Dolar 49,5266
▲ %0.11
Euro 55,7905
▲ %0.27
Altın 6.684,688
▲ %0.75
Bist-100 11.714,77
▼ %-2.94

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
İYİ Partili Osman Ertürk Özel'den İzmir'de gündem yaratacak açıklamalar: Tugay'a sert tepki, ekonomi ve yeni anayasa çıkışı!

İYİ Partili Osman Ertürk Özel'den İzmir'de gündem yaratacak açıklamalar: Tugay'a sert tepki, ekonomi ve yeni anayasa çıkışı!

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, İzmir ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini sert sözlerle eleştiren Özel, "Siyaseten zorlanıyor olabilirsiniz, tehdit ediliyor da olabilirsiniz. Ama eminim ki anneniz sizi belediye başkanı, milletvekili olarak doğurmamıştır. Dolayısıyla ondan istifa edebilirsiniz" dedi. Ekonomi, borsadaki fon işlemleri, terörle mücadele süreci ve yeni anayasa tartışmalarına da değinen Özel, iktidarın politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

  • Ege Postası
  • 16.10.2026 - 13:04
  • Güncelleme: 16.10.2026 - 13:16

EGEPOSTASI- İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, İzmir programı kapsamında İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Ali Topçu ve İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ile birlikte basın mensuplarıyla buluştu.

Türkiye ve İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, İzmir'in yıllardır çözülemeyen sorunlarından başlayarak Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişine, ekonomik gelişmelerden sermaye piyasalarındaki işlemlere ve terörle mücadele kapsamında yürütülen sürece kadar çok sayıda başlıkta açıklamalar yaptı.

"İZMİR BİR KAYIKÇI KAVGASINA TERK EDİLDİ"

İzmir'in sorunlarının yıllardır aynı başlıklar altında konuşulduğuna dikkat çeken Özel, altyapı, ekonomi, tarım ve turizm alanlarında yeterli ilerleme sağlanamadığını savundu.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

"İzmir ile alakalı konuşulurken genelde konuşulan şeyler bellidir, sabittir. Sorunlar çözülmediği için tekrarı artık can sıkıcı olsa da hep söylediğimiz şeyler İzmir'in altyapı meselesi, İzmir'in ekonomisi meselesi, İzmir'in tarımda yeterli karşılığı, turizmde yeterli karşılığı bulamıyor olması meselesi. Normalde bizler bunları söyler, günün sonunda İzmir'in bir kayıkçı kavgasına terk edildiğini, ideolojik oy kullanım sebebiyle bir tembellik hasıl olduğunu, iktidarın da buraya gerekli yatırımları yapmayarak İzmir'i cezalandırdığını söyler gideriz biliyorsunuz. Yani hikâye genelde budur."

TUGAY'A SERT TEPKİ: "SEÇMEN İRADESİNİ SAKATLADI"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini değerlendiren Özel, parti değişikliğinin seçmen iradesine aykırı olduğunu savundu.

Özel, "Ama şimdi İzmir'de başka da bir şey oldu. Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay'ın, işte yine az önce söylediğim gibi, hileyle, yani bu hiledir, seçmen iradesini sakatlaması ve hem Türkiye tarihine ama özellikle de İzmir siyasi tarihine adını altın olduğunu düşünmediğim harflerle yazdırması meselesi" dedi.

Parti değiştiren belediye başkanları üzerinden kendi partisine de eleştiri yöneltilebileceğini belirten Özel, meselenin yalnızca siyasi partilerle ilgili olmadığını ifade etti.

"Şimdi ben gazeteci olsam, şu an beni dinlesem, konuşmamı bitirdiğimde derdim ki ya sen güzel anlatıyorsun, Cemil Bey'e de attın tuttun, senin de son seçimde aday gösterdiğin adam başka partiye gitti diye sorardım" diyen Özel, şöyle devam etti:

"Bakın ben size bir şey söyleyeyim mi? Vallahi parti değil. Bunların hepsi şahsiyet meselesi. Yani hayatta üç tane şey vardır. Şahsiyet, itibar, şöhret. Bir insanın şahsiyetli olup olmadığını o insan kendi bilir. İtibar etrafınızdakilerin size atfettiği şahsiyettir. Tanınmaya başladıkça şahsiyetli biriyseniz itibarlı da olursunuz. Şöhret sizin tanımadığınız insanların da sizi artık tanımasıdır. Yani bunların hepsi birbirine bağlı. Ama bu duvarın temel kilit taşı şahsiyettir."

"ANNENİZ SİZİ BELEDİYE BAŞKANI OLARAK DOĞURMAMIŞTIR"

Siyasette baskı ve tehdit iddialarının gündeme gelebileceğini belirten Özel, böyle durumlarda parti değiştirmenin yerine görevden istifa edilmesi gerektiğini savundu.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

"İnsanların şahsiyetiyle alakalı bir şey söylemek elbette ki benim hakkım değildir. Siyaseten, bakın zorlanıyor olabilirsiniz, tehdit ediliyor da olabilirsiniz. Türkiye'nin Norveç olmadığını bilecek kadar biz de bu vatandaşlığa sahibiz, burada yaşıyoruz.

Ama eminim ki anneniz sizi belediye başkanı, milletvekili olarak doğurmamıştır. Dolayısıyla ondan istifa edebilirsiniz. Ondan istifa edersiniz. Partinizden etmezsiniz. Ya partinizden de hadi edersiniz. Evinize gidersiniz. Bir eviniz vardır illaki."

"İZMİR'İN BİR SENESİNİ NİYE ÇALIYORSUNUZ?"

Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaların uzun süredir gündemde olduğunu hatırlatan Özel, bu süreçte yapılan açıklamaları ve yalanlamaları eleştirdi.

Özel, şöyle konuştu:

"Şimdi burada aylardır süren, hatta belki yılı bulmuş bir meseleydi. Sayın Tugay'ın AK Parti'ye gitmesi gitmemesi hadisesi. Ve sürekli bir yalanlama, sürekli bir yalanlama, sürekli bir yalanlama. Yani burada ateş ve duman hadisesi aslında bu. Yani bu duman buradan boşuna çıkmıyor."

Özel, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Yani ne kendi vaktinizi kaybedin ne İzmirliye vakit kaybettirin. Yani amacınız gerçek manada İzmir'e hizmet getirmekse o vakitten de çalmayın o zaman. İnsanları da oyalamayın. Her ne yapacaktıysanız yapın bunu. Yani İzmir'in bir senesini kendi dört beş seneniz içerisinde gitti gitmediyle niye çalıyorsunuz? İşin böyle bir boyutu da var."

"BU BİR SİYASİ KAZANIM DEĞİL, GANİMET GİBİ ALGILANIYOR"

Tugay'ın AK Parti'ye katılmasının iktidar açısından da siyasi bir kazanım olmadığını düşündüğünü belirten Özel, geçişin seçmen desteğinden çok farklı bir anlayışla değerlendirildiğini öne sürdü.

Özel, "İktidar açısından da makul bir hamle olduğu kanaatinde değilim. Yani bunun siyasi bir kazanım olduğunu düşünmüyorum. Bunun bir ganimet gibi algılandığını düşünüyorum onlar tarafından. Yani bir gönül kazanma olmasa gerek bu" dedi.

FON İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ÇARPICI İDDİALAR: "BU BİR RÜŞVET ARACI OLARAK KULLANILDI MI?"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde sermaye piyasalarındaki bazı fon ve hisse senedi işlemlerini gündeme getiren Özel, fonlar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemlerin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini savundu.

Bazı şirketlerin değerlerinin yapay biçimde yükseltildiğini ileri süren Özel, bu işlemler üzerinden haksız kazanç sağlanıp sağlanmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.

Özel, şu soruları yöneltti:

"Bu fon meselesi sadece belli kâğıtların veya belli fonların şişirilerek insanların cebinden para alınması meselesi mi derseniz bence değil. Mesela bu bir rüşvet aracı olarak kullanıldı mı? Yani bir kamu görevlisine bir para vermektense, üstüne bir mal geçirmektense, ona altın, kıymetli maden bir şey göndermektense, ya işte Hasan Bey, Hüseyin Bey, Ayşe Hanım, siz alın şu kâğıdı denildi mi? Kendi cebinizden alın. 100 bin liralık alın. Daha sonra o kâğıt bir ay iki ay içerisinde 10'a, 20'ye, 50'ye katladı mı? Satın şimdi dendi mi?"

Bu yöntemlerle izlenmesi zor bir kazanç aktarım mekanizmasının kurulmuş olabileceği ihtimalinin araştırılması gerektiğini savunan Özel, işlemlerden kazanç sağlayan kişilerin açıklanması çağrısında bulundu.

"KİMİN NE ZAMAN ALIP SATTIĞINI BİLİYORLAR"

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin verilerin ilgili kamu kurumlarında bulunduğunu belirten Özel, yetkililerin bu bilgileri açıklaması gerektiğini söyledi.

Özel, fonların işlem hacmi ve yatırımcı sayısına ilişkin bazı rakamlar paylaşarak şu ifadeleri kullandı:

"Kim bu fon kapalı iken buraya girmiş? Bunun bir Excel'i var. Onda var. Kim kaç lirayken hangi kâğıdı almış, kim kaç lirayken satmış, ne zaman satmış, tam krizden önce kim satmış? Bunların hepsini biliyorlar. Bunu niye açıklamıyorlar?"

Bazı halka arz ve fon işlemlerinin belirli meslek gruplarından oluşan organizasyonlar aracılığıyla yürütüldüğünü iddia eden Özel, şirket değerlerinin gerçek ekonomik karşılıklarından uzaklaştırıldığını öne sürdü.

Özel, "Sizin şirketinizin değeri artsın diye fonlar sizden sürekli alım yapıyor. Bir liralık, iki liralık şirketiniz 100 lira oluyor. Siz de işinizi görüyorsunuz, paranız cebinizde" sözleriyle eleştirilerini dile getirdi.

Fon yatırımcılarının ciddi kayıplar yaşamış olabileceğini savunan Özel, sürecin yalnızca yatırımcı mağduriyeti açısından değil, olası usulsüz kazanç ilişkileri bakımından da incelenmesi gerektiğini belirtti.

EKONOMİ ELEŞTİRİSİ: "TEK BAŞINA YAŞAMA MALİYETİ 48 BİN 305 LİRA"

Türkiye ekonomisindeki yüksek enflasyon ve faiz oranlarını da eleştiren Özel, vatandaşların gelirleriyle yaşam maliyetleri arasındaki farkın giderek büyüdüğünü söyledi.

Tek başına yaşama maliyetinin 48 bin 305 liraya ulaştığını öne süren Özel, asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığını savundu.

Özel, "Baktığımızda 48 bin 305 lira olmuş tek başına dahi yaşama maliyeti. Yani bir Türk vatandaşının tek başına yaşama maliyeti 48 bin 305 lira olmuş. Baktığınızda 28 bin liralık bir asgari ücretle bu hayatı sürdürmenin hiçbir ihtimalde mümkün olmadığını görüyorsunuz" dedi.

Türkiye'nin en büyük bin şirketinin son üç yılda ek istihdam yaratmadığını iddia eden Özel, açıklanan ekonomik büyüme rakamlarının da toplumun refah düzeyini yeterince yansıtmadığını savundu.

"TÜRKİYE'DE KAFE EKONOMİSİ VAR"

Türkiye'deki istihdamın yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özel, üretim odaklı sektörler yerine hizmet sektöründe yoğunlaşma yaşandığını öne sürdü.

Özel, "Türkiye'de şu an ne ekonomisi var biliyor musunuz? Bir kafeterya ekonomisi var, kafe ekonomisi. 900 bin kişi Türkiye'de tıpkı bu restoran gibi kafelerde çalışıyor. 900 bin kişi. Biz sorunca şey diyoruz değil mi? İşte tekstil ülkesiyiz. Tekstildeki sayıdan fazla bu, bu istihdam" ifadelerini kullandı.

Orta gelir grubunun konut ve otomobil edinmesinin zorlaştığını savunan Özel, krediye erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Özel, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Normalde orta direk ne yapar? Maaşını alır, kirasını öder, cep harçlığını ayırır, haricen bankadan aldığı taşıt kredisinin, konut kredisinin taksidini öder. On sene içerisinde bir ev sahibi olur, bir araba sahibi olur. Orta direk budur. Çocuğunu okutur vesaire. Şimdi bu kredi borcu yok adamın çünkü öyle bir krediyi alamıyor zaten."

Vatandaşların uzun vadeli yatırım yapabilecek ekonomik imkânlardan uzaklaştığını öne süren Özel, "Maalesef işte son zamanlarda giderek artan, artık piyasada çekilmez hale gelen Türkiye'nin ekonomik durumu bu" dedi.

TERÖRLE MÜCADELE SÜRECİNE TEPKİ: "467 OYUN HİÇBİR MANASI YOK"

Türkiye'de yürütülen ve "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece de değinen Özel, bu kapsamda hazırlandığını belirttiği yasal düzenlemeleri sert sözlerle eleştirdi.

Özel, konuşmasında TBMM'den 467 oyla geçtiğini ifade ettiği bir çerçeve yasayı gündeme getirerek düzenlemenin kapsamına ve uygulanmasına yönelik itirazlarını dile getirdi.

Söz konusu düzenlemenin terör örgütüyle bağlantılı farklı faaliyetleri kapsadığını savunan Özel, hangi kişilerin hangi suçlar bakımından düzenlemeden yararlanabileceğinin açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özel, "Şimdi yasaya baktığınızda şunu görüyorsunuz. Yasadan kimler faydalanabilir? Örgütü kuran faydalanıyor. İdare eden faydalanıyor. Yöneten faydalanıyor. Üye olan faydalanıyor. Örgüte propaganda yapan faydalanıyor. Finans sağlayan faydalanıyor. Ya bu örgütün başka kimi var zaten?" ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin bazı suçlara ilişkin istisnalarının uygulamada yeterli güvence oluşturmadığını iddia eden Özel, sürecin kamuoyuna sunuluş biçimini de eleştirdi.

"ÖRGÜTÜN SİLAH LİSTESİ VAR MI?"

Özel, silah bırakma ve örgütün feshi konusunda karar vereceğini belirttiği kurulun yapısına da itiraz etti.

Kurul üyelerinin atama yoluyla göreve gelmesini eleştiren Özel, bu kişilerin doğrudan seçmene karşı siyasi sorumluluk taşımadığını savundu.

Özel, "Bu kurul ne yapacakmış? Örgütün her türlü silah ve mühimmatını teslim ettiğini tasdik edecekmiş. Ya sizde örgütün ne silah ve mühimmatı olduğuna dair bir liste mi var? Yok. Siz neye göre diyeceksiniz?" diye konuştu.

Kurulun kararlarının hangi somut verilere dayanacağının açıklanması gerektiğini savunan Özel, şöyle devam etti:

"Şimdi ben diyelim bu restoranı devralıyorum. Devralırken buranın bir demirbaş listesi var. 100 sandalye, 20 masa. Ben devraldığımda bunu kontrol ederim. 20 masa var mı, 100 sandalye var mı? Varsa tam, yoksa eksik. Sende bu liste mi var? Sende bu liste de yok."

MUHALEFETE DE ELEŞTİRİ: "TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARI MANİSA'DA AYRI, AĞRI'DA AYRI MI?"

Terörle mücadele sürecindeki düzenlemeye yönelik eleştirilerini muhalefetin tutumuna da yönelten Özel, bazı milletvekillerinin bölgelerine göre farklı oy kullanmasının savunulmasını eleştirdi.

Özel, "Bir kere üniter yapıya sahip bir memlekette bizim vekillerimiz bölgesine göre karar versin ne demek? Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları Manisa'da ayrı, Ağrı'da ayrı mı? Yani Artvin'de başka, Adana'da başka mı? Biz trafik kanunu mu tartışıyoruz? Buna nasıl müsaade edilebiliyor?" dedi.

Düzenlemeye karşı çıkan milletvekillerinin tutumuna ilişkin de değerlendirmede bulunan Özel, muhalefetin Anayasa Mahkemesine başvuru seçeneğini değerlendirmesi gerektiğini savundu.

Özel, "Grup kararı alınsaydı Anayasa Mahkemesine yasayı götürme hakları vardı kanunen. Anayasa Mahkemesine götürülseydi. Niye götürmediniz?" sorusunu yöneltti.

"MİLLETİN BUNU İSTEMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"

Terörle mücadelede silahların bırakılması hedefini desteklediklerini ancak izlenen yönteme karşı olduklarını belirten Özel, kamuoyunun sürece yönelik yaklaşımının doğru okunması gerektiğini söyledi.

MetroPOLL'ün bir araştırmasına atıfta bulunan Özel, toplumun terörün sona ermesini istemesiyle belirli hukuki ve siyasi düzenlemeleri desteklemesinin aynı anlama gelmediğini savundu.

Özel, "Şimdi siz insanlara Terörsüz Türkiye sürecini destekliyor musunuz diye sorarsanız, terör ve Türkiye'yi bilen, bu iki kelimenin manasını bilen herkes onsuz bir Türkiye'yi istediği için buna der ki evet destekliyorum. Ben de destekliyorum. Türkiye terörsüz olsun tabii ki. Orada bir problem yok" dedi.

Özel, tartışmalı düzenlemelerin doğrudan halkoyuna sunulması gerektiği görüşünü de dile getirdi.

"2023'TE SEÇMEN İRADESİ HİLEYLE SAKATLANDI"

2023 genel seçimleri sırasında siyasi partilerin terörle mücadele konusunda kullandıkları söylemleri hatırlatan Özel, bugün izlenen politikalarla seçim dönemindeki açıklamalar arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü.

Özel, dönemin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yayımlanan montaj görüntüleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"467 milletvekili bu iradeye nasıl sahip oldu? 2023 seçimleriyle. 2023 seçimlerinde yolda, sokakta gezerken insanlara ne dediler? Bize oy vermezseniz dediler, bunlar Apo'yu salacak. Bize oy vermezseniz dediler. Örneğin İYİ Parti için dediler ki bunlar HDP ile iş birliği yapıyor. Altılı masanın altında yedinci olarak HDP var."

Seçim dönemindeki söylemlerle bugünkü gelişmelerin karşılaştırılması gerektiğini savunan Özel, "İnsanların iradesi bakın üç şekilde sakatlanır hukukta. Cebren, hata ile ve hile ile. Hile ile sakatlandı" dedi.

YENİ ANAYASA TARTIŞMASI: "NE YAPMAK İSTİYORSUNUZ?"

Yeni anayasa tartışmalarını da değerlendiren Özel, İYİ Parti'nin yeni bir anayasa yapılmasına ilkesel olarak karşı olmadığını ancak değişikliğin hangi amaçla gündeme getirildiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

Özel, "Yeni bir anayasa yapılmasına biz prensip olarak karşı değiliz. Bu insanların, bu arkadaşların yeni anayasada ne kastettiğini merak ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Mevcut Anayasa'da temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığını belirten Özel, sorunun anayasal düzenlemelerden çok bunların uygulanmasıyla ilgili olduğunu savundu.

Özel, "Senin ne yapmak istiyorsun da anayasa seni tutuyor? Mesela özgür basın istiyorsun. Basın özgürlüğü senin anayasanda yok da yeni anayasayla mı getireceksin? Böyle bir problem yok Türkiye'de. Anayasal olarak bu haklar zaten sağlanmış durumda. Çevre hakkı mı yok? Yaşam hakkı mı yok? Hangi hak yok? Bunlar var" dedi.

"ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞTIĞINIZ ŞEY LAİK DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ"

Özel, açıklamasının son bölümünde iktidarın yeni anayasa hedefinin Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.

Mevcut anayasal hakların uygulanması konusunda sorunlar bulunduğunu savunan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:

"Senin uygulamanla alakalı bir meselem var. Çünkü senin ortadan kaldırmaya çalıştığın şey laik demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti. Mesele bu. Sen bunu dürtmek istiyorsun. Ama yani ağzını büzüşünden Ömer diyeceğin belli de Ömer demiyorsun. Yani birilerine Ömer dedirttirmeye çalışıyorsun. Hikâye bu."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.