NEO TV'de Umutoğulları'ndan çarpıcı değerlendirme: Kılıçdaroğlu köşeye sıkışmış vaziyette!
NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, Özgür Özel'in Güvenpark'taki mitinginde katılımın geniş olduğuna dikkat çekerek, liderliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkezdeki açıklamalarında seçilmiş yönetimi hedef aldığı ifadeleri eleştiren Umutoğulları, iktidara eleştiri yöneltmemesine dikkat çekti. Öte yandan Kılıçdaroğlu'nun kurultaya yönelik tutumunu da eleştiren Umutoğulları, "Koltuğu seçimle kaybetmiş bir genel başkanın atanarak bir koltuğa bakıp sıkı sıkı sarılmasını görüyoruz. Tabandaki insanlar da bunu görüyor" dedi. Öte yandan Umutoğulları, CHP'de asıl gerilimin İl Başkanlıklarında yapılacağı iddia edilen görev değişikliklerinde olacağını söyledi. Halil Solak ise, Güvenpark'taki mitingde Özgür Özel'in liderliğini ortaya koyduğunu ifade ederek, "Güvenpark'a gelenler demokrasiyi savunmuştur" şeklinde konuştu.
- Ege Postası
- 02.06.2026 - 00:00
- Güncelleme: 02.06.2026 - 00:50
EGE POSTASI- NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları ve NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Beyaz Masa programında Ertuğrul Turan’ın sorularını yanıtladı.
Programda, mahkeme kararıyla genel başkan koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in aynı gün aynı saatte gerçekleştirdiği mitingler, parti içindeki krizler ve kurultay tartışmaları masaya yatırıldı.

SOLAK: KILIÇDAROĞLU SINIFTA KALDI
Ankara'da gerçekleştirilen mitinglere ilişkin konuşan Halil Solak, iki ayrı buluşmanın CHP tabanının eğilimini görmek açısından önemli bir gösterge olduğunu savundu.
Solak, Kemal Kılıçdaroğlu'nun beklenen ilgiyi göremediğini ve verdiği mesajlar açısından beklentiyi karşılamadığını savunarak, “Aynı gün olması, seçmen ve parti tabanını tartma açısından çok önemliydi. Özgür Özel ve ekibinin orada bu kadar insan, bu kadar kalabalık toplayacağını düşünmüyorlardı. Onu bir ayrı yazalım. Kılıçdaroğlu'na yönelik de bence iktidarın beklediği o performansı alamadı. Hem kalabalık toplayamadı hem de orada vatandaşa, seçmene ve partilere verdiği mesajlar açısından da sınıfta kaldı. Kılıçdaroğlu açıklamalarını metninden okuması, salt partisine yönelik eleştiriler yapması, ‘Arındıracağız’ mesajları vermesi ki ondan önce biliyorsunuz ‘Çok önemli açıklamalar yapacağım, çok önemli belgeler paylaşacağım’ minvalinde bir açıklaması vardı. O vaat ile çıktı. Günler öncesinden çağrılar yapılmasına rağmen gelen kalabalık sadece Cumhuriyet Halk Partisi tabanından değil başka parti tabanından da oraya gelenler olduğu haberlere çıktı. Diğer tarafa bakıyorsunuz altı kilometre ötesinde Güvenpark'a, arada dağlar kadar fark var. Bir kere Özgür Özel’in burada liderliğini ortaya koyduğunu görebiliriz. Neden? Orada hem hitap açısından, esprilere de konuldu elektriği kesmişler. ‘Birazdan jeneratör devreye girer’ diyerek hazırlıklarını ona göre yapmışlar. Yani elektriğin kesileceğini bile tahmin ederek yola çıkmışlar. Stratejik açıdan aynı gün yapmaları kendileri açısından da önemliydi. Parti tabanına verileri mesaj, güçlü bir mesajdı. Artı yanlarında Mansur Yavaş'ın da gelip o kürsüye çıkması ki süreçte Mansur Yavaş partiye yapılan mutlak kutlanan ataması ve ardından polis zoruyla girilmesi sadece açıklamalarıyla, ’Kurultay yapılmalı’ gibi açıklamalar yapmıştı. Yani tarafını çok net ortaya koymamıştı. Burada bir kere tarafını da net bir şekilde ortaya koyduğunu gördük Sayın Mansur Yavaş'ın" ifadelerine yer verdi.
"GÜVENPARK'A GELENLER DEMOKRASİYİ SAVUNMUŞTUR"
Solak, bazı yorumcuların Ankara'daki buluşmalara ilişkin yaptığı değerlendirmelerde 'demokrasi' vurgusu yaparak, "Bazı iktidara yakın veya iktidar zamanında milletvekili yapmış şimdi yorumculuk, gazetecilik yapanlara bakıyorsunuz. ‘Kemal Bey'e gelenler CHP'li, öbür tarafa gelenler Demokratik Kitle Örgütleri’ diyorlar da Kemal Bey Cumhurbaşkanı adayı olduğunda da o kitle örgütleri Kemal Bey'in yanında olmuştu, onlar destek vermişlerdi. Zaten Demokratik Kitle Örgütlerinin amacı nedir? Demokrasiyi savunmaktır. Güvenpark'a gelenler bir kere demokrasiyi savunmuştur. Çünkü YSK'nın kararları hiçe sayılarak bir yerel mahkeme mutlak butlan kararı vermiştir. Oradan eski yönetimi göreve çağırmıştır. Onun üzerine iki tane olağanüstü bir tane olağan kurultay yapılmasına rağmen geriye dönük altı yıl öncesine gidip ki parti meclisinden birçok eksik var. Yedeklerle yetmiş beş olan liste bugün toplasalar elli beş kişi zor yapıyor. Düşünüyor musunuz?” şeklinde konuştu.
"PARTİNİN GERÇEK LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL'DİR"
“Bunları düşündüğümüz zaman orada verilen mesaj ki burada ayrı bir anekdot vermek istiyorum” diyen Solak, Güvenpark’ta verilen mesajın siyasi açıdan güçlü bir sembol taşıdığını ifade ederek, “Kemal Bey adalet yürüyüşünü Güvenpark’tan başlatmıştı. Neden başlatmıştı? O zaman Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasını siyasi görüp yaptığı haberlerden dolayı, bunlara karşı yola çıkmıştı. Bugün aynı noktada Cumhuriyet Halk Partisi, Güven Parti'de Özgür Özel liderliğinde yeni bir sayfa açmıştır. Artık tüm Türkiye görmüştür, partinin gerçek lideri Özgür Özel'dir. Bunun artık lamı cimi yok. Çünkü karşı tarafa baktığınız zaman destek 400 belediye başkanından 4 belediye başkanına, 81 il örgütünden iki tane, Bingöl’le Adıyaman İl Başkanı. Milletvekillerinden Kemal Bey'e desteği olan yirmi beş kişi diyorlardı. Bazı milletvekilleri Gürsel Erol gibi, Ali Öztürk gibi, Engin Altay gibi deneyimli isimler, Kemal Kılıçdaroğlu'na verdikleri desteği geri çekmiştir. MYK'sında yer almayacaklarını, partiye polis marifetiyle girilmesini eleştirmişlerdir. O isimler tecrübeli oldukları için, parti tabanında ters tepeceğini bildikleri için kendilerini geri çekmişlerdir, şu an süreci izliyorlardır” değerlendirmelerinde bulundu.
"GÜN GEÇTİKÇE KILIÇDAROĞLU DAHA DA YALNIZLAŞACAK"
Kılıçdaroğlu’nun ilerleyen zamanlarda yalnızlaşacağını ve bazı ilçelerde il örgütlerinin görevden alınacağını iddia eden Solak, “Bu saatten sonra gün geçtikçe Kemal Bey'in daha da yalnızlaşacağını düşünüyorum çünkü seçmen nezdinde itibarı kalmadı. Parti tabanında bir karşılığı yok, bunu açıkça görebiliyoruz. Bundan sonra belki belli ilçeleri ve il örgütlerini görevden alacaklar. Eğer kurultay yapılmazsa yerine kendi güdümündeki il başkanları ve ilçe başkanları, onlar destek verecekler ancak yine parti tabanında yani parti üyesi tabanında yeterince destek göreceğini düşünmüyorum” dedi.
"O MİTİNGDE GÖRDÜK, ÖZGÜR ÖZEL ARTIK BİR LİDER"
Özgür Özel’in son dönemdeki miting ve saha performansına dikkat çeken Mithat Umutoğulları, Güvenpark'taki buluşmanın stratejik açıdan doğru şekilde planlandığını savunarak sınırlı süre içinde yapılan çağrıyla geniş bir katılım gerçekleştirildiğini söyledi.
Umutoğulları, "Bir kere Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan hikâyesinde yaklaşık çok uzun zamandır konuşuluyor. Zaten bugüne kadar sessiz kalması, toplumda ciddi bir rahatsızlık yaratmıştı. Bir yorum yapmaması, açıklama yapmaması toplumu gerçekten böyle bir noktada hazırlamıştı aslında bir taraftan. Pazar günü ben o mitingi gördüğümde, aklıma ilk şey geldi. Erdoğan'ın 99'da cezaevine uğurlandığı bir görüntü var. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da görevinden alınmış, evinden çıkıyor, müthiş bir kalabalık vardı. Onunla cezaevinin kapısına kadar o kalabalık gitmişti. Şimdi burada da Özgür Özel, düşünün miting cuma günü açıklandı. Hiçbir duyuru yok, zaten medya hiçbir şekilde Özgür Özel'e yer vermiyor ve stratejik olarak çok doğru bir hamle yaptı. Yani Türkiye'ye bunu gösterme açısından kitlelerin seçilmiş bir genel başkanın arkasında olduğunu göstermek için çok doğru bir strateji yaptı ve aynı saate koydu. Yaklaşık iki bin-üç bin kişi vardı genel merkezde. Zaten CHP genel merkezi bilenler bilir, o iç tarafındaki alanın kaç kişi alacağını. İki bin kişiyi almamıştır ve çekilen dron görüntülerinde de alanın boş olduğunu görüyoruz. Özgür Özel de tam tersiydi. Yaklaşık elli bin civarında insan vardı. Yani, biz onu haberleştirirken bile yediye sekize katlamıştı Özgür Özel’in izlenme oranları. Dolayısıyla durum böyleyken, Cumhuriyet Halk Partili olan ya da bugün artık iktidara karşı bir umudu kalmayan Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendine bir umut gören vatandaş da aslında öfkeli. Bu Özgür Özel'in genel başkanlıktan alınma hikâyesi, Kemal Bey'in gelmesi sadece bu bir genel başkan tartışması değil. Türkiye'de artık çok başka bir hikâye var. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan, belediye başkanlarının gözaltına alınmasıyla, tutuklanmasıyla başlayan ve CHP Genel Başkanının iktidara karşı bir tavır bir duruşu var. Yapılan haksızlıkları anlatması, cesurca bu işlerin üzerine gidiyor olması, muhalefete kurtarıcı bir şey verdi ve o günkü bayram mitinginde şunu gördük: Özgür Özel artık bir lider. Eğer siz kitlelere ‘Hadi buradan Anıtkabir'e yürüyoruz’ derseniz, eğer binlerce insan sizin arkandan oraya kadar geliyorsa bu kitle size inanmış demektir” şeklinde konuştu.
KILIÇDAROĞLU'NUN BULUŞMASINDA 'KARANFİL' DETAYINA ÇARPICI YORUM
Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkez'deki buluşmasının bekleneni karşılamadığını savunan Umutoğulları, "Kemal Kılıçdaroğlu nasıl geldi CHP Genel Merkezine? Arabasının üzerine karanfiller dökmüşlerdi. Biz bunu genelde nerede görürüz? Cenaze arabalarında. Bir kere karşılaşma çok zayıftı Kemal Bey'in açısından. İki, Türkiye'de ilk mutlak butlanla ilgili gazetecilerle sohbet ettiğinde, çok büyük beklentilerle ‘Artık hiçbir gizli kalmayacak, mahkeme madem ki bu kararı açıkladı, her şeyi konuşacağım’ dedi. Özgür Özel'in ne diyeceğini biliyoruz da Kemal Bey ne anlatacak? İzlemeye başladık, başladıkça başka şeyler, hiç alakasız olmayan şeyler konuşmaya başladı ve dikkatimizi çeken şey de şu oldu. Muhtemelen Kemal Bey'i çok uzun yıllar tanıyan insanlar bunu… Metne bağlı konuştu. Şu gerçek: Eline bir metin verilmiş, ‘Bu metnin dışına çıkma’ demişler. Aklıma gelmiyor başka bir şey. Metnin tamamının hemen hemen bütün bölümünde kendinden önceki yani seçilmiş yönetimi hedef alan açıklamaları var. Bugün yazımda da onu söyledim. İktidarı eleştiren tek cümlesi yok. Düşünün siz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı oluyorsunuz tekrar, mahkeme kararıyla geldiniz ya da başka bir şekilde geldiniz. Oraya oturduğunuzda ilk yapacağınız iş ne? Parti içi meseleyi mi konuşursunuz, yoksa ülkenin içinde bulunduğu durumu mu? Siz bıraktınız gittiniz, memleket daha yoksullaştı değil mi? Partinizin iddiası o. Parti ‘Memleket daha çok yoksullaştı, işsizlik arttı, insanların can güvenliği yok, belediyelerimiz gözaltına alınıyor’ diyor. Bunlarla ilgili tek kelime etmedi" dedi.
"SAVCI MISIN HÂKİM MİSİN?"
Kılıçdaroğlu'nun, devam eden yargılamalar sürerken belediye başkanlarına yönelik söylemlerinin yanlış olduğunu belirterek, "Dönüyorsun ‘Biz masum olan belediye başkanlarımızı koruyacağız, sıkıntılı olanları da gözden çıkaracağız’ diyorsun. Sen savcı mısın hâkim misin? Ekrem İmamoğlu tutuklandı değil mi? Hakkında onlarca dava var. Sonuçlanmış bir davası var mı? Yok. Şimdi siz bir mahkeme süreci devam ederken, bir büyükşehir belediye başkanınız yargılanırken ya da diğer belediye başkanları yargılanırken… Serbest bırakılıp göreve döndürülmeyen belediye başkanları var. Şimdi bütün bunlar yapılırken siz kendinizi savcının, hâkimin yerine koyuyorsunuz. O zaman insanların aklında da şu geliyor: Yargının artık siyasallaştığını, bir parti yargısı haline geldiğini CHP'liler sürekli söylüyor değil mi? Kemal Bey'in bildiği bir şey var ki koruyacak yani. Özgür Özel belediye başkanlarını koruyamadı, tutuklandı. Kemal Bey nasıl koruyacak mesela? Bakın bir kere önce kamuoyuna bunu bir açıklasın” ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU'NUN 'FETÖ' SÖZLERİNE TEPKİ
Kılıçdaroğlu’nun ‘FETÖ’ sözlerini de masaya yatıran Umutoğulları, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım üzerinden eleştiri yaptığını ve Kılıçdaroğlu döneminde de belediye başkanı olduğunu hatırlatarak, “Bugüne kadar kendi döneminde seçilmiş belediye başkanın gözaltına alınan belediye başkanın büyük bölümü kendi döneminde de belediye başkanlığı yapmış ya da milletvekilliği yapmış. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nı kim gösterdi üç dönem? Kendisi gösterdi ki koltuğu kaybetmeden önce adaylığını açıklayan da Kemal Bey'di. AK Parti'ye gitti. Afyonkarahisar Belediye Başkanı, sizin dönemimizde kaç dönem milletvekilliği yaptı. Zaten iktidara yakın medya da biliyorsunuz bunu son günlerde sürekli fişekliyor. Özgür Özel'in kızının FETÖ'ye bağlı okullarda okuduğunu ki okumamış, sadece bir tane törende orada ödülü vermişler ki onu Millî Eğitim Bakanlığı organize etmiş, dün parti sözcüsü de açıkladı" dedi.
"KOLTUĞU BIRAKMAK İSTEMİYOR"
Kılıçdaroğlu’nun kurultay sürecine ilişkin tutumunu da eleştiren Umutoğulları, "Bütün bunlara baktığımızda Kemal Kılıçdaroğlu'nun o devletin yargı gücüne sarıldığı, koltuğu bırakmak istemediğini görüyoruz. Kurultay sorusu soruluyor, ‘Yürütmeyi durdurma kararı var, şu an yapamayız’ diyor. Özgür Özel tarafı da ‘Çok basit. Feragat ediyoruz dersin, dolayısıyla dava kesinleşmiş olur, kurultayı yapabiliriz’ diyor. Dolayısıyla koltuğu seçimle kaybetmiş bir genel başkanın atanarak bir koltuğa bakıp sıkı sıkı sarılmasını görüyoruz. Tabandaki insanlar da bunu görüyor" ifadelerine yer verdi.
"KURULTAYI YAPMAMAK İÇİN KAÇIŞ NOKTALARI VAR"
CHP’de kurultay sürecine ilişkin tartışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Halil Solak, temmuz ayına kadar olağanüstü kurultaya gidilmemesi halinde siyasi sonuçların ağır olabileceği yönündeki iddialara dikkat çekti.
Solak, “Şu an imzalar toplanmaya başladı, İzmir'den de verilmeye başlandı. Benim görüştüğüm İzmirli delegeler, ‘İmzaları tabii ki atacağız, kurultaysız olmaz’… Kemal Bey ‘Tedbir var, bizlik bir durum yok’ diyerek öne sürüyor. Sürekli bir kaçış noktaları var, kurultayı yapmamak için. Halbuki karar alsa toplasa parti meclisini ki onu da çoğunluk Özgür Özel’de diye toplamıyor. Toplasa bir karar alsa parti bu kadar yıpranmayacak, bu kadar ikiye bölünmüş havası vermeyecek. AK Parti iktidarı kenara çekilerek çekirdek çitleyip bunların birbirine girmesini öyle izliyor. Çünkü düşünsenize ülkede ekonomik olarak adalet olarak sosyoloji olarak bir çöküntü hâkimken, iktidar buradan daha güçlü çıkacak şimdi belki. Çünkü iktidar alternatifi görülen Ana Muhalefet Partisi şu an birbirleriyle mücadele içinde.
CHP'NİN OY ORANINDA DURUM NE?
CHP'nin oy oranına ilişkin farklı partilerden gelen seçmen desteğinin geri dönebileceğini ve bunun oy oranlarını etkileyebileceğini ileri süren Solak, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyu 37. Buraya gelen yani diğer partilerden gelen oy oranı 10 ile 12 puan arasında. Düşündüğümüz zaman eğer seçime bu şekilde gidilirse bu 10-12 puan geri döner. 25-26 bandına. Oradan da üç dört puan Kemal Kılıçdaroğlu'nun alacağına, onun girdiği başkanlığındaki CHP'nin yeni kuracak partisinin de bugün yine gündemi var bir anket yayınlanmıştı orada yüzde 35 küsürlerde göstermişti. Ben o kadar olacağını da düşünmüyorum. Yani yüzde 27'leri ancak zorlar diye düşünüyorum. Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi bu kadar zorlamayla parti tabanına, seçmene ve kamuya baskısına rağmen bu kadar ısrar ederse, ben baraj altında kalacaklarını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"ASIL ANKET SOKAKTA"
Mithat Umutoğulları ise, anket sonuçlarının gerçeğinin sokaklara yansıdığını belirterek, “Bugünkü imzayla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne yapacağını hep beraber göreceğiz. İmzalar toplandı, meclise teslim edildiğinde bir kurultay kararı alınacak mı? Birincisi bu. İkincisi de özellikle iktidar medyası üzerinden şöyle bir şey yapılabilir. Ben bunu bir operasyon olarak da yorumlayabilirim. Anket sonuçlarına bakınca evet anket sonuçları yüksek, zaten anketlere bakmanıza da gerek yok. Sokağa baktığınızda, alanlara baktığınızda, meydanlara baktığınızda yüzün üzerinde miting yapmışsınız bütün mitingleriniz dolu. Demek ki tabanın bir desteği var. Bir mitinge başladığınızda ilk bir iki beş miting yüksek olur sonra yavaş yavaş düşer. Ama tam tersine giderek artan bir miting var. Asıl anket orada. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu an mahkeme tarafından atanmış genel başkanın yapacağı her hamle Özgür Özel'e yarayacak. İstanbul seçimlerinde İmamoğlu'nu kimse tanımıyordu. Ne zaman ki Sayın Cumhurbaşkanı çıktı, Ekrem İmamoğlu'nu hedef alan açıklamalar yaptı, yarış Ekrem İmamoğlu'yla Recep Tayyip Erdoğan arasında döndü. Bütün Türkiye Ekrem İmamoğlu’nu duydu" şeklinde konuştu.
"ÖZEL BUNDAN SONRA MUHALİF SEÇMENİ KENDİSİNE BAĞLAYACAK"
Mutlak butlan kararı sonrası Özel’in liderliğini ortaya koyduğunu ve anket sonuçlarına yansıyacağını belirten Umutoğulları, “Ama ne zaman ki mutlak butlan çıktı, bu mitingle birlikte insanlar artık Özgür Özel'in bir lider olduğunu gördü. Sen arkana 50 bin kişi takıp Anıtkabir'e gidemezsin. Bunu Türkiye'de yapacak kaç tane lider var? Anket meselesi de bir tuzak olabilir bence. Çok erken çünkü. Bugün seçim yok ki üç yıl sonra seçim var. Üç yıl sonra olacak seçime bugün anket olsa ne yaparsınız? Bence onu sorgulamayın. Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel üzerine bir anket yapın. Özgür Özel'in partide kalacağını ve parti içerisinde vereceği mücadele de aslında dışarıda kaldığı, verdiği bütün aksiyonlarda, yapacağı bütün atraksiyonların her gün biraz daha muhalif seçmeni kendisine bağlayacağını, dolayısıyla bu anketlere yakın bir anket oranı yakalayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
"KILIÇDAROĞLU KÖŞEYE SIKIŞMIŞ VAZİYETTE"
Özel’in mitinglerinde radikal sol örgütlerin ve baroların desteğini de vurgulayan Umutoğulları, “Kendiliğinden gelişen bir muhalefet var. Eğer bunu iktidar organize ediyorsa ki stratejik olarak bence yanlış. Bence hükümetin bir an önce bu gerilimin dozunu biraz düşürmesi gerekiyor. Çünkü doz yükseldikçe bu işler daha çok Özgür Özel ve İmamoğlu ekibine yarıyor. Tabii, dokunulmazlıklar meselesi de var. Dokunulmazlıkları kaldırılabilir mi, kaldırılırsa ne olur? Ama dediğim gibi yine dokunulmazlıklar için milletvekillerinin oylarına ihtiyaç var. Yetiyor mu sayıları bilmiyorum. Buna İYİ Parti müsaade etmez. HDP oy vermez. CHP'nin mevcut yüzün üzerinde milletvekili zaten buna izin vermez. Kemal Kılıçdaroğlu köşeye sıkışmış vaziyette duruyor” değerlendirmesinde bulundu.
SOLAK: "TEKRAR GELDİNİZ, EL FRENİ ÇEKİYORSUNUZ"
Solak ise, Kılıçdaroğlu’nun performansının zayıf kaldığını ancak Özel ile birlikte partinin ivme kazandığının altını çizerek, “Cumhuriyet Halk Partisi bir örgüt farzı. Yani örgüt bilinci yüksek bir parti. O parti bilincini biraz yok etti. Salonlara hapsetti partiyi. Bu salonlara hapsetmesinin ardından şimdi sokakta kazandı. Yani siz meydanda varsanız, kazanırsınız. Meydana değilseniz kazanırsınız. Salondan istediğiniz kadar bağırın. Sabah akşam biliyorsunuz seçim zamanı sabah akşam mutfağından açıklama yapıyorlar. ‘Ekonomi şöyle, ekonomi böyle’ Sonuç değişti mi? Değişmedi. Ama Özgür Özel ne zaman sokağa indi ne zaman halka dokundu ne zaman onların dertleriyle dertlendi parti ivme kazandı. Yozgat'a mitinge gitti çiftçinin sorunu gündeme getirdi. Karadeniz'e gitti, çay üreticisinin, fındık üreticisinin dertleriyle, o zaman ne oldu? Parti ivme kazandı. Şimdi bu partiye geldiniz, tekrar el freni oluyorsunuz şu an. Geri çekiyorsunuz yani. ‘Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim’ diyen birisi, 13 yıllık genel başkanlık yapan birisi bunu yapıyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi seçmeni de diğer partilerin seçmeni gibi değil, bilinçli seçmenler. Onun ne amaçtan neden yaptığını bildiği için, demokrat kitle hep birlikte hareket eder. Burada farklı şeyler gördükleri için blok halinde hareket ederler ve yeni partiye destek verirler” şeklinde konuştu.
UMUTOĞULLARI: ASIL GERİLİM İL BAŞKANLIKLARINDA OLACAK
CHP’deki parti içi tartışmalarında asıl gerilimin İl Başkanlıklarındaki görev değişimiyle olacağını iddia eden Umutoğulları, “Bütün il örgütleri Özgür Özel'de. Bütün il başkanı, 80 il başkanının neredeyse tamamı Özgür Özel’e desteğini açıkladı. Tabloya baktığınızda aslında bütün örgüt Özgür Özel'in yanında. Şimdi diyelim ki İzmir İl Başkanı atadınız, o koltuğa nasıl oturtacaksınız mesela? O il binasına nasıl gireceksiniz? Hadi girdiniz il binasına, o koltuğa nasıl oturtacaksınız? Düşünsenize bütün partiler gün gelecek Gürsel Tekin'in yaşadığı duruma yaşayacak. O hâle getirecekler. Şimdi dolayısıyla bütün bunlara rağmen işin enteresan tarafı şu: Kemal Kılıçdaroğlu ve onunla beraber olan insanların bu kadar itibarsızlaşmayı göze alacak ne olabilir? Düşünebiliyor musunuz? Polis zorla girmiş, gaz sıkmış, Genel Başkan cephesini polis dışarı çıkarmış. Daha gazın kokusu çıkmadan adamlar gitmiş, çikolata ikram ediyorlar birbirlerine. Bu anlayışla Türkiye'de iktidar olma ihtimaliniz var mı?” sorusunu yönelterek tepkisini dile getirdi.
Yorum Yazın