İYİ Parti'li Ulusoy'dan NEO TV'de çarpıcı karşılaştırma ve iktidara eleştiri: 'O belediye benden bu belediye benden değil' anlayışı olmaz!
İYİ Parti Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, NEO TV’de partisinin su politikasına ilişkin konuşarak, “Tarafsız olacağız. Çünkü suda taraf olamazsınız. 'O belediye benim partimden bu belediye benim partimden değil' anlayışı olmaz. Bu biraz siyaset üstü bir konu” açıklamasında bulundu. Öte yandan suya dair yapılabilecek projelere ilişkin maliyet hesabını açıklayan Ulusoy, dikkat çeken bir karşılaştırmada bulunarak iktidarın su politikasına eleştirilerde bulundu.
- Ege Postası
- 05.02.2026 - 22:33
- Güncelleme: 05.02.2026 - 22:48
EGEPOSTASI- İYİ Parti Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, NEO TV’de yayınlanan Manşet programına katılarak Senem Gökdağ’ın sorularını yanıtladı.

Ulusoy, İYİ Parti’nin tarım politikasına ilişkin bilgi vererek, “İYİ Parti diyor ki tarım milli güvenlik sorunudur. Ve milli güvenlik başlığıyla ele alınmalıdır. Aynı savunma sanayisi gibi. İnsanımızın gıda talebini bu topraklarda, bu suyla, bu insan kaynağımızla karşılanmalıyız ki o zaman bağımsız olabiliriz. Biz diyoruz ki gıdanın tüm safahatı kontrol edilmeli. Ve plan dahil edilmeli. Plana dahil edilmeli. Tarladaki domatesten Ahırdaki hayvana kadar. Onun öncesinde işte domatesi gübreyi alan çiftçiye... Ahırda süt hayvancılığı yapıyorsa yem alan çiftçiye, işe yemden, gübreden başlayarak. Bunun sağlıklı olarak yetiştirilmesi ve mutfağımıza kadar o safahat boyunca o zinciri sağlıklı işlemesi. Hem sıhhi açıdan bu önemli hem de yüksek. Artışlar da ancak böyle denetlenecektir, böyle denetlenmelidir. Tarlada 5 lira olan limon, dağında 5 lira olan limon İzmir'de 100 lira olmamalı” şeklinde konuştu.
“BİLİMSEL DEĞİL”
Bakanlığın yeni programına dair konuşan Ulusoy, programın yanlış olduğunu savunarak “Havzalarımız belli. Bakanlık ‘Tarım havzasına geçtik’ dedi. Yeni programıyla. Her ilçeyi bir tarım havzası ilan etmişler. Bu yanlış. Bilimsel değil” açıklamasında bulundu.
“3 ŞEYİ YÖNETEMİYORUZ”
Tarım 3 şeyle yapılır: Toprak, insan, su. Bu 3 şeyi iyi yöneteceğiz” ifadelerini kullanan Ulusoy, toprağın ve suyun kötü yönetildiğini söyleyerek iktidarın tarım politikasına eleştirilerde bulundu.
Ulusoy şu ifadeleri kullandı: “Ama biz şunu yönetemiyoruz. Biz hepsini kötü yönetiyoruz. Toprağı kötü yönetiyoruz. Çok parçalanmış tarım arazilerimiz var. 58 dekar ortalamayla. Her işletmemizin ortalaması. Yani 100 dekar, 500 dekar da var. 3-5 dekar da var. Suyu kötü yönetiyoruz. 450 milyar metreküp Türkiye mevsimsel yağış alıyor. Biz bunun 57 milyar metre küpünü kullanılabilir suya çeviriyoruz. Dokuzda bir. Çok kötü bu. İnsanı kötü yönetiyoruz. Köyler boşaldı. Geçen yangınlarda ben Çeşme’ye geldim. Gözümüzle gördük. Denize kadar orman yandı, yandıktan sonra bakanlık ‘Orman yangını söndü’ diye açıklama yaptı. Böyle bir şey olmaz”
İKTİDARA SERT ÇIKIŞ: SATTIKLARI KERESTEYİ BİLİYORLAR
İktidarın kereste ticaretine değinen Ulusoy, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan ihalelere dikkat çekerek, “Bu iktidar ormanlaştırmada biraz daha ucuz olduğu için ve kereste ticaretini önemsediği için ibreli ağaçları tercih ediyor. Çam dediğimiz türleri yandırmaya başladı mı söndürmek zor. Kereste ticaretini eskiden onu da orman köylüsü yapıyordu. Ellerinden aldılar. Bunu Orman Genel Müdürlüğü büyük ihalelerle açıyor. Girebilen 4-5 firma var. Orman köylüsü ormandan para kazanmış, kazanmamış, orman köylüsü yapraklı ağaçla kestane üretmiş, hayvan otlatmış umurlarında değil, sattıkları keresteyi biliyorlar. O yüzden durmadan ibreli ağaçlara yönlendiriyorlar. İbreli ağaç da biliyorsunuz bir çam kozalağından olursa çam fıstığı olur. Onun haricinde kereste ticaretinde kullanılıyor. Yanmaya başlayınca hızlı yanıyor ve zor söndürülüyor. O da bir belamız. Orman yangınları için” eleştirilerinde bulundu.
8 İLE 10 SENEYİ BULACAK
Ülke genelinde kritik seviyelere inen ve alarm veren barajların kent genelindeki son yağışların son derece önemli olduğunu belirten Ulusoy, “Barajlar çamur seviyesine geldi. Taban suyuna erişmesi bazı yerlerde 8 ile 10 seneyi bulur. Göl, baraj gibi yüzey su tutmalarında da hemen öyle bütün barajın kapasitesi dolmaz. O bakımdan inşallah bu yağışlar böyle gider” dedi.
“TARAFSIZ OLACAĞIZ, BELEDİYE AYIRMAYACAĞIZ”
Ülke genelindeki su krizine dair İYİ Parti’nin su politikası hakkında konuşan Ulusoy, İller Bankası’ndan kredi vereceklerini ve bu konuda hiçbir belediyeyi parti gözetmeksizin ayırmayacaklarını ifade etti.
Ulusoy, “Bir, suyu tut ve suyu tuttur. Nasıl? Kendimiz Baraj, gölet gibi devletin yapacağı yatırımları bol bol artıracağız. Belli bir metrekareye geçen alanlarda otel, AVM, büyük siteler. Belediye diyecek ki ona merkezi hükümet olarak kanuna koyacağız.
Sen su bankacılığı yapmak zorundasın. Kendi suyunu üret, yağmur suyunu ayrıştır. Büyük belediyeler kanalizasyonla yağmur suyunu ayıracak. Bununla ilgili de İller Bankası'ndan sıfır faizi kredi vereceğiz. Tarafsız da olacağız. Çünkü suda taraf olamazsınız. 'O belediye benim partimden bu belediye benim partimden değil' anlayışı olmaz. Bu biraz siyaset üstü bir konu.
Şunu hemen söyleyeyim, milli güvenlik sorunu derken, tarım da siyaset üstüdür. Tarım söz konusu oldu mu o parti değil. Asla bir kere o nepotizm iyi bir şey değil. Türkiye'yi de geri götüren bir şey nepotizm. Tarım doğası da yapılamaz.
Sanayide de hem şehir şebekesinde hem sanayi geri dönüşümlerinde gri suyu mecbur tutacağız. Bu ne demek? Suyu tekrar tekrar kullanmayı, Hepimiz öğreneceğiz. İş ve suyu ayrı ama şehir şebekesi diyeceğimiz sanayinin ürettiği suyu, tükettiği suyu geri dönüştürmesinde bu noktada hem destek vereceğiz hem mecburiyetler koyacağız. Köylerle ilgili de biz elbette ki baraj, gölet, çalışmaları yapacağız ama köylünün kendisinin de yapabileceği yağmur hasadı dediğimiz projelere biz MEBRAN desteği vereceğiz. Proje desteği vereceğiz” açıklamalarında bulundu.
ÇARPICI KARŞILAŞTIRMA: İKTİDARI ELEŞTİRDİ
Suya dair yapılabilecek projelere ilişkin maliyet hesabını açıklayan Ulusoy, basınçlı kapalı sistemle tarım arazilerine su ulaştıracak tüm altyapının toplam bedelinin 38 milyar dolar olduğunu belirtti. Rakamın yüksek gibi algılanabileceğine değinen Ulusoy, karşılaştırma yaparak çarpıcı bir örnek verdi.
Ulusoy, “Bir, projelerin ve tarlalarımıza basınçlı kapalı sistemle getirecek tüm altyapının hepsinin 38 milyar dolar olacağını hesapladık. 38 milyar dolar çok büyük para gibi gelmiştir. Ya bu para var mı diye düşünüyorsunuz. Bir kıyas daha yapayım. Bu 38 milyar dolar şöyle dursun, bunu anladı tüm dinleyicilerimiz. Biz yakın zamanda çok büyük bir yatırım hamlesi başlattık. Mevcut merkez hükümete göre, AKP'ye göre veya Cumhur İttifakı'na göre köprüler, yollar ve bazı hastaneler için kamu ortaklığıyla birtakım haklar verildi. Osman Gazi Köprüsü yapıldı. Bazı otobanlar yapıldı. Bunlardan geçerken biz para ödüyoruz. Bir de devletten ödenen var değil mi? 2017'de başladı bu proje. 2017'den 2028'e kadar orta vadeli planlar yayınlandığı için biliyoruz. Buraya verilecek para veya verilmiş para ne kadar biliyor musunuz? 44 milyar dolar. Şimdi kıyaslayabilir miyim? 38 milyar dolar tüm Türkiye'nin belki 50 yıllık su sorunu çözecek. Bundan 5 tane müteahhide 44 milyar doları verdiler. Kıyaslamayı anlayabildiniz mi?” kıyaslamasında bulundu.

Yorum Yazın