Dolar 31,3757
%0.46
Euro 34,0458
%0.53
Altın 2.101,700
%2.38
Bist-100 9,10
%-1.05

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
MHP lideri Bahçeli: 'Gün bir olma kenetlenme günüdür'

MHP lideri Bahçeli: 'Gün bir olma kenetlenme günüdür'

MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, "Türkiye, Erzincan ve Marmara depreminden sonra en feci deprem faciasıyla karşı karşıya kalmıştır" diyen Bahçeli, "Gün bir olma beraber olma kenetlenme ve aynı hissiyatla kucaklaşma günüdür" ifadelerini kullandı.

  • Ege Postası
  • 07.02.2023 - 10:41
  • Güncelleme: 08.02.2023 - 02:01

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında siyasi bir değerlendirme yapmayacağını belirterek, “Devlet ve hükümet deprem bölgesinde teyakkuzdadır. Bütün imkanlar seferber edilmiştir.  MHP arama kurtarma mücadelesine sonuna kadar destek sağlayacak hükümetin yanında duracaktır. Bütün vatandaşlarımız yek vücuttur. Tüm kurum, kuruluş kural ve değerlerimizle dimdik ayaktayız. Sükûnet, metanet ve cesaretimizi kaybetmeksizin bütün enerjimizi yaşadığımız afetin getirdiği sıkıntıları gidermek amacıyla kullanmalıyız. Normal zamanlardaki gibi, gözünün üzerinde kaşın var bahaneleriyle yapılacak mesnetsiz eleştirilerin sahneleneceği bir zamanda olmadığımız herkesçe bilinmelidir” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli bugün TBMM grup toplantısında konuştu. Konuşmasında siyasi bir değerlendirme yapmayan Bahçeli özetle şunları söyledi:

“SİYASİ MUHATAPLARIMIZLA İLGİLİ HERHANGİ BİR YORUMDA YAPMAYACAĞIM ÇÜNKÜ BÜYÜK BİR ACIMIZ VARDIR”

“Bugün iç ve dış siyasi gündemle ilgili bir değerlendirme yapmayacağım. Bugün siyasi muhataplarımızla ilgili herhangi bir yorumda yapmayacağım çünkü büyük bir acımız vardır. Çünkü ruhumuz devasa bir hüzünle sarılmış ve sarsılmıştır. Gün sen, ben ayrımıyla, nefsi arzularla, yersiz polemiklerle, ucuz ve uçuk söz düellolarıyla vakit kaybedecek bir gün değildir. Gün siyasi ve ideolojik kutuplaşmalara asılsız ithamlara çanak tutacak bir günde değildir. Gün her şeyden ve hepsinden önemlisi bir olma, beraber olma, kenetlenme ve aynı hissiyatla kucaklaşma günüdür.

İçinden geçtiğimiz kasvetli ve kederli günler hep birlikte Türkiye olmanın günleridir. Çözemeyeceğimiz hiçbir sorun, aşamayacağımız hiçbir engel, altından kalkamayacağımız hiçbir enkaz, saramayacağımız hiçbir yara yoktur. Belki çok ağır kayıplarımız vardır ve olacaktır, belki bu karanlık gecenin ne zaman sökecek aydınlığı diye kendi kendimize sorduğumuz anlarda olmuştur. Bundan sonra da sormak mümkündür. Ancak her seferinde imanımızla direneceğiz, hür irademizle birbirimizle can beraber olacağız.

“EMPATİ DUYGUMUZA GÜÇ VERMELİYİZ, BİRBİRİMİZE DAYANAK OLMALIYIZ”

Felaketler karşısında sergilenecek sağ duyu ve soğukkanlılık gösterilecek, direnç ve dirayet, sosyal, siyasal ve ekonomik normalleşmenin elbette ön şartıdır. Milli birlik ve dayanışma mukavemetiyle her neviden felakete göğüs gerilmeli, karşı çıkılmalıdır. Hepimizin birbirimiz olacağı bir zamanın tam ortasında bulunduğumuz da tartışmasız bir gerçektir. Empati duygumuza güç vermeliyiz, birbirimize dayanak olmalıyız. Birbirimizi ana kucağı gibi sarıp sarmalamak zorundayız.

Gündemimizin yegane konusu depremdir. Türkiye’mizin tamamı depremlerin ağırlık merkezinde yer almaktadır. Fay hatları Anadolu coğrafyasını bütünüyle kuşatmıştır. Bu gerçeği değiştirmemiz imkansızdır. Coğrafyamızı yok saymamız başka bir coğrafyada gelecek arayışına girmemiz mümkün ve muhtemel değildir. Dün sabaha karşı 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkez olmak suretiyle şiddeti 7.7 olan bir deprem meydana gelmiş ve çok geniş bir alanda tesirini hissettirmiştir. Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana ve Malatya’da depremin çok vahim sonuçları görülmüştür. Yine dün Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde saat 13.24’te 7.6 büyüklüğünde yeni bir deprem daha yaşanmıştır.

“MAALESEF BİLANÇO HER İKİ DEPREMDE DE ÇOK AĞIRDIR”

Maalesef bilanço her iki depremde de çok ağırdır. Artçı sarsıntılar ise kesintisiz devam etmiştir. Olumsuz hava şartlarından dolayı arama kurtarma çalışmaları güçlükle yapılmaktadır. Türkiye 1939 Erzincan depremiyle, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminden sonra en feci doğal afetle karşı karşıya kalmıştır. Şu ana kadar 3 bin 381 vatandaşımız hayatını kaybederken 20 bin 426 vatandaşımız yaralanmış, 5 bin 775 bina yıkılmış binlerce vatandaşımızda taş, beton ve toprak yığınlarının altından kurtarılmıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak felaket haberini alır almaz bir genel başkan yardımcımızın başkanlığında milletvekillerimizin de iştirakiyle heyet teşkil edip afet bölgesine gönderdik. Bu heyetimiz devletin arama kurtarma faaliyetleriyle uyumlu olmak kaydıyla depremden etkilenmiş il ve ilçelerimizde destek ve yardım temelli çalışmalarını ifa edecektir. Bütün parti teşkilatlarımız ve Ülkü Ocaklarımız gönüllü olarak arama kurtarma çalışmalarına katılacaklardır. İhtiyaç olan kansa kan vereceğiz, emekse emek vereceğiz, mücadeleyse mücadele edeceğiz. Üzerimize göçen binaları mutlaka kaldıracağız. Her dava arkadaşımın bu süreçte sorumlu, duyarlı ve fedakar davranması içten beklentim ve temennimdir. Milletimizle tek yumruk olup zorlukları muhakkak aşacağız.

“DEVLET VE HÜKÜMET DEPREM BÖLGESİNDE TEYAKKUZDADIR, BÜTÜN İMKANLAR SEFERBER EDİLMİŞTİR”

Devlet ve hükümet deprem bölgesinde teyakkuzdadır. Bütün imkanlar seferber edilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi arama kurtarma mücadelesine sonuna kadar destek sağlayacak hükümetin yanında duracaktır. Bütün vatandaşlarımız yek vücuttur. Tüm kurum, kuruluş kural ve değerlerimizle dimdik ayaktayız. Sükûnet, metanet ve cesaretimizi kaybetmeksizin bütün enerjimizi yaşadığımız afetin getirdiği sıkıntıları gidermek amacıyla kullanmalıyız. Normal zamanlardaki gibi, gözünün üzerinde kaşın var bahaneleriyle yapılacak mesnetsiz eleştirilerin sahneleneceği bir zamanda olmadığımız herkesçe bilinmelidir. Depremi fırsat bilen sosyal medya farelerine, provokasyon peşinde koşan vandallara, ajitasyon yapan çıkarcılara, felaketi istismar etmeye gayret eden utanmazlara kesinlikle göz yummayacağız, müsaade etmeyeceğiz, müsamaha göstermeyeceğiz.

“TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFİ YENİ DÜNYANIN AKIŞ VE İLERLEYİŞİNİ LEHİMİZE ÇEVİRECEK YÜKSEK BİR VİZYON KARARLILIĞIDIR”

Milliyetçi Hareket Partisi, yalnızca Türkiye'yi değil bölge ülkelerindeki soydaşlarımızı, müşterek kültür dairesinde yaşayan mazlum milletleri küresel kargaşadan kurtaracak bir anlayışın da temsilcisi olmayı başarmıştır. Bu anlayış kaçınılmaz şekilde, partimize ve kadrolarımıza yeni görevler ve sorumluluklar yüklemiştir. İnsan merkezli, hak ve adalet ilkelerine uygun, gönüllü paylaşımı ve işbirliğini amaçlayan, kaynakları insanlığın istifadesine sunan bölgesel ve küresel düzeyde bir aydınlanma sürecinin başlaması artık kaçınılmaz bir gaye olmalıdır. Lider Ülke Türkiye hedefi bu kapsamda bir fırsattır.

Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefi yeni dünyanın akış ve ilerleyişini lehimize çevirecek yüksek bir vizyon kararlılığıdır. Küresel tahakkümün yanı sıra sözde medenilik taslayan çevrelerin stratejik adımlarla birlikte giderek bütün dünyayı etkisi altına alması milliyetçiliğimizi durağan bir fikir olmaktan çıkarmaktadır. Bu durum, bütün bu karmaşık ilişkileri ve ağır sorunları kavrayabilecek milli bir vizyona sahip olmamızı mecburiyet haline getirmektedir. Var olan baş döndürücü değişimi kendi kültür değerlerine dayanarak gösteremeyen ve sorunlara kendi milli perspektifinden çözüm üretemeyen milletlerin ve milliyetçiliklerin küresel dayatmalara karşı teslim olmaktan başka seçenekleri de yoktur.

“MHP’NİN VARLIK NEDENİ MİLLİ BEKANIN HASAR GÖRMEDEN DEVAMINI SAĞLAMAKTIR”

Tarihimizin son yüzyılında söz sahibi olmuş Türk milliyetçilerinin ve son 54 yıla damgasını vurmuş Milliyetçi Hareket Partisi'nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, kahraman ecdadımızın emaneti olan milli bekanın hasar görmeden devamını sağlamaktır. Milli beka ata yadigârımızdır. Üzerine titrediğimiz konu budur. Dile getirdiğimiz kaygılarımız bunun içindir. Uyarılarımız bu nedenledir. Dikkatimiz de buna yoğunlaşmıştır. Milli bekayla ilgili samimi hassasiyetimizin kaynağı tarih kadar eskidir.  Biz, dünyanın en gözde ve en zorlu coğrafyasında yaşayan ve bundan böyle de yaşamak zorunda olan bir milletiz. Bu nedenle ne tarihimizi ne coğrafyamızı ne de kimliğimizi değiştirme imkânına sahibiz. Ama hep birlikte bu gerçeklerle daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz.”

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.