
İZTO Başkanı Özgener'den 'alacaklılar' çıkışı
İZMİR Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener iflas eden firmaların yarattığı ekonomik sorunları değerlendirerek "Konkordato konusunun yalnızca firma bazında değil, üretim ve değer zincirleri perspektifinden ele alınması gerekiyor. Bu amaçla, alacaklıları da koruyan bir düzenleme getirilmesinin kritik olduğunu değerlendiriyoruz. Reel piyasada haksız rekabet yaratan bu durumun en kısa sürede sona ermesini diliyoruz" dedi.
- Ege Postası
- 28.08.2025 - 10:33
- Güncelleme: 28.08.2025 - 13:16
İZTO ağustos ayı olağan meclis toplantısı, İZTO Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 10 Ağustos'ta merkez üssü Balıkesir Sındırgı olan 6,1 şiddetindeki deprem ile deprem gerçeği ile bir kez daha yüzleşildiğini belirtip, "İnsanlarımızı deprem değil, tedbirsizlik öldürüyor. Şehirler, yerler değişse de yaşanan acılar, maalesef hiç değişmiyor. Öncelikle, erken uyarı ile hızlı müdahale zincirinin güçlendirilmesi ve risk azaltma stratejileri üzerine çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Bu nedenle, ülkemizde risk merkezi görevi üstlenen kamu kurum ve kuruluşları ve üniversitelerin bünyesindeki afet merkezleri arasındaki afet öncesi ve sonrası koordinasyonun daha etkin hale gelmesi, zorunlu afet sigortasının devreye alınması ve kırsal-orman yerleşimlerinde yangına dayanıklı yapılaşmanın yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyoruz. Sosyo ekonomik ve teknolojik gelişmelerin, kentlerimizin fiziksel ve mekansal yapısını doğrudan etkilediği de bir gerçek. Dolayısıyla, kentsel dönüşümü ele alırken, fiziksel dönüşüm ile sosyal, ekonomik, çevresel ve teknolojik boyutlarını da değerlendirerek hareket planlarımızı oluşturmalıyız. Günümüzde kentsel dönüşümün; sadece binaların yenilenmesi değil, afetlere dayanıklı, enerji verimliliği yüksek, sosyal uyumu gözeten ve dijital çözümlerle desteklenen akıllı kentsel alanlar yaratma hedefi ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
'ALACAKLILARI DA KORUYAN BİR DÜZENLEME GETİRİLMELİ'
Özgener, Merkez Bankası tarafından paylaşılan Ekonomik Belirsizlik Endeksi ve Sektörel Belirsizlik Endeksleri Raporu'na göre Avrupa Birliği ortalamasının altında seyretmeye devam etmesinin ekonomik öngörülebilirliğin görece olarak arttığına ve belirsizlik algısında istikrarlı bir iyileşme sürecine girildiğine işaret ettiğini belirtti. Tahsili gecikmiş alacaklar, karşılıksız çek oranları ve konkordato gibi verilerin tarihsel ortalamaların altında olduğunu vurgulayan Özgener, "Mikro düzeyde sektörler ve emek yoğun KOBİ'ler farklı biçimlerde etkileniyor. Merkez Bankası'nın da vurguladığı üzere enflasyon; ağırlıklı olarak hizmet sektöründen kaynaklanıyorken, yavaşlama sanayi sektöründe yoğunlaşıyor. Bu durum, uygulanan politikaların maliyetinin orantısız biçimde mal üreten sektörler tarafından üstlenildiğini gösteriyor. Enflasyonu düşürme süreci uzadıkça, piyasa aktörlerinin programa duyduğu güvenin ve desteğin korunması için sektörler ve alt sektörler bazında mikro önlemler alınması gerektiğini düşünüyoruz. İkincisi ise konkordato konusunda üyelerimizden yoğun bildirim alıyoruz. Şirketlerin toplam içindeki payı küçük görünse de konkordato ilan eden firmaların tüm mali yükümlülüklerinin dondurulması üretim zincirini zincirleme şekilde olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla, konkordato konusunun yalnızca firma bazında değil, üretim ve değer zincirleri perspektifinden ele alınması gerekiyor. Bu amaçla, alacaklıları da koruyan bir düzenleme getirilmesinin kritik olduğunu değerlendiriyoruz. Reel piyasada haksız rekabet yaratan bu durumun en kısa sürede sona ermesini diliyoruz" diye konuştu.
'GÜZELBAHÇE, TÜRKİYE'DEKİ SOSYO EKONOMİK SEVİYESİ EN YÜKSEK 7'NCİ İLÇE'
Ağustos ayında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Sosyoekonomik Seviye-2023 verilerine göre skoru en yüksek iller yüzde 28,6 ile İstanbul, yüzde 11,5 ile Ankara, yüzde 6,7 ile İzmir, yüzde 3,9 ile Bursa ve yüzde 3,3 ile Antalya olduğunu vurgulayan Özgener, Güzelbahçe ilçesinin Türkiye'deki sosyo ekonomik seviyesi en yüksek 7'nci ilçe olduğunu söyleyerek, "İzmir'de sosyo ekonomik seviyesi en yüksek ilçemiz Güzelbahçe olurken, Karşıyaka, Narlıdere, Gaziemir ve Aliağa listenin başında yer aldı. En düşük seviyeye sahip ilçelerimiz ise sırasıyla Kiraz, Bayındır, Beydağ, Ödemiş ve Kınık oldu. Bu durum, Bayındır ve Kınık'ta Tarımsal Organize bölge yatırımını hayata geçirmemizin doğru bir karar olduğunu ortaya koyuyor. Bu sayede; sadece ilçelerin değil, civarda yer alan yerleşim noktalarının da sosyo ekonomik anlamda gelişimine katkı sağlanacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi'ndeki jeotermal su kuyusunun açılışını yaptıklarını söyleyen Özgener, "Bu hafta başında Tarım ve Orman Bakanlığı'na düzenlenen ihale ile altyapı yatırımlarına başlanan Projemizin, İzmir'i tarımda dünya çapında bir noktaya taşıyacak olmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Projemizi başarıyla tamamlayarak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle açmayı ümit ediyoruz" dedi.(DHA)
Yorum Yazın