Köprü ve otoyol satışları için düğmeye basıldı!
Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre Türkiye, İstanbul'da bulunan iki köprü ile bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik süreç için Ernst & Young'ı yetkilendirdi. 2026 yılı için 4,4 milyar dolarlık özelleştirme hedefi konulurken, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013'te "vatana ihanet" diyerek reddettiği 5,7 milyar dolarlık teklifin altında bir hedefle hareket edilmesi dikkat çekiyor.
- Ege Postası
- 05.02.2026 - 14:20
Hükümet, İstanbul’da bulunan iki köprü ile bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik süreç için Bloomberg News’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ernst & Young’ı yetkilendirme kararı aldı.
ERNST & YOUNG KÖPRÜLER İÇİN DANIŞMANLIK YAPACAK
Haberde, Ernst & Young’ın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün işletme haklarının satışı konusunda hükümete danışmanlık hizmeti vereceği belirtildi.
ÜCRETLİ OTOYOLLAR DA KAPSAMDA
Özelleştirme sürecinin yalnızca köprülerle sınırlı olmadığı, en az dokuz ücretli otoyolun da kapsama alındığı ifade edildi. Kaynaklara göre Türkiye, satış sürecinde teknik danışman olarak Kanada merkezli BTY Group’u da görevlendirdi.
İHALE SÜRECİ YIL İÇİNDE PLANLANIYOR
Haberde, hükümetin söz konusu özelleştirmeye ilişkin resmi ihale sürecini yılın ilerleyen dönemlerinde başlatmayı planladığı aktarıldı.
Bloomberg News’te yer alan bu bilgiler, şu ana kadar resmi kaynaklar tarafından doğrulanmadı.
KRİTİK ALTYAPI VARLIKLARI SATIŞA ÇIKIYOR
Türkiye'nin en stratejik altyapı varlıkları arasında yer alan bu köprüler ve otoyollar için farklı özelleştirme seçenekleri masada bulunuyor. Hükümet, köprü ve otoyolların satışı ya da kamu-özel sektör ortaklığı modellerini değerlendiriyor. Konuya yakın kaynaklardan alınan bilgilere göre, süreç henüz erken aşamalarında bulunuyor ve nihai karar alınmış değil. Köprü ve otoyollar şu anda devlet şirketi tarafından işletiliyor.
Bu adımın temel hedefi, devlet bütçesi için kaynak yaratmak ve kamu borcunu azaltmak olarak öne çıkarken diğer özelleştirmelerle birlikte alıcı olarak teklif veren firmaların kârları da dikkat çekiyor. Özelleştirme ile kullanım hakkını belirli bir süre için satın alan firmalar bu sürede yapacakları kazancın daha altında teklif vererek kâr etme amacı güderken bu özelleştirmeler Yap İşlet Devret (YİD) projeleri ile birlikte tartışma yaratmaya devam ediyor.
1915 Çanakkale Köprüsü başta olmak üzere YİD projelerindeki zararlar milyarca dolarla ifade ediliyor. Devletin proje ile birlikte kasasına girmesi beklenen milyarlarca dolarlık bedel çok daha azına kısa süreli kaynak oluşturmak amacıyla satılıyor.
4,4 MİLYAR DOLARLIK ÖZELLEŞTİRME HEDEFİ
2025 yılı Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Plan'da 2026 yılı için öngörülen 185 milyar TL'lik özelleştirme geliri dikkat çekmişti. Bu rakam, eylül ayı kuruyla yaklaşık 4,4 milyar dolar anlamına geliyordu.
Özelleştirme planları, 2012 yılında yaşanan süreci hatırlatıyor. O dönemde yaklaşık 2.000 kilometrelik otoyol ağıyla birlikte köprülerin işletme hakları için açılan ihalede, Koç Holding, Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Malezya merkezli UEM Group'tan oluşan konsorsiyum 25 yıllık süre için 5,7 milyar dolarlık teklif vermişti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bu ihaleyi iptal etmişti.
Erdoğan, 26 Şubat 2013'te konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu rakam beni tatmin etmedi. Ben bunun üzerine bir çalışma yaptırdım. Bu ihalenin olması gereken en üst rakam ne olabilir? Burada bunun iki katı bir rakam çıktı karşıma. Arkadaşlar böyle çıktıktan sonra ben bunu verirsem vatana ihanet ederim, halkıma ihanet ederim" ifadelerini kullanmıştı.
Erdoğan'ın o dönem 5,7 milyar dolarlık teklifi düşük bularak reddetmesinin ardından, şimdi Orta Vadeli Plan'da toplam özelleştirme geliri olarak verilen hedefin 4,4 milyar dolar olarak öngörülmesi soru işaretleri yarattı. Erdoğan'ın "vatana ihanet" sözlerini kullandığı ihalenin boyutu ise bir başka soru işareti.
"TALAN KÖPRÜSÜ" OLARAK ANILDI
Özelleştirmeler içinde kamuoyunda en çok yer alanlardan biri 1915 Çanakkale Köprüsü'ydü. Köprünün yapım maliyetine kıyasla garanti verilen ücret arasındaki fark büyük zararı ortaya koydu. 1915 Çanakkale Köprüsü'nde 2024 yılında verilen geçiş garantisi karşılanamayınca köprüyü işleten şirkete 281 milyon Euro ödeme yapılmıştı. 2034 yılına kadar işletilmeye devam edilecek köprü daha sonra devlete devredilecekti.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yapımı için "Milletin cebinden 5 kuruş çıkmayacak" ifadelerini kullandığı 1915 Çanakkale Köprüsü'nün yapım maliyeti 1 milyar 750 milyon Euro olarak hesaplanıyor. Garanti edilen sayıya ulaşılmadığında devlet fark için işletmeciye Hazine'den ödeme yaparken garanti edilen sayıya ulaşıldığında ise köprüyü kullanan halktan alınan bedel bu kez devlete değil yine işletmeciye kalıyor.

Yorum Yazın