Karşıyaka’da 'billboard' gerilimi büyürken Ünsal’dan Tugay açıklaması: ' Kişisel bir problemim yok'
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Kent AŞ’ye ait 20 reklam ünitesinin Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sökülmesi ve yaklaşık 1,5 milyon liralık idari para cezası uygulanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin bir “billboard meselesi” olmadığını belirten Ünsal, Kent AŞ’nin gelir kaynaklarının zarar gördüğünü savunurken, sökümler sırasında elektrik hatlarının açıkta bırakıldığını da öne sürdü. Ünsal ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı işaret etti, "Kişisel bir problemim yok" dedi.
- Ege Postası
- 24.09.2026 - 10:47
- Güncelleme: 24.09.2026 - 13:33
HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka Belediyesi arasında Kent AŞ’ye ait reklam üniteleri üzerinden yaşanan gerilim büyüyor. Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerinin Karşıyaka’da Kent AŞ’ye ait 20 reklam ünitesini kaldırması ve şirkete yaklaşık 1,5 milyon TL idari para cezası uygulanmasının ardından Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Ünsal, tartışmanın yalnızca reklam panolarının kaldırılmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, Kent AŞ’nin gelir kaynaklarından birinin sekteye uğradığını savundu. Büyükşehir Belediyesi ise daha önce yaptığı açıklamada işlemlerin yetki sınırları içerisinde gerçekleştirildiğini ve tartışmanın “hukuki ve idari gerçekliğinden uzaklaştırıldığını” belirtmişti.

Tartışmanın başlangıcını Vizyonkent başvurusu oluşturdu
Ünsal, sürecin Büyükşehir Belediyesi’nin rutin denetimiyle başlamadığını, 13 Şubat 2024 tarihinde Vizyonkent Reklam Pazarlama AŞ’nin Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı başvuruyla gündeme geldiğini söyledi.
"Öncelikle sürecin nasıl bu aşamaya geldiğini ele alalım… Süreç, Büyükşehir Belediyesi’nin rutin denetimleri ile başlamadı arkadaşlar... 13 Şubat 2026'da Vizyonkent Reklam Pazarlama A.Ş., Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruyor. Karşıyaka'daki 69 reklam panosunun kendi "münhasır işletme hakkını" ihlal ettiğini ve gelir kaybına yol açtığını ileri sürüyor ve panoların kaldırılmasını istiyor. Büyükşehir Belediyesi, bu başvuruyu dört gün sonra Karşıyaka Belediyesine iletiyor. Kent A.Ş. 20 Şubat 2026'da ayrıntılı bir cevap verdi bu yazıya. Panoların hukuki statüsünü, Karşıyaka Belediyesi'nin Kent A.Ş.'ye devrettiği işletim haklarını ve Vizyonkent'in Büyükşehir ile yaptığı sözleşmenin yalnızca kendi ihale envanterindeki 3.701 üniteyle sınırlı olduğunu açıkça bildirdik. Panoların birlikte incelenmesi için ortak bir heyet kurulmasını da önerdik. Bu öneriye hiçbir cevap verilmedi. Süreç bu şekilde başladı…"
2021’deki sözleşmeyi yeniden gündeme taşıdı
Ünsal, tartışmanın geçmişine ilişkin olarak Kent AŞ ile Kent Vizyon arasında 28 Mayıs 2021 tarihinde imzalanan sözleşmeye de dikkat çekti. Söz konusu sözleşmeyle Kent AŞ’nin tasarrufundaki 327 pano ve demirbaşın işletme hakkının 7 yıllığına Kent Vizyon’a verildiğini belirten Ünsal, sözleşmenin imzalandığı dönemde Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanı ve Kent AŞ Yönetim Kurulu üyesi olduğunu söyledi.
Ünsal, bugün başvuruyu yapan Vizyonkent ile 2021 yılında Kent AŞ ile sözleşme yapan Kent Vizyon’un aynı grup içerisinde yer alan şirketler olduğunu belirterek, aynı hukuki geçmişe sahip reklam ünitelerinin bir kısmının aynı grup tarafından işletilirken diğerlerinin hukuka aykırı kabul edilmesini eleştirdi.
“İhtar yapılmadan başka panolar da söküldü”
Ünsal, 14 Eylül’de Kent AŞ’ye ait 20 demirbaş için aynı gün içerisinde 20 ayrı ihtarname ve 20 ayrı idari para cezası düzenlendiğini söyledi. İhtarnamelerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesine dayanak gösterildiğini aktaran Ünsal, reklam ünitelerinin “derhal” kaldırılmasının istendiğini ifade etti.
Ünsal, "14 Eylül 2026'da Büyükşehir zabıta birimleri, Kent A.Ş.'ye ait 20 reklam ünitesi için aynı gün içinde 20 ayrı ihtarname ve 20 ayrı idari para cezası düzenledi. İhtarnamelerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42. maddesine dayanıldı. Kaç gün içinde toplanması gerektiğine yönelik bölümde ise "DERHAL" ibaresi kullanıldı. Ertesi gün, 15 Eylül'de panolar sökülmeye başlandı; hukuki başvuru yolları tarafımızca fiilen kullanılamadan ilk gün altı ünite kaldırıldı. Daha sonra daha da ciddi bir gelişme yaşandı. Büyükşehir ekipleri, hakkında hiçbir ihtarname veya para cezası bulunmayan başka reklam ünitelerini de sökmeye başladı."Bu panolar hakkında herhangi bir ihtar yok" diyerek itiraz ettik. Sahadaki görevliler ise ihtar vermeye gerek olmadığını söyledi." dedi.
“Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesi bu panoları kapsamıyor”
Ünsal, Büyükşehir Belediyesi’nin Kabahatler Kanunu’nun 42’nci maddesine dayanmasını da eleştirdi. Söz konusu maddenin afiş asılmasına ilişkin olduğunu savunan Ünsal, Karşıyaka’daki reklam ünitelerinin ise metal konstrüksiyon, ankraj ve elektrik tesisatı bulunan billboard ve totemlerden oluştuğunu belirtti. Ünsal ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’ni uygulaması halinde izinsiz uygulamalar için 7 günlük süre öngörüldüğünü, ancak bu sürecin işletilmediğini ileri sürdü. İhtarnamelerde söküm masraflarının yüzde 20 fazlasıyla tahsil edileceğinin belirtildiğini söyleyen Ünsal, bunun için de encümen kararı ve süre verilmesini gerektiren ayrı bir usul bulunduğunu, bu prosedürün uygulanmadığını savundu.
“Bir kanundan ceza, başka düzenlemeden masraf alındı”
Ünsal, itirazlarının temelini şu sözlerle özetledi:
"Kısaca bizim itirazımız şu: Büyükşehir Belediyesi bir kanundan ceza yetkisini, başka bir kanundan %20 masraf hükmünü, Yönetmelikten de söküm yetkisini almış. Fakat aynı düzenlemelerin vatandaşı ve şirketi koruyan süre, usül ve karar mekanizmalarını ise uygulamamıştır. Biz bu tavrı adaletsiz gördüğümüz için itiraz ediyoruz. Mahkemeler de aynı görüştedir. Bu tür uygulamalar, daha önceleri de muhkemeler tarafından haksız bulunmuş ve emsal kararlar ile işlemler durdurulmuştur. Mahkemeler, reklam totemlerinin "yapı" niteliğinde olduğunu; kaldırma işleminin ancak İmar Kanunu'nun öngördüğü usülle, yani yerinde tespit, süre verilmesi ve encümen kararıyla yapılabileceğini; İlan ve Reklam Yönetmeliği'nin tek başına söküm dayanağı olamayacağını ve "yasal dayanağı içermeyen ihtarname"nin hukuka aykırı olduğunu açıkça belirtiyor. Yani Büyükşehir Belediyesi, daha önce defalarca mahkemelerin hukuka aykırı bulduğu uygulamayı bugün yeniden ve daha sert biçimde Karşıyaka’da hayata geçiriyor."
Bu yaklaşımı adaletsiz bulduklarını belirten Ünsal, hukuki itirazlarını bu nedenle yaptıklarını söyledi.
Eski mahkeme kararlarını emsal gösterdi
Ünsal, benzer reklam ünitelerine ilişkin geçmiş yıllarda İzmir’de açılan davalarda mahkemelerin söküm işlemlerini durdurduğunu ileri sürdü. Önceki yargı kararlarında reklam totemlerinin yapı niteliğinde değerlendirildiğini ve kaldırma işlemlerinde İmar Kanunu’nda öngörülen yerinde tespit, süre verilmesi ve encümen kararı gibi prosedürlerin uygulanması gerektiğinin ortaya konulduğunu savunan Ünsal, yalnızca İlan, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’nin söküm için yeterli hukuki dayanak oluşturamayacağını iddia etti. Ünsal, Büyükşehir Belediyesi’nin daha önce hukuka aykırı bulunduğunu savunduğu uygulamanın bu kez Karşıyaka’da yeniden ve daha sert biçimde hayata geçirildiğini öne sürdü.
Söküm sırasında elektrik tehlikesi iddiası
Ünsal’ın açıklamalarındaki bir diğer başlık ise söküm sırasında yaşandığını iddia ettiği elektrik tehlikesi oldu. Reklam ünitelerinin bağlantı noktalarındaki vidaların sökülmesi yerine ayaklarından kesildiğini belirten Ünsal, bu sırada elektrik kablolarının da kesildiğini ve bazı hatların usulüne uygun şekilde devre dışı bırakılmadan işlem yapıldığını savundu. Kesilen kablo uçlarının kaldırımlarda ve yaya trafiğinin bulunduğu alanlarda açıkta bırakıldığını iddia eden Ünsal, daha sonra belediye ekipleri tarafından müdahale edildiğini ve görüntülerin kayda alındığını söyledi. Ünsal, üç noktada direklerin sokak aydınlatma sistemine bağlı olduğunu sonradan fark ettiklerini belirterek, “İyi ki o akşam hiç kimseye bir şey olmadı” dedi.
“Bu panolar 10 yılı aşkın süredir aynı yerlerde”
Reklam ünitelerinin yeni kurulmuş yapılar olmadığını vurgulayan Ünsal, söz konusu panoların 10 yılı aşkın süredir aynı noktalarda bulunduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin panolardan yıllardır haberdar olduğunu savunan Ünsal, bu üniteler için ilan ve reklam vergilerinin de yıllardır Büyükşehir Belediyesi’ne beyan edilerek ödendiğini belirtti. Ünsal, Cemil Tugay’ın bu panoların bulunduğu dönemde Karşıyaka Belediye Başkanı olduğunu ve Kent AŞ Yönetim Kurulu’nda görev yaptığını da hatırlattı.
Yan yana dört panoya farklı işlem yapıldığını savundu
Ünsal, aynı lokasyonda yan yana bulunan dört reklam ünitesini örnek göstererek uygulamada tutarsızlık bulunduğunu öne sürdü. Dört panonun da altında Kent AŞ ibaresinin bulunduğunu belirten Ünsal, bunlardan ikisinin önceki dönemde Vizyonkent’e verildiğini, diğer ikisinin ise mevcut dönemde başka bir şirkete kiralandığını söyledi. Ünsal, söküm sırasında önceki dönemde Vizyonkent’e verilen iki panonun yerinde bırakıldığını, diğer iki panonun ise kaldırıldığını belirterek, aynı statüdeki yan yana üniteler arasında farklı işlem yapıldığını savundu.
327 pano için 500 bin liralık sözleşmeyi eleştirdi
2021 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından açık hava reklam ünitelerine ilişkin ihale yapıldığını belirten Ünsal, o dönemde ilçe belediyelerine de Büyükşehir sınırlarında bulunan reklam panolarının kaldırılması yönünde yazı gönderildiğini söyledi.
"İzmir Büyükşehir Belediyesi 2021 yılında Açıkhava Reklam Üniteleri ile ilgili ihale yaptığında, Büyükşehir tüm ilçelere yazı yazmış ve Büyükşehir sınırında kalan reklam panolarının sökülmesini istemiş. O dönemde Kent AŞ, kendisine ait ürünleri söküp depoya almak yerine, ihaleyi kazanan firmaya kiralama yoluna gitmiş. Buraya kadar her şey normal! 327 ürün için 7 yıllığına 500 bin TL bedel alınmış firmadan. O dönemki piyasa rayiçlerinin çok altında kalan bir rakam. Biz bugün 100 küsur reklam ünitesi için iki ayda bu paranın fazlasını alıyoruz. Günah değil mi arkadaşlar...Sökülen panolar Kent A.Ş.'nin gelir üreten malvarlıklarıdır. Her sökülen üniteyle birlikte Kent AŞ reklam ve kira/ciro gelirinden mahrum kalmıştır. Devam eden ticari ilişkiler kesintiye uğramıştır. Panoların yeniden kurulması, elektrik ve altyapı bağlantılarının yeniden yapılması ise ayrı ayrı maliyet yüküdür. Bu ürünler kamu malıdır ve yapılan işlem kamu malına zarar vermiştir."
Ünsal, aynı dönemde Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı başka bir sözleşmede 45 milyon liralık bedel bulunduğunu belirterek iki sözleşme arasındaki birim fiyat farkına dikkat çekti.
“Sökülen panolar Kent AŞ’nin gelir getiren mal varlığı”
Sökülen reklam ünitelerinin Kent AŞ’nin gelir getiren mal varlıkları olduğunu belirten Ünsal, her sökümün şirketin reklam ve kiracılık gelirlerini etkilediğini savundu. Panoların yeniden kurulması, elektrik ve altyapı bağlantılarının tekrar yapılmasının da ek maliyet oluşturacağını belirten Ünsal, söz konusu ürünlerin kamu malı olduğunu ve yapılan işlemin kamu malına zarar verdiğini ileri sürdü.
Dört ayrı hukuki başvuru yapıldı
Ünsal, Büyükşehir Belediyesi’nin işlemlerine karşı birden fazla hukuki süreç başlattıklarını açıkladı. İhtarname ve fiili söküm işlemleri için İzmir İdare Mahkemesi’nde iptal ve yürütmenin durdurulması talepli dava açtıklarını belirten Ünsal, emsal kararları da dosyaya sunduklarını söyledi. İdari para cezalarına ilişkin 20 ayrı başvurunun Karşıyaka Sulh Ceza Hâkimliği’ne yapıldığını belirten Ünsal, söküm sırasında yetki belgelerinin gösterilmemesi ve fiziki müdahaleler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı’na da başvurduklarını ifade etti.
Ünsal ayrıca Vizyonkent’in başka reklam işletmecilerine ait panoların kendi gelir kaybına ve münhasır hak iddiasına dayanılarak kaldırılmasını istemesinin rekabet hukuku açısından incelenmesi gerektiğini belirterek Rekabet Kurumu’na da başvurduklarını söyledi.
“Kimin haklı olduğuna sahada karar verilemez”
Ünsal, reklam ünitelerinin hukuki statüsünün kamu görevlileri tarafından sahada keyfi biçimde belirlenmemesi gerektiğini savundu. “Kimin haklı olduğuna kamu görevlileri sahada keyfi biçimde karar veremez. Hukuk kuralları ve bağımsız yargı kimin nasıl haklı olduğunu gösterecektir” diyen Ünsal, çözüm için ortak bir inceleme yapılması çağrısını yineledi. Her reklam ünitesinin ayrı ayrı incelenmesini, hangi envanter ve sözleşme kapsamında olduğunun belirlenmesini ve uygulanacak işlemin açık bir hukuki dayanağa bağlanmasını isteyen Ünsal, Şubat ayında da ortak heyet kurulması önerisinde bulunduklarını hatırlattı.
Ünsal: “Benim Cemil Bey’le kişisel bir problemim yok”
Toplantıda Ünsal’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile yaşanan gerilimin kişisel bir boyutu olup olmadığı da soruldu. Ünsal, kendisinin kişisel bir sorun yaşamadığını ancak aralarında bir iletişim sorunu bulunduğunu söyledi. Tartışmanın kişiselleştirilmesini istemediğini belirten Ünsal, mücadelesinin Karşıyaka Belediyesi’nin ve Karşıyaka halkının haklarını korumaya yönelik olduğunu ifade etti.
“Ben herhangi bir konunun şahsileştirilmesine ben de karşıyım. Ama niçin böyle olduğunu da açıkçası bilmiyorum” diyen Ünsal, görev alanının Karşıyaka olduğunu ve çalışmalarını ilçenin ihtiyaçları doğrultusunda sürdüreceğini söyledi.
Çatı Bostanlı tepkisi: 'Yıllığı 100 liraya tahsil edilen alana 1 milyon 264 bin liralık ceza'
Çatı Bostanlı konusuna da değinen Ünsal, alanın 2021 yılında Tunç Soyer yönetimindeki İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Karşıyaka Belediyesi’ne kültür ve sosyal faaliyetlerde kullanılmak üzere 5 yıllığına, yıllık 100 lira bedelle tahsis edildiğini anlattı.
Ünsal, tahsis sonrasında alanda yaklaşık 20 milyon liralık yatırım yapıldığını, bu yatırımın yaklaşık 6 milyon liralık kısmının önceki dönemde, kalan yaklaşık 14 milyon liralık kısmının ise kendi dönemlerinde ödendiğini söyledi.
Alan için tahsis süresinin uzatılmasını talep ettiklerini ancak bu talebin kabul edilmediğini belirten Ünsal, tahliye sürecinde 44 günlük gecikme yaşanması sebebiyle Karşıyaka Belediyesi’ne 1 milyon 264 bin 721 liralık ecrimisil bedeli çıkarıldığını ifade etti.
Ünsal konuya ilişkin şunları söyledi;
"Gelinen noktada 100 liralık bedelle belediyemize tahsis edilen ve herhangi bir ticari amaç gütmeyen, doğrudan Karşıyaka halkına ücretsiz hizmet sunmak amacıyla kullanılan bu alan, 44 günlük geciktik diye bize ecrimisil cezası kestiler. 1 milyon 264 bin 720 lira. Yıllığı 100 lira arkadaşlar. Yani başka bir ifadeyle 5 yıl boyunca 100 lira bedelle tahsis edilen bir kamu hizmet alanı için yalnızca 44 günlük süre nedeniyle 1 milyon 264 bin lirayı aşan bir ceza isteniyor bizden. Karşıyaka bütçesinden çıkan bir yer. Kar amacı gütmeyen bir yer."
“Ayrıcalık değil, adil ve tutarlı uygulama istiyoruz”
Ünsal, yaşanan krizin çözümü için sökümlerin durdurulmasını, açıkta bırakıldığı iddia edilen elektrik hatlarının güvenli hale getirilmesini ve reklam ünitelerinin tek tek incelenmesini istedi. Her ünitenin kime ait olduğunun, hangi sözleşme ve envanter kapsamında bulunduğunun belirlenmesini isteyen Ünsal, “Biz bir ayrıcalık istemiyoruz. Diğer ilçelere ne uygulanıyorsa biz de onu istiyoruz. Uygulamaların adil ve tutarlı olmasını bekliyoruz” dedi.
Yorum Yazın