İzmir Barosu'ndan yaz kararnamesi tepkisi: 'Bağımsız yargı olmadan hukuk devleti olmaz'
HSK'nın yaz kararnamesi sonrası tartışmalar sürerken İzmir Barosu'ndan dikkat çeken bir açıklama geldi. Baro, hakim ve savcıların atama süreçlerinde objektif kriterlerden uzaklaşılmasının yargıya olan güveni zedelediğini belirterek, "Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi yalnızca meslek mensuplarının değil, toplumun adil yargılanma hakkının teminatıdır" mesajı verdi.
- Ege Postası
- 14.06.2026 - 14:40
- Güncelleme: 14.06.2026 - 15:14
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran 2026 tarihinde açıkladığı Adli ve İdari Yargı Yaz Kararnamesi'nin ardından yargı çevrelerinde başlayan tartışmalara İzmir Barosu da katıldı. Baro tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararnamenin yalnızca rutin bir görev yeri değişikliği olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanırken, uygulamanın yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi.
"Yargı, siyasetin değil hukukun emrindedir"
Açıklamada, demokratik hukuk devletlerinde yargının siyasal iktidarın değil hukukun emrinde olduğu hatırlatılarak, hakim ve savcıların görevlerini herhangi bir baskı, yönlendirme ya da cezalandırılma endişesi taşımadan yerine getirebilmelerinin temel güvencesinin yargı bağımsızlığı olduğu belirtildi.
İzmir Barosu, bu güvencelerin zayıflatılmasının yalnızca yargı mensuplarını değil, adalet arayan tüm vatandaşları doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
"Atamalar objektif kriterlere dayanmalı"
Baro açıklamasında hakim ve savcıların atama ve nakil işlemlerinin kıdem, liyakat, mesleki yeterlilik ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapılmasının hukuk devletinin vazgeçilmez şartı olduğu ifade edildi.
Özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturma ve davalarda görev alan bazı yargı mensuplarının kariyer süreçleriyle kararname kapsamındaki atamaların birlikte değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan tartışmaların, toplumun adalet sistemine duyduğu güven açısından kaygı verici olduğu belirtildi.
"Ceza veya ödül aracı algısı bile sorundur"
İzmir Barosu, Anayasa'nın güvence altına aldığı yargı bağımsızlığı ilkesinin yalnızca mahkemelerin karar verirken bağımsız olmasını değil, hakim ve savcıların mesleki geleceklerine ilişkin herhangi bir baskı hissetmemelerini de zorunlu kıldığını vurguladı.
Görev yeri değişikliklerinin bir ödül ya da ceza mekanizması olarak kullanıldığı yönünde oluşan algının dahi hukuk devleti açısından ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Bağımsız yargı yalnızca bağımsız olmakla değil, toplum tarafından bağımsız olarak görülmekle de anlam kazanır" görüşüne yer verildi.
"Toplumun hakkını savunmaya devam edeceğiz"
Açıklamanın sonunda Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yapının siyasetin merkezinde tartışılan bir yargı değil; Anayasa'ya, hukuka ve evrensel insan hakları ilkelerine bağlı tarafsız bir yargı düzeni olduğu vurgulandı.
İzmir Barosu, avukatlığın, hakimlik ve savcılığın haklarını savunmanın aynı zamanda toplumun adalet hakkını savunmak anlamına geldiğini belirterek, "Yargının siyasallaşmış bir aparat haline gelmemesi için mücadelemizi bağımsızlık ve özgürlüğüne bağlı hakim ve savcılarla birlikte sürdüreceğiz" mesajını verdi.
Yorum Yazın