Dolar 47,2349
%0.04
Euro 53,9148
%-0.02
Altın 6.199,310
%-1.14
Bist-100 14.138,79
%0

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Halil Solak’tan yeni parti değerlendirmesi: İnce’nin kıyası yanlış, Tugay’ın önünde iki seçenek var

Halil Solak’tan yeni parti değerlendirmesi: İnce’nin kıyası yanlış, Tugay’ın önünde iki seçenek var

Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında Özgür Özel’in yeni parti kararını değerlendirdi. Özel ve ekibinin önünde başka bir çıkış yolu kalmadığını savunan Solak, Muharrem İnce’nin Memleket Partisi ile yaptığı kıyaslamayı eleştirdi. Solak, yeni partiye katılmayacağını açıklayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Muharrem İnce’nin yeni partiyle Memleket Partisi arasında yaptığı kıyaslamayı eleştiren Solak, iki kuruluş sürecinin aynı şartlara sahip olmadığını söyledi. Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın önünde iki seçenek bulunduğunu ileri sürdü.Solak, Tugay’ın ya CHP’ye geri döneceğini ya da daha önce reddettiği AK Parti seçeneğini değerlendireceğini iddia etti. Tugay’ın geçmiş açıklamalarında sık sık tutum değiştirdiğini savunan Solak, AK Parti’ye katılma ihtimalini daha güçlü gördüğünü söyledi. 

  • Ege Postası
  • 23.07.2026 - 00:09
  • Güncelleme: 23.07.2026 - 11:51

EGEPOSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV ekranlarında yayınlanan Denge programında CHP’de yaşanan ayrışma, Özgür Özel’in yeni parti açıklaması, Muharrem İnce’nin değerlendirmeleri ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın tutumu hakkında konuştu.

21 Mayıs’taki mutlak butlan kararının üzerinden iki ay geçtiğini belirten Solak, parti içerisinde uzun süredir çift başlı bir yapı bulunduğunu ve krizin devam etmesi hâlinde bölünmenin kaçınılmaz olacağını daha önce de dile getirdiklerini söyledi.

Özgür Özel’in yeni parti kuracağını kamuoyuna açıklamasının sürpriz olmadığını ifade eden Solak, bu kararın zemininin daha önceden hazırlandığını savundu. Yeni siyasi yolun Özel ve arkadaşları açısından “ateşten gömlek” olduğunu söyleyen Solak, iktidara giden yolda yeni engellerle karşılaşılabileceğini kaydetti.

Özel’in açıklamasında alışılmış siyasi söylemlerin dışına çıktığını belirten Solak, kendisine iletilen teklifleri kamuoyuyla paylaştığını ve Kemal Kılıçdaroğlu’na sert eleştiriler yönelttiğini söyledi. Solak, açıklamadan “Kalanlar kalsın, bizim yolumuz farklı. Gelen gelsin, gelmeyen kalsın. Partide kalanlara da neden kalıyorsunuz diye baskı yapılmasın” mesajının çıktığını ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL VE EKİBİNE BAŞKA BİR ÇIKIŞ YOLU KALMAMIŞTI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun istemesi hâlinde olağanüstü ya da olağan kurultay düzenleyebileceğini savunan Solak, bunun yapılmaması, parti yönetiminin yeniden şekillendirilmesi, 40’tan fazla il başkanının görevden alınması, 9 milletvekilinin ihraç edilmesi ve bazı milletvekilleriyle kamuoyu önünde yaşanan tartışmaların ayrışmayı hızlandırdığını söyledi.

Solak, milletvekillerinin partiden istifa etmesiyle sonuçlanan sürecin tamamının, Özgür Özel ve ekibine dolaylı olarak “Siz ayrılın, gidin” denilmesinin farklı yolları olduğunu ileri sürdü.

Özel ve ekibinin önünde artık başka bir çıkış yolu kalmadığını belirten Solak, mahkeme kararıyla elde edilen yetkinin hukuki çerçevesi bulunmayan uygulamalarla doldurulduğunu savundu. “Tedbir var, yapamıyoruz” gerekçesinin süreci açıklamakta yetersiz kaldığını ifade etti.

Solak, Özgür Özel’in yeni partiyle büyük farkla ana muhalefet partisi olacaklarını söylediğini hatırlatarak, yeni oluşuma geçeceği öne sürülen milletvekillerinin sayısının henüz kesinleşmediğini belirtti.

Kamuoyuna 85, 90 ve 95 gibi farklı sayıların yansıdığını aktaran Solak, ortada kesinleşmiş bir liste bulunmadığı için net bir rakam verilemeyeceğini ifade etti.

Solak, söz konusu milletvekillerinin tamamının 2023 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aday listelerine yazıldığını belirterek, bu isimlerin yeni partiye geçmesinin Kılıçdaroğlu’nun parti içerisindeki desteğinin ne kadar düşük olduğunu gösterdiğini savundu.

“Bizzat sizin listeye yazdığınız milletvekilleri burada bir hukuksuzluk ya da yanlışlık görmüş olmalı ki böyle bir karar veriyorlar” diyen Solak, geçişlerin yalnızca kişisel tercihler üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.

ONLAR DÜŞÜNMEMİŞLER MİDİR ‘GİTSEK Mİ, GİTMESEK Mİ; KALSAK MI, KALMASAK MI?’ DİYE...

Milletvekillerinin yıllardır siyaset yaptıkları partiden ayrılma kararını kolaylıkla almadığını söyleyen Solak, bu isimlerin seçim bölgelerine giderek vatandaşlarla görüştüğünü ve seçmenin görüşlerini dinlediğini ifade etti.

Solak, “Onlar düşünmemişler midir ‘Gitsek mi, gitmesek mi; kalsak mı, kalmasak mı?’ diye? Seçim bölgelerinde vatandaşı dinlemişlerdir. ‘Ne diyorsunuz, ne görüyorsunuz?’ diye sormuşlardır. Vatandaşlardan aldıkları fikir ve izlenimlerle yeni partiye geçmeye karar vermişlerdir” dedi.

Bazı isimlerin 30, 40 ya da 50 yıldır siyaset yaptıkları partiyi bırakarak sonucu bilinmeyen bir siyasi maceraya çıktığını dile getiren Solak, bu kararda belirleyici unsurun halk ve seçmen olduğunu savundu.

Kamuoyundan böyle bir destek ve baskı gelmemesi hâlinde milletvekillerinin parti içerisinde mücadeleyi sürdürmeyi tercih edebileceğini belirten Solak, “Olağan kurultay yapılır, biz de o kurultayı kazanırız” düşüncesiyle hareket edebileceklerini söyledi.

Ancak milletvekillerinin halktan ve seçmenden birebir edindiği izlenimlerin yeni parti kararında etkili olduğunu ifade eden Solak, Tuncay Özkan’ı örnek gösterdi.

Tuncay Özkan’ın uzun yıllar Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibinde bulunduğunu ve partinin basın birimini yönettiğini hatırlatan Solak, Özkan’ın buna rağmen “Bu olmaz. Bizim seçilmiş genel başkanımız Özgür Özel’dir. Ben Özgür Özel’in yanındayım, bunu kabul edemem” dediğini aktardı.

Özkan gibi çok sayıda ismin bulunduğunu belirten Solak, Burdur Milletvekili İzzet Akbulut’un da iptal edilen 38’inci Olağan Kurultay’da Kılıçdaroğlu’na destek bildirisini okuyan isim olmasına rağmen Özel’i desteklediğini söyledi.

Solak, daha önce parti içerisinde kalıp mücadele edilmesini savunan Tuncay Özkan’ın artık açık biçimde yeni partiye geçeceğini söylediğini ifade etti.

ANKET DEĞERLENDİRMESİ

Yeni parti açıklamasının ardından yayımlanan bir anketi de değerlendiren Solak, ankette Özgür Özel’in oy oranının yüzde 35,2, Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranının ise yüzde 12,2 olarak gösterildiğini söyledi.

İki oranın toplamının yüzde 47,4’e ulaştığına dikkat çeken Solak, yeni partinin henüz kurulmadığını, isminin ve logosunun belli olmadığını belirterek bu aşamada yayımlanan anketlere çok fazla itibar etmediğini dile getirdi.

Buna karşın sonuçların dikkat çekici olduğunu söyleyen Solak, Kılıçdaroğlu’na yüzde 12 düzeyinde destek bulunması hâlinde, son seçim sonuçları dikkate alındığında Özel’e yönelen desteğin bir kısmının diğer partilerden, özellikle de AK Parti’den gelmiş olabileceğini savundu.

Solak, siyasi tablonun ilk seçimde ya da daha kapsamlı ve ciddi araştırmalarda netleşeceğini ifade etti.

Gürsel Tekin’in “Bazı ayrılıklar kayıp değildir, yük hafifler” şeklindeki açıklamasını da eleştiren Solak, Tekin’in Kadıköy Belediye Başkanlığına aday gösterilmediği dönemde partiden istifa etmeye hazırlandığını hatırlattı.

Yeni oluşuma 74 il başkanı ile 90 ila 95 milletvekilinin geçeceğinin konuşulduğunu aktaran Solak, 90 milletvekilinin ayrılması hâlinde CHP’de yaklaşık 45 milletvekilinin kalacağını söyledi.

Ancak kalan milletvekillerinin tamamının Kılıçdaroğlu’nu destekleyen isimler olmadığını belirten Solak, Kılıçdaroğlu’na açık destek verenlerin sayısının 22-23, en fazla 26 civarında olduğunu ileri sürdü.

Kalan milletvekilleri arasında yargı sürecini takip etmek isteyen isimlerin de bulunduğunu söyleyen Solak, bu kişilerin Yargıtay’dan farklı bir karar çıkması ya da mutlak butlan kararının bozulması ihtimaline karşı partide kalmayı tercih ettiğini ifade etti.

Solak, ayrıca Oğuz Kaan Salıcı, Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç gibi kendilerini iki tarafın dışında konumlandıran “üçüncü yolcu” milletvekillerinin bulunduğunu söyledi.

BU BİLE BİR MESAJDIR

Yaşanan sürecin kaybedenlerinden birinin Muharrem İnce olduğunu savunan Solak, siyasetçilerin söylem ve eylemlerinin gerçek tutumlarını ortaya koyduğunu ifade etti.

İnce’yi CHP’den ayrılmasının ardından yeniden partiye davet eden kişinin Özgür Özel olduğunu hatırlatan Solak, İnce’nin “Benim desteğim Sayın Özel’e, ancak şu anda parti içerisinde mücadele sürecine önderlik edeceğim” diyebileceğini söyledi.

Mutlak butlan sürecinin başlamasının ardından İnce’nin çok zayıf bir açıklama yaptığını, konuya fazla müdahil olmadığını ve kendisini geri plana çektiğini savunan Solak, Özgür Özel’in bir cenazede Kemal Kılıçdaroğlu’yla tokalaşmasına rağmen Muharrem İnce’yle tokalaşmamasını da siyasi bir mesaj olarak yorumladı.

“Bu bile bir mesajdır” diyen Solak, İnce’nin yaşanan süreçte nasıl bir pozisyon aldığına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Partide kalan ve “üçüncü yolcu” olarak nitelendirilen isimlerin düşüncesinin net olduğunu ileri süren Solak, bu kişilerin Kılıçdaroğlu’nun görevde kalsa ya da kurultay düzenlese bile seçim kazanamayacağını düşündüğünü söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun yaşı nedeniyle eninde sonunda siyasetten çekileceği düşüncesinin bulunduğunu belirten Solak, Kılıçdaroğlu’nun geri çekilmesi, kurultayda ya da bir seçimde kaybetmesi hâlinde genel başkanlık makamının boşalacağını ifade etti.

“Kılıçdaroğlucu da değiliz, Özgür Özelci de değiliz” diyen orta yolcu isimlerin çoğunun hedefinin genel başkanlık koltuğu olduğunu savunan Solak, bu kişilerin parti bölünürken uzlaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Bir partili için tarafsız ve arafta kalmanın doğru olmadığını ifade eden Solak, kişilerin ya yargı sürecine karşı mücadele etmesi ya da Kılıçdaroğlu’nun tarafında yer alarak Özel ve ekibine “Yanlış bir süreç yönetiyorsunuz” demesi gerektiğini belirtti.

Orta yolcu olduğunu söyleyenlerin iki tarafı bir araya getirmesi ve uzlaştırıcı olması gerektiğini kaydeden Solak, bu rolü mutlak butlan kararının ardından yalnızca Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç’un üstlendiğini savundu.

Muharrem İnce’nin kamuoyuna yansıyan bir uzlaştırıcılık girişimi bulunmadığını dile getiren Solak, kapalı kapılar ardında böyle bir girişimde bulunup bulunmadığını bilmediklerini, ancak kendilerine ya da diğer gazetecilere ulaşan bir bilgi olmadığını söyledi.

YENİ PARTİYLE MEMLEKET PARTİSİ’Nİ KIYASLAMASI ÇOK YANLIŞ

Muharrem İnce’nin “Ben de partiden ayrıldım, partiden ayrılmak zordur” şeklindeki yaklaşımını yanlış bulan Solak, bu sözlerin İnce’nin CHP’de kalacağını ve gelecekte genel başkanlık hesabı yaptığını gösterdiğini ileri sürdü.

İnce’nin cenazede Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında yer almasını da bu düşüncenin bir yansıması olarak değerlendiren Solak, İnce’nin Kılıçdaroğlu’nun siyaseten etkisini kaybetmesinin ardından genel başkan olmayı hedeflediğini savundu.

Özgür Özel’in yeni partisi ile Memleket Partisi’nin kıyaslanmasının yanlış bir algı oluşturduğunu söyleyen Solak, yeni partinin 90’ın üzerinde milletvekili, 74 il başkanı, parti örgütlerinin büyük bölümü, gençlik ve kadın örgütlerinin desteğiyle kurulacağının konuşulduğunu belirtti.

Kamuoyunun, vatandaşların ve seçmenin tutumu da hesaba katıldığında iki siyasi oluşum arasında benzerlik bulunmadığını savunan Solak, Muharrem İnce’nin Memleket Partisi’ni kurduğu dönemde yanında yalnızca üç milletvekili bulunduğunu söyledi.

Bu milletvekillerinden birinin altı ay sonra ayrılarak AK Parti’ye geçtiğini hatırlatan Solak, İnce’nin yalnızca bir ya da iki il başkanıyla yola çıktığını kaydetti.

O dönemde halkın “Muharrem İnce sen yürü, biz arkandan geliyoruz” şeklinde güçlü bir talep ortaya koymadığını belirten Solak, İnce’nin parti içerisinde kendisine yapıldığını düşündüğü haksızlıklara ve “Saraya giden CHP’li kim?” tartışmalarına dayanamayarak partiden ayrıldığını ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanı adayı yaptığını hatırlatan Solak, İnce’nin istediği adaylığı elde etmesine rağmen seçimi kazanamadığını söyledi.

İnce’nin daha sonra parti yönetimini istemesinin toplumda karşılık görmediğini savunan Solak, “Size istediğinizi vermiş, sizi cumhurbaşkanı adayı yapmış. Cumhurbaşkanlığını kazanamamışsınız, sonra dönüp ‘Bana partiyi de ver’ diyorsunuz. Bu toplumda kabul görmez” dedi.

Bugünkü koşulların ise farklı olduğunu söyleyen Solak, Kılıçdaroğlu’nun seçim kaybettiğini, görevi bırakmadığını, kurultayda yenildiğini ve daha sonra yargı kararıyla göreve döndüğünü savundu.

Yaşanan süreçte çok sayıda haksızlık bulunduğunu ileri süren Solak, vatandaşların gelişmeleri gördüğünü, bildiğini ve kendi içerisinde değerlendirdiğini söyledi.

Barış Yarkadaş’ın daha önce milletvekili sayılarına ilişkin yaptığı açıklamaları da hatırlatan Solak, Yarkadaş’ın bir taraftan 43, diğer taraftan 40 milletvekilinin hareket ettiğini söylediğini belirtti.

Bu nedenle yeni partiye geçişler konusunda güven oluşmadığını ifade eden Solak, Yarkadaş’ın açıklamasından bir gün sonra 95 milletvekilinin ayrılacağının kamuoyuna yansıdığına dikkat çekti.

DEMEK Kİ ARTIK PARTİDE MÜCADELE EDECEK BİR ALAN KALMADI

Murat Bakan’ın mahalle delegeliğinden başlayarak Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Sözcülüğüne kadar partinin hemen her kademesinde görev yaptığını belirten Solak, bu nedenle CHP’den ayrılmanın Bakan gibi isimler açısından son derece zor olduğunu söyledi.

Alaattin Yüksel’in istifa ederek yeni partiye geçeceğini ifade eden Solak, Yüksel’in milletvekilliği, il başkanlığı ve genel başkan yardımcılığı yaptığını, partiye büyük emek verdiğini kaydetti.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun da bazı gazetelere yaptığı açıklamalarda Özgür Özel’e destek vereceğini ve oyunu Özel’den yana kullanacağını söylediğini belirten Solak, bunların önemli siyasi göstergeler olduğunu ifade etti.

Tacettin Bayır’ın daha önce parti içerisinde kalıp mücadele edilmesini savunduğunu hatırlatan Solak, Bayır’ın son açıklamasında “Süreci izleyeceğim” demesinin yeni partiye geçebileceği anlamına geldiğini söyledi.

Solak, “Süreci izleyeceğim demek, ‘Geçebilirim’ demektir. Demek ki artık partide mücadele edilecek bir alan kalmadığı izlenimini edinmiş” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ın da Karşıyaka’nın kurucu ilçe başkanlığını yaptığını ve iki dönem belediye başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Solak, Durak’ın oğluyla birlikte istifa ederek yeni partiye geçeceğini söyledi.

Bu ayrılıkların önümüzdeki günlerde artacağını savunan Solak, bazı isimlerin yeni parti yönetiminden gelecek işareti beklediğini ileri sürdü.

İlçe örgütlerinin henüz toplu şekilde istifa etmediğini belirten Solak, görüştüğü bazı ilçe başkanlarından edindiği bilgiye göre 27 ya da 28 ilçe başkanının istifa edebileceğinin konuşulduğunu aktardı.

Bayraklı İlçe Başkanı Münir Demir ile Aliağa İlçe Başkanı Barış Eroğlu dışındaki ilçe başkanlarının toplantılarda yeni parti iradesi göstereceklerini söylediklerinin öne sürüldüğünü belirten Solak, Demir ve Eroğlu’nun ise örgütlerine danışacaklarını ifade ettiklerini aktardı.

TUGAY’IN ÖNÜNDE İKİ SEÇENEK KALDI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ettiği dönemde yeni partiyi beklediğini düşündüklerini söyleyen Solak, Tugay’ın 17-18 Haziran tarihlerinde yaptığı açıklamaları hatırlattı.

Tugay’ın ilk olarak AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddederek “Yeni parti kurulursa yeni partiye katılacağım” dediğini aktaran Solak, iki gün sonra yeniden sorulan soru üzerine “Özgür Özel dışında hiçbir siyasi oluşumun yanında yer almayacağım. Özgür Özel ve kurmayları neredeyse ben de o partide yerimi alacağım” açıklamasını yaptığını belirtti.

Daha sonra bazı AK Parti milletvekilleriyle yaptıkları görüşmelerde Tugay’ın AK Parti’yle temas hâlinde olduğuna ilişkin bilgiler edindiklerini öne süren Solak, Özgür Özel’in İzmir’e geldiği dönemde Tugay’ın kendisiyle görüşmeye gitmediğini söyledi.

Tugay’ın yeni parti binasının açılış sürecinde de Özel’le görüşmediğini, temas kurmadığını ve fotoğraf vermediğini ifade eden Solak, gazeteci Mustafa Yavuz’un, Tugay’ın istifa sürecinde Özgür Özel’in telefonlarına cevap vermediğini ve Özel’e hakaret içerikli mesaj gönderdiğini iddia ettiğini aktardı.

Özgür Özel’in yeni parti kararını açıklamasının ardından gözlerin Cemil Tugay’a çevrildiğini belirten Solak, Tugay’ın ilk gün sessiz kaldığını, daha sonra ise “Yeni partiye katılmayacağım. Bağımsız kalacağım. Bir süre bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yapılması gereken işleri yapacağım” açıklamasını yaptığını hatırlattı.

Solak, Tugay’ın açıklamasındaki “bir süre” ifadesine özellikle dikkat çekti.

Cemil Tugay’ın CHP’ye geri döneceğini düşünmediğini ancak kesin konuşamayacağını belirten Solak, Tugay’ın daha önce sert sözlerle eleştirdiği parti yöneticilerinin yanına nasıl döneceğinin belirsiz olduğunu söyledi.

Tugay açısından en güçlü alternatifin AK Parti olduğunu düşündüğünü ifade eden Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bir ay içerisinde AK Parti’ye katılabileceğini ileri sürdü.

Tugay’ın bir ay önce yeni partiye katılacağını, daha sonra ise katılmayacağını söylediğini hatırlatan Solak, aynı şekilde AK Parti’ye geçmeyeceğini açıklamasına rağmen ileride bu kararını da değiştirebileceğini savundu.

Tugay’ın daha önce “İstifa etmeyeceğim” dedikten dört gün sonra istifa ettiğini belirten Solak, belediye başkanının açıklamalarıyla eylemleri arasında çelişki bulunduğunu ileri sürdü.

Siyasi parti tercihi yapmanın Tugay’ın kendi iradesi olduğunu söyleyen Solak, ancak bugün “Geçmeyeceğim” dedikten sonra yarın “Geçiyorum” demesinin daha büyük bir siyasi sorun yaratacağını ifade etti.

Tugay’ın İzmirlinin kendisine emanet ettiği oylara ihanet etmeyeceğini söylediğini ve siyasi tercihini anlatırken ailesiyle ilgili ifadeler kullandığını hatırlatan Solak, bu sözlerin ardından AK Parti’ye geçmesinin kamuoyunda daha sert tepkilere neden olacağını savundu.

Solak, “Önünde iki seçenek kaldı. Ya CHP’ye geri dönecek ya da daha önce söylediği her şeyi bir kenara bırakıp AK Parti’ye gidecek. Görünen tablo, eylül ayı gibi AK Parti’ye katılabileceği yönünde” dedi. Solak’ın bu ifadeleri kişisel siyasi değerlendirme ve öngörü niteliği taşıyor.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.