçdaroğlu tek başına aday olup o genel kurulda genel başkan seçilmişti. O zaman Sayın Muharrem İnce mecbur bırakıldığını söyleyerek Memleket Parti’sini kurmuş ve yeni bir partiyle siyasi yolculuğuna devam etmişti. Şimdi insanın aklına bu durum geliyor. Yani o zaman Sayın Özgür Özel Grup Başkan Vekili olduğunda ve Sayın Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket ettiğinde, Sayın Muharrem İnce'ye yapılanlar karşısında yine sarayla iş birliği mi yaptılar da Muharrem İnce'yi yalnız bıraktılar ve tek başına bıraktılar? Hayır tabii ki. Dolayısıyla şu anda da Sayın Özgür Özel tamamen rüzgârı arkasına alabilmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket ettiği algısını yaratarak kendini daha güçlü hissettiğini düşünüyorum bu anlamda. Tabii ki Silivri'den aldığı talimatlar doğrultusunda hareket etme zorunluluğu var Sayın Özel'in. Öncelikle bir kere kendi tabanına gerçekten bağımsız bir genel başkan ve lider olduğunu hissettirmesi gerekiyor. Sayın Özgür Özel'in işi çok kolay değil bu süreçte. Silivri’yle tüm bağlantılarını koparmış bir lider olarak yeni bir partinin genel başkanı mı olacak, yoksa verilen talimatlardan doğrultusunda hareket eden bir gölge başkan mı olacak? Bunu hep beraber göreceğiz"
"BU NAMUSLU TEMİZ EVLATLAR KİMLER?"
Özel'in TBMM'de yapmış olduğu konuşmasını da eleştiren Güldoğan, "Sayın Özel ‘Namuslu temiz evlatları üstüne beton döküp parti içi iktidar savaşı için onları orada bırakmadık’ diyor ama Sayın Özel’in namuslu temiz evlatlar dediği kimdir? Şu anda yargı süreci devam eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı mı, Uşak Belediye Başkanı mı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı mı? Bu namuslu temiz evlatlar kimler?” diyerek tepki gösterdi.
"ÖZEL O EKİBİ OLUŞTURABİLECEK Mİ?"
Başarının temel kaynağının liderden ziyade güçlü bir ekip olduğuna vurgu yapan Güldoğan, CHP’nin mevcut tablosu ve seçmen eğilimleri masaya yatırdı ve şunları söyledi:
“Hep söylediğim bir şey var. Başarı için önemli olan şey ekiptir. Sayın Özgür Özel o ekibi oluşturabilecek mi? O ekip anlayışını, insanların karşısına çıktığında ‘Ben bu ülkeyi yönetebilirim. Bu ekip ile biz bu ülkenin dış politikasını, terörle olan mücadelesini, biz bu ülkenin içerideki barış ve kardeşlik sürecini, biz bu ülkenin gerçekten de savunma sanayisinin gelişimine devam etmesinde, bu ekip ile birlikte çok başarılı oluruz’ imajını tüm seçmene inandırabilirse tabii ki. Ama şu anki görüntü, bu bahsettiğim konulardan uzak görünüyor. Muhalif seçmen açısından baktığınızda, onlar da mutlaka ki bir yere tutunmak istiyorlar. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da seçimi kazanması, Ekrem İmamoğlu'nun çok sevilmesi mahiyetinde değil. Bazen gerçekten de verilen tepkiyi tek başınıza duyuramadığınız için o anda ortaya kim çıktıysa rakip olarak onun yanında yer alıyorsunuz"
"SADECE ADAYLARA OY VERİLSEYDİ TUGAY'IN HAMZA DAĞ KARŞISINDA BİR ŞANSI OLUR MUYDU?"
Eleştirilerini sürdüren Güldoğan, İzmir yerel seçimleri ve Belediye Başkanı Cemil Tugay üzerinden çarpıcı bir kıyaslama yaparak şu ifadeleri kullandı:
İzmir'de Sayın Cemil Tugay'ın normal şartlar altında yani Karşıyaka'da da olsa, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde de olsa seçip kazanma şansı var mı? Adam Karşıyaka Belediyesi'ni daha yönetememiş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı. Yani sadece adaylara oy veriliyor olsa Sayın Cemil Tugay'ın Sayın Hamza Dağ karşısında bir şansı olur muydu?”
"YENİ PARTİDE DE POPÜLİST YAKLAŞIMI BENİMSEYECEKLER"
MHP’li Tayyar ise, Özel'in iktidar üzerinden 'popülist bir politika' yürüttüğünü savunarak, kurulacak olan yeni partide de aynı yaklaşımı sürdüreceklerini öne sürdü ve şu şekilde konuştu:
“Temel itibariyle dayandıkları şu var: Bir, ‘İktidar ne yapıyorsa yanlış yapıyor, Cumhur İttifakı kesinlikle memleketin hayrına bir iş yapmaz’ düşüncesi var. İkincisi de ‘Asgari ücret şu kadar olsun, emekli maaşı bu kadar olsun’ üzerinden. Bu zaten bilinen bir şey. Popülist bir politika üretiyorlar. Bunu yeni partide gerçekleştirecekler. Bunun haricinde bir şey olmayacak. Bir de şöyle bir durum var esas itibariyle. Bugüne kadar Kılıçdaroğlu birtakım televizyonlarda çıktı açıklamalar yaptı ama henüz kürsüye çıkıp da yaşanan sürecin ne olduğuyla alakalı bir konuşma yapmadı. Yeni parti kurulacak, elbette onların da bir grupları olacak, bir toplantısı olacak. En nihayetinde Kılıçdaroğlu da çıkacak kürsüden anlatacak. Ne oldu bu süreçte, nasıl parti kendi elinden alındı, anlatacak”
YENİ PARTİYE KİMLER KATILACAK?
Kurulacak olan yeni partiye belediye başkanlarının katılım göstermeyeceğini öne süren Tayyar, “İlla ki katılanlar olacaktır yeni partiye ama çok da belediye başkanlarını sürükleyeceklerini düşünmüyorum. Adayı belirlemeden seçildikten sonraki birtakım genel merkez müdahaleleri, İstanbul'dan, oradan buradan belediyeye personel gönderilmesi adeta -tırnak içerisinde kayyum gönderilmesi- zaten birçok belediye başkanını bıkma noktasına getirmişti. Dolayısıyla hâl buyken çok fazla yeni partinin belediye başkanı rağbeti görmeyeceğini düşünüyoruz" dedi.
NALBANTOĞLU'NUN AÇIKLAMASINI HATIRLATTI
CHP İzmir Millletvekili Rıfat Nalbantoğlu'nun İzmir İl Başkanlığı ziyaretinde yapmış olduğu açıklamayı hatırlatan Güldoğan, "Sayın İzmir Milletvekili Sayın Rıfat Nalbantoğlu'nun yaptığı açıklamayı da mı AK Parti yaptırdı? Sayın Rıfat Nalbantoğlu, yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapan, İzmir'in de tanıdığı, sevilen önemli bir siyasetçi. ‘Siyaset çoluk çocuk işi değil’ dedi. Bunu Rıfat Nalbantoğlu’na kim söyletebilir yani? Kendi içinden geldiği gibi söylediği bir söz" şeklinde konuştu.
"CHP'DE SİYASET YAPANLAR HİÇBİR ZAMAN İKTİDARI HEDEFLEMEDİ"
Eleştirilerini sürdüren Güldoğan, CHP çatısı altında siyaset yapanların hiçbir zaman iktidara gelmeyi hedeflemediğini öne sürerek, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapanlar hiçbir zaman ülkede iktidarı hedeflememiştir. Hep parti içi iktidarı hedeflemişlerdir. Şu anda da biz dışarıdan gördüğümüz görüntü, parti içi iktidar için yapılan bir mücadele görüyoruz. Burada ayrı parti kurup sonra tekrar döneriz anlayışında olan bir grup var. Yok, biz bu parti bizim baba hocamız deyip bu partide siyaset yapmayı yeğleyenler ve bu partide siyaset yapmaya devam edecek olanlar var" dedi.
"CHP'DE KALAN VEKİLLERİN SOKAKTA KARŞILIĞI DAHA ÇOK"
CHP'de kalacak olan isimlerin Özgür Özel'den yana olan isimlere göre fazla ve sokakta karşılığının olduğunu öne süren Güldoğan, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalan milletvekillеrine baktığımızda ağırlıklarının, Özel ile devam eden milletvekillеrine göre çok daha fazla olduğunu ve sokakta karşılıkların çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Karşı tarafın hakkını yemiş olmayalım, Murat Bakan'la Deniz Yücel, sokakta karşılığı olan iki milletvekili. Onun dışında kim Yüksel Taşkın’ı yolda görse selam bile vermez” ifadelerini kullandı.
"TUGAY VE ÖZEL ARASINDA BİR GERGİNLİK OLDUĞU AŞİKÂR"
Öte yandan geçtiğimiz ay CHP'den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Özgür Özel arasında yaşandığı iddia edilen 'telefon' gerginliğine de değinen Güldoğan, Tugay'ın Özel'in İzmir ziyaretindeki tavrını hatırlatarak arada bir gerginliğin olduğunu savundu ve şunları söyledi:
“Normal şartlar altında Sayın Özgür Özel İzmir'e geldiğinde, Sayın Cemil Tugay havaalanında karşılamadı. Dolayısıyla en azından o il başkanlığında Sayın Cemil Tugay'ı bir görseydik veya herhangi bir fotoğraf karesinde birlikte görseydik, o zaman şu anki soru işaretleri kafamızda olmazdı. ‘Yeni kurulacak olan partiye Sayın Cemil Tugay da geçecektir’ derdik ama şu anda baktığımızda Sayın Cemil Tugay ile Sayın Özgür Özel arasında bir gerginlik olduğu aşikâr. Dolayısıyla bunların hepsi bir muammaya sebep oluyor. Bunu hep beraber ilerleyen süreçte gözlemleyeceğiz. Önemli bir kamu kurumu İzmir Büyükşehir Belediyesi. Bu şehirde aynı zamanda 30 tane ilçe var. 30 tane ilçe belediyesi var. Bunların takılacağı tavırlar çok önemli ve şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nin mevcut il başkanıyla da ben Sayın Tugay'ın görüştüğünü düşünmüyorum. Dolayısıyla şu anda hepimiz merakla bekliyoruz Sayın Tugay'ın yapacağı hamleyi. Büyük ihtimal bugün grup toplantısına katılan milletvekillerinin çoğu, hatta hemen hemen hepsi belli ki yeni kurulacak olan partiye geçiş yapacaklar. Ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ile ilgili ‘O da bugün itibariyle yeni kurulacak olan partiye geçecek’ diyemiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne geri dönmeyecek diyebiliyor muyuz? Hayır, geri dönebilir. ‘Biz bir hata yaptık baba ocağını terk etmeseydik iyiydi, geri dönelim’ der. Ya da Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçmekte isteyebilir. Bunların hepsini ilerleyen süreçte göreceğiz”
"CEMİL BEY İLE BÖYLE BİR ŞEY YAŞAMALARI ÇOK OLASI"
MHP’li Tayyar ise, iddiaların doğruluk payının yüksek olduğunu savunarak, “Bir iletişim problemi yaşandığı belli. Elbette ki yani siyasette yollar ayrılabilir. Bu ayrılıklar sıkıntılı da olabilir. Gerçekten bir daha birbirinizin yüzüne bakmayacak halde de ayrılabilirsiniz. Ancak Özgür Özel'in ayrılıklarının çok daha olağanın üstünde sancılı geçtiği çok aşikâr. Cemil Bey ile de böyle bir şey yaşamaları çok olası. Çünkü belli ki hani Cemil Bey'den beklentileri de yüksek, Özgür Özel'in. O beklentiler yerine gelmediği için muhtemelen net bir şekilde tavır koyması olabilir Özgür Özel kanadına. Veya Cumhuriyet Halk Partisi iç dinamiklerini etkilemediğini söylemek biraz gerçeklikten uzak olur. Dolayısıyla hani daha net bir tavır görmek istedi belki. Belki başka arada geçmişe dönük meseleler var. Belki Özgür Özel'in Cemil Tugay'ın Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçme ihtimalinden duyduğu hiddeti biraz olduğundan fazla yansıtması vardır. Ancak çok ciddi bir iddia" dedi.
TUGAY CHP'YE GERİ DÖNER Mİ?
Tugay'ın olası bir CHP'ye geri dönme kararı olup olmayacağına ilişkin konuşan Tayyar, Kılıçdaroğlu ile Tugay'ın bir arada ortak bir çalışma yürütemeyeceğini savundu ve şunları belirtti:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nde Kemal Kılıçdaroğlu'yla çalışma imkânı olmayanlardan biri bana göre Cemil Tugay çünkü kurultaydaki hile iddialarının faili olduğu noktasında zaten kendisi de şu an yargılanıyor. Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu bu haldeyken Cemil Tugay'ı kabul etmez. Cemil Tugay da hani zaten beni bunlar kabul etmez düşüncesiyle hemen hızlıca istifa etti. Bakalım göreceğiz ama gerçekten İzmir siyasetini meraka düşüren bir durum var”
"SÜRÜNMECE DEVAM EDİYOR"
Tugay'a yönelik eleştirilerini sürdüren Güldoğan, İzmir’de yaşanan kent içi sorunlara ve yerel yönetimin uygulamalarına dikkat çekti. Şehirdeki trafik, haşere istilası ve yarım kalan projelerin temel sebebinin 'plansızlık' olduğunu belirten Güldoğan, şunları söyledi:
“İzmirliler olarak beklentimiz net. Artık İzmir'deki yönetimdeki plansızlığın bir an önce son bulmasını istiyoruz. Yani şu anda İzmir'debir sinek istilası var, haşere istilası var. Bunun larva döneminde ilaçlanmamasından kaynaklı. İzmir'de trafik problemi var. İzmir'de yarım kalan projeler var, bunlar plansızlıktan kaynaklı. Bunların hepsinin çözüm noktası aslında hangi partide görev yaparsanız yapın, ekip anlayışıdır diye ben daha önce de söylemiştim, şimdi de söylüyorum. Hangi partide görev yaparsanız yapın, siz bir kamu görevlisi olarak verilen bütçeyi doğru yönetmeniz için sizin gerçekten de bütçeyi iyi yönetecek birine ihtiyacınız var. Siz hem bütçeyle ilgilenip hem trafik problemleriyle ulaşım master planlarını planlayamazsınız. Hem aynı zamanda yarım kalan projeleri tamamlamak için orada mimarlık ve inşaat mühendisliği çalışmalarında bulunamazsınız. Siz aynı zamanda israfı yönetemezsiniz. Burada belediye şirketlerindeki yetkililerin İzmir tarımı ile ilgili problemleri siz sadece bir belediye başkanı olarak bunların hepsinin üstesinden gelemezsiniz. Bu bir ekip işidir. Ekibinizi doğru konumlandırırsanız başarılı olabilirsiniz. Eğer siz bu ekibi hiçbir şekilde düzgün ve doğru tercihlerle yapmazsanız, ondan sonra şu anda bu sürüncemedeki süreç İzmir'in her yerinde devam ediyor”
"BUNDAKİ EN BÜYÜK PAY SAHİBİ VEYSEL ŞAHİN'DİR"
MHP İlçe Kongrelerine ilişkin söz alan Tayyar, “Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının çalışmasıyla yapılmış üye kazanımları değil. Dışarıdan insanların talebiyle yapılmış olan rozet törenleri üye katılımları olduğu için… Milliyetçi Hareket Partisi'ne üye olma talebi var, Milliyetçi Hareket Partisi saflarına katılma, Milliyetçi Hareket Partisi'nin çalışmalarına katkı sunma talepleri olduğunu müşaade ederseniz, elbette ki çok net bir şekilde il başkanımızın da ifade ettiği gibi, İzmir'de Milliyetçi Hareket Partisi'nin yükselen parti olduğunu ortaya koyabilirsiniz. Bundaki en büyük pay sahibi de İl Başkanımız Sayın Veysel Şahin'dir. Kendisi gece gündüz durmadan çalışıyor” şeklinde konuştu.
Yorum Yazın