İBB Davası'nda 9. celse: Resul Emrah Şahan'dan çarpıcı savunma!
İBB’ye yönelik, aralarında tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davada 3. haftaya girildi. 9. celse ise bugün görülüyor. Mahkeme başkanı, CHP'li 5 vekilin duruşma salonuna girişini yasakladı. Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması başladı. İşte İBB Davası'nın 9. celsesinde anbean yaşananlar...
- Ege Postası
- 24.03.2026 - 09:35
- Güncelleme: 24.03.2026 - 17:43
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107 kişinin tutuklu yargılandığı, 402 sanıklı İBB Davası'nda 3. haftaya girildi.
Yargılama bugün, 9. celse ile devam ediyor.
Davanın bugün Şişli Belediyesi’ne yönelik suçlamalarla, ilk olarak Şişli Belediyesi'nde danışman olarak görev yapmış olan Altan Ertürk, daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunmalarıyla devam etmesi bekleniyor.
İşte, duruşmada anbean yaşananlar...
16.45 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Resul Emrah Şahan'ın 1 saat 45 dakika savunma yapmasının ardından duruşmaya saat 18.00'a kadar ara verildi.
"YAPILMASI GEREKENLER YAPILMAMIŞ DEDİK BU İŞTEN TUTUKLUYUM"
Marmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsü'nün ranta açıldığını hatırlatan Şahan, "400 milyona daire satıyorlar. 2021 yılında projeye özgü plan değişikliği yapılıyor. Benim tutuklanma sebebim de bu projede iskanı geciktirmiş olduğum iddiası. Denetlemelerde yangın güvenliği açısından risk görülüyor. Yapılması gerekenler yapılmamış diyoruz. 14 Ocak'ta tamamlanıyor, 10 Mart'ta iskan alınıyor. Bu işten tutukluyum, inanılacak gibi değil" ifadelerini kullandı.
"HAYATA GEÇMEMİŞ PROJE NEDENİYLE TUTUKLUYUZ"
"Ben ve İPA’daki arkadaşlarımız bir panel girişi nedeniyle suçlanıyoruz. Ben sahada başkanlık için kampanya yaparken talimat verdiğim iddia ediliyor. İPA’nın böyle bir tüzel kişiliği yok bir kere. Hiçbir veri alanında yetkin olmayan sosyologlar tutuklu. İBB Hanem’i ilk kez iddianamede duydum. Bu uygulama hayata geçmemiş. Ben ve arkadaşlarım hayata geçmemiş bir suçlamadan tutukluyuz."
"TİMUR SOYSAL SAYIN VALİNİN DANIŞMANIDIR"
"Eski İBB AK Parti İmar Komisyonu üyesi. Hatırladığımız kadarıyla İBB’de AK Parti'nin etkili bir imar komisyonu üyesi olarak bilindi hep. Şu an pek çok belediyede iş yapıyor bildiğimiz kadarıyla; kendi ifadesi de var, danışmanlık yapıyor. Hatta Sayın Vali'nin danışmanıdır. Lütfen reddetmesin; ben bizzat Sayın Vali ile Timur Soysal'ın katıldığı kaç toplantı yaptığını biliyorum. Hatta arkadaşlara dedim ki; 'İspatlayacak fazlasıyla doküman var, çıkarın.' Çıkardılar, elimde var. Adem Altıntaş... Ben şahsen bilmiyordum, iddianamede okudum; eski İBB Emlak Müdürüymüş. İfadelerini de okudum; pek çok belediyede konusu, inşaatı veya danışmanlığı olan, yıllardır bu işi yapmış biri. Benim karşı karşıya getirildiğim konulardan biri bu. Bakın bunu niye bu kadar özellikle anlatıyorum? Çünkü bu tip örnekler o kadar arttı ki... Bir ülkede bakanlar veya bakan yardımcıları görevini bıraktıktan sonra, o alanla ilgili şirketlerde yöneticilik yaparsa kurumlar işlevsiz hale gelir. Türkiye'de kurumların geldiği hal budur. Bu müşavirler iki türlü çalışırlar; biri bürokratik, biri siyasi ayaklıdır. Siyasi dengeleri iyi bilirler, bunu bildikleri için de dışarıda bu bilgiyi danışmanlığa çevirirler. Timur Soysal örneğini ele alalım: 2019-2020 döneminde İBB İmar Komisyonu'ndaydı. AK Parti'nin çoğunlukta olduğu bir komisyonda yöneticiydi. Arkadaşlarını ziyarete geldiğinde orada tanıştım, konuştuk; tanışıklığımız oradan ibarettir, özel bir hukukumuz yoktur."
16.14 | AK PARTİ'NİN TARİHİNİ HATIRLATTI
İddianamedeki suçlamalara ilişkin konuşan Şahan, şu şekilde konuştu: "'İmamoğlu Örgütü'nün beni, rantı yüksek olduğu için Şişli'ye yerleştirdiği ve buradan örgüte kaynak yaratarak belediye başkanlığı yaptığım suçlaması... Bakın Sayın Başkanım, benim tüm teknik kadrom liyakatle gelmiştir. Pek çoğunu daha önce tanımıyordum. Teknik kadronun yarısından fazlası AK Partili belediyelerden veya eski bakanlık bürokrasisinden gelmedir. Şuna baktık: 'Bu konuda hangi belediyede daha çok tecrübe vardır?' Emlak konusunda neresi, planlama konusunda neresi başarılıysa ona baktık. Arkadaşlar CV'lerini getirdiler, tanıştık ve öyle işe aldık. İşi gerçekten bilen insanlarla kadro kurma konusunda son derece hassasım.
Çünkü ben 2014’te Beylikdüzü’nde bu liyakat sayesinde yükselmiştim. Şimdi Sayın Başkanım, bizim yol arkadaşlığımıza neden 'örgüt' adı verilmek isteniyor? Ben iddianamedeki isimlerin yarısını tanımıyorum bile. Birbirine benzemez beş kişiyi aynı çuvala attınız. Niye? Bu yol arkadaşlığı algısını zayıflatmak için! Bakın açıkça söylüyorum: Burada 'örgüt' dediğiniz yapı, Türkiye'nin en köklü kamu kurumlarından biri olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'dir. 'Örgüt üyesi' dedikleriniz ise siyasi yol arkadaşları ve bürokratlardır; bir kenti, bir ülkeyi adil ve demokratik yönetme azminde olan ve birbirini yolda tanıyan insanlardır. Tıpkı bizim gibi... Tıpkı 1994’teki gibi... İstanbul seçimlerini kazanan Refah Partisi kadrolarının daha sonra Türkiye’yi yönetmeye talip olması gibi.
Hatırlayalım: 94’te İDO bir İBB iştirakiydi, başında Genel Müdür olarak Binali Yıldırım vardı. Sayın Binali Yıldırım'ın bu ülkede hangi hizmetleri yaptığını, bakanlık ve başbakanlık süreçlerini sıralayacak değilim. Yine 94’te, Sayın Cumhurbaşkanı’nın döneminde İBB Genel Sekreter Yardımcısı olan İdris Naim Şahin, AK Parti'nin ilk genel sekreteri ve İçişleri Bakanı oldu. Yine aynı dönemde İSKİ Genel Müdürü olan Veysel Eroğlu, Bakanlık yaptı. Danışmanı olan Ömer Dinçer; Müsteşarlık ve Bakanlık görevlerinde bulundu. Mehmet Hilmi Güler hakeza... Adil Karaismailoğlu 94’te ulaşım koordinasyonunda müdür olarak görevine başlamıştı. Yine 94’te Sayın Cumhurbaşkanı, Belediye Başkanı olduğu dönemde danışmanı olan rahmetli Kadir Topbaş, önce Beyoğlu Belediye Başkanı sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Erdoğan Bayraktar, o dönemin İBB Meclis Üyesiydi, KİPTAŞ Genel Müdürlüğü yaptı; daha sonra AK Parti hükümetlerinde TOKİ Başkanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlerinde bulundu.
Hayati Yazıcı, 94’te Sayın Cumhurbaşkanı'nın Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde hukuk müşaviriydi; sonrasında Devlet Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yaptı. Bu örnekleri çoğaltabilirim Sayın Başkanım; yüzlerce isim sayabilirim. Demek istediğim şu: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, daha sonra kurulacak olan AK Parti için siyasi kadro yetiştirmiş, kurulacak hükümetlere bürokrat kazandırmış bir okuldur. Şimdi bakın, tamam, siyaseten ayrı çizgilerdeyiz ama Sayın Genel Başkan'ın dediği gibi; biz düşman değiliz. Ya bir sakin olalım. Rakibiz biz; vallahi düşman dışarıda! Bu siyasi özgeçmiş nasıl suç örgütü diye nitelendirilebilir? "
15.51 | EKREM İMAMOĞLU İLE NASIL TANIŞTIKLARINI ANLATTI
"Ekrem Başkan’la 2014 yılında tanıştım. Bir toplantıya davet edilmiştik. Üç şehir plancısı olarak gittik; şu an ikisi tutuklu, üçüncüsünün adını vermeyeyim, o da tutuklanır. Yolda giderken “Ya çok uzak, Beylikdüzü” diyerek gittik. Ekrem İmamoğlu ile mesaim daha da arttı. Bir şehir plancısı olarak çalışıyordum. Benim ailemi, siyasi geleneğimi ve mezhebimi 3 buçuk yıl sonra öğrendi. Bu yolculuk, siyasi bir yol arkadaşlığıydı."
15.46 | "MÜTEAHHİTLERİN İSTEDİKLERİNİ YAPMADIĞIM İÇİN TUTUKLUYUM"
"Ben, 11 ay boyunca Şişli’de yaşayanların huzuru ve refahı için çalıştım. Kuştepe’de “Bir Öğün Bizden” projesini hayata geçirdik; okullaşma oranı arttı. Aileler, çocuklarının karnı doysun diye onları okula gönderdi. Böyle bir yoksulluk var. Orada lüks AVM’ler varken, o insanların hakkına girilmişti. Biz, bir kez daha haklarına girilmemesi için çalıştık.
19 Mart 2024’te başkan adayıydım ve bir basın toplantısı yaptım. Şişli’nin yeşil alana ve deprem toplanma alanına ihtiyacı olduğunu söyledik. Buna rağmen 1 milyon metrekarelik bir inşaat yapılmak istendi.
Bana 'vampir' dediler, başkana 'vampir' dediler, 'çete' dediler. 26 Nisan’da arkadaşlarım bir denetim yaptı; ruhsata aykırı olduğunu tespit ettik. Bakanlığa yazı yazdık. Bakanlık da tespitimizi doğru buldu ve çalışmayı durdurdu.
Belediyenin arkasındaki alanı da inceledik; onun da ruhsata aykırı olduğunu gördük. “Olmaz” dedik. Yetkimiz olmadığı için yine bakanlığa yazı yazdık. İzinler iptal edildi, kamyon giriş-çıkışları durduruldu.
Ancak mührü tanımayıp inşaata devam ettiler. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Buna rağmen 'Belediye başkanı gelmiş, bizimle uğraşıyor' denildi. Hemen 8 bilirkişi ve 3 müfettiş gönderildi. Sayın vali de oradaydı; umarım bunu yalanlamaz. 'Şişli’de her yerde gökdelen var, burada da olsun' denildi.
Ama biz yapmadık, durduk. Durmamız gereken yerde durduk.
Bugün ben, müteahhitlerin istediklerini yapmadığım için tutukluyum. Benim yanında olduğum şey halktır, kamudur."
15.30 | "11 AYDA BELEDİYEYE 36 MÜLK KAZANDIRDIK"
Resul Emrah Şahan'ın savunmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde: "2026 Şubat ayında, Kent Uzlaşısı dosyasından yapılan tutukluluk incelemesinde 5 dakika içinde tahliye edildim. 400 kişi hakkında 4 bin sayfalık iddianame yazanlar, 5 kişinin iddianamesini 1 yıldır yazamadı. Bu işin 'yedek tutuklama' olduğu ancak böyle ispatlanır.
Kent Uzlaşısı dosyasından tahliye edildim. Süreç Komisyonu bir hafta sonra raporunu açıkladı. Meclis üyeleri de o gün tahliye edildi. Olması gereken budur.
Ancak yargılamaların siyasi olduğunu anlatmaya çalışıyorum. 'Ama Emrah çıkmamalı' anlayışıyla hareket ediliyor. Yedek tutukluluğu bu yüzden anlatıyorum.
Niye benim çıkmam istenmiyor? Anlatayım. Şişli’de kimlikler üzerinden değil, hizmet üzerinden çalıştık. “Biz” olabilmek için yaptık bu işi.
11 ayda 150’ye yakın proje gerçekleştirdik. Şişli’de 1500 öğrenciye öğün verdik. Kayyum uygulaması da kaldırıldı.
Fatura desteği sağladık, emeklilere pazar desteği verdik, Kent Market açtık. Okullarımız temiz olsun diye Temizlik Şefliği kurduk ve özel personel görevlendirdik.
Bir yandan Türkiye’de kurumlar çok zor durumda. Biz, Türkiye’nin en borçlu belediyesiyiz. Buna rağmen kaynak geliştirmek için çalıştık. 11 ay boyunca en fazla bakan ve bürokratla görüşen, en çok toplantı yapan belediye başkanı benim; bunu iddia ediyorum.
Çalıştığım belediyenin kurumsal olarak güçlenmesi için çaba gösterdim. 11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık. Bunu Türkiye ilk defa duyacak. Şişli Belediyesine yaklaşık 46 milyar TL’lik mülk kazandırdık. Cumhuriyet tarihinde bir ilkti. Şişli Belediyesi’nin bu tapuları bir gecede elektronik sistemden iptal edildi. Murat Kurum’la görüştüm. Bu, Şişli’nin helal malıydı.
Daha kötüsü ne oldu? Bu işlemden sonra bakanlık, ilçe belediyelerinin böyle bir kaynak yaratmaması için yasa çıkardı."

15.21 | "BU OPERASYON DEVLET AKLINA ÇELME TAKTI"
Resul Emrah Şahan'ın konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
Siz ve sayın heyetinize tarihsel yükümlülüğünüzü hatırlatmak isterim. Meşru olmayacak bir karar, hangi deftere yazılırsa yazılsın hukuki olamaz. Hakkımda adaletle verilecek bir karar bekliyorum; buna inancım tamdır.
Ben bir senedir neden tutukluyum? Anlatayım. Ben, 19 Mart günü Kent Uzlaşısı davasından tutuklandım. Bunun altını çizmek isterim.
Ben, bir siyasetçi olarak partimle beraber Batı illerindeki Kürtlerin mecliste temsil edilmesini sağladığım için suçluyum. Bu siyasetin arkasındayım, gözümü kırpmadan.
İşte bu operasyon, birlik olma hâlinedir. Ancak bu durum büyük bir çelişkidir. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin bir süreç varken, Kent Uzlaşısı kapsamında bir belediye başkanını tutuklamak abestir. Bu operasyon devlet aklına çelme taktı, devlete rağmen.
Tutuklandım. Dört ay sonra Ahmet Özer tahliye edildi. Tam o dönemde “kardeşlik zamanı” açıklamaları geldi. Benim hücremin kilidi de açılmıştı. Bunun üzerine ikinci bir dosya eklendi.
Ağustos ayında etkin pişmanlıktan yararlananlar ortaya çıktı. Sadece tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandım."
15.17 | "ŞİŞLİ HALKININ YÜZDE 72’Sİ BU DAVAYA “SİYASİ” DİYOR"
"Çağlayan Adliyesi nerededir? Abide-i Hürriyet Anıtı’nın yanındadır. Bunu niye hatırlatıyorum? Çünkü böyle bir mekândan yürütülen bu siyasi operasyon, Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak yazılacaktır. Şişli herhangi bir ilçe değildir; Atatürk’ün izleriyle doludur. Her sokak… Daha geçen hafta yaptırdık: Şişli halkının yüzde 72’si bu davaya “siyasi” diyor. Yüzde 80’i Şahan’ın suçlu olduğuna inanmıyor. Yüzde 85’i tutuklu yargılamayı doğru bulmuyor. Yüzde 92’si bu davayı üzüntü, şaşkınlık, öfke ve korkuyla karşılıyor. Şişli, Türkiye gibi, bu operasyonun siyasi olduğunu söylemiştir."
15.13 | "5 BUÇUK YAŞINDAKİ KIZIMIN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE GÖZALTINA ALINDIM"
PKK terör örgütü suçlamasıyla gözaltına alındığını, maruz kaldığı gözaltı sürecinin ne akla ve mantığa ne de hukuka sığdığını savunan Şahan, "Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır. Sabahın kör saatinde 5,5 yaşındaki kızımın gözü önünde gözaltına alındım. Çağırsalar gelirdim. 1 kilometre uzaktaydım. Benim bildiğim devlet bu değil" dedi.
15.05 | RESUL EMRAH ŞAHAN'IN SAVUNMASINA BAŞLANDI
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunmasına başlandı. Şahan, "1 yıl sonra karşınızdayım. 12 metre karelik hücremde binlerce mesajla yarınlara umudum arttı. Bana suçlusun diyorlar neden suçluyum diyorum 'bilmiyorum' diyorlar. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum. Şişlinin seçilmiş 11 aylık belediye başkanına bu gözaltı ve tutuklama yöntemi ne akla ne hukuk sığar. Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır" diye konuştu.
15.00 | "PARANIN VERİLDİĞİ TARİHTEN 10 GÜN ÖNCE İSKAN ALMIŞLAR"
Ertürk'ün avukatı Haydar Sığınak, müvekkilinin kamu görevlisi olmamasına rağmen irtikap suçundan tutuklu olduğunu belirtti. Ertürk hakkındaki rüşvet iddiasının 2023 yılına dayandığını ancak rüşvete konu olan kararın 2025'te alındığına dikkati çeken avukatı Sığınak, "2 yıl sonrasına gidip karar alıyor sonra 1 yıl öncesine gidip parayı çekip günümüze gelip parayı verdiğini söylüyor. Paranın verildiği tarihten 10 gün önce iskan almışlar. Aldığınız iskan için neden para ödediniz?" dedi.
14.06 | ŞAHAN VE İMAMOĞLU SLOGANLARLARLA KARŞILANDI
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, aranın ardından salona giriş yaptı. Şahan'ın salona girdiği sırada, "kayyumlar gidecek biz kalacağız" sloganı atıldı. İmamoğlu'nun salona girdiği sırada ise "kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganı atıldı. Duruşma heyeti salondaki yerini aldı.
13.01 | İMAMOĞLU'NDAN GAZETECİLERE: SİZE MİNNET DUYUYORUM
Duruşmaya ara verildiği sırada İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gazetecilere, "size minnet duyuyorum" dedi.
14.00 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI: "KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA" SLOGANLARI
İBB Davası, tutukluların salona getirilmesiyle aranın ardından tekrar başladı. İmamoğlu salona geldikten sonra “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Dokuzuncu celse, savunması tamamlanan Altan Ertürk’e yönelik hakim ve savcının çapraz sorgusuyla devam ediyor.
12.50 | DURUŞMAYA 1 SAAT ARA
İBB Davası’na, Altan Ertürk’ün savunmasının ardından bir saat ara verildi.
İmamoğlu, verilen arada salondan çıkarken basın mensuplarına "Size minnettarım" diye seslendi.
Taboola'danSponsorlu Içerikler
Bunlar Ilgini Cekebilir
12.00 | ERTÜRK'TEN 1 SAATLİK SAVUNMA: '12 EYLÜL’DE BİLE İNSANLAR BU ŞEKİLDE İFTİRA ATMAZDI'
İBB Davası'nda kamu görevlisi olmamasına karşın kamu görevlilerine yöneltilen “icbar suretiyle irtikap” suçlamasıyla yargılan ve toplamda 7 milyon 500 TL’lik bir rüşvet iddiasının yarısına aracılık etmekle suçlanan Altan Ertürk, bir saatlik bir savunma yaptı.
Ertürk, suçlamalara ve cezaevi sürecine ilişkin şunları söyledi:
İddianamede suçun işlendiği tarih 27 Mart 2020 olarak geçiyor. Ancak para hareketlerinin bir kısmı 2018 yılına dayanıyor. Yani isnat edilen suç tarihinden yaklaşık 18 ay önceye ait işlemler, sonradan kurgulanan bir suçun parçası gibi gösteriliyor."
"Cem beni arayıp randevu almak istemeseydi ben bu eylemin hiçbir yerinde olmayacaktım. Adım geçmeyecekti ve böyle bir kurgu yapılamayacaktı. Cem de işin içinde olmayacaktı. Zaten eylemin ikinci bölümünde adlarımız geçmiyor. İşe belediye tarafından girdiğim söylendi ama oradan girmedim. Beni arayıp randevu almamı isteyen kişinin Cem olduğu, ifadelerde gizlendi. Engin Polat ölmeseydi de dosyaya ismim hiçbir şekilde karışmayabilirdi."
"48 kişilik koğuşta 60 kişiyiz. Gençlere İngilizce dersi verdim, satranç turnuvası düzenledim, bir kitap yazdım, hayatında tek kitap okumayan gençler teşvikimizle günde kitap okudular, iki genç kitap yazmaya başladı, avukat tutamayacak insanlara kendi avukatlarıma danıştım, yüzlerce taslak dilekçe yazdım."
"12 Eylül’de fiziki işkence vardı. İnsanlara zorla beyanlar imzalatılırdı. Artık o yok ama bu tutuklu yargılama da bir işkence değil mi? 6 aylık tutukluluk süremde, bu tutukluluktan kaçınmak için ‘Savcı ne derse gideyim imzalayayım da kurtulayım’ diyen onlarca kişi gördüm. 12 Eylül’de bile insanlar bırakın yoldaşlarına, karşı düşünceden insanlara bile bu şekilde iftira atmazlardı.
11.50 | ALTAN ERTÜRK: 'BABAM SİYASETE GİRMEMİ İSTEMEDİ'
Şişli Belediyesi'yle ilgili iddialarla tutuklu bulunan ve iddianamedeki 41.eylem kapsamında suçlanan Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı.
İş hayatını anlatarak savunmasına başlayan Ertürk, babasının Taksim'deki ilk kitlesel 1 Mayıs kutlamasının fikir babası olan DİSK'in kurucularından Maden-İş Genel Sekreteri Mehmet Ertürk olduğunu söyledi:
"Cumhuriyetçi, laik, sosyal demokratlar bu ülkenin zencisi muamelesi görüyor. Babam, yaşadıklarından dolayı siyasete girmemi istemedi."
Oğlunun doğum gününde gözaltına alındığını belirten Ertürk "Dosyada ismim bir eylemde geçiyor ama doğrusu ben bir bile değil, çeyrek eylemden dolayı tutukluyum. İBB ile ilgili bir dosyadan gözaltına alınmak da beni şaşırttı. Bana sorulan isimlerin tamamına yakınını hayatımda hiç tanıyıp duymamıştım. Tek tanıdığım kişi İlker Aydın'dı. İddianameyi haftalar sonra okuduğumda onun ifadesiyle tutuklandığımı anladım. Önceden yazılmış kurgusal bir senaryodaki rolümün ne olduğunu orada anladım" dedi.
11.30 | SUKAS'IN SAVUNMASI TAMAMLANDI, ERTÜRK KÜRSÜYE GELDİ
Ali Sukas’ın bir diğer avukatı Beyzanur Açar da savunmasını tamamladı.
Açar, MASAK raporlarını eleştirirken kanıtların yeterli düzeyde olmadığını belirterek “2019'dan itibaren örgüt üyeliği isnadı kuruluyor ancak bu dönemi destekleyecek somut eylem yok. Eylemler neredeyse tamamen 2023–2025 aralığına sıkıştırılmış. Sadece tek bir eylem geriye doğru çekilerek 2019'a bağlanmaya çalışılmış” dedi.
Sukas’ın savunması tamamlanırken daha sonra Şişli Belediyesi’ne danışmanlık hizmeti verdiği belirtilen Altan Ertürk, kürsüye gelerek savunmasına başladı.
10.40 | 9. CELSE BAŞLADI: DURUŞMA SAVCISI "BUGÜNLÜK" DEĞİŞTİ
Duruşma sanıkların yine alkışlarla salona getirilmesinin ardından başladı. Duruşma savcısının ise değiştiği görüldü.
Edinilen bilgiye göre, mahkeme başından beri savcı olan ismin yalnızca bugünlük değiştiği öğrenildi.
Duruşmanın başlangıcında Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz, CHP’li beş ismin salona alınmamasının sebebini mahkemeye sorarak “Bu durum duruşmanın aleniyetini ihlal ediyor. Bu sizin kararınız mı?” diye sordu.
Mahkeme başkanı ise “Bu konuda daha önce Bakırköy Başsavcılığına müzekkere yazmıştık. Konu onların takdirinde” diye yanıtladı. Yılmaz’ın ısrarla cevap istemesi üzerine mahkeme başkanı “Sizin müvekkilinizle ilgili bir durum yok. Savunmalarla devam edelim” dedi.
Duruşma, Ali Sukas’ın avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.
10.10 | BİNAYA GİRİŞİ YASAKLANAN 5 VEKİL BELLİ OLDU
Mahkeme başkanının sözlü talimatıyla yasaklanan CHP'li vekiller şöyle sıralandı:
Ali Mahir Başarır
Mahmut Tanal
Turan Taşkın Özer
Özgür Karabat
Bahadır Erdem
09.50 | CHP'Lİ VEKİLLER MAHKEME BİNASINA ALINMAYACAK
İBB Davası'nda dokuzuncu celse öncesi mahkeme heyetinin, bazı CHP'li milletvekillerinin mahkeme binasına alınmayacağını aktardığı öğrenildi.
Bu isimlerden biri olan İstanbul milletvekili Turan Taşkın Özer, salon girişinde temaslarını sürdürüyor. Özer, dün duruşmayı yerinde takip eden isimler arasındaydı.
Yorum Yazın