Kocaoğlu’ndan NEO TV’de Basmane Çukuru uyarısı, Özfatura’ya çağrı: Kültür merkezini çalıştıramazsınız!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Basmane Çukuru tartışmaları ile ilgili, “Oraya sadece 30 bin metre kare kültür merkezi yaparsanız çalıştıramazsınız. Ticari gelir de yok” ifadelerini kullanırken, eski başkanlardan Burhan Özfatura’ya seslenerek, “Hilton ve Basmane Çukuru’nu iyi niyetle Burhan Özfatura vermiş. Özfatura’nın bunu çıkıp ne yaptığını, niye yaptığını açıklaması gerekir” dedi.
- Ege Postası
- 16.02.2026 - 14:49
- Güncelleme: 16.02.2026 - 22:29
EGEPOSTASI- Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, NEO TV’de yayımlanan ve Senem Gökdağ’ın sunumuyla gerçekleşen Manşet programının konuğu oldu.
Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine, belediyenin mali tablosuna ve kentin yıllardır çözülemeyen sorunlarına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kocaoğlu, hem geçmişte devraldığı ağır borç yükünü hem de Basmane Çukuru, Hilton Oteli ve CHP’nin bugünkü durumu hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Öte yandan Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve eski Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu ile yaptığı görüşmeye ilişkin de açıklamalarda bulundu.
“BELEDİYEYİ DEVRALDIĞIMDA 1 MİLYAR 113 MİLYON AVRO BORÇ VARDI”
Kocaoğlu, “Ben önce Bornova Belediye Başkanlığını kazandım. Fiilen 69 gün Bornova Belediye Başkanlığı yaptım. Ahmet Piriştina’nın vefatıyla CHP Grubu seçimle beni aday gösterdi ve meclisten oy birliği ile büyükşehir belediye başkanı oldum. Göreve geldiğimde tablo şuydu: Belediyenin sosyal sigortalara vergi dairesine, şahıslara hiçbir borcu yok her şey mükemmel ödenmiş. Yalnız çok eskiden beri devam eden, büyükşehir belediyesinin 50 yıl önce aldığı dış krediler ödenmemiş ve hazineye devrolmuş. Hazine de faiz çalıştırmış. 1 milyar 113 milyon avro borç devraldım. Bugünkü rakamla 50-60 milyar yapıyor. Euro’nun da enflasyonunu düşündüğünüzde nereden baksanız 60-65 milyarlık bir borç devraldım. Bu borçla belediyeyi götürmem mümkün değildi. Ben çıkıp İzmirli hemşerilerimize ‘Ben bir şey yapmayacağım. 2 sene içerisinde bu borcu tavsiye etmeye çalışacağım. Faizi durduracağım. Ondan sonra kendimi toparlarsam sizlere hizmet edeceğim. Büyük yatırım yapamayacağız, işletmeyi çalıştırıp, borcumuzu ödeyeceğiz. Bu arada hedeflediğimiz projelerin çalışmasını yapacağız, mühendislik hesaplarını yapacağız, İzmir’in stratejik planını yapacağız. 2 sene benden bir şey beklemeyin’ dedim. Sağ olsunlar İzmirliler de 2 sene hiç ağızlarını açmadılar, beklediler” dedi.
“ANKARA’DAN İZMİR’ GELDİĞİMDE KUŞ GİBİYDİM”
Kocaoğlu, “O zaman Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bir protokol imzaladık. Ankara’dan uçağa bindiğimde vadesi geçmiş bir kuruş borcu olmayan, bütün borçlarını hazineden gelecek paranın yüzde 25’i kesilerek devam etti. Kuş gibi İzmir’e geldim. Yaklaşık 15 yıl kentin kalkınması için ne yapabildiysek onları yaptık” dedi. “Yaptığımız stratejik planlarım dışında hiçbir işi yapmadım” diyen Kocaoğlu, “Öncelik sıralamasını belirledim. O doğrultuda, aklın ve bilimin rehberliğinde ona sadık kalarak ve disiplinli bir bütçeyle 15 seneyi geçirdik.” İfadelerini kullandı.
“CHP HİÇBİR ZAMAN HALKTAN KOPMAZ”
2019’dan bu yana CHP’nin içinde bulunduğu yargı problemiyle ilgili Kocaoğlu, “CHP hiçbir zaman halktan kopmaz ama zaman zaman çeşitli sıkıntılar yaşanır. İnsan sağlığı gibi. Hayat tekdüze değil. Ülkeler için de dünya içinde bu geçerli. Bugün dünya bunalımda. Biz de bunalımdayız. Gelir dağılımı adaletsizliği yönetimlerde otoriterliği artırıyor. Gelir dağılımı adaletsizliği arttıkça suç oranları artıyor ve devlet de bu arada despot oluyor. Bugün demokrasinin beşiği olan ülkelerde bile o ülkenin kendi demokrasi anlayışına göre ciddi otoriterleşme var. Onun nedeni de üretilememek, paylaşılamamak, çağa ayak uydurmamak. Çağa ayak uydurmak yozlaşmak değil. İnsan tarihi boyunca oluşmuş ve tüm insanlık tarından kabul edilmiş, toplum olmanın erdemlerini, kurallarını göz ardı ederek bir yere gitmeye çalışırsanız kendinizi uçurumun kenarına getirirsiniz. Genelin menfaatini, devletin menfaatini, milletin menfaatini düşünerek yürümeniz lazım. Bir siyasetçi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ne olursa olsun devleti, milleti birinci sıraya koymalıdır. Biz faniyiz. Gelip geçiciyiz. Ciddi bir yozlaşma, çürüme var” diye konuştu.
“DÜNYADA İKİ SEKTÖR ÖNE ÇIKTI”
Emekli maaşını eleştiren Kocaoğlu, “20 bin TL emekli maaşını düşünelim. Evi kira değilse aç kalmayacak kadar yaşayabilir. Böyle bir sıkışıklıkta akşam ne yiyeceğini düşünün insanın toplum için, insanlık için ne kadar isterse istesin yapabileceği fazla bir şey yoktur. Beyin hep bunlarla meşgul. Evden çıkacak gücü olmayan bir insan ne yapacak? Bu hem dünyanın hem bizim problemimiz. Üretim tüm dünyada belirli tekellerin elinde devam ediyor. 2 sektör öncelikli. Birincisi finans, ikincisi yazılım. Bugün bakıyorsunuz dünyanın en zenginleri sıralamasında kaç tane sanayici var, kaç tane silah sektörü temsilcisi var? Dünyayı şekillendiren sektörler finans ve yazılım olduğunu görüyorsunuz. Diğer sektörler yok olmuyor ama ağırlıkları azalıyor” ifadelerini kullandı.
“PARTİNİZLE ANLAŞAMIYORSANIZ İSTİFA EDERSİNİZ AMA HİÇBİR YERE GİTMEZSİNİZ”
Partisinden istifa eden ve başka partilere geçen isimlerle ilgili Kocaoğlu, “siz şimdi neden ‘X’ partide oldunuz? Sizin düşünceleriniz, idealleriniz, gerçekleştirmek istediğiniz şeyler o partide miydi yoksa başka partide miydi? O partide ise o partiyi niye bırakıyorsunuz ve tam zıttı bir partiye neden geçiyorsunuz? Burada bir problem var. Şunu yapabilirsiniz: Partinizle anlaşamazsınız, bir problem yaşar ve istifa edersiniz. Hiçbir yere gitmezsiniz, görevinizi tamamlarsınız ondan sonra ne yaparsanız yaparsınız” dedi.
“BELEDİYENİN EK HİZMET BİNASINA İHTİYACI VAR”
Basmane Çukuru ile ilgili Kocaoğlu, “Ben 7 senedir belediye başkanlığını bıraktım. 7 senedir bir defa Tunç Bey’e hiçbir şey demedim. Konak’taki belediye binasının yıkılmasına tepki gösterdim bir de Cemil Bey’e Basmane Çukuru’nda yaptığı protokole tepki gösterdim. 30 bin metre kare alanın sadece kültür merkezi olması olmaz. Çünkü ek hizmet binasına ihtiyaç var. Konak’taki bina yıkılmış durumda. Personel 25 bin metrekare fuar hollerinde. Korkunç bir şekilde gürültülü ve çalışmak çok zor. Bizim burada belediye binasına ihtiyacımız yok denebilir. Tunç bey alanın tamamını almak için dava açmış. Herkes tepki gösteriyor. Tepkiler haksız demiyorum. TMSF’nin payı yüzde 88’di sonra biz 30’a çıkararak 70’e indirdik. Sen bu tapuyu nasıl veriyorsun. Nasıl şirkete devrediyorsun? Problem oradan başlıyor” dedi.
“HİLTON OTEL’İN BORCUNUN BELEDİYEYE AİT OLMAMASI GEREKİYOR”
Aynı problemin Hilton Otel’de ve Konak Pier’de de olduğunu belirten Kocaoğlu, “Hilton’u da çözmek için çok uğraştık. Ben Hilton’un büyük hisselerinin elinde olduğu arkadaşla konuştum. ‘Git hesabını yap. Bana gel. Şu fiyattan alıyorum, şu fiyattan satıyorum’ de. Ben 24 saat içinde ya al parayı ver diyeceğim ya da ver parayı al diyeceğim, dedim. Başka türlü çözülmüyor. Hilton’u bilenler bilir. Orada da bir çıbanbaşı var. 7 dönüm kıymetli bir arazinin 30 küsur sene hatta daha fazla birileri tarafından kullanılması, belediyede de bugüne kadar hiçbir şey gelmediği gibi dünya kadar borçlu kalması. Ki o borcun belediyeye ait olmaması gerekiyor. Yapılan bir sözleşme var” ifadelerini kullandı.
“BAŞKAN OLSAYDIM AVM, GÖKDELEN YAPMAZDIM”
Basmane Çukuru ile ilgili yapılan protokole “kötü niyet protokolü” denmesine tepki gösteren Kocaoğlu, “Mahkeme kararı olmadan, yargı süreçleri tamamlanmadan bir insanı suçlamak ve kötü niyet demek doğru değil. Mutlaka iyi niyetle yapılmıştır. Bir çıkış yolu arıyorum ben bu işi çözeceğim diyor Cemil Tugay. Doğru bir yaklaşım. Burayı TMSF satacak veya birine kat karşılığı verecek. 5 emsal yoğunluğu var. 104 bin metre kare inşaat alanı var. Ben başkan olsam, bir konsorsiyum kur, AVM yap, gökdelen yap, otel yap deseler ben yapmam. Ama bir problem yumağı oluşturulmuş. EGS ve Güç Birliği buraya 30 sene önce 14 bin dolar vermişler. 14 bin doları bugün yüzde 5 faizle hesaplasanız 30 milyon doları buluyor. Adamlar o parayı vermiş belediye almış parayı kasasına sokmuş. Bir de otopark yapmış Kahramanlar’da. Bir de o çukura dünya yatırım yapmış. Bunlar da nereden bakarsan bak oraya 30-35 milyon dolar harcama yapmış 2 grup. EGS ve Güç Birliği inşaatı yapamamış değil. İnşaat durdurulduğu için, imar problemi çıktığı için burayı yapamadılar. Bu adamların parası gitti” ifadelerine yer verdi.
“KÜLTÜRPARK’IN PARÇASI OLMASI TEZİ, ARAZİ BOŞ OLSAYDI TARTIŞILABİLİRDİ”
Basmane Çukuru ile ilgili belediyenin hissesini yüzde 30’a çıkarttklarını belirten Kocaoğlu, “Bu söylediğimiz paralarla aldığımızda burada belediyenin payı dengelendi. Kamu zararı giderildi. En azından bugün meslek odalarıyla konuştum. ‘Yüzde 30’a çıkarırsan dava açmayacağız’ dediler. Hem EGS’nin hem de Güç Birliği’nin ortakları aydan gelmedi. İyi niyetle belediye başkanına inanarak, böyle bir projeyi gerçekleştirmek için yola çıkmışlar. Ben hep adil olmaya çalıştım. Yüzde 12’den yüzde 30’a çıkmanın mantığında bu vardı. Sonra hem dava sürdü hem de dolarda ciddi bir sıçrama olduğu için vazgeçtiler. TMSF burayı satmak için ihaleye çıktı. Ben yürütmeyi durdurma kararı aldırdım durdurdum. TMSF ile birçok görüşme yaptık. Burayı belediye alsın, yeşil alan olsun, Kültürpark’ın ayrılmaz parçası olsun tezi burası boş olsaydı tartışılabilirdi. Ama burası boş değil, burada bir iş yapılmış, mağdur olanlar var. Aldım verdimle bu işler çözülmez. Bu işler sağlıklı bir şekilde, kente zarar vermeden, taraflara zarar vermeden çözülür” dedi.
“BASMANE ÇUKURUNA KÜLTÜR MERKEZİ YAPARSANIZ ÇALIŞTIRAMAZSINIZ”
Basmane Çukuru için kentin belediye binası ihtiyacı karşılanmayacaksa başka bir formül üretilmesi gerektiğini belirten Kocaoğlu, “Oraya sadece 30 bin metre kare kültür merkezi yaparsanız çalıştıramazsınız. Ticari gelir de yok. Bana ‘ticari düşünüyor’ diyorlar. Belediyeyi yönetirken geliri gideri hesaplamak durumundaydım. Raylı sistem yapıyorsunuz, raylı sistemle taşıdığınız yolcuyu daha önce otobüsle taşıyorsunuz. Otobüsle taşırken Ben bıraktığım zaman maliyeti 3 liraydı, raylı sistemde 80 kuruştu. Topladığımız hâsılat 145 kuruştu. Birinden para kazanıyorsun, diğerinden zarar ediyorsun. Belediye zarar eder, etmez diye bir şey yok. Ama onun yerine belediyeyi de güçlendirmeniz lazım. Bugün İZSU ne kadar elektrik harcıyor. Enerji bakanlığı lisans verse, İZSU Avrupa’dan borçlanıp çok hızlı bir şekilde güneş enerjisi yatırımı yapsa hem borcu öder hem de belediyeyi çok ciddi bir giderden kurtaracak durumda. Yarın mazotlu motorların ömrü bitiyor. Elektriğe, hibrite geçiliyor. Büyükşehir, metro için, vapur için borçlanabilir. Onlar uzun vadeli krediler. O kredileri doğru yerlere yatırırsanız oradaki tasarrufunuzla zaten borç ödeniyor” diye konuştu.
“ÖZFATURA’NIN ÇIKIP YAPTIKLARINI AÇIKLAMASI GEREKİYOR”
“Basmane Çukuru benim işim değil” diyen Kocaoğlu, “1984’te 12 Eylül’den sonra belediye başkanlarımızın Ahmet Piriştina hariç hepsini ilgilendiriyor. Hilton ve Basmane Çukuru’nu iyi niyetle Burhan Özfatura vermiş. Özfatura’nın bunu çıkıp ne yaptığını, niye yaptığını açıklaması gerekir. Daha sonra Yüksel Çakmur’un hepsini anlatması gerekir. Ben çözmek için çabaladım bir yere getirmeye çalıştım. Ne yaptıysam anlattım. Bunu herkes konuşsun.Fuar’ı yeniden düzenleyecektik, Kültürpark Platforumu karşı çıktı. Pakistan Pavyonu’na ne yapacağımızı gösterip projelendirdik. Gelip bakmadılar bile” ifadelerine yer verdi.
SELVİTOPU, TUGAY VE KOCAOĞLU YEMEKTE NELER KONUŞTU?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Narlıdere’deki buluşmalarına ilişkin Kocaoğlu, “kaptan kimse tecrübe ondadır. Eski Karabağlar Belediye Başkanımız Muhittin Selvitopu ve Cemil Tugay Başkanımız ile bir araya geldik, yemek yedik, İzmir’i konuştuk. Cemil Tugay’ın davetlisi olarak gittim. Her türlü konu açıldı, konuştuk” dedi.
“TUGAY İLE ARAMIZDA BUZ YOK”
Kocaoğlu ve Tugay arasında “buzlar eridi” söylemlerine tepki gösteren Kocaoğlu, “Buz yok ki erisin. Bizde buz falan yok. Bizim kimse ile problemim yok. Beğendiğim var, beğenmediğim var. Herkesle bir diyalog içerisinde yaşamımı sürdürüyorum. Kulak verir değerlendiririm o ayrı bir konu. Benim bir süzgecim, bakış açım var” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın