İzmirli depremzedelerden, rezerv alandaki TOKİ satışına tepki: Verilen sözler masada kaldı
TOKİ’nin depremzedeler için yapılan Bayraklı Rezerv Alan’daki 225 konutu satışa çıkarıldı. İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın satış önceliğinin depremzedeler olması yönündeki sözün tutulmadığını belirtti.
- Ege Postası
- 08.06.2026 - 16:44
- Güncelleme: 08.06.2026 - 16:50
İzmir’de 30 Ekim 2020 depreminin üzerinden geçen 6 yıla rağmen orta ve az hasarlı binalarda yaşayan depremzedelerin mağduriyeti devam ediyor. Evlerini dönüştürmek için yüksek faizli kredilerle borçlanan depremzedeler, Bayraklı’da yapılan depremzede Rezerv Alanı’ndaki konutlarda kendilerine satış önceliği verilmesi için uzun süredir görüşmeler yürütürken TOKİ, alandaki 225 konutun satışa çıkarılacağını duyurdu.
Karara depremzedelerden tepki geldi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, "Verilen sözler masada kaldı" diyerek, konutlar için kendilerine 2022 yılında verilen "öncelikli satış" sözünü hatırlattı.
“ÖNCELİĞİN DEPREMZEDELER OLACAĞINDA MUTABIK KALMIŞTIK”
Depremzedelere satış önceliği için verilen sözün tutulmadığını belirten İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, şunları söyledi:
“Biz 2022 yılının Temmuz ayında, eski Başbakanımız Binali Yıldırım Bey ile yapmış olduğumuz görüşmede, rezerv alan diye bahsettiğimiz bu bölgedeki konutların hepsinin depremzedeler için yapıldığını ve bunların satış önceliklerinin depremzedeler olması gerektiğiyle ilgili mutabık kalmıştık. Bununla ilgili orta hasarlılarımızdan bin 100 tane dilekçe topladık, kendilerine teslim etmiştik. Burada 3 bin 657 tane konut yapıldı. Yaklaşık olarak 2 bin tanesi kanun esasına göre ağır hasarlılara ve projelerindeki birden fazla konutu olan depremzedelerimize verildi. Ama geri kalan konutlar, kız öğrenci yurdu olarak, hâkim-savcı lojmanları olarak verilmeye başlandı. Biz itirazımızı yaptık. Şimdi de 225 tane konutu umumi satışa çıkardılar. Oysa depremzedelere, orta hasarlılardan başlamak şartıyla satış önceliği verilmesi sözü verildi bize. Biz, buradaki konutlar boş durana kadar kentsel dönüşüm için müracaat eden ve kira desteği alamayan vatandaşlarımıza geçici süreyle tahsis edilsin diye uğraşırken karşımıza satış çıktı.
“DÜN DÜNDÜR BUGÜN BUGÜNDÜR OLMASIN”
Burada 8 bin 500 tane konut yapılacak alan var, 3 bin 600 tanesi yapıldı. Geriye kalan alan konut yapılabilecek müsait durumda. Lojman yapılacaksa oraya yapılsın. TOKİ satışı için yapılacaksa oraya yapsın. Devlette söz esastır. Dün dündür, bugün bugündür olmasın. Devletimizin eski Başbakanı Sayın Binali Yıldırım Bey'in vermiş olduğu söz esasına göre orta hasarlılarımıza satış önceliği verilsin lütfen. Maalesef verilen sözler masada kalmış oldu. Bu bizi güvensizliğe doğru itiyor maalesef. Depremzedeler için İzmir’de herhangi bir şey yapılmadığı kanaatindeyim. Bununla ilgili muhtemelen bana ‘5 bin tane konut yaptık’ diye cevap gelecek. Evet, doğru. 79 bin 272 adet bağımsız bölüm hasarlı ama 5 bin tane konut yapıldı. Geriye kalan bölümler ne olacak? Orta hasarlı 6 bin depremzedemiz ne olacak?"
DEPREMZEDELERDEN 7 MİLYON LİRA MI İSTENECEK?
Konutların satışa çıkarılma fiyatlarına da dikkati çeken Özkan, “Depremzedelerin satış önceliği gerçekleşmiş olsaydı bu fiyatlara satılmayacaktı, bizim bildiğimiz. Biz şundan da korkuyoruz. Geçmiş dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklamada buradaki 3+1 konutlar 260 bin lirayla 280 bin lira aralığında satılacaktı. Şimdi ise satışa sunulan konutlar yaklaşık 7 milyon lira civarında satışa sunuldu. Ödemelerimiz de hala başlamadığından, önümüzdeki süreçte 'dün dündür, bugün bugündür' denilip de 7 milyon lira üzerinden buradaki konutların geri ödemesi depremzedelerden alınmaya kalkılırsa, o zaman maalesef devletimizi mahkemeye vermek zorunda kalırız. Biz böyle bir şey istemiyoruz” dedi.
KORUYUCU: “300 BİN LİRA TAKSİTLE EV YAPAR HALE GELDİK”
Orta hasarlı ev sahibi depremzede Fatma Koruyucu, maddi koşullara dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“O dönemde burası depremzedelere diye imara açıldı. Ama geldiğimiz noktada yavaş yavaş önce yurt yapıldı. Sonra bir kısmı lojman yapıldı. Şimdi de bizden habersiz satış yapılıyor. Bizim hükümetimizden tek istediğimiz, bize satış önceliği vermesi. Biz 2 bin lira kiraya girmiştik. Şu anda 25 bin lira ödüyoruz. Emekli maaşlarında böyle bir artış olmadı. Bizim evimiz orta hasarlıydı fakat DASK eksperi bize pert raporu verdi. Evimizi yıkmak durumundaydık zaten. Yıkıldı. Ama orta hasarlı olduğumuz için devlet de diyor ki tamir et, gir. Tamir etme imkânı yok çünkü dükkânın kolonları kırıktı. 2020 Kasım-Aralık döneminde yıktık. Hâlen temel aşamasındayız. Mağduruz ve bunun tek sorumlusu iktidar. Bize hiçbir şekilde destek olmadı. İlk başlarda 300 bin liraya evleri yapabiliyorken şu anda 300 bin lira taksitle ev yapabilir hale geldik."
“YAPILAN HATADAN DÖNSÜNLER”
Mülk sahibi ailesinin evinin dönüşümünü göremediğini belirten Koruyucu, satış önceliğinin depremzedelere verilmesi çağrısında bulunarak, şöyle konuştu:
“Yalnız bırakıldık, aldatıldık. Çünkü bize verilen sözler var. En başta aldatıldık. ‘Öncelik sizin olacak’ denildi. Evet, orta hasarlılar ve az hasarlılar alırlar ve bir an önce evlerine geçerler. Aşağıdaki evleri yaptırırlar, yaptıramazlar... Ki çoğu yaptıramadı. Çoğu sattı, çoğu göremedi, vefat etti. Bu yüzden kalp krizi geçirenler var. Bu yüzden ağır hastalıklara sahip olan insanlarımız var. Babamın 30 yıllık emeğiydi. Yarısını müteahhide verdik, 65 metrekare eve razı geldik. 120 metrekare evden 65 metrekare eve razı geldik. Buna rağmen 5 yıldır yapamıyoruz. 25 bin lira kirayla, yine 30 yıllık eski bir evde oturuyoruz. Onlardan tek istediğimiz yanlıştan dönsünler. Bu evler, deprem vergisi adı altında toplanan vergilerle yapıldı. Öncelik depremde mağdur olan insanların olmalı. Biz de mağduruz. Zaten İzmir depremzedeleri 5 yıldır hep yok sayıldı, göz ardı edildi. Tek istediğimiz bize satsınlar. Biz yine bağış istemiyoruz, hibe istemiyoruz. Kolay koşullarla bize satsınlar. İnsanlar hiç olmazsa hayatlarının son devresinde kiradan kurtulsunlar. Tek derdimiz o."
ŞAKAR: “DEVLETİN BİZİ BU DURUMA DÜŞÜRMESİ AĞIR GELMEYE BAŞLADI”
Maddi zorlukla hayatta kalmaya çalıştıklarını belirten orta hasarlı konut sahibi Gülnur Şakar da şunları söyledi:
"Binamıza ilk olarak ‘hasarsız’ dediler. Ama biz yaptırdığımız testlerde yıkılması gerektiğine karar verdik ve binamızı yıktık. Binam hala bitmedi. Ben hala kiradayım, emekliyim, 20 bin lira emekli maaşını lütfettikleri için alıyorum. Evimizin kirası 28 bin lira. Eğer eşim olmasaydı ben şu anda sokakta dilenerek yaşabilirdim. Evimizi banka kredisiyle almıştık. Bu işlemler olurken bir yandan da krediyi ödüyorduk. Evi yıkmazdık, kiraya verirdik onunla kendi kiramızı öderdik. Ama ben kimsenin o duruma düşmesini istemedim. Ama devletin bizi bu duruma düşürmesi ağır gelmeye başladı.
“HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”
Burası depremzedeler için yapılan TOKİ planıydı. Bu planlarda ağır hasarlılarımıza ev verdiler. Orta hasar ve az hasarlılarımıza ev vermediler. Ben şu anda DASK ile 3. kez İstinaf Mahkemesi’ne gittim. Devlet benim binamın pert olduğuna hala inanmamakta ısrar ediyor. İlla ölmemiz mi lazımdı bir şey yapılabilmesi için? Ben öldüğümde zaten nasibim 1 metrekare toprak, yaşarken lazım bana bu devlet. Öldükten sonra ne yapayım ben? Ben hakkımı helal etmiyorum. Birçok depremzedenin helal ettiğini de sanmıyorum. O kadar çok kişi evlerini görmeden öldü ki! Onların aileleri evlerine mi üzülsün, annesinin babasının durumuna mı üzülsün? Bizler çocuklarımızın maaşlarına el avuç açmak zorunda kalıyoruz. Bu mu reva görünen! En azından buradan ev almak isteyenlerde depremzedelerin başvurusunu dikkate alsınlar. Biz isim isim biliyoruz bekleyenleri. 6 senedir kirada oturuyor insanlar. Burada evler 3 yıldır boş duruyorken ben kira ödemekle cebelleşiyorum. Biz bedava verilsin demiyoruz. Satılacaksa depremzedeye öncelik verilsin. Başka şehirden insan getirilmesine ne gerek var! Bizim muhtaç insanlarımız var burada.”
Yorum Yazın