Halil Solak’tan Cemil Tugay ve YENİ Parti değerlendirmesi: 'AK Parti’ye geçerse İzmir’de büyük tepki görür'
Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin kulisleri, Özgür Özel ile yaşadığı iddia edilen gerilimi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisindeki yeni denge arayışlarını ve YENİ Parti’nin önündeki siyasi fırsatları değerlendirdi. Tugay’ın AK Parti’ye geçme ihtimalinin güçlendiğini savunan Solak, böyle bir kararın İzmir seçmeninde ciddi tepki yaratacağını söyledi.
- Ege Postası
- 30.07.2026 - 00:27
- Güncelleme: 30.07.2026 - 09:45
EGEPOSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV ekranlarında İzmir ve Türkiye siyasetinde art arda yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cemil Tugay’ın CHP’den istifasının ardından hangi siyasi yapıda yoluna devam edeceğine yönelik belirsizliğin sürdüğünü belirten Solak, ilk beklentinin YENİ Parti’ye katılım olduğunu ancak son gelişmelerin AK Parti seçeneğini daha güçlü hale getirdiğini ileri sürdü.
Solak, YENİ Parti’nin kuruluş süreci, CHP’deki yönetim krizi, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin geçişleri, parti logosu etrafında yürütülen tartışmalar ve yeni oluşumun finansmanına ilişkin görüşlerini de paylaştı.
“İLK BEKLENTİ YENİ PARTİ’YE KATILMASIYDI”
Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederken kullandığı ifadelerin kamuoyunda belirli bir beklenti oluşturduğunu söyleyen Solak, Tugay’ın partinin yeniden Özgür Özel yönetimine geçmesi halinde CHP’ye dönebileceğini, aksi durumda ise kurulacak yeni partide yoluna devam edeceğini açıkladığını hatırlattı.
Bu nedenle Tugay’ın istifasının ardından siyaset kulislerinde en güçlü ihtimalin YENİ Parti’ye katılım olarak görüldüğünü belirten Solak, Özgür Özel’in İzmir ziyaretinin bu beklenti açısından bir kırılma noktası olduğunu savundu. Tugay’ın ziyarette Özel’i karşılamaması ve birlikte görüntü vermemesi üzerine iki isim arasındaki siyasi mesafenin görünür hale geldiğini söyledi.
Solak, bu gelişmenin ardından daha önce de zaman zaman gündeme gelen “AK Parti’ye geçiş” iddialarının yeniden ağırlık kazandığını belirtti. Tugay’ın AK Parti’ye yönelik söylemlerinin eskiye göre yumuşadığını, AK Parti cephesinden de Tugay’a karşı sert açıklamaların azaldığını öne sürdü. YENİ Parti’nin kurulmasına rağmen beklenen katılımın gerçekleşmemesinin de bu iddiaları güçlendirdiğini ifade etti.
“14 AĞUSTOS’TA GEÇİŞ OLABİLİR” İDDİASI
AK Parti’nin kuruluş tarihi olan 14 Ağustos’un siyasi transferler bakımından sembolik bir gün olarak kullanıldığını belirten Solak, Cemil Tugay’ın olası geçişi için de aynı tarihin konuşulduğunu ileri sürdü.
Geçen yıl Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun da 14 Ağustos’ta AK Parti’ye katıldığını hatırlatan Solak, kendisine ulaşan kulis bilgilerinde Tugay’ın geçişi için de bu tarihin işaret edildiğini söyledi.
Bunun henüz resmîleşmiş bir bilgi olmadığının altını çizen Solak, sürecin Cemil Tugay’ın İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde oluşturabileceği siyasi dengeye bağlı olduğunu savundu. Tugay’ın tek başına atacağı bir adım yerine, yanında kaç meclis üyesiyle hareket edeceğinin belirleyici olacağını ifade etti.
“ÖZEL İLE TUGAY ARASINDA İPLER KOPTU”
Özgür Özel’in açıklamalarında Cemil Tugay’a yönelik doğrudan bir suçlama bulunmasa da satır aralarında önemli mesajlar olduğunu söyleyen Solak, iki isim arasında ciddi bir güven sorunu yaşandığını iddia etti.
Solak’ın değerlendirmesine göre, Özel ve ekibi CHP’den birlikte ayrılma konusunda bir görüş birliğine varmıştı. Ancak Tugay, Çağatay Güç’ün görevden alınmasının ardından “Bizi yok sayıyorlar” diyerek beklenmedik biçimde istifa etti. Tugay’ın istifadan üç gün önce partiden ayrılmayacağını söylediğini, kısa süre sonra ise karar değiştirdiğini hatırlatan Solak, bu hızlı değişimin Özel cephesinde rahatsızlık oluşturduğunu öne sürdü.
Özel’in Tugay’ı telefonla aradığı ancak karşılık alamadığı, iki taraf arasında sert mesajlaşmalar yaşandığı yönünde iddialar bulunduğunu aktaran Solak, “Aralarında iplerin koptuğu belli” değerlendirmesinde bulundu. Özel’in Tugay için kullandığı “Kendisini severiz” ifadesini de iğneleyici ve manidar bulduğunu söyledi.
Buna rağmen Özgür Özel’in çevresinde ve YENİ Parti kadrolarında Tugay’ın bir noktada yeni oluşuma katılacağı beklentisinin tamamen ortadan kalkmadığını ifade etti.
TUGAY’A “TUTARSIZLIK” ELEŞTİRİSİ
Yaklaşık bir yıldır Cemil Tugay’ın kararlarını ve belediye yönetimini programlarında düzenli olarak değerlendirdiklerini belirten Solak, Tugay’ın açıklamalarıyla uygulamaları arasında zaman zaman ciddi farklılıklar bulunduğunu savundu.
Tugay’ın bir gün sert, gergin ve eleştirilere kapalı bir görüntü verdiğini, başka bir gün ise son derece sakin ve rahat davranabildiğini söyleyen Solak, bu değişken tutumun siyasi öngörülebilirliği zayıflattığını dile getirdi.
Solak, “Bir gün söylediği diğer gün söylediğini tutmuyor, bir gün yaptığı diğer gün yaptığını tutmuyor” diyerek Tugay’ın yalnızca parti tercihi konusunda değil, belediye yönetimindeki tavırları bakımından da tutarlılık sorunu yaşadığını ileri sürdü.
“AK PARTİ’YE GEÇERSE İZMİR’DE BÜYÜK TEPKİ GÖRÜR”
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesi halinde İzmir seçmeninden tepki göreceğine yönelik sözlerine katıldığını belirten Solak, İzmir’in siyasi sosyolojisine dikkat çekti.
İzmir seçmeninin 2002’den bu yana büyük ölçüde AK Parti karşısında muhalif bir tutum sergilediğini, yaklaşık çeyrek asırdır CHP ve sosyal demokrat gelenek doğrultusunda oy kullandığını söyleyen Solak, bu tercihin yalnızca belediye hizmetleri üzerinden şekillenmediğini ifade etti.
Tugay’ın seçim döneminde kendisine verilen oyları bir emanet olarak gördüğünü ve bu oyların iradesine zarar vermeyeceğini söylediğini hatırlatan Solak, AK Parti’ye katılımın bu sözlerle çelişeceğini savundu.
Solak, “İzmirlilerin verdiği oylarla seçilen bir belediye başkanı kalkıp AK Parti’ye geçerse büyük tepki görür. İzmir’de çok rahat hareket edemez” dedi. Tugay’ın kişisel ideolojik geçmişinin AK Parti’ye tamamen yabancı olmayabileceğini ancak seçmenin sandıkta verdiği mesajın çok daha farklı olduğunu belirtti.
“SIK PARTİ DEĞİŞİKLİKLERİ SİYASETE GÜVENİ SARSTI”
Siyasetçilerin kısa süre içinde farklı açıklamalar yapmasının ve sık sık parti değiştirmesinin halkın siyasete duyduğu güveni aşındırdığını belirten Solak, geçmişte parti değiştiren az sayıda siyasetçinin toplumda uzun süre tartışıldığını ancak bugün bu durumun yaygınlaştığını söyledi.
Seçmenin artık siyasetçinin sözlerine eskisi kadar inanmadığını savunan Solak, insanların bir gün verilen sözün ertesi gün terk edilmesinden dolayı kendilerini kandırılmış hissettiğini ifade etti.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki tutumunu da bu çerçevede değerlendiren Solak, 13 yıl boyunca genel başkanlık yapan Kılıçdaroğlu’nun geçmişte çizdiği profil ile bugünkü siyasi tavrı arasında büyük fark bulunduğunu öne sürdü.
Benzer bir güven sorununun Cemil Tugay açısından da yaşanabileceğini söyleyen Solak, önce YENİ Parti’ye geçeceğini işaret eden, ardından kısa süre içinde AK Parti seçeneğiyle anılan bir belediye başkanının seçmen nezdinde güven kaybına uğrayacağını savundu.
MECLİS ARİTMETİĞİ İDDİASI: “YANINDA GÖTÜRECEĞİ ÜYELERİ HESAPLIYOR”
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisindeki yeni siyasi aritmetiğin Cemil Tugay’ın kararını doğrudan etkilediğini belirten Solak, YENİ Parti’ye geçen ve geçmesi beklenen meclis üyelerinin sayısının 100’e yaklaşabileceğini söyledi.
AK Parti’nin de mecliste önemli sayıda üyeye sahip olduğunu belirten Solak, Tugay’ın olası bir geçişten önce kendisiyle hareket edebilecek meclis üyelerini belirlemeye çalıştığını ileri sürdü.
YENİ Parti’nin mecliste çoğunluğu ele geçirmesi halinde Büyükşehir Belediye Başkanının karar almakta zorlanabileceğini ifade eden Solak, bütçe görüşmeleri, borçlanma talepleri, şirketlerle ilgili kararlar ve büyük yatırımlar gibi önemli konularda meclis çoğunluğunun belirleyici olduğunu vurguladı.
“Tugay, yanında götürebileceği meclis üyelerini ve oluşacak sayısal dengeyi hesaplıyor” diyen Solak, meclis çoğunluğu başka bir siyasi grupta olduğunda başkanın rahat hareket edemeyeceğini söyledi.
Solak, Tugay’ın YENİ Parti’ye geçmesi, CHP’de kalması veya AK Parti’ye katılması durumunda bile ikinci dönem adaylığının zor olduğunu düşündüğünü belirterek, siyasi geleceğinin yalnızca bugünkü parti tercihine bağlı olmadığını ifade etti.
“AK PARTİ İZMİR TEŞKİLATI TUGAY’I İSTEMİYOR”
AK Parti İzmir teşkilatının büyük bölümünün Cemil Tugay’ın transferine sıcak bakmadığını ileri süren Solak, yalnızca il yönetimindeki sınırlı sayıda ismin bu geçişe olumlu yaklaşabileceğini söyledi.
AK Parti’nin CHP’de yaşanan bölünme sonrasında İzmir’i kazanma ihtimalini artırdığını savunan Solak, teşkilatın kendi kadrolarıyla seçime gitmek isteyebileceğini belirtti. Tugay’ın dışarıdan transfer edilmesinin uzun yıllardır çalışan teşkilat mensuplarında rahatsızlık oluşturacağını ifade etti.
Buna karşılık kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmesi halinde hiçbir teşkilat yöneticisinin bu transfere karşı çıkamayacağını söyledi. Eyüp Kadir İnan, Mahmut Atilla Kaya ve Ceyda Bölünmez Çankırı gibi isimlerin kişisel olarak farklı değerlendirmeleri bulunabileceğini ancak parti disiplininin belirleyici olacağını dile getirdi.
AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar’ın “Bir yolsuzluğu veya usulsüzlüğü yoksa kapımız herkese açık” yönündeki açıklamasını hatırlatan Solak, partide Tugay’ı isteyenlerle istemeyenlerin belli olduğunu ancak genel eğilimin olumsuz olduğunu savundu.
“İKİ AYDA TÜRKİYE’NİN SİYASİ DENGESİ DEĞİŞTİ”
21 Mayıs’taki mutlak butlan kararından önce CHP’nin iktidar alternatifi olarak görüldüğünü hatırlatan Solak, yalnızca iki ay içinde siyasi tablonun tamamen değiştiğini söyledi.
CHP’nin ana muhalefet konumundan gerileyerek beşinci parti durumuna düştüğünü, buna karşılık YENİ Parti’nin kuruluşuyla birlikte ana muhalefet boşluğunu doldurduğunu savundu.
Özgür Özel’in kongre ve kurultay sürecini ekim sonu veya kasım başında tamamlamayı planladığını belirten Solak, bu takvimin gerçekleşmesi halinde partinin 2027 yılında yapılabilecek olası bir seçime katılabileceğini söyledi.
AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de kurulduğunu ve yaklaşık 13 ay sonra yapılan seçimde iktidara geldiğini hatırlatan Solak, benzer bir hızlı yükselişin YENİ Parti açısından da teorik olarak mümkün olduğunu ifade etti. Bununla birlikte seçim başarısı için örgütlenme, ekonomik program ve ülke genelinde yaygın seçmen desteğinin gerekli olduğunu vurguladı.
“İKTİDARA YÜRÜDÜĞÜ GÖRÜLEN TEK PARTİ YENİ PARTİ”
CHP’nin yaşadığı parçalanmanın ardından muhalefette yeni bir alan açıldığını söyleyen Solak, AK Parti’nin ise ekonomik sorunları çözememesi halinde önümüzdeki seçimde ciddi güçlük yaşayacağını savundu.
Ekonomi, adalet ve sosyal hayat alanlarında yaşanan sıkıntıların doğrudan iktidar partisine yazıldığını belirten Solak, MHP’nin tek başına iktidar hedefi bulunmadığını, DEM Parti’nin ise belirli bir seçmen kitlesine dayanan ideolojik bir parti olduğunu ifade etti.
Bu tablo içinde ülke genelinde iktidar iddiasıyla öne çıkan tek oluşumun YENİ Parti olduğunu savunan Solak, yeni partinin Ege, Marmara ve Akdeniz’de güçlü olmasının tek başına yeterli olmayacağını söyledi.
YENİ Parti’nin Ağrı, Van, Muş ve Bingöl gibi Doğu Anadolu illerinde; Çankırı, Yozgat ve Çorum gibi İç Anadolu şehirlerinde; Rize, Trabzon ve Gümüşhane gibi Karadeniz illerinde de etkili olması gerektiğini belirtti.
AK Parti’nin başarısının Türkiye’nin yedi bölgesinden ve 81 ilinden oy almasına dayandığını hatırlatan Solak, YENİ Parti’nin de iktidar olmak için kıyı bölgelerine sıkışmayan bir seçmen tabanı oluşturması gerektiğini söyledi.
HAZIR ÖRGÜTLER YENİ PARTİ’YE AVANTAJ SAĞLADI
YENİ Parti’nin sıfırdan örgüt kurmak yerine CHP’den ayrılan mevcut kadroları bünyesine katmasının önemli avantaj sağladığını belirten Solak, birçok il ve ilçede teşkilatların kısa sürede hazır hale geldiğini ifade etti.
Parti tabelalarının takıldığını, rozetlerin hazırlandığını, program ve tüzük çalışmalarının tamamlandığını söyleyen Solak, yeni oluşumun zaman kaybetmeden sahaya çıkabilecek örgütsel altyapıya sahip olduğunu savundu.
Bununla birlikte hazır örgütlerin tek başına başarı getirmeyeceğini, partinin yeni seçmen kitlelerine ulaşabilmesi ve yalnızca eski CHP tabanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
ÖN SEÇİM UYARISI: “TÜZÜĞE YAZMAK YETMEZ”
Sosyal demokrat bir parti için en önemli demokratik mekanizmalardan birinin ön seçim olduğunu vurgulayan Solak, YENİ Parti tüzüğünde yer verilen ön seçim maddesinin mutlaka uygulanması gerektiğini söyledi.
Örgütün belediye başkanı, milletvekili ve belediye meclis üyesi adaylarını doğrudan ön seçimle belirlemesi halinde aday tartışmalarının büyük ölçüde sona ereceğini ifade etti.
Solak’a göre adayların genel merkez tarafından atanması örgütte tepki yaratırken, ön seçim sonucunda ortaya çıkan adaylar daha güçlü bir meşruiyete sahip oluyor. Parti üyelerinin kimi milletvekili, belediye başkanı veya meclis üyesi olarak görmek istediğini sandıkta belirlemesinin örgüte enerji kazandıracağını söyledi.
“Tüzüğe ön seçim yazıp uygulamazsanız o madde ileride başınıza bela olur” diyen Solak, YENİ Parti’nin iktidar hedefi taşıyorsa örgüt iradesine güvenmesi gerektiğini belirtti.

“LOGO TARTIŞMASININ DEVRİ KAPANDI”
YENİ Parti’nin adı ve logosu üzerinden yapılan eleştirileri gereksiz bulduğunu söyleyen Solak, Türkiye’de 100’ün üzerinde siyasi parti bulunduğunu ancak seçmenlerin bunların yalnızca çok küçük bir bölümünün logosunu bildiğini ifade etti.
Geçmişte okuma yazma oranının daha düşük olduğu dönemlerde logoların seçmenin partileri ayırt etmesi açısından önemli olduğunu belirten Solak, internet ve sosyal medya çağında bu ihtiyacın büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi.
Emine Ülker Tarhan’ın kurduğu Anadolu Partisini örnek gösteren Solak, güzel bir ismin veya dikkat çekici bir logonun tek başına siyasi başarı sağlamadığını vurguladı.
YENİ Parti isminin de halktan gelen “Yeni parti kur” çağrılarının doğal sonucu olduğunu belirten Solak, Özgür Özel’in zamanını logo yarışmalarına değil saha çalışmalarına ayırması gerektiğini söyledi.
“İnsanlar logoya değil, sizin ne yapacağınıza bakıyor. Özel’in yapması gereken kaldığı yerden sahaya devam etmek” değerlendirmesinde bulundu.
CHP’DE GRUP SEÇİMİ ELEŞTİRİSİ: “40 KİŞİYLE BİLE KAOS YAŞANDI”
CHP’de gerçekleştirilen grup başkanlığı ve grup başkanvekilliği seçimlerini değerlendiren Solak, yaklaşık 40 kişilik milletvekili grubunda dahi yönetimin sorunsuz biçimde oluşturulamadığını söyledi.
Faik Öztrak ile Gürsel Erol arasında gerçekleşen yarışın ilk turunda 19’a 18’lik bir sonuç çıktığını hatırlatan Solak, bunun Kemal Kılıçdaroğlu’nun milletvekilleri üzerindeki desteğinin iddia edildiği kadar yüksek olmadığını gösterdiğini savundu.
İkinci turda Faik Öztrak’ın 21, Gürsel Erol’un 17 oy aldığını belirten Solak, Erol’un her iki adayın da çekilmesini ve Engin Altay’ın grup başkanı olmasını önerdiğini ancak bu teklifin karşılık bulmadığını aktardı.
Sonuçta Gürsel Erol’un çekilmek zorunda kaldığını ve Faik Öztrak’ın seçildiğini söyleyen Solak, “Bir grup başkanı ve iki grup başkanvekili seçerken bile kriz yaşıyorsanız burada yönetimsel zayıflık vardır” dedi.

CHP’YE “YÖNETİMSEL ZAAF” ELEŞTİRİSİ
CHP’nin 21 Mayıs sonrasında çok yıprandığını savunan Solak, parti yönetiminin kamuoyuna güçlü bir siyasi program sunmak yerine tartışmalı organizasyonlarla gündeme geldiğini söyledi.
VIP araçların sergilenmesi, İstanbul’da yapılan tören, etkinliklere para karşılığında katılımcı getirildiği iddiaları ve gazetecilerle yaşanan tartışmaların partinin imajına zarar verdiğini ifade etti.
Grup yönetimi seçiminde dahi güçlü bir uzlaşma sağlanamamasını bu yönetimsel zayıflığın devamı olarak değerlendiren Solak, CHP’nin mevcut anlayışla giderek daha fazla oy kaybedebileceğini ileri sürdü.
KILIÇDAROĞLU’NUN “ARINDIK” SÖZLERİNE TEPKİ
Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’den ayrılan isimlere yönelik “Arındık” ifadesini sert sözlerle eleştiren Solak, YENİ Parti’ye geçenler arasında partiye onlarca yıl emek vermiş siyasetçilerin bulunduğunu söyledi.
91 milletvekili, 274 eski milletvekili, 74 il başkanı ve çok sayıda belediye başkanı ile örgüt yöneticisinin ayrıldığını belirten Solak, bu kadar geniş bir kadronun “arındık” sözüyle değersizleştirilemeyeceğini savundu.
Alaattin Yüksel ve Aziz Kocaoğlu’nu örnek gösteren Solak, Kocaoğlu’nun İzmir’de 15 yıl belediye başkanlığı yaptığını ve FETÖ kumpası olarak nitelenen davada yüzlerce yıl hapis istemiyle yargılandığını hatırlattı.
Partiye 60-70 yıl emek veren insanların gözyaşlarıyla ayrıldığını dile getiren Solak, “Baba ocağından yürekleri parçalanarak ayrılan insanlara ‘Arındık’ demek kabul edilemez” diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANLARI MECLİS DENGESİNİ BEKLİYOR
İzmir’de yaklaşık 15-16 belediye başkanının YENİ Parti’ye geçtiğini açıkladığını belirten Solak, bazı başkanların CHP’de kalacağını duyurduğunu, diğerlerinin ise süreci izlediğini söyledi.
Kararını açıklamayan belediye başkanlarının önemli bölümünün belediye meclisindeki sayısal dengeyi hesapladığını savunan Solak, bir başkanın partisinden ayrılırken meclis çoğunluğunu kaybetmesi halinde yönetimsel sorun yaşayabileceğini söyledi.
Kemalpaşa, Selçuk ve Urla’da belediye başkanlarının meclis üyelerinin tamamına yakınıyla birlikte hareket ettiğini; Güzelbahçe ve Çeşme’de de benzer bir tablonun oluştuğunu belirtti.
Meclis çoğunluğunun korunması halinde hizmetlerin aksamayacağını, bütçe ve yatırım kararlarının alınmaya devam edeceğini söyleyen Solak, bazı başkanların bu dengeyi kurmadan açıklama yapmak istemediğini ifade etti.
ACİL KURULTAY ÇAĞRILARINA TEPKİ
CHP’de kalacağını açıklayan bazı belediye başkanlarının acil kurultay çağrısı yaptığını hatırlatan Solak, bu çağrıların sonuç vermeyeceğini savundu.
Özgür Özel ve ekibinin daha önce parti yönetimi, Parti Meclisi üyeleri, eski MYK yöneticileri ve 110’un üzerinde milletvekilinin imzasıyla kurultay talep ettiğini söyleyen Solak, yaklaşık 900 delegenin de imza topladığını ancak yönetimin kurultayı toplamadığını belirtti.
“Bu kadar imzaya rağmen kurultay toplanmadıysa birkaç belediye başkanının çağrısıyla mı toplanacak?” diye soran Solak, CHP’de değişim talebinin mevcut yönetim tarafından karşılanmayacağını ileri sürdü.
“SAHADA VATANDAŞA TEMAS EDENLER GEÇİYOR”
YENİ Parti’ye katılan ve beklemeyi tercih eden siyasetçiler arasında sahayla kurulan ilişkinin belirleyici olduğunu savunan Solak, vatandaşla doğrudan temas edenlerin toplumsal beklentiyi daha net gördüğünü söyledi.
“Sahada vatandaşa temas eden geçiyor, vatandaşla temas etmeyen bekliyor” diyen Solak, YENİ Parti’ye katılmamanın da bir siyasi tercih olduğunu ve buna saygı duyulması gerektiğini belirtti.
Ancak mevcut CHP yönetiminde kalmayı seçenlerin ilerleyen dönemde ciddi siyasi kayıp yaşayabileceğini öne süren Solak, partinin beşinci sıraya gerilemesi veya seçim barajının altında kalması gibi ihtimallerin bile konuşulabileceğini söyledi.
YENİ PARTİ’YE BAĞIŞ UYARISI
YENİ Parti’nin üyelik işlemleriyle birlikte aidat ve bağış toplamaya başlayacağını belirten Solak, mali hesapların tamamen şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Partiye yönelik siyasi veya hukuki bir operasyon yapılmak istenmesi halinde mali hesapların kullanılabileceğini savunan Solak, giren ve çıkan bütün paranın kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.
Vatandaşlara da dolandırıcılık uyarısında bulunan Solak, “Biz YENİ Parti’den arıyoruz, bağış topluyoruz” diyen kişilere resmî açıklama olmadan itibar edilmemesi gerektiğini belirtti.
Bağışların yalnızca parti tarafından ilan edilen resmî banka hesaplarına yapılmasını isteyen Solak, bunun dışında para gönderen kişilerin dolandırılabileceğini ifade etti.
“HALKIN DESTEĞİYLE YOLA ÇIKTILAR”
YENİ Parti’nin kuruluş kararının kolay alınmadığını belirten Solak, Özgür Özel ve beraberindeki kadroların bir süre “Gitsek mi, kalsak mı?” ikilemi yaşadığını söyledi.
Yeni bir parti kurmanın para, ekipman, örgütlenme ve siyasi risk gerektirdiğini belirten Solak, YENİ Parti kadrolarının sahaya çıktıklarında halktan güçlü destek gördüklerini savundu.
Vatandaşların “Enerjinizi parti içi mücadeleye değil ülkenin sorunlarına harcayın”, “Yürü, biz arkandayız” ve “Otobüsünüzü biz alırız” şeklinde destek mesajları verdiğini aktaran Solak, çiftçiden emekliye, öğrenciden esnafa kadar toplumun farklı kesimlerinin ekonomik krizden çıkış için yeni bir siyasi yol aradığını söyledi.
Bu desteğin parti yöneticilerinin kuruluş kararını güçlendirdiğini ifade eden Solak, örgütlerin de toplu biçimde YENİ Parti’ye geçtiğini ve yeni oluşumun şu ana kadar halkın ilgisi konusunda bir hayal kırıklığı yaşamadığını belirtti.

Yorum Yazın