Güldoğan'dan NEO TV'de 'butlan' değerlendirmesi: 'Asıl haksızlık Kılıçdaroğlu'na yapıldı' dedi, Özel'e yüklendi: Çıkışlarınla incittin, şimdi de ıslata ıslata gönderdiler!
AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı, siyaset bilimci Veysel Güldoğan NEO TV'de Türkiye gündemine oturan 'mutlak butlan' kararı akabinde yaşanan gelişmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Güldoğan, İzmir Valiliği ile Özgür Özel arasında yaşanan 'adres' geriliminin arkasında, CHP kanadında Gündoğdu Meydanı’nda beklenen kalabalığın oluşmayacağı yönündeki kaygılar olduğunu savundu. Ayrıca mutlak butlanla ilgili algı çalışması ve mağduriyet yaratılmaya çalışıldığını da öne süren Güldoğan, CHP İzmir'de bölünmüşlük olduğunu dile getirdi. "Kılıçdaroğlu, 2023 genel seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilsin diye bütün Türkiye'de çalışmalar yapan Cumhuriyet Halk Partili vatandaşlar, nasıl oluyor da Kemal Kılıçdaroğlu için bu kadar kötü düşünceler besler duruma geliyorlar?" sorusunu yönelten Güldoğan, Özgür Özel'e yönelik "İş döndü dolaştı. Şimdi o genel merkezden adamı ıslata ıslata gönderdiler böyle" dedi.
- Ege Postası
- 27.05.2026 - 00:36
- Güncelleme: 27.05.2026 - 09:28
EGEPOSTASI- AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı, siyaset bilimci Veysel Güldoğan ve MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emre Tayyar, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında İzmir gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Programda, siyaset gündeminde damga vuran ‘mutlak butlan’ kararı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bugün İzmir’de gerçekleştirdiği miting ve Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın tutuklanması ele alındı.
"ÖZEL İZMİR'DE BEKLEDİĞİNİ BULAMADI"
İzmir Valiliği’nin miting alanı için Cumhuriyet Meydanı için onay vermeyip Gündoğdu Meydanı’nı işaret etmesi ve Özgür Özel’in tavrına ilişkin yorumlarını paylaşan MHP’li Tayyar, Özel'in mitingden beklediği sonucu alamadığını öne sürerek, “Özgür Özel’in İzmir'e gelme amacı her ne kadar bayramlaşma olarak kamuoyuna yansıtılmış ise de İzmir'de bir şekilde geçtiğimiz hafta verilmiş olan kararla alakalı bir eylemlilik yaratmak, İzmir'in kendi destekçileriyle bir araya gelip, bir buradan mesaj vermek aslında amaç. Bunun için de elbette ki valiliğe siz bildirimde bulunmak zorundasınız. Çünkü kalabalık bir insan grubunu bir yere topluyorsanız, oraya toplanacak olan insanların güvenliğinin tesisi ve temini için valiliğe bu konuyu bildirmeniz, onların da ‘Siz şurada şu saatte yapabilirsiniz’ diye size izin vermesi gerekmektedir. Özgür Özel'in kendi mücadelesi çerçevesinde elbette ki mücadele edecektir. Buna bir şey kimsenin dediği yok. Ancak siz yaptığınız mücadelede de herhangi bir şekilde hukukun size tanıdığı sınırların dışına çıkmamalısınız. Bunu yapıp toplumu germemenin bir faydası yoktur. Orada Özgür Özel yandaşlarına ‘Bakın polis biber gazı sıkıyor’ algısı yaratarak kaç defa denendi bunlar, ne sonuç alındı? Provoke edip insanları kolluk gösterileriyle karşı karşıya getiriyorsunuz. Bize göre yanlış. İzmir'e gelmesinin amacı tabii ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin burada çok oy almasından dolayı, burada çok yüksek katılımlı bir miting gerçekleştireceğini düşünmesi. Bana göre beklediğini buldu mu? Bence bulamadı” ifadeleriyle eleştirdi.
"SOSYAL MEDYADAN BESLENEREK SİYASET ÜRETİYORLAR"
“Özgür Özel çok fazla grup başkan vekilliğinden gelmesinden dolayı parti Genel Başkanı değil Grup Başkan Vekili gibi davranıyor” diyen Tayyar, “Bir diğer tespitim de şu, Özgür Özel ile alakalı Özgür Özel gerek kendisi gerekse de konuşmalarının hazırlanmasında ona yardımcı olan ekip tamamen sosyal medyaya bakarak bir konuşma bir eylemlik ortaya koyuyorlar. Yani sosyal medyanın da ne kadar suni veya orada yaratılan gündemin ne kadar toplumun gerçek gündemi olduğu şüpheli. Dolayısıyla hani sadece sosyal medyaya yönelik veya sosyal medyadan beslenerek siyaset üretilmesi bize göre doğru değil” eleştirilerinde bulundu.
GÜLDOĞAN: "CILIZ BİR KALABALIK GÖRÜNTÜSÜ OLACAĞINI DÜŞÜNDÜLER"
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güldoğan, Özgür Özel'in İzmir’de düzenlediği miting ve 'mutlak butlan' tartışmaları hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Miting adresi tartışmalarına değinen Güldoğan, Gündoğdu Meydanı’nda beklenen kalabalığın oluşmayacağı yönündeki kaygılar olduğunu öne sürerek, “Siyasetten baktığınızda Gündoğdu Meydanı'nda olur mitingler. Eğer sizin bir miting talebiniz varsa, Gündoğdu Meydanı'na gelirsiniz. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi çok kısa bir süreç içerisinde böyle bir durum hasıl olduğu için Gündoğdu Meydanında cılız bir kalabalık görüntüsü olacağını düşünerek Cumhuriyet Meydanı’na gitmeyi daha uygun gördüler" dedi.

"MUTLAK BUTLANLA MAĞDURİYET ALGISI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR"
Güldoğan, parti tabanında şaibe iddialarının tamamen reddedilmediğini, delegelere yönelik çeşitli iddiaların kamuoyunda uzun süredir tartışıldığını belirterek mahkeme kararının da bu gerekçeler üzerinden şekillendiğini öne sürdü.
Güldoğan, mutlak butlan kararı ile mağduriyet yaratılmaya çalışıldığını savunarak, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde şu anda, evet bu mutlak butlan kararına karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partili vatandaşlarımıza aslında tek tek oturup yüz yüze gelip sorsak, 'Özgür Özel'in Ekrem İmamoğlu liderliğinde son yapılan genel kurulda seçildiği genel kurulda sizce bir şaibe oldu mu olmadı mı? Delegeler satın alındı mı, alınmadı mı? Gerçekten de bu seçimde bir para döndü mü dönmedi mi?' desek, buna gerçekten samimi olarak hangi Cumhuriyet Halk Partiliye sorarsanız sorun, doğru cevabı verecektir. Zaten o yüzden mutlak mutlak karar verildi. Bununla bir mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışılıyor, ‘Polisle karşı karşıya gelmem’ deniyor. Kolluk kuvvetleri verilen yargı kararlarını uygulamakla yükümlüdür. Valiliğin kararlarını uygulamakla yükümlüdür. Valilik bir karar vermiş. Sen buna rağmen Cumhuriyet Meydanı'na gidersen kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya kalırsın. İzmir'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin aldığı oy ile o meydana gelen insanların sayısını karşılaştırıldığınızda çok da inandırıcı olmadı ortaya çıkacaktır" açıklamasında bulundu.
"BURADA ASIL MAĞDUR KILIÇDAROĞLU"
Güldoğan, mutlak butlan kararının ardından CHP’de oluşan yönetim tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, mahkeme kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuken yeniden genel başkan olarak kabul edildiğini savunurken; gerçek mağdurun Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu öne sürdü ve şu ifadeleri kullandı:
"Mutlak butlan kararı alınmış. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı bu saatten sonra Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur denmiş. Sen şimdi hala genel merkezi tutup ‘Hayır, ben buradan çıkmayacağım. Şu saati bekleyeceğim, üç gün daha bekleyeceğim. Bayramı geçireceğim’ deme gibi bir şansın yok. Mevcut kararla genel başkan kim olduysa ve o genel başkan da İçişleri Bakanlığı’na dilekçesini vermişse ve ‘Gerekirse kolluk kuvvetleriyle ben o binaya girmek istiyorum, binanın boşaltılmasını istiyorum’ dediyse İçişleri Bakanlığı'nın emir ve komutası neyi gerektiriyorsa kolluk kuvvetlerini onu yapmakla mükelleftir, bu kadar. Burada bir mağdur yok. Eğer mağdur arıyorsak safiyane duygularla genel kurula giden ve kafası maddi şeylerle çelinmiş olan delegelerin mağduriyetinden veya Kemal Kılıçdaroğlu'nun mağduriyetinden bahsedelim. Kemal Kılıçdaroğlu’nu da bize gerçekten burada savundurtabildi Cumhuriyet Halk Partisi. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 genel seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilsin diye bütün Türkiye'de çalışmalar yapan Cumhuriyet Halk Partili vatandaşlar, nasıl oluyor da Kemal Kılıçdaroğlu için bu kadar kötü düşünceler besler duruma geliyorlar? Bakın, bu algı çalışmasını gerçekten de çok profesyonelce yapan bir ekip var İstanbul'da. Bunların hepsi bir çalışma. ‘Ben yağmurun altında da yürüyeyim, bir de ıslak gömlek de poz verelim, bir de dur ben TOMA’nın üstünden çekileyim’. Bunlar biraz ajans çalışması gibi geliyor bana"
"İZMİR'DE BÖLÜNMÜŞLÜK SÖZ KONUSU"
"Şikâyetçi olan Cumhuriyet Halk Partili, tanık olan Cumhuriyet Halk Partili, sanık olan Cumhuriyet Halk Partili, kimsenin dışarıdan hiçbir müdahalesi yok. Bu devletin mahkemeleri de hukuk devletidir" diyen Güldoğan, Kılıçdaroğlu destekçileri olan vekillerin mitinge katılmamasını 'bölünmüşlük' olarak nitelendirerek, "İzmir'de en çalışkan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliydi. Ben bu olaydan önce de burada oturuyordum, diyordum ki ya eskiden beri bir Mahir Polat vardı, bir Murat Bakan vardı, şimdi artık onları da meydanlarda görmüyoruz. Bugün baktığınızda Mahir Polat nerede? Yok. Rıfat Nalbantoğlu nerede? Yok. Sevda Hanım nerede? Yok. Bakın İzmir'de de bir bölünmüşlük söz konusu. Hiç yaşamadığı ilçelerde bir anda belediye başkan adayı olmuş insanlar tabii bugün koşa koşa gittiler. Hala İstanbul'dan alınan talimatlara yapılan bazı bu gösteriler, bu mitingler bence hala İstanbul'dan alınan talimatlarla oluşturuluyor. Bu benim şahsi fikrim. Miting alanında yarısı yoktu. Böyle bir süreçte, demek ki kafası karışık olan milletvekilleri ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun tarafında olan milletvekilleri diye düşünüyorum" dedi.

"İSTEDİKLERİ ŞEY BİZE BAĞLAMAK"
Kolluk kuvvetleriyle yaşanan gerilimlerin kamuoyuna siyasi nedenler ile yansıtılmak istendiğini öne süren Güldoğan, “Kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya kaldıkları durumu da aslında istedikleri şey, bize bağlamak. ‘Bakın hükümet Sayın Kılıçdaroğlu'nun tekrar genel başkan olmasını istiyordu, mahkemede o yönde bir karar çıkarttı. Bizi engelliyorlar’ vesaire. Bunu bir algıyla Türkiye'de yaymaya çalışıyorlar. Ama bu tabii ki bölgesel. Şimdi gidin Diyarbakır'da Sayın Özgür Özel'in veya Sayın Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olması ne kadar önemli oradaki vatandaşlar için tartışılır. Bir de bazı isimler var, Sayın Kılıçdaroğlu sayesinde bir yerlere gelmiş. Ondan sonra ama sırtından hançerlediği yetmemiş gibi. Bir de hâlâ da Sayın Kılıçdaroğlu'nun gelmesini hazmedemeyen milletvekilleri, belediye başkanları var" şeklinde konuştu.
"NE OLDU DA BİR ANDA ÖZELCİ OLDULAR?"
Delegelerin şikayetleriyle başlayan yargı sürecine dikkat çeken Güldoğan, kurultay sürecinde Kılıçdaroğlu'ndan yana tavır alan isimlerin tercihlerini Özgür Özel'den yana kullandığını söyleyerek çarpıcı eleştirilerde bulundu.
Güldoğan, "Bu dava sonucunda görülmüştür ki son yapılan genel kurulda, olağan genel kurulda Cumhuriyet Halk Partisi'nden yine delegelerin şikayetiyle, Sayın Lütfü Savaş ve bazı delegelerin şikayetiyle kurultay incelenmiştir. Kahvelerde pazarlıklarda delege hesabı yapıldı. Şimdi biz de İzmir'de yaşıyoruz. İzmir'de şu anki mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı dışında bir iki kişi sonradan çıktı. ‘Biz Özgür Özel'e oy vereceğiz’ diye. Onun haricinde herkes Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verecekti. Ne oldu da bir anda bütün her şey değişti? Bir anda Özelci oldular. Bunun bize bir açıklamasını yapsınlar. Daha düne kadar bütün siyasi özgeçmişi Sayın Kılıçdaroğlu sayesinde olan birisi Kılıçdaroğlu'nun yenilmesiyle zıp zıp zıplamaya başladı. Şimdi yırtılan kağıtları topluyor. Kâğıt toplayıcı oldu şimdi de. Yani ne oluyor, nasıl değişiyor bu siyaset bir anda? Rahmetli Musa Yazıcıoğlu'nun sözü aklıma geliyor. Bir saniyesine hükmedemediğimiz bu dünyada bu kadar fırıldak olmaya değer mi? Biraz dik durmak lazım. Bugün Cemal Enginyurt'ta İzmir'deydi. Buyur, bir de buradan yak. Geçende baktık devrim marşları söylüyordu. Ben anlamadım. Şu anda Özgür Özel tekrar genel başkan olduğunda her şey düzelecekse Türkiye'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün sorunları düzelecekse, tamam Cumhuriyet Halk Partisi bir an önce genel kurul yapsın" çıkışında bulundu.
"GENEL MERKEZDEN ADAMI ISLATA ISLATA GÖNDERDİLER"
Kurultay sürecinde Kılıçdaroğlu'na haksızlık yapıldığını savunan Güldoğan, geçmiş dönemdeki iddiaları gündeme getirip Özel'in tavrına eleştirilerde bulunarak, "Bu algı operasyonuyla Özgür Özel gayet iyi biliyor ki, şu anda Cumhuriyet Halk Partili üyelerin çoğu benim dediklerimi bilmelerine rağmen, sırf hükümete ve iktidara karşı olan hırslarından dolayı Özgür Özel'e destek vereceklerdir. Aslında onların da içini sızlatan, ‘Evet biz dedeye haksızlık ettik’ dedikleri bir taraf var ama onu da bir türlü açığa çıkartamıyorlar. Ama günün sonunda insanlar yaşattıklarını yaşamadan ölmüyor. Yani mutlaka ki burada Sayın Kılıçdaroğlu'na yapılan haksızlıklar… Sayın Kılıçdaroğlu da iki yıl bekledi, içine attı attı. Ben genel kurulda Sayın Kılıçdaroğlu'nun eşinin Özgür Özel'i çağırıp ‘Hoş değil senin bu bağırıp çağırışların’ dediğini hâlâ unutmadım. Sen yıllarca seni grup başkan vekili seçmiş olan adamı eşinin yanında orada bağıra çağıra aldığın talimatlarla, gereksiz çıkışlarla birilerini incittin. İş döndü dolaştı. Şimdi o genel merkezden adamı ıslata ıslata gönderdiler böyle" ifadeleriyle sert çıkışlarda bulundu.
GÜÇ'E 'ATANMIŞ BAŞKAN' ÇIKIŞI
Eleştirilerinde CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ü de hedef alan Güldoğan, "İzmir kongresiyle seçilmiş olabilirsiniz ama bunu siz de gayet iyi biliyorsunuz ki siz İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde genel sekreter yardımcısıyken sonuçta İzmir İl Başkan Adayı olarak oraya atandınız. Eğer önceki dönem Buca İlçe Başkanı Sayın Çağdaş Kaya aday olsaydı sizin seçilme şansınız var mıydı? Siz de aslında atılmış bir il başkanısınız. Biz bunu söylüyoruz zaten. Ben burada parti ayırt etmeksizin söyledim. Siyasi partiler kanunun değişmesi lazım demek istediğimde de bu. Siz il başkanı olarak Sayın Çağatay Güç, her ne kadar seçilmiş olarak görünseniz de zaten tek aday ile gittiniz kongreye. ‘Cumhuriyet Halk Partisi atama partisi değil’ diyorsunuz ya, en başta siz atanan birisiniz" ifadelerini kullandı.
"KENDİ İÇLERİNDEKİ MESELEYİ DÖNÜP DOLŞATIRIP CUMHURBAŞKANI'NA GETİRİYORLAR"
CHP lideri Özgür Özel'in 'mutlak butlan' kararının arkasında Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu yönündeki açıklamalarına da tepki gösteren Güldoğan, durumun CHP'nin iç meselesinden ibaret olduğunu savunarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızla veya başka şahıslarla bunu ilişkilendirmenin hiçbir anlamı yok. İzmir İl Başkanı ‘Mahir Polat meselesi değil. Bu AKP'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne yaptığı bir darbedir’ diyor. Konu nereden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geldi? Burada kendi içlerindeki gerçekten de çatışmayı bir şekilde dönüp dolaştırıp Sayın Cumhurbaşkanımıza getirmelerine hiçbirimiz anlam veremiyoruz. Burada baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç meselesidir. Bu iç meselesini nasıl düzelteceklerse…" dedi.
GÜÇ'E: "BÜYÜK İHTİMAL KILIÇDAROĞLU DA KENDİSİNİ TANIMIYORDUR"
Açıklamasının devamında Başkan Güç'ün Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerini de eleştiren Güldoğan, "Bugün İzmir'de yapılan mitingde İzmir İl Başkanı ‘Ben zaten Kemal Bey'i tanımıyorum’ dedi. Büyük ihtimal Sayın Kılıçdaroğlu da kendisini tanımıyordur. Çünkü Özgür Özel döneminde Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter Yardımcısıyken bir anda İl Başkanı Adayı olarak atandı ve İl Başkanı seçildi. Dolayısıyla bir atanmışın önceki dönem genel başkanını tanıyamamasını da ben anlayamıyorum. Bütün konuşmaların dönüp dolaşıp Sayın Cumhurbaşkanı'na getirilmesi de burada Cumhurbaşkanı'na karşı en iyi rakip biziz algısını oluşturmak aslında. Bu net. Sayın Özgür Özel bugün ‘2 milyon üyemizle istiyorlarsa Sayın Kılıçdaroğlu ile bir seçim yapalım’ diyor. Öyle bir usul yok. Yasal olarak da mümkün değil. Ancak Sayın Özgür Özel madem öyle o 2 milyon üye ile en başta Sayın Kılıçdaroğlu ile bir olağan genel kurul öncesinde böyle bir teklif verseydi o zaman iki milyon üyeye büyük ihtimal paraları yetmezdi ve tabii ki Sayın Kılıçdaroğlu’nun seçim kazanma olasılığı daha yüksekti. Bu karmaşada bence Türkiye'nin bu kadar bir ateş çemberi içerisinde çok daha önemli sorunları varken bu konulara Sayın Cumhurbaşkanımızı alet etmeleri bence hoş değil" şeklinde konuştu.
'TEBLİGAT' TEPKİSİ
Mutlak butlan kararının tebligatını yırtmasının da algı çalışması olduğunu savunan Güldoğan, “Sayın Özel’e o karar verilmiş ve okumuş, ancak bizim de aldığımız duyumlarda doğrultusunda kararı geri veriyor, sonra kameralar önünde bir daha o karar geliyor, bir anda yırtmaya çalışıyor. Gerçi kâğıdı da tam yırtamadı ama daha sonra da arkasında duran Ali Mahir Başarır'a veriyor, o da toparlamaya çalışıyor kağıtları vesaire. Böyle bir durum da gözlemledik. Bugün İzmir'de yine benzer şekilde algı çalışması var, TOMA’ların üstüne çıkılması…” ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU İL BAŞKANLIKLARINDA DEĞİŞİKLİĞE GİDECEK Mİ?
Kılıçdaroğlu’nun ilerleyen zamanlarda il başkanlıklarında değişikliğe gideceğini öne süren Güldoğan, “İlk önce Sayın Kılıçdaroğlu öncelikle kendi çekirdek çalışma ekibini oluşturacaktır. Daha sonra da yavaş yavaş il başkanlıklarına tabii ki yönelik de bir çalışma yapacaktır. Burada Sayın Kılıçdaroğlu'nu yıpratacakları şey ne? Sayın Kılıçdaroğlu'nu hükümete yakın ve hükümetin getirdiği algısı yürütülerek o şekilde yıpratmaya çalışacaklardır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve ekibinin bu algıyı düzeltmesi gerekiyor bence Cumhur İttifakı partisinde görevde devam edebilmesi için. Gerçek mağdurların kendileri olduğunu bir şekilde Cumhur İttifakı partisi tabanına anlatmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.
Güldoğan, ayrıca "Hindistan'da öküze tapıp cennete gitmeyi bekleyen bir insanla Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verip hizmet bekleyen bir insan arasında fark göremiyoruz. Lütfen bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi tabanı da daha dikkatli seçimler yapsın ve bence hizmet verecek insanlara oy versinler diyoruz" dedi.
"MUTLAK BUTLAN EN ÇOK CEMİL TUGAY'A YARADI"
Güldoğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı da eleştirerek, "Mutlak butlan, bizim yayınımız açısından en fazla Sayın Cemil Tugay'a fayda sağlamıştır. Normalde Sayın Cemil Tugay'ı biz burada yine eleştirecektik yapamadıklarıyla ilgili. Sayın Cemil Tugay'ın da gizli bir cumhurbaşkanlığı adaylık çalışması olduğu konuşuluyordu. Yok, hatiplik konusunda mümkün değil Sayın Tugay, gördüm o günde, hatiplik anlamında hiç uygun değilsiniz. Bence gelebileceğiniz en üst noktadasınız İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak. Daha fazlasına gerek yok diye düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.
MUSTAFA GÜNAY'IN TUTUKLANMASI SONRASI SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın tutuklanmasına da değinen Tayyar, “Muhtemeldir ki Özgür Özel döneminde artık arşa taşmış olan belediyelerdeki yolsuzluk iddialarıyla alakalı muhtemeldir ki Kemal Kılıçdaroğlu daha farklı davranacak. Özellikle Özgür Özel’in tüm iddiaları tümüyle inkâr ettiği, bu operasyonların tamamıyla siyasi olduğu söylemi ve operasyon olan yerde insanları topla miting yap gibi durumlardan ziyade iddiaları CHP içerisinde de titizlikle değerlendireceğini, araştıracağına ilişkin bir tavır geliştirecek. Kim operasyon yediyse Özgür Özel ona sahip çıktı” dedi.
Güldoğan ise, Mustafa Günay’ın CHP’li Veli Ağbaba’ya yakınlığıyla bilindiğini belirterek, “Bundan sonraki süreçte kendi parti içerisinde de İzmir'deki ilçe belediye başkanları kendileri parti içerisinde de kendilerini nasıl konumlandıracakları önemli. Bildiğim kadarıyla Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek'e yakınlığı sayesinde aday olmuş İlçe Belediye Başkanı var mesela. O ne yapacak? İstanbul'un direktifiyle belediye başkan adayı olanlar bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyecekler aslında biz İzmirliler olarak bunları merak ediyoruz” dedi.

Yorum Yazın