Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Karabağlar Belediyesi’ndeki iddialar NEO TV’de masaya yatırıldı... Eroğlu: 'Mükerrer ödemeler ve usulsüzlükler belgeli'

Karabağlar Belediyesi’ndeki iddialar NEO TV’de masaya yatırıldı... Eroğlu: 'Mükerrer ödemeler ve usulsüzlükler belgeli'

NEO TV’de yayınlanan 8. Gün programında gazeteci Mithat Umutoğulları sordu, AK Parti Karabağlar Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Fırat Eroğlu Karabağlar Belediyesi'ndeki usulsüzlükleri tek tek anlattı. AK Parti’li Fırat Eroğlu, belediye meclisi denetim komisyonu üyesi olarak yaptıkları incelemelerde çok sayıda mükerrer ödeme tespit ettiklerini söyledi. Eroğlu, önceki dönemde yapılan etkinlik ihalelerine rağmen, aynı etkinliklerin seçim sonrası doğrudan temin yoluyla yeniden başka firmalara yaptırıldığını ve bunun açık bir kamu zararı oluşturduğunu ifade etti.

  • Ege Postası
  • 09.02.2026 - 17:04
  • Güncelleme: 09.02.2026 - 20:25

EGE POSTASI- NEO TV’de yayınlanan 8. Gün programında gazeteci Mithat Umutoğulları, AK Parti Karabağlar Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Fırat Eroğlu’nu konuk etti. Programda Karabağlar Belediyesi’ne ilişkin uzun süredir gündemde olan yolsuzluk, usulsüzlük, mükerrer ödeme, ruhsat ve belediye iştirakleri ile ilgili iddialar tüm yönleriyle ele alındı.

“İddialar uzun süredir dile getiriliyor ama soruşturulmuyor”

Programın açılışında konuşan Mithat Umutoğulları, Karabağlar Belediyesi hakkında uzun süredir çok ciddi iddiaların gündeme getirildiğini ancak bu iddiaların İzmir kamuoyunda yeterince tartışılmadığını belirterek, “Türkiye’de küçük iddialar bile soruşturulurken Karabağlar’daki bu iddiaların yargının dikkatini çekmemesi şaşırtıcı” dedi.

“Mükerrer ödemeleri denetim komisyonu raporuyla tespit ettik”

AK Parti’li Fırat Eroğlu ise belediye meclisi denetim komisyonu üyesi olarak yaptıkları incelemelerde çok sayıda mükerrer ödeme tespit ettiklerini söyledi. Eroğlu, önceki dönemde yapılan etkinlik ihalelerine rağmen, aynı etkinliklerin seçim sonrası doğrudan temin yoluyla yeniden başka firmalara yaptırıldığını ve bunun açık bir kamu zararı oluşturduğunu ifade etti.

Eroğlu, “Sadece tek bir dosyada yaklaşık 25-26 milyon TL’lik mükerrer ödeme tespit ettik. Ancak biz yalnızca belediye bütçesini inceleyebiliyoruz. Asıl büyük sorunlar belediye iştirakleri olan KARBEL A.Ş. ve Karabağlar Spor A.Ş. tarafında yaşanıyor” dedi.

“Şirket kurulmadan ihale alınmış”

Programda dikkat çeken bir diğer iddia ise henüz kurulmamış bir şirketin ihale alması oldu. Eroğlu, şirket kuruluş tarihleri ve ihale bilgelerinin EKAP ve Ticaret Sicili kayıtlarından herkes tarafından görülebileceğini belirterek, “Belgeler açık, isteyen herkes birkaç dakikada doğrulayabilir” ifadelerini kullandı.

Uzundere Havuzu ve “Mühür Fekki” iddiası

Eroğlu, Karabağlar Belediyesi’ne ait Uzundere Havuzu’nun sağlık gerekçesiyle mühürlenmesine rağmen, mühür sökülerek faaliyete devam edildiğini ileri sürdü. Havuzdan alınan su numunelerinin olumsuz çıkmasına rağmen tesisin tekrar açıldığını belirten Eroğlu, bu durumun kamu sağlığını doğrudan tehdit ettiğini söyledi.
“Bir bakkal mühür fekki yapsa mahalle ayağa kalkar. Belediyenin bunu yapması kabul edilemez” diyen Eroğlu, konuyla ilgili ön soruşturma başlatıldığını bildirdi.

“Belediye iştirakleri aile yönetimine dönüştü” iddiası

Programda belediye iştiraklerinin yönetimi de tartışıldı. Eroğlu, Koray Bülent Uğantaş ve ailesinin belediye şirketlerinde ve idari yapıda etkili olduğunu öne sürerek, “Belediyede fiili bir eş başkanlık görüntüsü var. Şirket yetkilileri belediye müdürleriyle toplantılar yapıyor, görevlendirmelere müdahale ediyor” dedi.

Ruhsat ve imar uygulamaları tartışma konusu

Eroğlu, Karabağlar Belediyesi’nde ruhsat ve imar uygulamalarında keyfi kararlar alındığını, aynı koşullardaki başvurulardan bazılarına ruhsat verilirken bazılarının reddedildiğini iddia etti. Belediye içinde sık sık müdür değişiklikleri yaşandığını vurgulayan Eroğlu, “Bu değişikliklerin nedeni sorgulanmalı” dedi.

“Bu artık siyasi değil, adli bir mesele”

Programın sonunda konuşan Mithat Umutoğulları, dile getirilen iddiaların artık siyasi tartışma sınırlarını aştığını belirterek, Cumhuriyet Savcılığı’nın resen soruşturma başlatması gerektiğini söyledi. Umutoğulları, “Kamu adına bu iddiaların araştırılması herkesin hakkı” ifadelerini kullandı.

Fırat Eroğlu ise tüm iddialarının belgeli olduğunu vurgulayarak, “İstenirse her platformda ve her ortamda bunları anlatmaya hazırım. Hodri meydan” dedi.

PROGRAMDA KONUŞULAN TÜM KONULAR ŞÖYLE

Mithat Umutoğulları : Karabağlar Belediyesi'nde uzun süredir ciddi tartışmalar ve inanılmaz iddialar var. Çok uzun zamandır zaten bu iddialar gündeme getiriliyor. Fakat ne hikmetse İzmir kamuoyunda bu konu çok tartışılmıyor ve biz bunu tartışmak istedik. AK Parti Karabağlar Grup Başkan Vekili Fırat Eroğlu ile Karabağlar’I konuşacağız.

Karabağlar Meclisi çok uzun zamandır gerçekten çok ciddi, hareketli bir meclis ve aslında bir taraftan da sizin mecliste yaptığınız konuşmaları da gördüğümüzde ben de açıkçası çok şaşkınım yani. Türkiye'de birçok belediyede, küçücük bir iddia dahi araştırılırken Karabağ Belediyesi'nde bir AK Partili grup başkan vekilinin, meclis üyesinin ya da siyasetçilerin zaman zaman ilçe başkanınızda bu konuları gündeme getiriyor. Bunların gündeme geliyor olması, medyanın bunu yazıyor olması hiçbir yargı kurumunun dikkatini çekmedi. Bana çok garip geliyor. Bunları konuşalım istiyorum. Bizim görevimiz bir kere kamu hakkı ve hukukunu korumak. Ortaya attığınız iddialar inanılmaz çarpıcı iddialar… İlk dikkatimi çeken ‘alenen yolsuzluğu belgeledik’ dediniz. Bence bu çok ağır bir iddia. Bir belediye başkanına yüzüne meclis toplantısında bir de canlı yanında olduğu bir ortamda söylemek gerçekten çok vahim bir iddia.

"BÜYÜK BİR FACİA İLE KARŞILAŞTIK"

Fırat Eroğlu: Biliyorsunuz denetim komisyonu olarak ve meclis üyeleri olarak biz sadece belediyenin iç yapısını ve belediyenin ilgili müdürlüklerde kestiği faturaları, ödenen faturaları takip edebiliyoruz. Belediyenin iştiraki olan şirketleri inceleme şansımız yok. Burada asıl sorunun yaşandığı alan Karabağlar Belediyesi'nin iki iştiraki olan Karbel A.Ş. ve Karabağlar Spor A.Ş. Şimdi bu iki şirkette çok büyük bir hengame var. zaten tüm bilgiler de bize o tarafta yaşananlarla ilgili geliyor. Ama biz kendi alanımızda inceleyebildiğimiz kısma bakınca da büyük bir facia ile karşılaştık. Ve bunu geçen senede Denetim Komisyonu raporunda ibraz ettik. Bunu biliyorsunuz denetim komisyonları ilçelerde veya büyükşehirde yapılmasının amacı belediye başkanı adına siz incelemelerde bulunursunuz denetim komisyonu olarak. Bu 3 veya 5 kişiden oluşur denetim komisyonları.

Karabağlar'da biz 5 kişiden oluşturduk. Geçen sene bu beş kişiden üçü CHP meclis üyesiydi, ikisi AK Parti meclis üyesiydi. Ve biz bunu inceledikten sonra biz raporu kanunen başkana sunarız. Şimdi Başkan bu raporu aldıktan sonra ki burada mükerrer ödemeler var. Ve sayısız mükerrer ödeme var. Şimdi önceki dönem belediye başkanı  Muhittin Selvitopu zamanında yapılan bir ihale var. Yıl içerisinde yapılacak aktivitelerle ilgili etkinliklerin yılbaşında yani yılbaşı derken 2024'ün Ocak ayında biliyorsunuz seçimde Mart 31'deydi 2024'te. Muhittin Bey. Ocak ayında tüm yıl içerisinde kapsayacak aktivitelerin ihalesini yapmış. Bunlar nedir? İşte yılbaşı kutlamasıdır, 23 Nisan'dır, 19 Mayıs'tır. Çocuk şenlikleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim gibi... Aklınıza ne geliyorsa, şu an sayamadığım hepsinin etkinliğini bir seferde ihalesini yapmış.

HEM İHALE HEM DOĞRUDAN TEMİN

31 Mart 2024 seçimlerinden sonra da yeni gelen yönetim, idari yönetim bu yapılan aktivitelerin hepsini… Bunların parası ödeniyor. Ayrıyeten doğrudan teminle başka şirketlere yapılıyor. Tekrardan. Yani ihale yapılmış, açık ihale yapılmış, ihaleyi bir şirket almış.

Sonrasında siz yapılan işi tekrardan doğrudan teminle veriyorsunuz ki hem oraya ödeme yapıyorsunuz yani ihale yapılan firmaya ödeme yapıyorsunuz.

Tabii doğrudan teminle bu işleri verdiğiniz kişilere yapıyorsunuz. Hatırlarsanız yaklaşık bir sene olmadı. Yine burada sizin kanalınızdaydım. O günde ekrana yansıtılan facia bir evrak vardı ve bu evrak bakın kurulmamış bir şirkettir.

Mithat Umutoğulları: Bir şey soracağım. Mesela burada siz dile getirdiniz. Ben daha sonra onunla ilgili köşe yazısı yazdım, programda işledim. Mesela bir belediye başkanı harcama yetkisi memurlar var. Örneğin müdürler var. Talimat veriyor. Diyor ki biz burada işte diyor örneğin 23 Nisan'ın kutlaması yapacağız. Bununla ilgili çalışma yapalım diyor. Nasıl? ve organizasyonları şöyle şöyle toplantısı yapıyor gidiyor. Dolayısıyla oradaki harcamayı kim yapar işte müdür gider oradaki işte ne ihtiyaç varsa onları alır imzalar ve alımını yapar. Şimdi bundan haberi de olmayabilir bir belediye başkanının. Şimdi o günü çok iyi hatırlıyorum. Sanıyorum ayın 10'unda şirket kurmuş 4 gün sonra 14’ünde ihale. Doğru mu? Evet. Çok iyi hatırlıyorum. Ve mesela burada siz bu işi konuştunuz. Ondan sonra mesela belediye başkanı sizi arayıp da Fırat Bey, ‘ya siz böyle bir belge yayınladınız. Ya işte bunda da acaba bir suistimal olabilir mi? Acaba müdürlükte bir yanlış iş olmuş olabilir mi?’ diye sordumu acaba size. Çok merak ediyorum. Çünkü dediğim gibi Karabalar Belediyesi çok büyük bir yer, birçok ilden daha büyük bir nüfusa sahip. Dolayısıyla bir memur yaptığı ya da müdürün yaptığı harcamayı başkan görmemiş olabilir. Ama mesela onu neden soruyorum? Şimdi burada bu konu dillendirildiğinde konuşulduğunda başkanın size bununla ilgili bir soru sordu mu ya da bunun ne olduğunu sordumu, müdürlükte böyle bir işlem yaptı mı? Bununla ilgili bir girişimi var mı?

"BİZİM SUNDUĞUMUZ BELGELERE DE GÜVENMİYORSA..."

Fırat Eroğlu: Şimdi tabii ki de bu konuda biz suçlayıcıdan çok tarafsız bir şekilde bu raporu sunmakta yükümlüyüz. Biz de o çerçevede bakıyoruz. Biz ne bekliyoruz? Biz diyoruz ki; biz bu raporu sunalım. Biz zaten kimin adına denetliyoruz? Belediye başkanı adına denetliyoruz.  Normal etik değerli olan kişiler bunları yapar zaten. O yüzden siz de bu soruyu sormakta çok haklısınız. Fakat ne bu konuda bize gelen ‘ya işte Fırat, bak sen bunu böyle böyle değerlendirmişsin, yakalamışsın.’ Çünkü bunların fatura numarası var, şirketi ticari sicili var. Her ne kadar kendisi ya bunlar yalan iddialar, gerçek değil dese bile herkesin e-devleti var. Girdiğiniz zaman ticari sicile girdiğiniz zaman şirketin belge numarası var, ünvanı var. Girdiğinizde şirketin kuruluş tarihi var. Ekap'a girin Ekap'tan. Ben herkese paylaşırım, sosyal medyadan paylaşayım. Ekaptan vatandaş. Yani bizim sunduğumuz belgeleri de insanlar güvenmiyorsa eğer. Eğer yani Helil Hanım böyle konuşuyor ya. E-Kaptan girip yazdığınız zaman yapılan ihalenin içeriği. Hepsi çıkıyor.

Ticari Sicile girin, Şirket kurulmuş mu kurulmamış mı? Karabağlar'da kaç tane mükerrer fatura yapılmış? Hepsini tek tek vatandaş da yaklaşık 5-10 dakikasını ayırarak hepsini bulabilir. Ki belediye başkanı Sayın Heliİ Kınay da. Bizim bu raporu sunduktan sonra yani orada iyisiyle kötüsüyle bence telefon kullanmayı biliyordur diye düşünüyorum. İşte az önce saydığım uygulamaları da biz tabii ki de burada yarı kamu hizmeti verdiğimiz için bu süreçleri devletin uygulamalarını takip ediyoruz. Nasıl bu işleri ilgileneceğimizi takip ediyoruz. Kendisi de belediye başkanı olarak bunları biliyordur. Sadece telefonla uygulama indirip, yazıp kontrol etse zaten gerçek olduğunu kendisi de görecektir.

Bu yüzden de mesela. Acaba görmek istiyor mu? Bir de işin orası var. Yani görmek istiyor mu? Ben o kendisi yerinde olsam. Beni ilgilendiren bir süreç değilse bu. Bunu ilgili bir müdür, ilgili bir belediye başkanı yardımcısının güdümünde yapılmış bir işse eğer ne yaparım? Giderim, savcılığa derim ki bizim belediyemizde benim görevim sürecim içerisinde böyle bir işlem yapılmış. Burada mükerrer faturalar var. Buyurun. Ben suç duyurusunda bulunuyorum belediye başkanı olarak. Çünkü zaten denetim komisyonu belediye başkanı adına denetler. İbraz eder. Belediye başkanı da orada gördüğü hususları araştırmasını yapar, yargıya taşır. Şimdi belediyelerde İç teftiş vardır.

Muhtemelen biz şimdi burada konuşuyoruz, kendisi de diyecek ki ‘ben işte İç teftişe verdim, teftiş bakıyor, daha incelemelerde bulunuyor’ bilmem ne. Tabii iç denetim olayı 4 sene de sürebilir, 3 sene de sürebilir. Çünkü ben daha önceki bir denetim komisyonunun iç denetiminin aşağı yukarı 3 yıl sonra, 4 yıl sonra cevap verildiğini geçen sene 2025'te gördüm. 2021'in denetim komisyonu raporunu. Bu sebepten dolayı bu sadece dostlar alışverişte gözüksün tarzında bir yaklaşımdır. Zaten dediğim gibi telefonunuzdan girdiğinizde her şey çok basit artık. Günümüzde o kadar basit ki her şey. Girin, patron numarasına kadar vermişiz biz. Her şey belli. Yaz oraya, EKAP'a gir, müdürü çağır. ‘Bak kardeşim bu doğru mu değil mi?’ Zaten bunu öğrenmesi, bir belediye başkanı öğrenmesi bir dakikayı geçmez. Üzerinden bir yıla yakın süre geçti….

Mithat Umutoğulları: Yani aslında orada bir usulsüzlük varsa buna da ortak olmuş oluyorsunuz. Yani siz buna göz yumarak bir belediye eğer bir yürütmenin içinde olan bir meclis üyesi ya da bir rapor bununla ilgili yazılmışsa bunu zaten alıp işleme koymak zorunda. En azından iç denetimi harekete geçirmek zorunda. Zaten bunu yapmıyorsa işe ortak olmak zorunda. Şunu çok merak ediyorum. Bizi izleyenler de merak ediyordur. Şimdi az önce dediniz ki; ihalesi yapılmış bir işi yeniden doğrudan teminle başka bir firmaya verdiler. Aklıma şu geliyor mesela buradaki kamu zararı yaklaşık ne kadar? Çünkü bunlar kamu zararı değil yani bir işi iki kişiye aynı anda verirseniz iki ayrı fatura kestirirseniz dolayısıyla bir kamu zararı oluşuyor. Bunun bir hesaplamasını yaptınız mı? Ne kadar acaba?

"KENDİSİNİN CHP'YE BİR AİDİYET DUYGUSU DA YOK"

Fırat Eroğlu: Ya maalesef tam olarak bir rakam çıkartamıyoruz. Sadece bu bir tane dosyada aşağı yukarı hatırladığım kadarıyla geçen gün de mecliste söyledim. Yanlışlık olmasın ama 25-26 milyon sadece bir tane dosyada vardı. Tek bir dosyada vardı. Ama tekrar altını çiziyorum. Az önce söylediğim gibi biz sadece belediyeyi inceleyebiliyoruz. Asıl konular şirkette dönüyor. Ve biz denetim komisyonu, ben bu sene de denetim komisyonu da varım. Daha işte yeni başladık. Bir iki, üç tane müdürlük inceledik. Birkaç şeylere baktık. Yani şimdiden dosyayı incelerken baktım. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Belediye idare anlayışı. Kanunen neler olduğunu açıklayamıyorum. 31 Mart'tan sonra açıklarım ama kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yani bu kadar vahim bir tablo var. Emine Helİl Kınay şimdi kendisi gördüğüm, bildiğim partili bir aideti de yok. Kendisinin CHP'ye bir aidet duygusu da yok. 2-3 yıllık CHP üyesi. Gelmişler kendilerini burada belki de iyi niyetle bir belediye başkanı adayı yaptılar. Niyetleri iyi olabilir. İşte değerlendirelim. Belki iyi niyetle yaptılar. Biliyorsunuz kendisi zaten Bornova’dan adaydı ve bu Bornova ile ilgili sayısız programa katılmış. ‘Bornova benim hayatım. Ben Bornova'da büyüdüm. Bornova'dan başka bir yer bilmem’ diye konuşmaları var. Ki doğru söylüyormuş. Gerçekten de Bornova'dan başka bir yerde bilmiyormuş kendisi. Karabağlar’a geldi. Şu an 58 mahalleden belki 5-10 tanesinin adını öğrenmiş olabilir. Ama Karabağlar kimsenin yani 500 bin nüfuslu bir ilçeden bahsediyoruz kimsenin staj yapma yeri değil. Ciddi sıkıntıları olan bir ilçe. Burada bir enkaz var. Yıllardır süren bir enkaz var.

Mithat Umutoğulları: Şimdi bir belediye başkanı kötü belediye başkanı olabilir. Bir kenti kötü yönetebilir. Yetenekleri sınırlı olabilir. Bu aslında çok anlaşılabilir bir şey. Şöyle düşünün bir futbolcu çok büyük yıldız ama antrenörlükte çok başarısız olduğu ama hayatında hiç futbol oynamamış adamların da antrenörlükte çok ciddi başarılar yakaladığını görüyoruz. Bu anlaşılabilir ama şimdi bahsettiğiniz iddialar öyle enteresan iddia var ki mesela örnek Uzundere havuzu mühür fekki iddianız var. Diyorsunuz ki; burayı işte bir gerekçeyle mühürlendi. Fakat bu mühür fekki yapıldı. Yapıldıktan sonra da başka bir şirketin Pos cihazıyla burada havuz faaliyeti devam etti diyorsunuz. Şimdi bu söylediğiniz bir gazeteci bunu söylese, burada dese ki ya ben böyle bir şey duydum. İşte X belediye bunu bunu yapıyor dediğinde, gazeteci bunu söylediğinde ya burada bir tane bir savcı bunu suç duyurusu kabul edip soruşturma açması gerekiyor. Ya da bir belediye başkanı bundan haberdar değilse bunu yayında duyduğunda bununla ilgili bir şey yapması lazım. Bir soruşturma açması lazım. En azından savcılığa bilgi vermesi lazım. Şimdi siz bu kadar iddiaları ortaya getiriyorsunuz. Bu kadar şey anlatıyorsunuz. Ya bununla ilgili bir şey var. Mesela bununla ilgili size bilgi verdiler mi? Kardeşim bu Pos cihazı diyorsun ‘ama Pos cihazı bizim A şirketinin değil ama İşletim A şirketi ama biz mecburen arkadan dolandık. B şirketinde para geçti. Yine belediyenin içine geldi.’ Ya da ne bileyim işte. Bununla ilgili bir bilgi alabildiniz mi? Bir şey söylüyor mu belediye başkanı? Siz bunları bütün bunları söylerken ‘ben dava açacağım şöyle yapacağım, böyle yapacağım diyor mu?. Uzundere’de mühür fekkiyle ilgili bir kere bir belediye başkanı adaleti uygulayacak olan biri. Şimdi kendi belediyesine mühürlenen bir yeri mührünü kırıyorsa, hangi adalet duygusundan ya da hangi yöneticilik vasfından bahsedeceğiz? Bununla ilgili ne diyeceksiniz?

"HAVUZ OLAYI ÇOK ENTERESAN BİR KONU"

Fırat Eroğlu: Kamunun, insanların güvenmekle yükümlü olduğu bir İdari anlayışın olması gereken belediye kurumu bugün böyle bir hale geldi ki kendileri mühür fekki yapacak boyutta. Havuz olayı çok enteresan bir konu. Ve çok da vahim bir konu. Şimdi bu havuz konusunda 22.07'de Kaymakamlık, İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne ‘bir numune alın’ diyor.  Sonra numune aldıktan sonra 29.07.2025'te numune sonucundan dolayı vahim bir tablo çıkıyor ve hemen 30.07.2025'te burası mühürleniyor İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından. Tam 7 gün geçiyor. 6'sında burayı tekrar kapatıyorlar faaliyetini, içerideki personel bir takım kişilerden bilgi geliyorlar. Bana diyorlar ki; ya işte ‘Burası açılmıştı, biz tekrar kapattık.’ dedim neresi açılmıştı? ‘Havuz’ dedi. ‘Biliyorsunuz yeni kapanmış’ dedi.  ‘Ama bir yanlışlık olmuş dediler’ dedi. Sonra ‘mühür söküldü’ dedi. ‘Tekrar insan almaya başladık. Tekrar insan almaya devam ettik biz’ dediler. Ama şimdi tekrar kapanınca biz de şüphelendik dediler 6 Ağustos. Yani normalde buranın kapanışı 30 Temmuz 2025. 6 Ağustos 2025 tekrar açılıyor. Ama oradaki kişilere verilen bilgi havuzdaki su analizinden alınan rapor yanlış olduğu için mühürlenmişti sonra söküldü diyorlar.

Ben bir takım araştırmaları yaptım. Araştırmanın sonucunda hakikaten mühürlü ve mühürün de sökülmediğini, resmi olarak durduğunu, bir değişiklik olmadığını öğrendim. Fakat ben dedim 6 Ağustos tekrar niye kapanıyor onu araştırınca da meğerse 7 Ağustos'ta tekrar ikinci raporu almak için, tekrar su analizi almak için geleceklerini biliyor tabii bu anlayış içerisindeki kişiler, idari personel veya idari kişiler Bir gün öncesinden havuzu tekrar kapatıyorlar. Konuyu bilmeyen personel de bizimle iletişime geçmiş. Arayınca biz ya burası kapandı mı kapalı değil mi ben bilgi almak istedim bir vatandaş olarak. Ver. Burada Halk sağlığını düşünen bir insan olarak.

Öğrendiğimde burası mühürlü ve mühür fekki olmu. Fırat Bey dediler burası belediye. Bakın sizin bir hatanız var. Belediye böyle bir şey yapar mı? Bugün yani küçümsemek için söylemiyorum ama bir bakkal dükkanı mühürleseniz ve mühür fekki yapsanız. Bütün mahalle duyar ya bakkal dükkanının sahibi başı çok ciddi yargı konusuna belaya girer. Yani bunu en iyi bilen kurum belediye ‘Bu yüzden sizin hatanız var dediler’ bana. Ben de hatam olup olmadığımı anlamamız için girip incelemede bulunmalarını talep etti. Ve sonra gittiklerinde mühür fekki yapıldığı belgelendi.

Bununla ilgili de bildiğim kadarıyla bir ön soruşturma açıldı ve soruşturma hala devam ediyor olabilir. Çok ciddi bir noktaya da gidebilir. Burası şirkete mi ait? Burası işleten belediye şirketi. Bu arada şu an işletmesi de bir anlamda gayri resmi.

9 ay boyunca hiçbir kira ödenmemiş. Ben bu denetim komisyonu bunu da yakaladım. Bunu yakaladıktan sonra sözleşmeyi de inceledim. Protokole baktım. Zaten şu an aslında fiilen fesih olması gereken bir işletme söz konusu. Ama onlar bu yaz da işlettiler bunu. Tabi ben denetim komisyonunda bunu dillendirince hemen kiralar ödendi ama 9 ay hiç ödemediği için. O zaten bildiğim kadarıyla fesih oldu.

Mithat Umutoğulları: Ya da yeni sözleşme yapılması. Peki pos cihazı dediniz ya tespit edebildiniz mi? Hangi şirkete ait acaba?

"FIRSAT BİLMİŞLER"

Fırat Eroğlu: Benim bir tespitim tam anlamıyla yok ama bu daha çok hem yargıya da intikal etmiş hem de kamununda şu an bir araştırma söz konusu devam ediyor süreç.İçeri müşteri alınca da benim duyduğum, bakın benim duyduklarımı söylüyorum. İşte ya bunu, bu kapanmayı bir fırsat bilmişler. Neden fırsat bilmişler? Artık kapalı bir yerin. Maliye girdisini yapma şansı yok.

Mithat Umutoğulları: Yapamaz. Yaparsa kendi kendine ifşa etmiş olur. Peki şöyle bir düşünmek lazım. Yani Sayın Belediye Başkanı'nın iki şık var. Ya birincisi belediye başkanı bu yapılanları bilerek göz yumuyor. İkinci şık da gerçekten belediye yönetimi haberi yok hiçbir şeyden. Siz nasıl yorumlarsınız mesela?

Fırat Eroğlu: Benim gözlemlediğim zaten belediyede Şimdi bir ne yaptığını bilmeyen bir tayfa var. Gerçekten kötü niyet aramadığım ama Nasıl bir olgu içerisinde bu idari anlayışla yürütüldüğünün farkında olmayan Bizim belediyede bir kesim grup var. En tepede çatıda Uğantaşlar ve Emine Helil Kınay. En çatıda bunlar var. Yani resmen bakın söylüyorum. Eş başkan gibi belediye yönetiyorlar. Şimdi Koray Bülent Uğantaş.

Belediyemizde takribi söyleyeyim 1700-1750 kişi çalışıyor. Bunun 1100, 1150’si belki daha fazlası KARBEL A.Ş ve SPOR A.Ş mensubudur. Yani Belediye çalışanların çoğunluğu Koray Bülent Uğantaş'ın yönetim kurulu üyesi oldu, münferit imza yetkilisi oldu. Şirkette iki yetkili var. İkisi de herhangi birisi imza atarsa geçerlidir. Biri Emine Helil Kınay diğer Koray Bülent Uğantaş.Koray Bülent Uğantaş'ın eşi Belediye Başkan Yardımcısı. Bir de bir abileri daha vardı. Tuncay Uğantaş o da organizasyon işlerini yapan.

NEDEN UĞANTAŞ AİLESİNDEN VAZGEÇMİYOR?

Mithat Umutoğulları: Organizasyon işlerinin içerisinde o var. Peki bir şey söyleyeyim. Mesela bu Uğantaş ailesiyle ilgili ilk iddialar ortaya atıldığında hatta Sayın Başkan onunla ilgili bize dava açmıştı. Savcı takipsizlik kararı verdi. Şimdi bu seçim zamanı işte toplanan paralar. Vatandaşların bu Uğantaş ailesinden annelerinin hesabına para yatırdığı bir iş vardı. Mesela seçim zamanı paralar toplandı. Sonra bu paralarla ilgili başka başka iddialar ortaya atıldı. Çok merak ediyorum. Mesela siz bu ilişkilerin, yani Uğantaş ailesinin bu kadar belediye eleştiriyor olmasına rağmen ve zaman zaman sizin neredeyse bütün meclis üyelerinizin hatta CHP grubundan da bazı meclis grubunun da bundan çok rahatsızlığı var. zaman zaman gerilimlerin de CHP grubunda da olduğunu düşünürsek, siz bu Uğantaş ailesinden Helil Kınay'ın vazgeçmemesini neye bağlıyorsunuz?

ÇOK GÜÇLÜ BAĞLARI VAR!

Fırat Eroğlu: Şöyle düşünüyorum, şimdi kendisinin en yakın arkadaşları şu an yanından ayrıldı. En yakınındakiler İşte bir tanesi Elvin Hanım var şu an Büyükşehir Meclis Üyesi. En yakın arkadaşıydı. Beraber yıllarca STK'larda, odada görev yaptılar. Bir tane Ahmet Bey vardı belediye başkan yardımcısıydı. O çocukluk arkadaş, lise arkadaşı. O da bıraktı şimdi. Bu Tmmob’da Aykut Akdemir şu an o da kendisiyle ilişkisini kesmiş. Hep onlar bunu buraya taşıdılar aslında. Ama hepsinin benim gördüğüm, hissettiğim, duyduğum hepsinin ortak rahatsız olduğu konu Uğantaş’lar ve Uğantaş’lar konusunda bu kişiler ona defalarca kez telkinde bulunuyor. Ama kendisi sizin de bahsettiğiniz gibi vazgeçemiyor. Şimdi bu vazgeçmesinin sebebi nedir? Yani bir insan liseden beri beraber olduğu arkadaşı beraber belediyede belediye başkan yardımcısı yapmışsın. Öteki 20-25 yıllık dostun Elvin Hanım, kendisi yine belediye başkan yardımcınız odalarda beraber görev yapmışsınız arkadaşın, beraber yol yürüdüğün kişi. Öteki işte Tmmob’tan Aykut Bey ama o da ona herhalde destek olmuştur. O da şimdi rest çekmiş kendisine. Sen bu kadar kişiyi ve herkes de sana böyle sağlam uyarlarda bulunuyor ve uyarın ötesinde yani.  Herkese rağmen bu Uğantaş’lardan hanımefendi vazgeçemedi. Demek ki çok sağlam bir bağları var, çok güçlü bir bağları var.

Mithat Umutoğulları: Seçimde şimdi bir şey söylemek için kendine olmaya gerek yok. Şimdi seçimde eğer sizin bu aileyle sizin seçim kampanyanızı bu aileden işte aile finanse ediyorsa, toplanan paraları annelerinin hesabına yatıyorsa, ondan sonraki ne kadar böyle belediye içerisinde kritik görevlere, işte şirket genel müdürlüğü, belediye başkan yardımcılığı bir de o belediye başkan yardımcılığına hangi birimlere bağlanmış ona da bakmak lazım. Öbür tarafta organizasyon şirketine öbür aileden başka birim kurduğu ya da dolaylı yollardan kurduğu şirketleri getiriyorsanız. Şimdi bunun için kahin olmaya gerek yok. Bir ticari ilişki ve arkadaşlık devam edilmemektir. En azından görünen fotoğraf…

"BİZ MUHİTTİN BAŞKAN'I ELEŞTİRİYORDUK"

Fırat Eroğlu: Ben hatta şunu da ilave edeyim. Bakın bu konuda. Şimdi Koray Bülent Uğantaş her ne kadar şirketlerin temsilcisi tek yönetim kurulu üyesi olsa bile belediye başkanıyla beraber kendisi belediyenin içerisinde müdürleri toplayıp toplantı yapıp İstediği müdürü oraya atayan, istediğini buraya attıran. Bakın toplantılara giriyor. Yani belediyenin içerisindeki öüdürler toplantısına giriyor.

Ya sen şirkette yetkili gözüken birisin. Bu da yanlış da. Sen belediyenin içine girip, belediyenin işte işine karışıyorsun. Müdürlere talimatlar veriyorsun. İstediğin müdürü istediğin yere koyuyorsun. Onu oradan alıyorsun. Nereden bulaştılar, nereden geldiler?

Biz Muhittin Başkan'ı eleştiriyorduk. Diyorduk ki; ya daha iyi işler yapmak lazım. İdare açıdan eleştiriyorduk. Ben hiçbir zaman bir maddi konuda Muhittin Başkan'ı eleştirmedim. O konuda da eleştirmedim ama idare olarak eleştiriyorduk. Ama adamın da yaptığı iki tane proje vardı. Bunları gelip ikisini de durdurdular… Bir tanesi Yeşilyurt Pazar yeriydi. Geldiler hemen durdurdular. Oraya AVM yapmaya çalıştılar. Belki süreci hatırlarsınız. Büyükşehir'e gitti, reddoldu. Bunlar da hep ticari. Bir şey olursa bunlar o masada var. Ticaret yoksa olmasa da yoklar. Hizmete gelince yok. Yok işte Atatürk Gençlik Merkezi. Ya ağzınızdan Atatürk'ü düşürmüyorsunuz. Ağzınızdan düşürmüyorsunuz Atatürk Gençlik Merkezi'ni. Muhittin Selvitopu zamanında görevi bırakmadan once yüzde 90 seviyesinde bitmişti. Hiçbir şey yoktu. Siz geldiniz 2 yılı geçti. 2 yıldır tesisi açmıyorsunuz. Durdurdunuz tüm paraları konserlere, yemeğe, içmeye müdürlüklere kaydırıyorsunuz.

Mithat Umutoğulları :İlla ki bir gün gelip bunların araştırılması için Türkiye'de hala namuslu savcıların olduğunu düşünüyorum. Şimdi tabii devam ediyor, bitmiyor. Hani konuşuyoruz yaklaşık yarım saatten fazla oldu. Açık yapı ve ruhsatlar. Mesela keyfi ruhsat verildiğini söylüyorsunuz. İşte göz yumulduğunu, bazı yerlere ceza kesildiğini söylüyorsunuz. Gerçekten hani siz bunu bir siyaset olsun diye mi söylüyorsunuz yoksa, yani bunu şahit olduğunuz ya da gelen şikayetlerden dile getiriyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz işte deprem olduğunda hep böyle ruhsatlı yapılar, ruhsatsız yapılar vesaire çok konuşulur, çok tartışılır. Çünkü bu bugün evet belki ruhsat vermediğiniz bir yerden işte yangın merdiveni yoktur. Vermişsinizdir. Yarın yangın çıktığında orada yüzlerce onlarca insan ölüyor. Nasıl biz bunları konuşuyor oluyoruz? Ama siz burada bir muhalefet meclis üyesi olarak bu uyarıları zaten yapıyorsunuz. Geldiğiniz günden beri uyarıyorsunuz. Ruhsat eksiği olan. yapı ruhsatını hak etmeyen, yanlış işler olanı vermeyin diyorsunuz. Demenize rağmen hala iki yıl sonra biz şeyi konuşuyoruz. Şuraya kaçak ruhsat verdiniz, buraya bunu verdiniz diye. Biz bunları hala konuşuyorsak bununla ilgili ne diyeceksiniz? Neden sürekli bu konular Karabağlar Belediyesi'ne konuşuluyor?

BUNLARIN HEPSİ SOKAK SOKAK TESPİTLİ

Fırat Eroğlu: Şimdi ruhsat aşaması şöyle aslında. Burada hem kaçak yapıyla ilgili. Ruhsatla ilgili cezalar kesilme var. Bir de ayrıyetten de iş yerleri açısından da ruhsat. Yani benim o ruhsat tabiri hem yapısal hem de İş yeri ruhsatıyla ilgili kısmı var. Şimdi bazı işyerlere ruhsat uygun değil. Planlanmış adanın içerisinde sen olumlu ruhsat veriyorsun. Aynı yerde başka birisi başvuru yapıyor. Ona işe ruhsatı vermiyoruz. Ötekinin gözü herhalde birinin yeşil, birinin kahverengi, yeşil gözlü olduğuna veriyorsun. Ben böyle düşünüyorum. Ve bunların sokak sokak hepsi tespitli. Bir ara bakın Heli Kınay bizi dinliyorsa bu kısmını da çok iyi dinlesin. Bir ara ruhsat birimini direk kendine bağlamıştır. Sonra uyardılar ‘bak sen ne yapıyorsun bunları imza atıyorsun’ diye. sırf o görev yaptığı sürece imza attıkları ruhsatları bir şimdi yayını seyrederken incelesin. Bilmiyorsa da öğrensin. Sonra ben Bilmiyordum etmiyordum demesin ki ben zaten Bildiğine tahmin ediyorum neye ruhsat verdiğini çünkü kaç yaşında yüksek çevre mühendisi bir insan. Eğitimi var bu işleri biliyor. İmza atarken de neyi imza attığını az çok düşünüyor olması gerekiyor.

Mithat Umutoğulları: Ya bana sorarsan bir belediye başkanı yanında çalışan müdürüne de kefil olmalı. O göreve getirdiğin insanın çünkü senin iki dudağının arasında olan bir şey. O göreve getirdiğin insanın hakkaniyetli, dürüst olduğuna zaten inandığın için getiriyorsun ve o koltukta oturan kişiye kefil olman lazım. Aziz Kocaoğlu 397 yılla iyargılandığında buradaki imzaların hepsinin altına benim imzam var demişti. Atılan her imzaya sahip çıktı. Çünkü emin olduğu için, kendinden emin olduğu için. Şimdi burada bırakın hani Helil Kınay’ın imza atmasını yani orada ruhsat müdürü kimse attığı her imzanın altına onun da kefaletini vermesi lazım.

Fırat Eroğlu: Müdürlükler nasıl biliyor musunuz? Yani bizim bir müdürlükte şu an 22 aydır görevde Emine Eylül Kınay 5 defa müdürlük değişmiş. 4 tane müdürlük değişmiş. Bizim hep öyle. Yani 2 tane müdürlük değişen 2 defa personelin, müdürün değiştiği yer yok bizde. En kötü 3 tane, 3 defa değişmiş müdür? Bunlar neden değişiyor? İnşallah yani bu kişilere de sorulur. Neden değiştirildin sen? Sen ne yapmadın da değiştirildin?

Mithat Umutoğulları: Ne yapmadın da değiştirildin? Neyi imza atmadın?

Fırat Eroğlu: Ne yapmadında değiştirildin diye sorulsun. Çünkü birçoğu da sıkıntı böyle.

Mithat Umutoğulları: Yani şimdi başkanı izlediğimde şurada yaptığı 30 saniyelik açıklamayı keşke siz bu bütün bu iddiaları gündeme getirdiğinizde ortaya attığınız iddiayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmiş olsaydı, keşke siz bunları defalarca tekrar tekrar gündeme getirmemiş olsaydınız. Sayın Başkan, bu iddiaları cevaplamak isterse bu stüdyolarda gelip cevabını verebilir. Ama keşke bütün sizin ortaya attığınız iddialarla, Uğantaş ailesiyle ilgili işte yapılan yolsuzluklarla ilgili, mükerrer faturalarla ilgili, organizasyonlarla ilgili keşke keşke. Bütün bunları siz çıkıp bunları iddiaları ortaya attığınızda bir çıkıp kameraların önüne bizim meclis üyemiz bunları bunları ya söyledi. Asıl hikaye bu bu deyip açıklaması. Şimdi burada ne güzel söylüyor değil mi? Ben diyor Karabağlılar bize oy veren seçmenin hakkını koruyacağım, hukukunu koruyacağım. Siz neyi koruyorsunuz Fırat Bey? Yani bu kadar sabahtan beri saydığınız yolsuzluk olduğunu söylediğiniz iddialar, kamunun parasını korumak, halkın hakkını, hukukunu korumak değil mi?

HELİL KINAY'A CANLI YAYIN DAVETİ

Fırat Eroğlu: Şimdi siz kendisini önce buraya davet ettiniz. Ben de arttırayım. Eğer istiyorsa kendisi ile beraber çıkabiliriz. Ne varsa da. Belgeli. Hatta böyle kendisine tekrar burada belgeleri tekrar vereyim. Eğer belediyede müdürlüklerden kendisi alamıyorsa. Kendisine vermiyorlarsa bu evrakları. Belgeleri vermiyorlarsa, çekmecelerde mi saklıyorlar bilmiyorum. Eğer burada canlı yayında herkesin huzurunda vereyim. Kendisi de baksın. Ne demesi gerektiğini, ne konuşması gerektiğini bir daha bir tartar. Bir daha bir tartsın. Tabii sizin yanınıza gelir mi onu bilmiyorum. Çünkü biliyorsunuz Oda TV'yi de sizi de AK Partili olmakla suçladı. O yüzden sizi yandaş medya dedi. İsterse kendisi Halk TV’ye çıkmak istiyorsa, Halk TV'ye de nereye çıkmak istiyorsa veya kendisini uygun gördüğü bir yer varsa. Her ortama da çıkarım. Hiçbir çekincem yok. Konuştuğum her şey belgeli. Kendisi de biliyor.

Etik birisi ne yapar? Önce der ki Benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş, bana daha gelen bir şey yok. Gelsin, ben zaten benim hakkımda suç duyurusunda bulunmasını istiyorum. Ki ben gideyim. Sayın Savcı bakın Durum bu. Bu iddia neyle ilgili beni suçladığını bilmiyorum ama şu konuda bakın belge bu.

Mithat Umutoğulları: Ortaya getirdiğiniz bütün iddialarla gidiliyor. Suçluysa karabalar halkının hakkını koruyor. Yani siz iki, hem belediyeden hem başka şirketten fatura kestiriyorsunuz. Bir organizasyonun iki fatura kestiriyorsunuz. Hangi karabalardaki kişinin hakkı? Kişilerin hakkını mı koruyorsunuz, halkın hakkını mı koruyorsunuz? O tartışma konusu.

Fırat Eroğlu: Biz Karabağlar’ın hakkını korumamız için, bunlar bir gün belediyeden çıktığında kapıları, camları, çerçeveleri kapatmamız gerekiyor. Uğantaş’lar ve Emine Helil Kınay çıktığı gün biz ancak Karabağlar halkının hakkını öyle koruyabiliriz. Başka türlü koruyamayız.

Mithat Umutoğulları Sizce bu konularla ilgili bu konularla ilgili sizce şu işlediğiniz bütün konuları vermiş midir sizce? Yoksa az önce aslında bir mesaj veriyor. Algı yaratmak, yanlış bilgiler yapmak, dezenformasyon. Bunu yapmak da, algı yaratmak da. Acaba bundan mı açıyor? Çünkü biriyle ilgili dava açmak hani şu konuları koyarsınız dersiniz ki yapılan denetim komisyonu raporu bu. Tabii. İşte konuştu yaptığı konuşma bu. Burada ruhsatsız bilmem ne yaptığımı söyledi. Al bu. Bu konuları madde madde mi açacak? Yoksa hayır. Her gün çıkıp işte her ay düzenli çıkıp işte mecliste halkı yanıltıyor mu deyip üstten böyle hikayeden mi daha başlayacak acaba?

ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL İMZA ATIYORSUNUZ

Fırat Eroğlu: İnşallah vermiştir. Normalde yapması gereken şuydu. Ben denetim komisyonu raporunu 2025 31 Mart'ta teslim etmişim, sisteme sokmuşum. Belediye meclis üyesi, AK Parti grubundan, işte Fırat Eroğlu. Ve diğer arkadaşımız komisyon üyesi Uğur Özcan. Biz ikimiz bunları yazdık. Al ikimizi de ithamlarını ver savcılığa. Sonuçta bunu yazan sen değilsin. Biz yazmışız. Önce bunu savcılığa. Biz onu bekliyoruz bir senedir. Ver savcılığa de ki; ‘Böyle böyle Denetim Komisyonu raporunda bunlar yazılmış. Ben bunun altına imza atmışım. İmza çocuk oyuncağı değil bu işler. Çocuk oyuncağı değil. Ben bunun altına imza atmışım. Ben bu. Emin olmadığım Belgeli olmayan fatura numarasına kadar yazmışım oraya. Neyi imza atayım? Siz kendinizi riske atar mısınız? Atmam. De ki meclis üyesinin denetim komisyonu iddiaları bu sayın savcım. Bunu inceler misiniz? Doğru mu yanlış mı? E sen bunu yapmıyorsun. Sen diyorsun ki bu ithamları bulunan kişi hakkında suç duyurusunda bulundum. Senin zaten asli görevin, benim sana verdiğim evra suç durusunda umman gerekiyor. Sen şu an zaten görevi kötüye kullanıyorsun. Denetim komisyonunun amacı yönetmeliklerini aç, bak. Herkes bakabilir, kamuya açık. Yazın Google'da yönetim komisyonunun görevi nedir, yetkisi nedir. Başkan, başkan adına biz görev yapıyoruz. Başkanı sunarız. Başkan alır bunu.

Savcıda suç duyurusunda  bulunması gerekiyor kendisinin şu an. Bir yıl geçti yapmadı. Benim hakkımda bulunmuş. Bulunsun. Bulunsun inşallah bulunsun ki ben de gideyim. Sayın savcım böyle böyle alın bulun evrakları. Artık savcının da bu evraklardan sonra herhalde Re’sen bir şey yapması gerekecek. Hodri meydan yani ben bekliyorum. İnşallah bulunmuştur. Bakın Karabağlar'ın bunlar beka sorunu oldu. Bakın beka sorunu oldu. İş yapmazsınız etmezsiniz. Ama Ben Karabağlıların bütçesini, halkın bütçesini bu varlıklara, bu tip insanlara dışarıdan gelip de, Bornova'dan oradan buradan gelip de hiçbir aidiyetli yok Karabağlar halkıyla…2-3 sene sonra basıp giderim diyor. Karabağlar’da bir işi de yok sokakta da kimse görmeyecek onu.

Mithat Umutoğulları:  Şimdi ben meclis toplantısını izlediğimde şey dedi başkan, ‘ben hiçbir zaman katil Erdoğan’ diye bağırmadım. Böyle bir şey vardı. Ben hatta onu görünce geri sardım biraz. Hani siz gerçekten böyle bir şey mi söylediniz? Aslında siz böyle bir şey söylemiyorsunuz. Niye başka mesela böyle bağırarak, zaten normal konuşmuyor da, bağırarak ‘ben katil Erdoğan’ demedim, çıkın video varsa gösterin falan dedi.

TABİİ TUTANAKLAR SONRA ÇIKTI

Fırat Eroğlu: Şimdi biliyorsunuz 21 Ağustos'ta  Narin adlı kızımız Diyarbakır'da vahşice katledildi.

Bu olaydan sonra aşağı yukarı 10-15 gün sonra 5 Eylül günü, 2024 5 Eylül günü. Bizim Yaşar Kemal Mahallesi'nde. Neşeli sokaklar, mutlu çocuklar etkinliği. Ki bu da mükerrer etkinliklerden bir tanesi bu arada söyleyeyim yani. Daha önce ihalesi yapılıp. Şirket ödeme yapılıyor. Sonra başka bir şirket doğrudan teminine veriliyor. Mükerrer ödemelerden bir tanesi. Orada etkinlikte 10 yaşındaki Beliz Aslı Hakkın rahmetine kavuşuyor. Halat çekme yarışması var. Halat çekme yarışması sırasında çocuğun önceden maalesef bir rahatsızlığı da varmış. Ambulans yok. Ambulans yok. Ve o konuda da yalan söyledi. ‘Sağlık personeli vardı’ dedi. Ben geçen gün mecliste de söyledim. Kimsenin istemeyeceği bir şey bu. Ne belediye ister ne belediye başkanı ister. Maalesef talihsiz bir kaza oldu. Bu konuyla ilgili hiçbir paylaşımda bulunmadım. Bu dedim kazadır. Tabii tutanaklar sonra çıktı. bizim kendi belediye personelimizin tuttuğu tutanakta hiçbir sağlık personelinin bulunmadığını ve veli olan bir sağlık personeli tarafından ilk müdahale yapıldığına dair tutunak var. Baktım hanımefendi. Hiçbir şey olmamış gibi, iki gün sonra. Bakın bu olayda da hiçbir paylaşım da yapmıyor hanımefendi. Bir başsağlığı mesajı falan hiçbir şey yayınlamadı.

Ama 1200 kilometre ötedeki vahşice katledilen Narin için. Kıbrıs Şehitlerinde yürüyüşe katılıyor. Bir yürüyüşte Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hükümete, Ağzı alınmayacak laflar. Söyleniyor yürüyüş boyunca. Kendisi de en önde. Pankart tutuyor. Bir yandan da yarım yamalak ağzını oynatıyor. Hani dostlar alınır hem yandakiler demesin ‘bak sen söylemiyorsun’. Hem de bir anda herhalde orada uyandı artık neyin içinde olduğunu. Tabloyu artık anladı az çok. Dedi ki; ‘ya söyleyeyim mi söylemeyeyim böyle.’ ağzını oynatıyor falan bir şeyler yapıyor. Sonra uyanmıştır.

Oraya gidiyorsun. Ya sen ne biçim bir insansın ya? Ayıp değil mi ya? Ya seni belediyenin etkinliğinde bir çocuk rahmetli olmuş. Ve orada bakın ben hiçbir zaman da söylemedim. İlk kez burada söylüyorum. Orada da aile tepki gösterdi kendisine.

PİŞKİNLİĞE BAKAR MISINIZ?

Sen orada böyle bir şey yaşamışsın. Pişkinliğe bakar mısınız? Bir de gidiyorsun. Sayın Cumhurbaşkanımıza laf etmek için Hükümete laf etmek için. Bir gün sonra yürüyüşe katılıyorsun, Narin cinayetiyle ilgili. Ya Narin cinayeti, hepimiz çok üzüldük, vahşice katletmişler. Sen önce kendini bizzat hukuksal olarak sorumlu olduğun etkinlikle ilgili hesap ver. Senin yüzünden o aile dağıldı.

Mithat Umutoğulları: Ben şeyi anlayamıyorum Fırat Bey. Mesela Sayın Başkan sonuç itibariyle siz kamu görevi yapıyorsunuz. Kendi ifadesi de öyle. Sizin kamu görevi yaptığınızı biliyor. Şimdi dolayısıyla görev yaptığınız bir yerde bir problem varsa ve siz bunu dillendirdiğinizde sayın başkanım hemen meclis bitti. Bir gün sonra, iki gün sonra sizi davet edip merak ettiğiniz konularla gibi bir bilgilendirme yapması gerekmez mi? Bunu yaptığında zaten ne kadar şeffaf olduğunu, ortaya koyar. Belki siz o zaman meclis kürsüsünde konuşmanıza bile gerek kalmayacak. Çünkü karşınızdaki insanın iyi niyetli olduğunu düşündüğünüzde zaten böyle bir şeyin içine girmezsiniz. Başkanım böyle bir konu var. konuyu bakın dersiniz, o da sizi bilgilendirir. Şimdi ilişki kurmak, yani diyalog kurmak böyle bir şey. Şimdi bir kenti yönetmek sadece oturup da güç bende, Süleyman benim mühür bende mantığıyla yapılmaz ki. Dolayısıyla en son girdiğiniz konu da aslında vicdani bir şey.

Çocuğun ailesini aramak aklınıza gelmiyorsa, bunu sadece siyaseten yediğiniz baskı sonrası bunu atıyorsanız bence o vicdanı da sorgulamak lazım. O yüzden de bunu yapan bir kimseye hangi hukuktan bahsedeceğiz ki? O çocuğun hakkı ne olacak? O gün orada ambulans olsaydı, yerine müdahale etmiş olsa belki de o çocuk yaşayacaktı yani. Çünkü ambulans yoktu.

Fırat Eroğlu: Bu etkinliği, mükerrer etkinliği düzenleyen şirketin sahibi bu olaydan yani Beliz rahmetli olduktan 2-3 ay sonra belediyede işe alındı. Etkinliği düzenleyen şirketin sahibi işe alındı.

ÖDÜLLENDİRMİŞLER

Mithat Umutoğulları: Ödüllendirmişler. Ya bir şey soracağım. Her şeyi bir kenara bırakın da. Belediyenin işlettiği bir havuzda eğer insan sağlığını tehdit edilecek boyuta gelmişse Allah aşkına biz ne konuşuyoruz? Ne konuşuyoruz? Sen şimdi en en basit klor onun bir şeyi vardır. Bu işi yapan şirketler biliyor biliyorsunuz. Havuzlarda klor ekleyeceksin işte onun bir makinesi var gezecek haftanın bir günü havuzu dinlendirip temizletiyorsun Bizim oturduğumuz sitelerde de havuzlar var. Her ay düzenli numunesi alınır, ona bakılır. Şimdi bunu bile beceremeyen bir belediye başkanı, siz hala imar diyorsunuz, organizasyon diyorsunuz, başka bir şey diyorsunuz.

ÇOK VAHİM BİR KONU

Fırat Eroğlu: Şimdi bu havuz konusu. Çok vahim bir konu. Çünkü yaptıkları her şey orantısız hepsi vahim havuzun kapanışı ve açılışında. 2018'den bugüne 2025'in yazını yaşadık. Her sene belediyenin web sayfasında, açılış Mayıs'ta olur. Kapanış Eylül 15'te olur. Açılış 15 Mayıs'ta oluyor.

BU İDDİALAR DERHAL SORUŞTURULMALI

Mithat Umutoğulları: Bugünkü tartışmadan edindiğimiz şu artık bu bir siyasi tartışma değil. Bir adli meseledir. Ben Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resen soruşturma başlatmalı bence. İddiaları, belgeleri derhal soruşturmalı ve incelemeyi, en azından kamu adına bu görevi yapmak zorunda. Biz şimdi bunları konuşuyoruz. Ya bir çağır iddialar ilgili sizi bir dinlesin. Ortaya attığınızda arasın. Belediye istersin belediyeden. Belediyede getirsin onları. Belki gerçekten siz yanlış bilgi veriyorsunuz kamuoyuna değil mi? En azından biz bunu görelim. Biz bir gazeteci olarak, bizim vatandaş olarak bunu öğrenme hakkımız var. Dolayısıyla eğer Sayın Başkan da gerçekten bu konuda bir şey yapmışsa, bununla ilgili bir suç duyurusunda bulunmuşsa ki umarım bulunmuştur. Ben sizin suç duyurusunda bulunmama nedeninizde az çok tahmin edebiliyorum. Çünkü siz şimdi bugün suç duyurusunda bulunsanız bunu hemen politik bir mecraya çekilecek. Diyecekler ki; işte AK Parti'nin meclis üyesi gitti işte bak gördün mü? Onun ihbarıyla şöyle oldu böyle oldu. Aslında o kaygınızı anlayabiliyorum. Umarım Sayın Belediye Başkanı açmıştır. Bununla ilgili size dava. En azından biz de bundan sonra bu tartışmaların en azından adli mercide tartışılması, en azından bu konuların görüşülmesi konusunda da bir adım atmış olur. Size de böyle bir fırsat olur. En azından elinizdeki belge bilgileri gider paylaşırsınız ve kamu gerçekten ne olduğunu öğrenir bunun.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.