Güldoğan NEO TV'de Tugay'a 'Bundan sonra kadrajına kimi istiyorsa onu alsın' dedi, CHP'nin İzmir hamlesini değerlendirdi: Kan kaybı yaşadıklarının farkındalar
NEO TV'de yayınlanan NEO Politik programında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan siyaset bilimci Veysel Güldoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'li isimlere yönelik 'kadraj' açıklamalarına sert çıkarak, "Tugay'ın gerçekten de kendi parti içindeki çatışmalarından dolayı AK Parti'ye yakınlaştığı iddiaları vardı. En azından bu iddialara karşı kendisi herhalde parti içerisindeki konumunu sağlamlaştırma babında ani bir gereksiz bir çıkış yaptı. Kimse orada kadraj siyaseti yapmıyor. Ama bundan sonraki süreçte Sayın Tugay kadrajına kimi istiyorsa onu alsın” şeklinde konuştu. Öte yandan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli'nin Cumhur İttifakı'na yönelik söylemlerine de çıkışlarda bulunan Güldoğan, "İnsanını küçümseyen, böyle üsttenci bakışla ülkeyi yönetmeye çalışan tek parti zihniyetinin gerçek temsilcisidir Lâl Denizli” dedi. Güldoğan, ayrıca CHP'li Gökan ve Aytekin'in İzmir'e yönelik yürüttüğü çalışmaları da "Görünen köy kılavuz istemez" ifadeleriyle değerlendirdi.
- Ege Postası
- 10.02.2026 - 23:15
- Güncelleme: 10.02.2026 - 23:35
EGEPOSTASI- AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan ile MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında İzmir gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

“TUGAY BUNDAN SONRA KADRAJINA KİMİ İSTİYORSA ONU ALSIN”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’li isimlerle çekildiği fotoğrafına ilişkin ‘Birden kadraja girdiler’ söylemini değerlendiren Güldoğan, Tugay’ın parti içi tartışmalar nedeniyle AK Parti’ye yakınlaştığı yönündeki iddialara yönelik parti içinde yerini sağlamlaştırma hamlesi olduğunu savundu.
“Sayın Cemil Tugay İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ankara'daki bakanlıklarda herhangi bir konuyla ilgili destek istediğinde şimdiye kadar AK Parti İzmir İl Başkanı Sayın Bilal Saygılı ve hem İzmir Milletvekili hem de AK Parti Genel Sekreteri Sayın Eyüp Kadir İnan her konuda Bakanlıklarla ilgili temaslarda Büyükşehir Belediye Başkanı'na destek oldular. Dolayısıyla burada Bunların hepsi İzmirli vatandaşlarımız için, İzmir'e daha iyi hizmet için, İzmir'de emekçi kardeşlerimizin, Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan kardeşlerimizin maaşlarını zamanında alabilmesi için gereken ne varsa tüm desteği yapmaya çalışan bir yapıydı bu. Ancak Sayın Cemil Tugay'ın gerçekten de kendi parti içindeki çatışmalarından dolayı AK Parti'ye yakınlaştığı iddiaları vardı. En azından bu iddialara karşı kendisi herhalde parti içerisindeki konumunu sağlamlaştırma babında ani bir gereksiz bir çıkış yaptı. Bu çok seviyesizce bir üsluptu. Kimse orada kadraj siyaseti yapmıyor. Ama bundan sonraki süreçte Sayın Tugay kadrajına kimi istiyorsa onu alsın madem” ifadelerini kullandı.
“KENDİNİ YALNIZLAŞTIRAN POLİTİKA İZLİYOR”
Tugay’ın kendisini yalnızlaştırmaya yönelik bir politika izlediğini savunan Güldoğan, “Kendini yalnızlaştıran bir politika izlemeye devam ediyor. Ona yardım eden, destek veren insanlara da böyle bir çıkışla yine yalnız kalmaya mahkum gibi görünüyor bu son çıkışından sonra. Gerçekten de gereksiz bir çıkıştı bence Sayın Cemil Tugay açısından. Bundan sonraki süreçte zaten İzmir'le çok alakası olmayan kendi milletvekilleri ona ne kadar destek çıkar hep beraber göreceğiz” şeklinde konuştu.
“AK PARTİ’Lİ VEKİLLER OLMASA CEMİL BEY O KORİDORA BİLE ZOR GİRERDİ”
Konuya ilişkin konuşan MHP’li Şimdi, Tugay’ın ifadelerinin etik olmadığını savunarak, “İzmir gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nin tırnak içinde Başkenti olduğu düşünülen bir şehirde Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Adalet Kalkınma Partisi'ne transferinin dedikodusunun dahi yapılması aslında altında bazı gerçekliklerin, bazı... taleplerin, isteklerin olduğunu gösteriyor. ‘Ben o kareye zorla girdim’ denmesi aslında hiç de etik değil. Çünkü o karedeki Adalet Kalkınma Partisi İzmir milletvekilleri olmasa belki Cemil Bey o koridora bile zor girerdi. Dolayısıyla aslında ahde vefa en temel ahlaki bir insan. Bu açıdan da maalesef Büyükşehir Belediye Başkanımız sınıfta kaldı” ifadeleriyle eleştirilerde bulundu.
GÜÇ’E SERT ÇIKIŞLAR: VATANDAŞIMIZIN ÖNCE CENAZESİNİ KALDIRALIM
CHP İzmir İl Başkanı Güç ile Başkan Tugay’ın hizmet ve yatırım açısından engellendikleri söylemlerini de hatırlatan Güldoğan, durumun algı yapılmaya yönelik bir durum olduğunu öne sürdü. Öte yandan sağanak yağış nedeniyle altgeçitte hayataını kaybeden vatandaşa da değinen Güldoğan, “Bir algı oyunu var orada. Cumhuriyet Halk Partisi il başkanıyla, Büyükşehir Belediye Başkanı ile İzmir'de tek algı yönetimi Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı olarak İzmir'le ilgili konularda sürekli engellendikleri, yatırım anlamında, kredi anlamında sürekli engellendikleriyle ilgili bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Böyle bir algıyı sürekli gündeme getirip ama aynı zamanda da gerçekten destek olunduğunda da bunu farklı bir yere çekip ondan sonra bu desteği de köstek gibi gösterme çalışması gerçekten de akıl alır gibi değil.
Torbalı'da yağmur felaketi sonrası sel sularına kapılıp vefat eden bir vatandaşımız. Daha henüz cenazesi kaldırılmadan Cumhuriyet Halk Partisi il başkanı demeç veriyor. ‘Orası bizim sorumluluğumuzda değildi. O bölge devlet demir yollarının sorumluluğunda’ Ya bir dakika bir dur. Önce vatandaşımızın bir cenazesini kaldıralım. Bir acısını paylaşalım. Yani nedir bu tedirginlik?” şeklinde konuştu.
DENİZLİ’NİN GÜNDEM OLAN SÖZLERİNE YANIT: SEÇİLMİŞ KRALİÇE!
Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’nin belediye meclisinde Cumhur İttifakı’na yönelik “Değil sizden fikir almak, size söz hakkı bile vermem büyük ödül” ifadelerine sert sözlerle tepki gösteren MHP’li Şimdi, “Lal Hanım'a aslında haddini bildirmek lazımdı. İl Başkanımız bu tweetiyle onu yaptı. Lal Hanım'ın seviyesine inmedi Hakan Bey. Ama Lal Hanım kendisinin seçilmiş bir belediye başkanı. Olduğunu bana göre unuttu. Seçilmiş bir kraliçe ya da seçilmiş bir prenses olduğunu düşünüyorum. Acaba yangından mal mı kaçırılıyor da Hakan Bey'in ya da Cumhur İttifakı'nın yapmış olduğu bu eleştiriler hanımefendinin tüylerini, saçlarını diken diken ediyor?
“ÜSTTEN BİR BAKIŞ”
Denizli’nin ifadelerinin ‘üstten bakış’ olduğunu öne süren Güldoğan, “Hanımefendi Urla'dan belediye başkan aday adayı olup Çeşme'ye siparişle belediye başkan adayı olan bir hanımefendi. Şaşırdık mı? Hayır şaşırmadık. Anadolu insanını hiçbir şekilde yansıtmayan görüntüsü karşısında sadece şunu söyleyebilirim ben. Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Sayın Zeynep Güneş'e kurban olsun. Yazıklar olsun. Bu nedir ya böyle üsttenci bakış? İnsanını küçümseyen, böyle üsttenci bakışla ülkeyi yönetmeye çalışan tek parti zihniyetinin gerçek temsilcisidir Lâl Denizli” ifadeleriyle eleştirdi.
“KARABAĞLAR BELEDİYESİ’NDEKİ İDDİALAR ÇOK CİDDİ”
AK Parti’li Fırat Eroğlu’nun Karabağlar Belediyesi’nde mükerrer fatura ve yolsuzluk gibi iddialarda bulunmasına ilişkin konuşan Güldoğan, Başkan Helil Kınay’a yönelik eleştirilerde bulunarak iddiaların çok ciddi olduğuna dikkat çekti.
Güldoğan, “Karabağlar'da da bir eş başkanlık var. Yani bir aile belediyeciliği söz konusu. Bir belediye başkan yardımcısı var. Onun eşi Karabağlar'daki personelin neredeyse dörtte üçünün istihdam edildiği iki tane şirketin müdürü aynı zamanda. Hatta o kadar yetkileri var ki birçok müdürün de görev tanımını o yapıyor. Yani belediyeyi o aile yönetiyor. Uğantaş ailesi artık bunu bütün İzmir'deki siyasetle ilgilenen herkes biliyor. Ve belediye başkanı orada bir gölge Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. Bir aile belediyeye teslim etmiş belediyeyi ve o aileyle birlikte İzmir'in en büyük ilçelerinden bir tanesi Karabağlar’ı yönetmeye çalışıyor. Ve maalesef bu konuda çok başarısız. Yani Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu seçimi de tutmadı.
Bir an önce bence bu konunun aydınlatılması gerekli. Grup başkan vekilinin iddiaları gerçekten çok önemli. Baktığınızda hepsi belgeli diyor grup başkan vekili. Karabağlar'da yaşayan vatandaşlarımız karalar bağladılar” dedi.
“İDDİALAR ATEŞE DOKUNMAKLA AYNI”
Konuya ilişkin söz alan MHP’li Şimdi, “Yapılan bu iddiaların ateşe dokunmakla aynı olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani şu anda Karabağlar Belediyesi'nin yetkilileri ateşle oynuyor. Çünkü her bir işlem için kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık ve edebi nifasında fesat karıştırma suçları şu anda söz konusu. Aslında Karabağlar Belediyesi ile ilgili yapılan bu yayınlar, Fırat Bey'in ve Cumhur İttifakı'nın bu konuyu Karabağlar Meclisi'nde sürekli olarak dile getirmesi, Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından ihbar olarak da alınabilir. Karabağlar Belediyesi'nde şu anda ortaya konulan iddialar temellendirilirse hem belediye başkanı hem de imzaya yetkili olan kişiler sıralı yetkililerin burada yaptıkları her işlem için ayrı ayrı cezalandırılmaları söz konusu olabilir” diyerek durumun ciddiyetinin altını çizdi.
CHP’Lİ ZEYBEK VE AYTEKİN’İN ZİYARETİ: “ASPİRİN TEDAVİSİ”
CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Ensar Aytekin’in İzmir’e yönelik yürüttüğü çalışmaları değerlendiren Şimdi, ziyaretlerin partide yaşanan sorunların büyüklüğünü ortaya koyduğunu öne sürerek, “Alarm zilleri çalıyor. Çalması hem örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı diğer genel merkez yöneticisi buraya gelmezdi. Ama bu olsa olsa bir aspirin tedavisi olabilir. Olay çok daha vahim ve büyük bir operasyon isteyen bir sorun. Çünkü yapısal bir sorunumuz var. Bizim sorunumuz zaten Cumhuriyet Halk Partisi'nin bizzat iyi kendisi. Belirlenen kötü adaylar, şehrin ihtiyaçlarının bir türlü karşılanamaması, en temel ihtiyaçlarımızın sonuçsuz ve çaresiz kalması. Hala 2026 yılında yağmurların bu kadar aktığı bir dönemde su, trafik, gibi en basit müşterek ve temel ihtiyaçlarının ulaşım gibi ihtiyaçlarımızın karşılanamaması genel merkezde İzmir'e gelmesiyle çözülebilir bir şey değil. Sadece kendi içlerindeki iç karışıklığın, iç savaşların belki düzeltilmesi için yapılan bir müdahale ama bu sadece bir aspirin müdahalesi olabilir. Hiçbir şekilde bizim sorunlarımıza çare olabilecek bir şey değil ama bir problem olduğu belli. Fakat bu problemin olduğunu anlamamız için Ankara'dan birilerinin gelmesine gerek yok. Aldığımız her nefeste, attığımız her adımda zaten bu problemleri yaşıyoruz. Bu problemlerin içindeyiz. Keşke olay sadece kendi işlerindeki basit o çatışmaların çözülmesiyle sonuçlanabilecek gibi olsa ama bizzat iyi. Zaten sorunun kendisi bizzat bu yapı. O nedenle Ankara'dan kim gelirse gelsin. Bu dertlerimize derman olamaz” eleştirilerinde bulundu.
GÜLDOĞAN: GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ
CHP’li Gökan ve Aytekin’in ziyaretine ilişkin söz alan Güldoğan, Buca ve Karabağlar’daki yönetimin kötüye gittiğini ve seçim anketlerinde CHP’nin gerilediğini öne sürerek, “Görünen köy kılavuz istemez. Burada bizim de haftalardır eleştiri yağmuruna tuttuğumuz Karabağlar ve Buca'da Cumhuriyet Halk Partisi bugün seçim olsa seçimi kazanamayacağını genel merkezde bence yapılan anketlerle tespit ediyor. Zaten Buca ilçesinde Büyükşehir'de Cumhur İttifakı adayı daha yüksek bir oy almıştı. Buca ilçesi için söylüyorum. Sayın Hamza Dağ, Sayın Cemil Tugay'dan daha fazla oy almıştı. Bence şu an itibariyle Buca ilçesi için yapılacak bir seçimde, Karabağlar ilçesi için yapılacak bir seçimde Cumhuriyet Halk Partisi bu belediyeleri kaybedeceğini anketlerde de görüyor diye düşünüyorum. Keza Karşıyaka’da belki seçimi kaybetmez ama makasın gitgide kapandığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Karşıyaka’da Cumhuriyet Halk Partisi'nin basiretsiz bir belediye yönetimi yüzünden Karşıyaka'daki oy farkının gitgide kapandığını da fark etti genel merkez temsilcilerinin de buraya gelmesinin en büyük sebeplerinden bir tanesi de bu diye düşünüyorum” şeklinde değerlendirdi.
GÜLDOĞAN’DAN ÇARPICI ELEŞTİRİ: CHP İZMİR’DE KAN KAYBI YAŞIYOR!
Güldoğan, CHP’nin İzmir’de ciddi bir kan kaybı yaşadığını ve Genel Merkez’in bu durumu geçici hamlelerle telafi etmeye çalıştığını iddia ederek, “O ifadeyi içtenlikle dile getirdi aslında Sayın Tacettin Bayır. Sonradan ifadeyi değiştirmeye çalıştı. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'nde tüm geçmiş dönemlerde siyaset yapan, milletvekilleri, belediye başkanları hepsi her geçen gün İzmir'de kan kaybına uğradıklarının çok net farkındalar aslında. Keza genel merkezde bunun farkında olduğu için bir şekilde geçici tamponlarla, geçici iyileştirme, bunu süspanse etmeye çalışıyor. Ama maalesef mevcut belediye başkanlarıyla bu imkânsız görünüyor. Yani şu anda Buca'da genel merkezin talimatıyla diye olduğunu düşündüğümüz Manisa Büyükşehir Belediyesi'nden, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Buca'ya atanan daire başkanları Buca'da belediye başkan yardımcılığı görevine getirildi. Ancak baktığınızda Sayın Görkem Duman böyle bir hamleye karşı bile tatillerinden vazgeçmedi. Aksaklıklar yinelenmeye devam etti. Baktığınızda Buca'da kan kaybı devam ediyor. Genel merkez bunun üstüne bu kan kaybı böyle devam ederken bir de il başkanı adayı olacak olan Buca ilçe başkanını direkt istifaya zorladı. İstifa etmeyince de görevden aldı. Dolayısıyla şu anda ayrıca bir de Buca'da yapılması planlanan bir ilçe kongresi de var. Cumhuriyet Halk Partisi tarafında. Yani Buca'da işler çok yolunda gitmiyor. Görünen o. Karabağlar’ı biraz önce ara vermeden önce de konuştuk. Karabağlarda da insanlar gerçekten de hizmetsiz. En net göstergesini son 2 yılda Sayın Kınay'ın başkanlığında net olarak Karabağlar'da gördüler. Pişmanlık yaşadıklarını düşünüyorum. Çünkü Karabağlar’ı gerçekten iyi bilen bir aday vardı Kınay'ın karşısında ve o seçilseydi şu anda Karabağlar gerçekten de belki de isim değişikliğiyle ‘akbağlar’ bile olabilirdi. Mehmet Sadık Tunç Bey'e de buradan selam olsun” şeklinde konuştu.
“TUGAY’IN BU DURUMA DÜŞMEMESİ GEREK”
Gazeteci Deniz Zeyrek’in Başkan Tugay’a yönelik sözlerinin İzmir adına üzücü olduğunu belirten Güldoğan, durumu ‘itibarsızlaştırma’ olarak nitelendirerek, “Sayın Cemil Tugay'ı biz haftalardır burada eleştiriyoruz. Ama bir diğer yandan da İzmirli olarak şeye de üzüldüm. Türkiye'de muhalefete yakın olan bir gazetecinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı bugün siz eğer ulusalda tanınan muhalefete yakın bir gazeteci iseniz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın adını da soyadını da bilirsiniz. Önce adını soyadını bilmemezlikten geldi gazeteci arkadaş. Daha sonra da yayında dedi ki ‘AK Parti'ye geçeceksen de geç’ dedi. Bu bir İzmirli olarak beni üzdü mü? Evet üzdü. Yani bizim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nı da bu duruma düşmemesi gerek. Yani Deniz Zeyrek'in de ben zannetmiyorum ki Sayın Cemil Tugay'ın ismini, soy ismini hatırlayamadığını. Ya bir belediye başkanı itibarsızlaştırma, biz eleştiriyoruz evet ama biz Büyükşehir Belediye Başkanı'na hiçbir zaman itibarsızlaştırmadık, eleştirdik. Yeri geldiğinde en sert eleştirileri yaptık. Ama bırakın İzmirliler olarak biz eleştirelim veya yapılacak bir şey varsa biz katkı koyalım. Siz de eğer ismini bilmiyorsanız lütfen en azından ne yapacağını ne edeceğini bunu da siz söylemeyin bırakın İzmir halkı söylesin” dedi.
BUCA BELEDİYESİ OPERASYONUNDA HÜKÜMETİN ELİ VAR MI?
Buca Belediyesi’ne yönelik yürütülen operasyonun hükümet kanadıyla bir ilgisi olmadığını belirten MHP’li Şimdi, söylemlerin ‘kolaya kaçış’ bir durum olduğunu savunarak, “Buca Belediyesi operasyonunda hükümet bu işin neresinde? Sıfır hiçbir yerinde değil. Bu tamamen kolluğun yaptığı bir iş. Olay şu. Bildiğimiz kadarıyla bir gizlilik kararı var fakat kaba hatlarıyla söyleyebilirim. Bir otel faaliyet gösteriyor. Bu otelde göçmen kaçakçılığı ile ilgili bir işlem yapılıyor. Bu işlem sebebiyle otelin çalışma izninin askıya alınması söz konusu. O anda devreye giren bazı kişiler Bu problemi belediye üzerinden aşmayla ilgili bir trafik içine giriyorlar ve o trafik bir operasyon doğuruyor. Bu anlattığım hususların ışığında. Hükümet bu işin neresinde olabilir? Bu tamamen kolluğumuzun yaptığı, mali şubenin yaptığı bir operasyon. Tamamen somut verilere dayanıyor.. Ve şüphelilerin tamamı tutuklanmadı dikkat ederseniz. Bir kısmı adli kontrolle serbest bırakıldı. Yoğun suç şüphesinin olduğu bir kısım şüpheliler tutuklandı. Aynı ezberlenmiş bir papağan gibi ‘Hükümet yüzünden oldu, hükümet bunu yaptı’ şeklindeki beyanlar aslında bir kolaya kaçış. Durum böyle değil. Sorunlarımızla yüzleşmezsek bu kiri hep halının altında süpürerek gizlenmiş gibi sayarsak bir deve kuşu gibi oluruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin şu anda içinde bulunduğu pozisyon aslında bu. Sorunlarla yüzleşmemek ve İzmir'i, İzmirliyi maalesef en temel ihtiyaçları ile ilgili mağdur durumda” şeklinde konuştu.
“CHP’NİN DEMOKRASİ ANLAYIŞINI ORTAYA KOYAN BİR DURUM”
Operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güldoğan ise, “Operasyondan hemen 1-2 gün önce ilçe başkanını görevden alıyorsunuz zorla istifa ettiriyorsunuz vesaire. Şimdi baktığında bunun da hükümetle bir alakası mı var? Sen görevden alıyorsun. E sen daha önce il başkanınınla ilgili bir mahkeme soruşturma devam ederken ona sahip çıkmışsın. Şimdi niye aynı dirayeti ilçe başkanınla ilgili göstermiyorsun? Ki ilçe başkanı aslında il başkanlığına sizin dediğiniz gibi aday olmak üzereyken zorla engelleniyor. Yani burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin aslında demokrasi anlayışını da ortaya koyan bir durum. Lal Hanım kadar işte demokratlar” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın