Kavuncu’dan fon vurgunu tepkisi: 'Suç duyurusunda bulunacağız'
İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, ‘asrın vurgunu’ dediği fon skandalında yaşananlara değinerek “Benzer bir durum dünyanın başka bir ülkesinde yaşansa; o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır.” dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda bir takım manipülatif hareketler olduğu yönünde uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Kavuncu, “Peki neden müdahale etmediniz? Sermaye Piyasası Kurulu nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?” diye sordu. Nepotizm riskine dikkat çeken Kavuncu, “Kimlerin yakınları buralarda yetkilidir? Sermaye piyasası kurullarında kimler görev almıştır?” sorularını yönetti. Fon vurgunundaki 12 gizemli ismin açıklanmasını isteyen Kavuncu, süreçle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını ekledi.
- Ege Postası
- 21.09.2026 - 17:30
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu’na düzenlenen saldırıya değinen Kavuncu, “Bu bizi hem üzdü hem endişeye sevk etti hem de öfkelendirdi. Kendisi arabaya binerken yanına yaklaşan bazı şahıslar tarafından saldırıya uğradı. Tabii enteresan olan bu saldırı yapılmadan önce sosyal medyada birtakım paylaşımlarla, bazı tehditlerle partimizin hedef alındığına tanık olduk” dedi.
Bakan Gürlek’e seslendi: “Bu işin faillerini bulun”
Adalet Bakanlığı’nın Ailem Güvende projesinin başlattığı bir dönemde söz konusu saldırının yaşandığına işaret eden Kavuncu, “Buradan Adalet Bakanı’na sesleniyorum; hukuk adına, adalet adına, huzur adına yaptığınız bütün bu projeler eğer PR çalışması değilse ve madem her konuda bu kadar cesur ve cesaretli hareket ediyorsanız, o zaman bu konuda da sizden cesaretli bir adım bekliyoruz. Bu işin faillerini bulun. Sadece işinize gelen dosyaları değil Sinan Ateş dosyasıyla da ilgili aynı cesareti gösterin” ifadesini kullandı.
“Yapılan saldırılar anayasal hakkın engellenmesine yol açan ağır bir suçtur”
Bu saldırıların Anayasal hakların gaspı anlamına geldiğini söyleyen Kavuncu, “Nasıl ki bir gazeteciye ‘yazı yazmayacaksın’ gibi bir tavır gösterirseniz bu durum anayasal hakkın gaspıysa, siyaset yapan bir kişiye de siyaset yapmasını engelleyecek şekilde fiili saldırıda bulunmak anayasal hakkın gaspıdır. Ortaya çıkan durum anayasal hakkın engellenmesine yol açan ağır bir suçtur” değerlendirmesini yaptı.
Dervişoğlu’ndan bakanlara mektup
İYİ Parti’nin süreci yakından takip ettiğini vurgulayan Kavuncu, “Bir süredir birçok konuda partimizle uğraşıldığına şahit oluyoruz. Biz demokrasiyi ve hukuku savundukça her yerden ayrı ayrı saldırılar olduğuna şahitlik ediyoruz. İYİ Parti ağır taştır, sabrımızın da bir sonu vardır. Hukuk çerçevesinde mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Genel Başkanımız Sayın Dervişoğlu hem İçişleri hem de Adalet Bakanları’na mektup göndererek süreci takip edeceğimizi resmi mektupla iletmiş olacak” şeklinde konuştu.
“Benzer bir vurgun başka ülkede yaşansa ne hükümet ne de iktidar kalır”
“Asrın vurgunu” dediği fon skandalında yaşananlara değinen Kavuncu, “Dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer bir vurgun yaşansa o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır. Acilen bir değişikliğe gidilir. Devlet ve iktidar bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmedi” dedi.
“Sermaye Piyasası Kurulu nerede?”
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda manipülatif bir takım hareket olduğu yönünde uyarılarda bulunmasına rağmen herhangi bir tedbir alınmadığına işaret eden Kavuncu, “Peki neden buraya müdahale etmediniz? Sermaye Piyasası Kurulu nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?” diye sordu.
“İktidara yakın birileri bu işin içinde midir?”
Bakan Şimşek’in ilk açıklama yaptığı tarihte 297 milyar TL olan fonlardaki birikimin 822 milyar TL’ye ulaştığına işaret eden Kavuncu, “Bir başka soru ise bu fonlarla ilgili nepotizm olup olmadığıdır. Kimlerin yakınları akrabaları buralarda yetkilidir? Sermaye piyasası kurullarında kimler görev almıştır? İktidara yakın birileri bu işlerin içinde midir ya da bu mesele AK Parti içinde bir gelecek çatışmasının tezahürü müdür?” diye sordu.
“Suç duyurusunda bulunacağız”
Kavuncu, sorumluların ortaya çıkarılması için suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Erdoğan’ın geçmişteki sözlerini hatırlattı
AK Parti’nin, muhalefette olduğu 2001 krizindeki tutumuna işaret eden Kavuncu, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan 2009'daki Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmış olduğu konuşmada ‘21 banka o dönemin iktidarında maalesef fona devredildi ve batırıldı’ diyor. Mehmet Muş 2014'te Türkiye büyük Millet Meclisi'nde ‘2001 krizinde bankaların içi boşaltıldı’ diyor. Sayın Erdoğan bir başka eleştirisinde ise ‘Bu yaşanan kriz kötü yönetimin sonucuydu’ diyor. 2009'da yapmış olduğu konuşmasında ise ‘2001 krizi Türkiye'nin kötü yönetilmesinin bir sonucuydu’ ifadelerini kullanıyor. AK Parti muhalefeti 2001'de bu bankacılık kriziyle ilgili çok sert söylemlerde bulunuyor. 1982 yılında hatırlayanlar olacaktır Banker Castelli krizi yaşandığında dönemin Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ve dönemin Maliye Bakanı Kaya Erdem istifa etmişlerdi. AK Parti'nin muhalefette olduğu 2001 yılında, bu bankacılık krizinin yaşandığı dönemde AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylemiş olduğu cümleleri sizinle paylaşıyorum. Bakın bitmedi. ‘Finansal sistemdeki bozulmayı neden zamanında görmediniz? Bedeli neden bu toplumu ödetiliyor?’ diyor. Peki aynı hesap verme ölçüsü fon piyasası için geçerli mi değil mi?
Hatta burada daha da vahim bir durum var. 2025 yılının son çeyreğinde hem Sermaye Piyasası Kurulu hem Maliye Bakanı bir manipülasyon olduğunu ve böyle giderse çok yakında bir kriz olabileceğini de söylüyor.” dedi.
“12 kişi kim?
Sorulması gerekenlerin çok net olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Bu sistematik risk 2025'in sonunda görülmüşse neden esas düzenlemeler için 2026 Ağustos ayının sonuna kadar beklenmiştir? İktidar bunu cevaplamak zorundadır. Kim neyi ne zaman görmüştür? Risk hangi tarihte kamu otoritelerinin önüne gelmiştir? Enteresan bir durum daha var. Bu fonlar TEFAS’a girmeden önce bir 12 kişi var. Koydukları paranın 524 missi para kazanıyorlar. Bu 12 kişi kim arkadaşlar? Bu kriz patlamadan hemen birkaç hafta önce paralarını yurt dışına gönderenler kim? Bunların iktidarla ilişkileri ne? Bakın bu büyük bir rezalettir. 2001 yılında 57’nci hükümet döneminde yaşanmış bankacılık krizinden çok daha vahim bir rezalettir. O günkü iktidarı eleştiren AK Parti’nin bugün kendi yarattığı bu rezilliğin hesabını vermek zorundadır” ifadesini kullandı.
“Bu işi bu hale getirenlerin mal varlıkları araştırılmalı”
“Bütün bir yükü kamunun tamamına yıkmak da millete haksızlık olur” diyen Kavuncu, “Öncelikle bu işi bu hale getirenlerin mal varlıkları iyi araştırılmalı ve gerekirse vatandaşın kaybını tazmin meselesi de buralardan karşılanmalıdır. İkincisi bu işlemlere karışanlara acilen piyasada işlem yasağı getirilmelidir. Yani bütün sistem normaline döndürülmelidir” diye ekledi.
Terörsüz Türkiye süreci
Terörsüz Türkiye sürecine dair eleştirilerde bulunan Kavuncu, “AK Parti döneminde terör örgütü başı Abdullah Öcalan kurucu önder oldu. AK Parti döneminde terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan, Kürtlerin temsilcisi haline getirilmeye çalışıldı. Tabelalardan Türk ve Türkiye Cumhuriyeti ibareleri bazı noktalarda kaldırıldı. Andımız yasaklandı. Bunların hepsi milli birliği yok edecek ve şuursuzca atılmış adımlardır. Vatandaşlarımızın eşitliğini bozacak bir takım amaç ve emeller de AK Parti iktidarı döneminde peydahlanmıştır. Artık topraklarımızda ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ veya ‘Türk öğün çalış güven’ gibi ifadelerden rahatsızlık duyduğunu söyleyecek kadar cüretkâr davrananlar ortaya çıkmıştır. Öyle anti demokratik bir ortam oluşturuldu ki, yaşanabilecek riskleri gündeme getirdiğimiz için siyonistlikle itham edilecek bir dil kullanıyor. İşin ilginç ve tuhaf tarafı da ise bütün katliamlarına rağmen İsrail’le ticaretini devam ettirenler bu cümleyi kuruyorlar. O zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Demek ki 2 yıl öncesinde Türkiye'deki en büyük siyonistler sizdiniz. Zira bugün kurucu önder dediklerinize o gün başka bir dil, bugün beraber yol yürüdüğünüz siyasi partiye de bambaşka bir hitap şekliniz vardı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreç yasası açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürece dair “Meclis’te 467 oyla sürece güven aşılanmıştır” şeklindeki sözlerine değinen Kavuncu, “Öncelikle şunu hatırlatalım. Çerçeve yasa 18 saate sıkıştırıldı. İYİ Parti olarak biz, o gece, bütün milletvekillerimizle sonuna kadar mücadele ettik. Apar topar meclise getirilmiş bir yasa tasarısı. Hatta meclise gelmeden İmralı’nın altına paraf attığı bir yasa tasarısı. Vekillerin daha yasa tasarısını görmeden imza attıkları dahi iddia ediliyor.
Bütün bunlara rağmen ‘467 milletvekili bu yasaya vermiş olduğu oyla, bu sürece olan desteğini çok net olarak göstermiştir’ diyeceksiniz. Aslında burada olan şudur; bu yasa, milletvekillerinin itibarını ve önemini aşağı çekecek bir anlayış ve tavırla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmiştir” ifadesini kullandı.
Kavuncu süreç için “Nihai hedefleri terör örgütü başına özgürlük vermektir” değerlendirmesini yaptı.
Yorum Yazın