Dolar 49,4175
▲ %0.04
Euro 55,5757
▲ %0.75
Altın 6.626,298
▲ %1.62
Bist-100 12.070,17
▼ %-0.4

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
Muhalefetin basın ve ifade özgürlüğü önergeleri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

Muhalefetin basın ve ifade özgürlüğü önergeleri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti, DEM Parti ve YENİ Parti’nin basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırma önergeleri görüşüldü. İYİ Partili Turhan Çömez, son 20 ayda 10 televizyon kanalına el konulduğunu, son bir ayda 50’ye yakın gazetecinin hakim karşısına çıktığını belirtirken, DEM Partili Ceylan Akça Cupolo, "Fon vurgununu, kadın cinayetlerini ve Kürt meselesini saklamaya çalışıyorsunuz" dedi. YENİ Partili Eylem Ertuğ Ertuğrul ise Tele1’in susturulduğunu, Halk TV’ye kayyım atandığını ve T24’e erişimin engellendiğini ifade etti.

  • Ege Postası
  • 15.10.2026 - 21:55

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurul'un gündemine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görşüldü.

Genel Kurul'da İYİ Parti, DEM Parti ve YENİ Parti'nin Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların araştırılması, toplumun haber alma hakkı ile çok sesli medya ortamını güvence altına alacak önlemlerin belirlenmesi, gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, sansür, erişim engeli, polis baskını, gözaltı ve kayyum uygulamalarının tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla verdikleri Meclis araştırma önergeleri gündeme geldi. 

İYİ Parti'nin önergesi üzerine grubu adına söz alan Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, AK Parti’nin iktidara gelirken basın ve ifade özgürlüğü konusunda verdiği taahhütleri hatırlatarak, bugün bu taahhütlerden uzaklaşıldığını savundu.

Son 20 ay içerisinde 10 televizyon kanalına el konulduğunu belirten Çömez, bu kanalların bir bölümünün artık yayın yapmadığını, bir bölümünün ise iktidarın kontrolünde yayın yaptığını öne sürdü. Konuyla ilgili verdikleri soru önergelerinin yanıtsız bırakıldığını ifade eden Çömez, şöyle konuştu:

ÇÖMEZ: FONCULARIN BİLEĞİNE KELEPÇE TAKILDI MI?

"Son bir ay içerisinde 50’ye yakın gazeteci ne yazık ki hâkim karşısına çıktı ve yüzlerce, binlerce sosyal medya hesabı kapatıldı. Şaban Sevinç, Mustafa Balcı içeride, Murat Ağırel, bileğinde kelepçe var, evinde, yanı sıra İsmail Saymaz, bileğinde kelepçeyle evinde, Derya Okatan, Fatih Ergin, Tuğba Tekerek, Selahattin Günday içeride, Lale Özan Arslan içeriye alındı, Ali Tarakcı içeride. Peki, foncular nerede? Foncuların bileğine kelepçe takıldı mı? Elleri kelepçeli bir şekilde görüntüleyip milletin önüne koydunuz mu? Yapmadınız ama bunları konuşanlara, bunları telaffuz edenlere, bu kepazeliği, bu rezaleti milletle paylaşanlara bu cezayı reva gördünüz üstelik yola çıkarken bu sözleri millete vermiştiniz. Halk TV’yi niye susturdunuz? Neden el koydunuz Halk TV’ye? Gittiniz bir şafak vakti bastınız ve kayyum atadınız oraya. Konuşulmasın, duyulmasın, bilinmesin, işitilmesin, tartışılmasın, kimse bu konuya dair bir fikir sahibi olmasın. Yandaşlar, vurguncular, soyguncular götürsün, bunları konuşanlar derdest edilsin, kanalları basılsın, konuşulmasın ve sadece sizin çizdiğiniz bir alan içerisinde, sizin belirlediğiniz bir alan içerisinde konuşmalar yapılsın, bunu istiyorsunuz."

CUPOLO: FON VURGUNUNU, KADIN CİNAYETLERİNİ VE KÜRT MESELESİNİ SAKLAMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ

DEM Parti'nin konu hakkında verdiği önerge üzerine grubu adına konuşan Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Halk TV’ye yönelik uygulamayı İMC TV, Hayat TV ve Tele1’e yönelik geçmişteki uygulamalarla karşılaştırdı. Akça Cupolo, şu ifadeleri kullandı: 

"İMC TV'ye 2016'da ne yapıldıysa, Hayat TV'ye ne yapıldıysa Tele1'e benzer bir yöntem işletildi. Tele1'de denenen yöntemin aynısını şimdi de Halk TV'ye uygulamak istiyorsunuz. Elde avuçta kalan toplumsal her olayda mikrofonunu ve kamerasını ezilenlere, toplumsal meselelere çeviren bütün basın organlarını, gazetecileri nasıl hedef aldığınızı görüyoruz. Bu sebeple de Halk TV'ye yönlendirmiş olduğunuz yolsuzluk suçlamalarını, finansal suçlamaları tanımıyoruz ve bunların altı boş uyduruk suçlamalar olduklarını biliyoruz. Halk TV'ye kayyum atamamak gibi bir tercihiniz varken ilk tercihinizin her zaman 'masumiyeti kanıtlanana kadar herkes suçludur' normuyla hareket ettiğinizi ve bu şekilde eleştirel akla el koymaya çalıştığınızı görüyoruz.

Bugün gelmeden İletişim Başkanlığının 'web' sitesine girdim ve orada dezenformasyonla mücadele diye bir girişime ilişkin bir şeyler gördüm. Orada diyor ki: 'Düşün, sorgula ve doğru bilgiye ulaş.' Peki, Burhanettin Abisi, biz nasıl ulaşacağız, VPN'le mi? Kararttığınız hesaplara nasıl ulaşacağız? Sizin yarattığınız dezenformasyonu nasıl açacağız? Neyi saklamaya çalıştığınızı biliyoruz, fon vurgununu, kadın cinayetlerini, belediyelere ve şirketlere çöken kayyumların hırsızlığını, yeni doğan çetelerini saklamaya çalışıyorsunuz, madencilerin hakkına konulmasını saklamaya çalışıyorsunuz, iktidar sıralarında oturup fondan zengin olan siyasetçilerin ismini, cezaevlerinde işkence olduğunu ve Kürt meselesini saklamaya çalışıyorsunuz."

DEM Parti'nin önergesi AK Parti ve MHP'nin oylarıyla kabul edilmedi. 

ERUĞRUL: HALK TV’YE KAYYIM ATANIYOR, T24 ERİŞİMİ ENGELLENİP FİİLEN SUSTURULUYOR

YENİ Parti'nin verdiği önerge üzerine grubu adına söz alan Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eleştiri ve ifade özgürlüğüne ilişkin sözlerini hatırlatarak, Ekrem İmamoğlu ve ailesi ile belediye başkanları ve bürokratlara yönelik iddiaları gündeme getirdi. Ertuğrul, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yargılaması sonuçlanmadan Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na, ailesine, diğer belediye başkanlarına, bürokratlarımıza, ailelerine haysiyet cellatlığı yapanlar kimlerdi? Aylarca yandaş televizyonlarda delilli iddia diye anlatılan her ne varsa iddianame yayınlandığında ve duruşma salonunda ortadan kaldırıldı. Dolayısıyla bu iftiraları aylar boyunca bıkmadan usanmadan atanlar kimlerdi? Bunlara neden müsaade ettiniz? Geriye delillerle kurulmuş bir iddianame değil, çelişkilerle ayakta tutulmaya çalışılan bir senaryo kaldı ve tam da bu iddiaların savunmasının yapılacağı gün gerçeği en çarpıcı şekilde aktaran muhalif kanallardan birine kayyum atadınız. 

Anayasamız 'Basın hürdür, sansür edilemez' diyor. Bu hüküm, sadece gazetecileri değil, sadece basın mensuplarını değil, sizi, bizi, tüm halkımızı da aslında koruyor. Tele1 susturuluyor, Halk TV'ye kayyum atanıyor, T24 erişimi engellenip fiilen susturuluyor. Muhalif ses çıkaran siyasi partilerin iletişim kanalları kesiliyor. Hakikatin peşindeki gazeteciler sabah baskınlarıyla gözaltına alınıp tutuklanıyor. Ancak bu, sizin sarsılmaz kudretinizin göstergesi değil, aksine tükenişin, hakikatten duyduğunuz derin korkunun ve yönetememe krizinin çok açık bir itirafı ve bu gerçeği eminim ki şu an iktidar koltuklarında oturan siz değerli milletvekilleri de biliyorsunuz."

YENİ Parti'nin basın ve ifade özgürlüğü üzerine verdiği araştırma önergesi AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.