Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Tutuklanan Enver Altaylı’nın ifadesi ortaya çıktı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan tutuklanan Enver Altaylı, suçlamaları reddetti. Altaylı, Kozinoğlu’nu hiç tanımadığını ve soruşturmaya dayanak gösterilen mektubun kendisine ait olmadığını savundu.
- Ege Postası
- 22.09.2026 - 22:44
- Güncelleme: 22.09.2026 - 22:54
Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma soruşturma kapsamında Eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı, ‘şüpheli' sıfatıyla ifade vermek üzere tutuklu bulunduğu cezaevinden Silivri Adliyesi'ne getirildi.
İfade veren Enver Altaylı, 'Kasten öldürmeye azmettirme' suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Altaylı’nın Sulh Ceza Hakimliği'nde verdiği ifade ortaya çıktı.
"KOZİNOĞLU’NUN KATİLİ BULUNMUŞ DA ADI ENVER ALTAYLI'YMIŞ GİBİ BİR HAVA İLE KARŞILAŞIYORUM"
Altaylı, şu ifadeleri kullandı:
"Haftalardır benim üzerimden bir kampanya yürütülüyor. Ben bir ay sonra 83 yaşına giriyorum, 9 yıldır cezaevindeyim. Bir yere kaçmış değilim ama televizyonları, gazeteleri takip eden insanlar sanki Kaşif Kozinoğlu’nun katili bulunmuş da adı Enver Altaylı'ymış gibi bir hava ile karşılaşıyorum. Bana ait olduğunu yıllardır reddettiğim bir metindeki ‘etkisiz hale getirilmesi’ sözünü alıp öyle bir noktaya taşıdılar ki başka yayınlarda artık açıkça ‘karanlık infaz planı’ başlıkları atılıyor. Mektupta çizilen ‘infaz ve tasfiye planının adım adım uygulandığı’ yazılıyor. Ortada ‘infaz’ kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor.
Benim evimden çıktığı söylenen sözde mektupları daha ilk günden beri kabul etmedim. 'Bana ait değildir' dedim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum: Bana ait değildir. Devlet benim telefonumu, bilgisayarımı, CD’mi, flash belleğimi, dijital materyallerimi alıyor; bunları aldığı anda olduğu haliyle muhafaza etmesi lazım. Aylar geçtikten sonra içinde ne varsa bunu Enver Altaylı koymuştur diyebilmesi için önce devletin o materyali aldığı anda ne halde olduğunu göstermesi lazım. Bu yapılmadı. Dijital materyallerin ilk adli kopyaları el konulduğu gün değil, haftalar sonra alındı. Sonradan alınan kopya ile o günkü cihazın birbirine uygun çıkması bana hiçbir şey anlatmıyor. Ben size ‘Bu cihaz sizin elinizde kaldığı süre içinde ne olduğu?’ diye soruyorum.
Siz bana ‘1,5 ay sonra aldığınız kopyayı o tarihte cihaz birbirinin aynı’ diyorsunuz. Elbette aynı olabilir. Ben 1,5 ay öncesini soruyorum. Bu dosyaya uzman görüşü sunan Koray Peksayar sıradan bir isim değildir. Aynı kişi benim dijital materyallerimi de inceledi. Kaşif Kozinoğlu konusunda bugün ortalıkta dolaştırılan bu sözde mektupların bulunduğu dijital materyal bakımından oynanma ve delil bütünlüğü sorunu tespit edildi.
Ben FETÖ elebaşına gönderilmek üzere ‘Muhterem Efendim’ diye başlayan, sonrasında Kaşif Kozinoğlu için ‘Bu adam hizmet elemanlarını hedef gösteriyor. Bu kişinin etkisizleştirilmesi gerekir’ şeklinde bir mektup yazmadım. Bu mektup Kozinoğlu ölmeden 4 yıl önce yazılmıştır. Ayrıca ben Kozinoğlu’nu hiç tanımıyorum, kendisiyle ilgili hiç kimseye rapor vermedim. Bu iddialar delil olmayan dijital materyaller nedeniyle ortaya atılmıştır. Elde edilen dijital materyallerle oynanmıştır. Sağlık sorunlarım bulunmaktadır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum."

Yorum Yazın