Dolar 43,2751
%0.21
Euro 50,1960
%-0.1
Altın 6.375,380
%-0.3
Bist-100 12.669,00
%1.7

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
NEO Politik'te tansiyon hiç düşmedi: Güldoğan'dan Tugay'a sert çıkışlar... CHP'li Aydın ile MHP'li Hastürk arasında 'kooperatif davası' gerilimi!

NEO Politik'te tansiyon hiç düşmedi: Güldoğan'dan Tugay'a sert çıkışlar... CHP'li Aydın ile MHP'li Hastürk arasında 'kooperatif davası' gerilimi!

NEO TV ekranlarında yayınlanan NEO Politik programı, birtakım siyasi tartışmalara sahne oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ilçe belediye başkanlarıyla iletişimi olmadığını öne süren Güldoğan, “Cemil Tugay sanki çok yabancı biriymiş gibi ‘Bizim zaten ilçe belediyesiyle ast üst ilişkimiz yok’ şeklinde açıklamalar yapıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı işte Karşıyaka'da İZMAR açılışı yapıyor. Karşıyaka Belediye Başkanı yok” şeklinde konuştu. Öte yandan CHP’li Aydın ve MHP’li Hastürk arasında kooperatif davası tartışması, stüdyoda tansiyonu yükseltti.

  • Ege Postası
  • 09.01.2026 - 00:21
  • Güncelleme: 09.01.2026 - 11:49

EGEPOSTASI- CHP İzmir İl Başkan Vekili Murat Aydın, AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Veysel Güldoğan ve MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Bekir Sıtkı Hastürk, NEO TV ekranlarında yayınlanan NEO Politik programına konuk oldu.

3 parti temsilcisinin Türkiye ve İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu programda, zaman zaman tansiyon yükselirken, çarpıcı ifadeler programa damgasını vurdu.

CHP’Lİ AYDIN: SÜREÇ ŞEFFAF YÜRÜMÜYOR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin konuşan CHP’li Aydın, sürecin şeffaf bir biçimde mecliste yürütülmediğini savundu. Aydın, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin en önemli sorunu olan kürt sorununu meclis zemininde çözülmesi gerektiğini her zaman savundu. Bütün tartışmaların meclisin üzerinden yürütülmesini, partilerin bir araya gelerek tartışılması gerektiğini savundu. Dolayısıyla bu komisyonun oluşturulduğu dönemde ‘Cumhuriyet Halk Partisi buraya üye versin mi vermesin mi?’ tartışmaları olduğunda da duruşunu net olarak ortaya koydu. ‘Bu konu mecliste konuşulmayacaksa nerede konuşulacak?’ diye hep konuştuk. Meclis her konunun konuşulup tartışılacağı bir mecradır ve bu konuyu konuşmak için Öcalan’ın ayağına gidip onun fikirlerini almaya ihtiyacı yoktur. Terörü çözüm aracı olarak gören bir yapıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin işi olmaz. Bu tartışmayı kürt siyasetçilerle, kürt yapılarla kendisini kürtlerin temsilcisi olarak görenlerle, akademisyenlerle, herkesle yapar ama bunu mecliste meşru şekilde yapar. Bunun için bir ayrışma söz konusu.”

Yaklaşık 10 yıl önce gerçekleşen ‘Çözüm Süreci’ne atıfta bulunarak bugün yeniden tartışılan sürecin hukuki zeminden yoksun ilerlemesinin ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Aydın, “Bugünkü çözüm sürecinde görüşmeleri yürütenlerin başına yarın hangi hukuki süreçler geleceğini bilmiyoruz. Çünkü böyle bir yasal zemin yok. O yüzden CHP bu konunun meclis zemininde, meşru zeminde, hukuk zemininde konuşulması gerektiğini söylüyor. Elbette konuşulmalı ve bu sorun çözülmelidir.

Bu sorun hukuk zemininde konuşulmalı ve çözülmelidir bu konuda iktidarın, iktidara destek veren MHP’nin tavrını yadırgamıyorum, yanlış bulduğum yer orası değil. Bunu doğru bir zeminde herkesi kucaklayarak bir arada yapmak temel çıkış noktamız olmak zorunda. Çünkü yarın başarısızlıkla iktidarın üzerinde kalacak. Oysa biz bu süreçte başarısız olmak istemiyoruz. Bazıları mutlaka ‘Bu süreçte iktidar başarısız olsun da biz de buradan siyasi rant devşirelim.’ diyordur. CHP’nin bakışı bu değil. Bu hiçbir partinin üzerinden gelebileceği bir şey değil.” şeklinde konuştu.

MHP’Lİ HASTÜRK: CHP’NİN ‘ŞEFFAFLIK’ ELEŞTİRİSİ YERİNDE DEĞİL

CHP’li Aydın’ın ‘şeffaflık’ eleştirisine yanıt veren MHP’li Hastürk, “Süreç komisyon faaliyetleri şeffaf bir şekilde ilerlemedi. Yaptığı toplantılarda komisyon tutanakları da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin internet sitesinde izleyicilere de buradan tavsiye ediyorum. Meraklı olanlar varsa, şeffaflık konusunda kaygıları olan izleyicilerimiz varsa tbb.gov.tr'ye girerek bütün komisyona dair faaliyetlerin tutanaklarını görebilirler. Sadece bir istisna durum söz konusu. Milli Savunma Bakanlığı'nın, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın, İçişleri ve Dışişleri Bakanlığı'nın komisyona dair yaptığı sunumlar var. Bu da milli güvenlik hassasiyeti bakımından süreli olarak yayınlanmamıştır. Ama onun haricinde her türlü toplantının tutanakları mevcuttur. Dolayısıyla CHP'nin şeffaflık konusunda getirmiş olduğu eleştiri bana göre yerinde değildir” açıklamasında bulundu.

GÜLDOĞAN: CHP’NİN ELEŞTİRİLERİ SÜRECE KATKI KOYMUYOR

Sürecin başarıya ulaşması gerektiğini vurgulayan Güldoğan, CHP’nin İmralı’ya yönelik eleştirilerinin sürece katkı sunmadığını savunarak, “46 yıldır süre gelen bir terör var ülkemizde ve bunun karşılığında da yiten canlar var. 50 bin canımızı kaybetmişiz. 10 bin şehidimiz var. Yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir ekonomik bütçeden bahsediyoruz teröre giden. Bunların hepsini bir araya getirdiğinizde bizim ne yapıp edip bu illetten kurtulmamız gerekiyor bir kere. Dolayısıyla karanlıkta giden gemiye mutlaka gemiyi götürecek bir kaptan lazım. O kaptan da ülkenin başında ve siyasi riskleri de göz önüne alarak bu süreci başlatıyor. Terörsüz Türkiye süreci Sayın Devlet Bahçeli'nin Türkiye Milli Birlik ve Dayanışma sürecini başlatmasıyla bence burada herkesin en önemli noktası samimiyet. Eğer bütün siyasi partiler, meclis, sivil toplum kuruluşları bu konuda samimiyet gösterirlerse ben bu sürecin başarıya ulaşacağına inanıyorum.

Biz bu sürece ‘Biz onun ayağına gitmeyiz’ şeklinde sürekli eleştirel bakıp katkı koymazsak çözüm adına ilerleyemeyiz. Süreçte silahlar bırakılmadı, silahlar yakıldı. Bu da önemli bir şey. Çünkü silahlar yakılıyorsa geri dönüş yoktur” ifadelerini kullandı.

PHUKET TATİLİ GÜNDEMDEN DÜŞMÜYOR

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın belediye işçileri grevdeyken Phuket Adaları’na tatile gitmesinin yanlış yönleri ile eleştirildiğini belirten CHP’li Aydın, Aydın, Başkan Duman’ın söz konusu tatili kendi bütçesiyle gerçekleştirdiğinin açık olduğunu savundu.

“Sayın belediye başkanının bu tatile kendi bütçesiyle gittiği açık. Sayın Cumhurbaşkanının eğer bu tatile belediyenin bütçesiyle gittiğine dair bir iddiası varsa devletin bunu soruşturması gerekir. Burada eleştirici bir şey şu olabilir: Sen bir sorun yaşıyorsun belediyede. Bu sorun devam ederken tatile çıkma. Sonra çık. Ama çıkıp belediye bütçesinden tatile gittin dersen o zaman bunu ispat etmen gerekir. Şimdi ne diyeceğiz? Bizde Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu söylediği şeyin doğru olmadığını mı? Buradaki konu tarz ve üslubun ve zamanlamanın yanlışlığıdır. Bu yanlışlığı hepimiz söylüyoruz ve kabulleniyoruz zaten ama şu haksızlığı da yapmamak gerekir: Tartışmaların olduğu günlerde ben de il yöneticisi olarak o süreçte sendika, belediye yetkilileriyle görüşüyordum. Sayın Belediye Başkanımız Görkem Başkan da sürekli bu çalışmaların içerisindeydi. Kendisi erişilemez bir yerde değildi, konuşulamaz bir yerde değildi. Sayın Başkan, Buket Adası'na değil de Antalya'ya gitseydi herhalde bu kadar konu olmazdı belki.”

“BUCA ULUSAL BASINDA ÇÖP VE TATİLLE ANILIYOR”

Tartışmaya katılan AK Parti’li Güldoğan ise Buca’nın İzmir’in nüfus açısından en büyük ilçelerinden biri olduğuna belirterek, ilçenin ulusal basında yalnızca çöp yığınları ve tropikal adadaki tatil görüntüleriyle yer almasına dikkat çekti.

“Buca, İzmir'in en büyük ilçesi nüfus anlamında ve maalesef ulusal basında Buca sadece çöp yığınları ve talihsiz belediye başkanının tropikal bir adadaki tatiliyle ulusal basında yer aldı. Aslında Cumhuriyet Halk Partisi de bence kendi içerisinde Buca Belediyesi'nde bu tür hataların olabilme ihtimalini gördüğü için de moda tabirle kendi içinde de bir kayyum gönderdi Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden. Aslında gerçekten de ekonomik krizler belirli tarihlerde dünyada sürekli olur ve bir şekilde atlatılır. Önemli olan bizim ülkemizde sosyal çürümüşlüğün olmaması gerekiyor. Başkan olduğun binanın önünde eğer işçiler grevde değil toplanıyorlarsa, sen o yıl başında kurumunun başında geçir.”

MHP’Lİ HASTÜRK: İŞÇİLERİN SORUNLARIYLA DEĞİL, TATİLDE VE KONSERDE GÖRÜYORUZ

Konuya ilişkin konuşan MHP’li Hastürk, belediye başkanlarına yönelik eleştirilerini belediye konserleri üzerinden yürüterek, “Biz belediye başkanımızı işçilerin sorunlarıyla ilgili göremiyoruz ama başka alanlarda görüyoruz. Festivaller, konserler benim gözlemim, benim anlayışıma göre çok fahiş paralara yapılıyor. Biz oralarda göremiyoruz. Kaynakları doğru kullanırken göremiyoruz. İşçinin derdini paylaşırken göremiyoruz. Ama tatilde görebiliyoruz, konserlerde görebiliyoruz, ödül törenlerinde görebiliyoruz. Ama işçinin alın terini verme noktasında, inisiyatif almada, problem çözme noktasında göremiyoruz.” çıkışında bulundu.

GÜLDOĞAN: TUGAY VE İLÇE BELEDİYE BAŞKANLARI ARASINDA İLETİŞİM YOK

AK Parti’li Güldoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ilçe belediye başkanları ile iletişiminin olmadığını öne sürerek, “Şu anda bakıyorum işte en son Bornova'da bir sivil toplum kuruluşunun toplantısında Sayın Cemil Tugay davetli ama Bornova Belediye Başkanı yok. Bornova Belediye Başkanı'nı orada bir sivil toplum kuruluşu başkanı şikâyet ediyor Sayın Cemil Tugay’a ve Sayın Cemil Tugay sanki çok yabancı biriymiş gibi ‘Bizim zaten ilçe belediyesiyle ast üst ilişkimiz yok’ şeklinde açıklamalar yapıyor. Ben bakıyorum mesela Büyükşehir Belediye Başkanı işte Karşıyaka'da İZMAR açılışı yapıyor. Karşıyaka Belediye Başkanı yok” değerlendirmelerinde bulundu.

“İZMİR’İN SORUNLARI TUGAY’IN TAVRINDAN DOLAYI ÇÖZÜLEMİYOR”

Kent genelindeki sorunların Başkan Tugay’ın tavrından dolayı çözülemediğini savunan MHP’li Hastürk, “Önce bir tavırdan bence vazgeçilmesi gerekiyor. Tavır şu. İzmir'de herhangi bir problem olduğunda şehrimizin belediye başkanı adres gösteriyor. ‘Bakanlık şunları yapsın’ diyor. ‘Hükümetin organları şunu yapsın, devletin kurumları bunu yapsın’ Peki Cemil Bey ne yapacak? Neden belediye başkanı? Sürekli bir hükümet organına, devlet organına adres göstermek artık adet oldu. Somutlaştırmak gerekirse 6 Ağustos'tan beri İzmir'de ciddi su kesintileri var. Şu an Ocak ayındayız. Yani 21. yüzyılın ikinci çeyreğindeyiz artık. Burada kaynakları doğru kullanmak adına da Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir inisiyatif alanı ben görmüyorum. Biz körfezde göremiyoruz. Cemil Bey'i biz genelde ödül törenlerinde görüyoruz, resepsiyonlarda görüyoruz. Ve bu sorunu da itiraf etmiyor” eleştirilerinde bulundu.

“TUGAY SÖYLEMİYOR, YASALAR SÖYLÜYOR”

Hastürk’e yanıt veren CHP’li Aydın, yasalara atıfta bulunarak, “Şunu bakanlık yapsın, bunu bakanlık yapsın’ sözünü Cemil Tugay söylemiyor. Yasalar söylüyor. Devletin bütünlüğü kavramını bir Milliyetçi Hareket Partili'ye karşı savunmak durumunda kalmayayım. Sayın Tugay'ın Bütün ‘Çöpleri bir tesiste toplayacağım diye bir sözü yok. Zaten istese de yapamaz. Çöp master planı, bu ülkenin Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyenin birlikte yaptığı bir plandır. Çöpü? Toplama görevi, sokaktan kaldırma görevi ilçe belediyesine aittir. Çöpü nakledip Bertaraf etme görevi büyükşehir belediyesine aittir. O bertaraf tesisinin nereye kurulacağını belirleme yetkisi Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı'na ait. İzmir'de trafiği çözecek şeylerden birisi çevre yolu yapma. Bunu İzmir Büyükşehir Belediyesi parası olsa bile yapabilir mi? Yapamaz, yetkisi yok çünkü” yanıtını verdi.

Öte yandan İzmir’in en çok vergi ödeyen 3. Şehir olduğunu belirten Aydın, “İzmir Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi bütçesine en çok vergi ödeyen 3. şehir. İzmir merkezi yönetim bütçesinden yatırım almada 72. sırada” dedi.

KOOPERATİF DAVASINDA CHP VE MHP ARASINDA ‘SUÇ’ TARTIŞMASI

Kooperatif davasının geçtiğimiz pazartesi günü görülen dördüncü duruşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP’li Aydın, yargılama sürecine yönelik dikkat çekici ifadeler kullandı.

Aydın, davada tahliye kararı veren iki hâkimin daha sonra ağır ceza mahkemesi üyeliğine atanmasını hatırlatarak, bunun basit bir tesadüf olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu tatmin etmediğini savundu. Aynı süreçte davaya bakan 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ikiye bölünmesini de eleştiren Aydın, yargılamanın seyrine ilişkin soru işaretlerinin giderek arttığını dile getirdi. Aydın, “Bu mahkemenin ikinci duruşmasından sonra kıdemli üyesi Bütün dosya sürecini bilen, ayrıntılı takip eden kıdemli üyesi başka bir ağır ceza mahkemesine üye olarak gönderildi.

Aydın’ın bu çıkışı, duruşma sonrası siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi. MHP’li Hastürk ise söz konusu iddialara sert bir dille karşı çıkarak, “Bunu söylemeniz için elinizde bir verinin olması lazım. Bir insanın kariyeri hakkında bu kadar kolay yorum yapmak lazım” şeklinde karşılık verdi.

MHP’li Hastürk kooperatif davasına ilişkin “Birtakım milyonlar toplanmış. Ortada bir ürün yok. Bu davanın şikayetçilere bakın, mağdurlara bakın. Dişinden tırnağından arttırmışlar. Buraya para vermişler. Ortada bir ürün yok. Siz diyorsunuz ki o hakim şuraya indi, bu hakim buraya çıktı. Bakın hukuk devleti insanların siyasi görevlerine göre karar vermez” şeklinde açıklamalarda bulunurken CHP’li Aydın’dan tepki geldi. Aydın, dosyaya dair herhangi bir delil ve evrak görmeden konuşulmasını doğru bulmadığını belirterek, “Dosyayı gördünüz mü? Herhangi bir delilini gördünüz mü? Herhangi bir evrakını gördünüz mü? Bu tayinler normal geliyor mu?” şeklinde sorular yöneltti.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.