Dolar 47,7398
%0.09
Euro 55,1332
%0.05
Altın 6.741,824
%0.15
Bist-100 13.707,06
%-0.76

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
İYİ Partili Özel’den ‘çerçeve yasa’ çıkışı: 'İhanetin zaman aşımı yoktur'

İYİ Partili Özel’den ‘çerçeve yasa’ çıkışı: 'İhanetin zaman aşımı yoktur'

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, NEO TV’de yayınlanan Uyandırma Servisi programında “Terörsüz Türkiye” süreci, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa, sürecin bundan sonraki aşamaları, olası anayasa değişikliği, gazilerin özlük hakları ve erken seçim tartışmalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti’nin Meclis’te 29 milletvekilinin tamamıyla teklife “hayır” oyu verdiğini vurgulayan Özel, düzenlemeyi “PKK terör örgütüne özgülenmiş bir af teklifi” olarak nitelendirdi ve sürecin devamında yeni yasal düzenlemelerin gündeme geleceğini savundu.

  • Ege Postası
  • 11.08.2026 - 10:31
  • Güncelleme: 11.08.2026 - 13:12

EGEPOSTASI- İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, NEO TV’de yayınlanan Uyandırma Servisi programında “Terörsüz Türkiye” süreci, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa, sürecin bundan sonraki aşamaları, olası anayasa değişikliği, gazilerin özlük hakları ve erken seçim tartışmalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. 

“İYİ PARTİ 29 MİLLETVEKİLİNİN TAMAMIYLA HAYIR DEDİ”

Özel, İYİ Parti’nin Genel Kurul’daki oylamada grup kararı aldığını ve hiçbir milletvekilinden fire vermeden 29 milletvekilinin tamamıyla “hayır” oyu kullandığını belirterek, partisinin diğer siyasi partilerden bu noktada ayrıştığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan teklifin ciddi sorunlar taşıdığını savunan Özel, düzenlemenin “milli dayanışma”, “kardeşlik”, “demokrasi” ya da “toplumsal bütünleşme” amacı taşımadığını ileri sürdü.

Özel, şöyle konuştu:

“İYİ Parti dünkü oylamada aslında grup kararı alarak hiçbir vekilinden de fire vermeyerek tek başına hayır diyen ve Meclis’te bulundurduğu 29 vekilin tümüyle bu durumu şeddeleyen tek parti. Bu yüzden diğer tüm partilerden de, muhalif partilerden de fazlasıyla ayrışıyor. Genel Kurul’da oylanarak artık maalesef ki kanunlaşan bu ilgili teklif gerçekten çok problemli bir teklif. Bunun neden problemli olduğunu şöyle izah etmek gerekiyor. Bir kere bu herhangi bir şekilde milli dayanışma, kardeşlik veya demokrasi gibi veya toplumsal bütünleşme gibi hiçbir amacı önceleyen bir teklif metni değildi. Biz o yüzden tam da bunun sürecin başından itibaren karşısındaydık.”

“BU TAMAMEN PKK’YA ÖZGÜLENMİŞ BİR AF TEKLİFİ”

Düzenlemenin bir af niteliğinde olduğunu savunan Özel, teklifin kapsamına ilişkin eleştirilerini de sıraladı. Özel, terör örgütünü kuran, örgüte üye olan, propaganda yapan ve finansman sağlayan kişilerin düzenlemeden yararlanabildiğini ileri sürdü.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tamamen PKK terör örgütüne özgülenmiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın da göstermelik bir koşulla süreci tetikleyebildiği bir af teklifiydi bu. Ne gibi bir aftan bahsediyoruz? Bakın bu teklif kimleri kapsıyor? Kimler bu tekliften yararlanabilir diye baktığınızda ilgili kanunda artık şunu görüyorsunuz. Terör örgütünü kuran, terör örgütünün üyesi olan, terör örgütünün propagandisti olan veya terör örgütünün finansmanı olan herkes bu kanundan faydalanabiliyor. Zaten şöyle akıllı başlı düşündüğünüz zaman bir terör örgütünde başka kim var ki? Yani kurucusunu faydalandırmışsınız, üyesini faydalandırmışsınız, parayı bulanı faydalandırmışsınız, propaganda yapanı faydalandırmışsınız.”

2005 TARİHİ VE “KASTEN ÖLDÜRME” İSTİSNASINA ELEŞTİRİ

Özel, düzenlemenin hangi suçlar bakımından uygulanacağına ilişkin hükümlere de itiraz etti. Terör örgütü faaliyeti kapsamındaki suçlara yönelik iki istisnaya dikkat çeken Özel, bunların 2005 öncesi suçlar ile kasten öldürme suçu olduğunu ifade etti.

Bu iki istisnanın uygulamada beklenen sonucu doğurmayacağını savunan Özel, Abdullah Öcalan’ın 2005 sonrasındaki emir ve talimatlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“2005 tarihi öncesine bir atıf olduğu için. İkinci mesele de burada kasten adam öldürme suçu hariç tutulmuş gözüküyor. Ama bu iki durum da çok absürt aslında. Niye? Çünkü terör örgütü faaliyetlerini değerlendirdiğinizde kasten adam öldürmüş olan bir terörist ya zaten olay anında orada güvenlik güçlerince öldürülmüş oluyor ya da kendini infilak etmiş oluyor. Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti Devleti kaç teröriste dair hali hazırda kasten adam öldürme suçundan kovuşturma ve soruşturma dosyasına sahip ki, yani bunun pratikteki karşılığı ne? Kaldı ki 2005’ten bu yana kendi emir ve talimatlarıyla APO örgütünü idare etmiyor mu? Bunun bizatihi kendisi terör suçu değil mi? Siz bu kanunla APO’nun 2005’ten sonraki suçlarını da zaten affediyor değil misiniz? Yani bizim temeldeki itiraz noktalarımız bunlardı.”

“NARKO TERÖR FAALİYETLERİ VE REHİN ALMALAR DA KAPSAMDA”

PKK’nın narko terör faaliyetleri ve rehin alma eylemlerinin de kanunun kapsamına girdiğini savunan Özel, bombalı saldırı üzerinden örnek verdi.

“Bir narko terör örgütü olan PKK kanlı terör örgütünün narko terör faaliyetlerinin tümü bu kanunun kapsamında, rehin almalarının tümü bu kanunun kapsamında. Bir bombalı eylem düşünün. Bu bombalı eylemde bir kişi şehit olmuş olsun, on kişinin de uzvu kopmuş olsun. İlgili terörist bu bir kişi şehit olması meselesinden normal şartlarda bu kanundan yararlanamıyorken, örneğin siz bunu tespit edemiyorsanız, oradaki 10 tane insanımızın uzuv kopmasından kaynaklı olarak bu kanundan yararlanabiliyor.”

Özel, Türkiye’nin PKK’ya karşı askeri ve güvenlik alanında üstünlük sağladığını savunarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu kadar kuvvetli bir devletken, PKK terör örgütünün sırtını yere de getirmişken biz neden tam olarak anlamıyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti sanki bir harp kaybetmiş gibi teröriste bu fırsatı veriyor? Bunun neresinde toplumsal bir bütünleşme var? Bu başlı başına bir af değil mi?” diye konuştu.

“BU BİR ÇERÇEVE YASAYSA DEVAMI DA MECLİS’E GELECEK”

Mücadelelerinin ilerleyen dönemde de devam edeceğini belirten Özel, kabul edilen düzenlemeyi bir başlangıç olarak gördüklerini söyledi.

“Dolayısıyla biz bir ömür boyunca dün gece verdiğimiz mücadelenin torunlarımıza miras olacağını bilerek yaşayacağız. Ve bu burada da kalmayacak biliyorsunuz. Bu bir çerçeve yasaysa, örgütün dediğine göre bir kök yasaysa, bunun dalı budağı muhakkak ki Meclis’e yine gelecek. İşte biz o zaman da bu yasaların karşısında olacağız.”

Özel, teklife “evet” oyu veren partilere de seslenerek, ileride Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüyle ilgili bir düzenleme gündeme gelmesi halinde nasıl bir tavır alınacağını merak ettiklerini söyledi.

“SÜRECİN DETAYLARINA MECLİS HAKİM DEĞİL”

Çerçeve yasanın yürürlükteki başka kanunlarda değişiklik yapılmasını da zorunlu hale getireceğini ileri süren Özel, düzenlemeler arasında çelişkiler oluştuğunu söyledi.

Sürecin ayrıntılarının TBMM tarafından bilinmediğini savunan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın sürecin ayrıntılarına hakim olduğunu öne sürdü.

“Bir yandan da bu hiç kimsenin bilmediği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sadece noterlik görevi yaparak takip ettiği sürecin detaylarına maalesef ki yalnızca muhtemelen Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli ve bir yandan da bebek katili Öcalan hakim. Çünkü biz bunları bilebilecek konumda görülmüyoruz.”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilere yaptığı ziyaretleri de hatırlatan Özel, partilere herhangi bir taslak metin verilmediğini söyledi. Özel, buna karşılık Öcalan’ın süreç için “bin kilometrelik bir sürecin ilk adımı” şeklinde değerlendirmede bulunduğunu belirterek hükümetin muhalefet partileriyle bilgi paylaşmadığını savundu.

“YPG, PJAK VE DİĞER YAPILAR DAHİL Mİ?”

Kanunun ikinci maddesindeki örgüt tanımını değerlendiren Özel, PKK/KCK ve bunlara bağlı oluşumların kapsamda olduğunun belirtildiğini ancak “bağlı oluşumlar” ifadesinin sınırlarının belirsiz olduğunu dile getirdi.

“Mesela PJAK, SPD, işte YPG bunlar dahil mi? Kuzey Irak’taki unsurlar dahil mi? Anlamıyoruz. Anlamıyoruz bunu. Yoksa buradaki bağlı oluşumlar bunca elin kırsalında terör faaliyeti yürüten irili ufaklı bazı sol aşırı fraksiyon grupları mı kastediyor? Şimdi burada bir problem var.”

ÖZEL’DEN “KURUL” ELEŞTİRİSİ

Özel, kanunda öngörülen ve örgütün kendisini feshedip silahlarını tam ve eksiksiz teslim edip etmediğini teyit edecek kurula da tepki gösterdi.

Kurulun Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında oluşturulduğunu söyleyen Özel; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve MİT Başkanı İbrahim Kalın gibi isimlerin kurulda bulunduğunu belirtti.

Özel, kurul üyelerinin halk tarafından doğrudan seçilmemesine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bu kurulun üyeleri arasında bir tane oy almış hiç kimse yok. Bu kurulun tüm üyeleri Sayın Cumhurbaşkanı’nın atamasıyla orada görev yapar. Yarın sabah uyandıklarında belki de aynı şekilde yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın atamasıyla görevden el çektirilecek olan kişiler. Buradaki kurulun üyelerinin hiçbirinin insanlara karşı bir siyasi sorumluluğu bulunmuyor. Ama buna rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi bu kurulun yaptıklarına noter kabul ediliyor.”

“İHANETİN ZAMAN AŞIMI YOKTUR”

Düzenlemeyi 12 Eylül dönemindeki bazı hukuki düzenlemelerle karşılaştıran Özel, sürecin içerisinde görev alan siyasetçi ve bürokratların cezai sorumluluktan istisna tutulmaya çalışıldığını savundu.

Kenan Evren ve dönemin konsey üyelerinin yıllar sonra yargılandığını hatırlatan Özel, İYİ Parti Genel Başkanı’nın “İhanetin zaman aşımı yoktur” sözünü anımsattı.

“Bugün bu tavrı gösteren ve gerçek manada Cumhuriyet’e karşı kastettiğini düşündüğümüz isimlerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kastettiğini düşündüğümüz isimlerin, gaflet içerisinde olduğunu düşündüğümüz isimlerin yarın öbür gün bunun bedelini ödemeleri gerektiği kanaatini taşıyoruz.”

“TAKVİMİ İKTİDAR BELİRLEDİ”

TBMM’deki görüşmelerin çok sıkışık bir takvimde yapıldığını söyleyen Özel, teklifin ne zaman komisyona geleceği, ne zaman partilere ulaşacağı ve Genel Kurul görüşmesinin hangi tarihte yapılacağı konusunda muhalefetin söz hakkının olmadığını belirtti.

“Burada İYİ Parti’nin ya da herhangi bir muhalefet partisinin ‘Biz bunu pazartesi değil salı görüşelim’ deme hakkı yoktu. Veya ‘Biz buradaki komisyon hafta sonu değil, cuma günü değil, önümüzdeki haftaya kalsın’ deme hakkı da yoktu. Tarihi net bir biçimde belirlemiş olanlar iktidar mensuplarıdır.”

Özel, iktidarın tarihler konusunda hassas olduğunu belirterek görüşmelerin 10 Ağustos’a denk getirilmesine ilişkin de “art niyet” şüphesi taşıdıklarını ifade etti.

“İYİ PARTİ GRUBU BİR AN OLSUN GENEL KURULU TERK ETMEDİ”

Özel, İYİ Parti milletvekillerinin Genel Kurul salonunu bir an olsun terk etmediğini belirtti. Diğer partilerin ise teklifin büyük farkla kabul edileceğini bildikleri için görüşmelere aynı önemi vermediğini savundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasında teklife neden “hayır” denilmesi gerektiğini gerekçeleriyle anlattığını söyleyen Osman Ertürk Özel, buna rağmen CHP’nin “evet” yönündeki tutumunu anlamakta zorlandıklarını dile getirdi.

“Meclis’te İYİ Parti grubunun tek başına fakat yalnız da hissetmeden, yani Türk milletinin yanında olduğunu bilerek büyük bir direniş gösterdiğine aslında bütün bir milletimiz de şahitlik etti.”

Özel, konuşmasının bu bölümünde Hazreti Yusuf kıssasına da atıfta bulunarak kardeşlerinin Yusuf’tan af dilemesini ve Yusuf’un verdiği cevabı anlattı.

“TOPLUMSAL ENTEGRASYON KONUSUNDA HÜKÜMETİN SINAVI ORTADA”

Hükümetin son 10-15 yıldaki göç ve mülteci politikalarını örnek gösteren Özel, Suriyeli mülteciler üzerinden yürütülen entegrasyon politikasının başarısız olduğunu savundu.

Başlangıçta sınırlı sayıda mültecinin alınacağının ve vatandaşlık verilmeyeceğinin söylendiğini belirten Özel, bugün milyonlarca mültecinin Türkiye’de bulunduğunu ve vatandaşlık verilen kişiler olduğunu söyledi.

Bu deneyimden hareketle, düzenlemeden yararlanarak topluma karışacak terör örgütü mensuplarının toplum tarafından kabul görmeyeceğini savundu:

“Korkarım ki bu toplumda bu teröristlerle bir entegrasyondan ziyade daima sanki böyle bir gaza çakmakla yaklaşmışsınız gibi bir gerginlik ortamı olacaktır. Bunlarla alakalı olarak da kanunların çıkması gerekiyor. O kanun içeriklerini görmekte de tabii ki büyük fayda var. Fakat biz bu gibi sosyal meselelerde hükümetin çok zayıf kaldığını bildiğimiz için o kanunlara da yeri geldiğinde gerekli tepkiyi vereceğiz.”

ER GAZİLERİNİN ÖZLÜK HAKLARINI GÜNDEME GETİRDİ

Özel, Güvenpark’ta eylem yapan er gazilerinin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara da değindi.

Er olarak askerlik yaparken gazi olanların özlük hakları konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını söyleyen Özel, yaklaşık 50 bin liralık gelirle yaşamlarını sürdürmek zorunda kalan gaziler bulunduğunu, vefat etmeleri halinde ise ailelerine 18-20 bin lira seviyesinde maaş kaldığını ifade etti.

Bir avukat olarak iş kazalarıyla karşılaştırma yapan Özel, aynı kişilerin özel sektörde yaşadıkları bir iş kazası nedeniyle uzuv kaybına uğramaları halinde milyonlarca liralık tazminat davalarının söz konusu olabileceğini belirtti.

Gazilerin özlük haklarının iyileştirileceği yönünde sözler verildiğini ancak bunun yerine getirilmediğini savunan Özel, Meclis’te çerçeve yasa görüşülürken gazilerle ilgili getirilen paketin de beklentileri karşılamadığını söyledi.

Güvenpark’taki gazilerin TBMM’ye yürümek istediğini ancak buna izin verilmediğini belirten Özel, İYİ Partili milletvekillerinin Meclis’te direnmesi sırasında kendilerinin de gazilerin yanında olmak üzere Güvenpark’a gittiğini anlattı.

“Türk Devleti maalesef ki kendi gazisine sahip çıkamıyor. Ama Türk milleti biz inanıyoruz ki kendi gazisine sahip çıkacaktır.”

“BU KADAR BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM REFERANDUMA GÖTÜRÜLMELİYDİ”

Meclis’in yasama yetkisini halktan aldığını ve teklifin usul bakımından yapılan bazı tartışmalar dışında Meclis çoğunluğuyla yasalaştığını belirten Özel, esas sorunun siyasi yetkinin kullanılış biçimi olduğunu savundu.

Özel, 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın Millet İttifakı’nı HDP ile iş birliği yapmak ve Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına yol açmakla suçladığını hatırlattı. Seçmenlerin bu söylemlerin etkisiyle Cumhur İttifakı’na oy verdiğini belirten Özel, bugün ise aynı siyasi iradenin farklı bir politika izlediğini ileri sürdü.

Özel, bu ölçekte bir politika değişikliğinin referanduma götürülmesi gerektiğini savundu:

“Madem ki siz bu kadar önemli bir dönüşüm yaşadınız bu sürecin içerisinde, o zaman aldığınız yetkinin bu şekilde alınmadığını hatırlayacaktınız ve diyecektiniz ki biz bunu referanduma götürelim. Ama referanduma götürdüklerinde ne olacağını fazlasıyla biliyorlar.”

Özel, referandum yapılmaması halinde erken seçime gidilerek halktan yeniden güvenoyu alınması gerektiğini söyledi.

“Bu kadar büyük bir şey yapacaksanız yeniden insanlardan bir güven oyu almalısınız ama bizim iktidarımızın demokrasi algısının bu seviyede olduğuna ben kendi adıma hiç inanmıyorum.”

“400’ÜN ÜZERİNDEKİ OYLAR İKTİDARI ANAYASA İÇİN İŞTAHLANDIRMIŞTIR”

Meclis’teki oylamada ortaya çıkan sayılara da dikkat çeken Özel, 400’ün üzerindeki oyların iktidarı anayasa değişikliği konusunda cesaretlendirmiş olabileceğini savundu.

“Biraz kurdun dişine kan değdi gibi bir durum var orada.” diyen Özel, İYİ Parti’nin “oligarşik” ya da “diktatöryel” olarak nitelendirdiği bir yapıyı güçlendirmeyecek anayasa değişikliklerine karşı olmadığını söyledi.

Türkiye’de mevcut anayasanın büyük bölümünün daha önce değiştirildiğini ve bu değişikliklerin önemli kısmını AK Parti iktidarının gerçekleştirdiğini hatırlatan Özel, temel sorunun anayasa metninden ziyade anayasanın uygulanması olduğunu savundu.

Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında daha önce yaşanan gerilimleri örnek gösteren Özel, MHP’nin de zaman zaman Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasını gündeme getirdiğini belirtti.

“Böyle bir düzen içerisinde sizin sorunlarınızın çözümünü anayasa zannetmeniz aslında başlı başına abes. Fakat dün ortaya çıkan tablo ve 400’ün üstünde alınan her bir oy ben biliyorum ki hükümet kanadını anayasa değişikliği konusunda da çok iştahlandırmıştır.”

“SÜRECİN SONUNDA İKTİDARINI TAHKİM ETMEK İSTİYOR”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreci kendi iktidarını sürdürme amacıyla kullandığını ileri sürdü.

Kabul edilen yasanın temelinde PKK’nın silah ve mühimmat bırakması ile kendisini feshetmesinin bulunduğunu, bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini ise Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki kurulun belirleyeceğini ifade eden Özel, kurulun Cumhurbaşkanı tarafından atanan isimlerden oluşmasına bir kez daha dikkat çekti.

“Sayın Erdoğan arzu ederse ‘PKK silah bırakmıştır, bu iş tamamdır’ diyecek. Arzu etmezse ‘PKK silah bırakmamıştır, bu iş bitmemiştir’ diyecek. Ve bir kılıç gibi bu yetkisini özellikle Kürt oylarının tepesinde sallayacak. Bu süreç içerisinde Kürt siyasilere yarattığı boşluğu kullanacak ve Abdullah Öcalan’a açtığı alanı kullanacak.”

Özel, sürecin sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendi siyasi iktidarını güçlendirmiş olacağını iddia ederek, “Buradan milletimizin göreceği başkaca hiçbir fayda yok” dedi.

“MECLİS’TEKİ SAYIMIZIN AZLIĞI KİMSEYİ ÜRKÜTMESİN”

Konuşmasının sonunda seçmenlere seslenen Özel, İYİ Parti’nin Meclis’teki milletvekili sayısının az olmasının mücadelelerini etkilemeyeceğini söyledi.

“Milletimiz müsterih olsun. Bizim Meclis’teki sayımızın azlığı onları da ürkütmesin. Mücadele azmimiz ve gayretimiz son derece yüksektir. Öyle ya da böyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti seçimlerle görev alan siyasiler tarafından yürütülmektedir. Yalnızca bu olanları unutmasınlar. Yetmez ama evetçileri unutmasınlar. Ne şiş yansın ne kebapçıları unutmasınlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun ilke ve inkılaplarını savunma gayreti gösterenlere de seçim sandığı önlerine geldiğinde sahip çıksınlar ki bu yaşadıklarını bir daha yaşamasınlar.”

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.