Güldoğan NEO TV'de 'Meslek Fabrikası' dosyasını açtı: Tugay'a tepki gösterdi. CHP'li Bergama Belediye Başkanı Çelik'i övdü!
AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan, NEO TV'de Meslek Fabrikası için başlatılan eylemi 'hukukun tanınmaması' şeklinde nitelendirdi. Güldoğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın parti içerisinde yalnızlaştırıldığı söylemlerine göndermede bulunarak, "Kendi il örgütüyle, milletvekilleriyle, ilçe belediye başkanlarıyla iplerini koparmış bir büyükşehir belediye başkanı yalnız başına iken, şu anda öyle bir algıyı yürüttü ki Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü bir araya getirmiş oldu bu meslek fabrikası bahanesiyle" şeklinde eleştirdi. Öte yandan CHP'li Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik'i AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'a gerçekleştirdiği ziyarete dair konuşan Güldoğan, "Romantik solcularla birlikte şarkı söylemek yerine Bergama halkının iyiliğini düşünerek doğru insanlarla, doğru zamanda bir araya gelmiştir" dedi.
- Ege Postası
- 08.04.2026 - 00:51
- Güncelleme: 08.04.2026 - 15:39
EGEPOSTASI- AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan ile MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Bekir Sıtkı Hastürk, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Ertuğrul Turan’ın sorularını yanıtladı. İkili, programda İzmir gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

MESLEK FABRİKASI ÜZERİNDEN SERT ELEŞTİRİLER
İzmir ve Türkiye gündemine oturan, ikinci gününe giren Meslek Fabrikası eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güldoğan, sürecin 'mağduriyet' değil, 'hukukun tanınmaması' olduğunu savundu. Güldoğan, yapıya ilişkin dört ayrı tahliye kararı bulunduğunu hatırlatarak, bu kararlara rağmen binanın boşaltılmamasını eleştirdi.
Güldoğan, "Burada yaşanan süreci Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediyesi mağduriyet olarak nitelendiriyor ve aslında baktığınızda yaşanan süreç mağduriyet değil, bir hukuk tanınamazlıktır. Şimdi bu yapıya ait dört ayrı tahliye kararı var ve bu tahliye kararlarına rağmen siz yapıyı boşaltmıyorsunuz. Hukuk devleti diyoruz. Baktığınızda Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumu. Vakıflar Genel Müdürlüğü bir kamu kurumu. Emniyet Genel Müdürlüğü bir kamu kurumu. Bu kurumları karşı karşıya getirmenin bir anlamı var mı? Yani sen Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Cumhuriyeti'nde yargının verdiği bir karara rağmen orayı tahliye etmeme gibi bir durum söz konusu mu? Oradaki emniyet güçlerine küfür eden ... Yani buradan benim de ağzımdan kötü şeyler çıkacak. Neden karşı karşıya geliyorsunuz? Gerçekten de İzmir ile hiç yakışmayan görüntüler gördük bu son iki günde. Buradaki aslında algı, maalesef Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yarattığı algı işler duruma geldi" şeklinde konuştu.
TUGAY'IN 'YALNIZLAŞTIĞI' SÖYLEMLERİNİ HATIRLATTI: "CHP ÖRGÜTÜNÜ BİR ARAYA GETİRMİŞ OLDU"
Ayrıca Tugay’ın partisinin içerisinde ‘yalnızlaştırıldığı’ iddialarına da atıfta bulunan Güldoğan, “Tek başına kalmış, kendi il örgütüyle bütün ipleri koparmış, milletvekilleriyle ipleri koparmış, ilçe belediye başkanlarıyla iplerini koparmış bir büyükşehir belediye başkanı yalnız başına iken, şu anda öyle bir algıyı yürüttü ki kendi deyimleriyle, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü bir araya getirmiş oldu bu meslek fabrikası bahanesiyle. Yalnız baktığınızda, şimdi cumartesi günü, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay'ın açıklaması var: ‘Pazartesi günü mahkeme kararıyla bizim son süremiz doluyor. Pazartesi günü bizim orayı tahliye etmemiz gerekir’ diye kendi beyanı var cumartesi günü. Daha cumartesi. Yani Paris'teyken büyük ihtimal. Yani kendisi de nasıl bir rahatlık madem bu kadar önemli olaylar oluyor, bu kadar önemli bir durum, o zaman sizin ne işiniz vardı Paris'te? Sayın Tugay siz Paris’tesiniz, milletvekilleri Ankara'da ama öyle bir algı oluşturuluyor ki, ondan sonra pazartesi orada emniyet güçlerine karşı bir duruş, orada eylem başlatmak, işte bugün de sürecini söylüyorlar. Baktığınızda bir değil, iki değil, üç değil, dört ayrı mahkemenin kararıyla bu binayla ilgili bir karar alınmış ve bu kararda da buranın vakıflar genel müdürlüğüne ait olduğu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de tahliye kararı verildiği net bir şekilde ortadayken şimdi bu yargı kararına İzmir Valiliği'nin yapabileceği bir şey var mı? Emniyet güçlerinin yapabileceği bir şey var mı?” şeklinde eleştirilerde bulundu.
ÖNCEKİ DÖNEME DEĞİNDİ: O ZAMAN İZMİRLİ'NİN MALI DEĞİLDİ DE ŞİMDİ Mİ MALI OLDU?
Güldoğan, Meslek Fabrikası'nın Tunç Soyer döneminde İstanbul merkezli bir vakfa devredilmek istendiğine atıfta bulunarak, “Bugün Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da yapması gereken şey burayı tahliye etmektir. Ha, bununla ilgili siz anlatabilirsiniz vatandaşlara dersiniz ki ‘Burası Büyükşehir Belediyesi'nde kalsaydı biz işte 25 yıldır yapamadığımız şunları yapacaktık. Aslında biz 25 yıldır ön görmediğimiz bu faaliyetleri de burada yapacaktık. Aslında biz iki yıl önce hatalı kararlar verdik. Hatta o dönemde AK Partili, Milliyetçi Hareket Partili meclis üyelerinin de karşı çıkmasına rağmen, biz İstanbullulara bir vakıfa bu binayı verecektik’. O zaman o kararda imzası olan şu anda Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da Büyükşehir Meclis Üyesi değil miydi, doğal meclis üyesi değil misin sen Karşıyaka Belediye Başkanı iken? Sen o zaman neden karşı çıkmadın? O zaman neden eylem yapmadın? Karşı çıksaydınız, imza atmasaydınız, şu anda il başkan vekili olan arkadaş, Sayın Murat Aydın. O da bakıyorum eylemde. Ya senin imzan yok mu sayın Aydın? O kararda sen İstanbullu vakıfa oranın verilmesi için sen de imza atmadın mı? Mahkeme kararıyla iptal edilmedi mi? Adı güzel vakfına siz orayı vermiyor muydunuz? O zaman bu İzmir'in İzmirlinin malı değildi de şimdi mi İzmirlinin malı oldu? Yani baktığınızda gerçekten de neresinden tutarsanız elinizde kalıyor” ifadeleriyle eleştirdi.
'BERGAMA' ÖRNEĞİ
‘İzmir Büyükşehir Belediyesini ötekileştiriyorlar’ veya ‘İzmirlinin malını gasp ediyorlar’ gibi söylemler duyuyoruz. Daha çok yakın bir zamanda tamamen hükümetin bütçesiyle Bergama'da bir millet bahçesi açılışı yapıldı. Bu millet bahçesinin içinde ticari alanlar da var, gelir getiren alanlar da var. Bildiğim kadarıyla yanlış olmasın ama 37 tane dükkân olduğunu biliyorum, yani 37 tane ticaret hanenin de olduğunu biliyorum. Yaklaşık 1 milyar TL'lik bir yatırım. Hani diyorlar ya hükümet İzmir'e yatırım yapmıyor vesaire. Sadece Bergama'daki şeyi söylüyorum, millet bahçesini söylüyorum. Yaklaşık 1 milyarın hatta biraz üstünde bir yatırım. Ne yaptı hükümet? Bergama Belediyesi'ne burayı devretti. Tüm taşınmazlarla. Yani o otuz yedi dükkândan gelir elde edecek olan yine Bergama Belediyesi olacak. İstediği gibi kiralayabilir, buradan gelir elde edebilir. Şimdi Bergama Belediyesi de Cumhuriyet Halk Partili değil mi? Yani Bergama Belediyesi'ne bunu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi niye aksini düşünür?”
BERGAMA BELEDİYE BAŞKANI ÇELİK'E ÖVGÜ
Öte yandan Meslek Fabrikası krizi yaşanırken, akıllarda soru işaretleri yaratan Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik’in AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin konuşan Güldoğan, “Bergama Belediye Başkanı Sayın Tanju Çelik'i de tanırım, gerçekten de itidalci davranmış. Bugün gidip diğer ilçe belediye başkanlarıyla birlikte, ondan sonra orada romantik solcularla birlikte şarkı söylemek yerine Bergama halkının geleceğini, Bergama halkının iyiliğini düşünerek doğru yerde, doğru insanlarla, doğru zamanda bir araya gelmiştir. Gidip de o meslek fabrikasının önünde diğer arkadaşları gibi eylem yapacağına doğru zamanda doğru insanlarla bir arada olmasından dolayı da tebrik ederim Bergama Belediye Başkanı” diyerek Başkan Çelik’e övgülerde bulundu.
"BURADA NASIL BİR MÜLKİYET İDDİASI VAR?"
Tapunun Beyazıt Baba Vakfı’na ait olduğu tartışmalarına ilişkin konuşan MHP’li Hastürk, “Osmanlı'dan kalan vakıf müfteleri de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne zaten dahil olmuştur. Yani o zaman Evkaf müdürlüğüydü, şimdi vakıflar müdürlüğü. Yani burada bir illiyet rabitasını kopmaz söz konusu değil. O zaman Osmanlı hazinesine bağlı Evkat Müdürlüğü bu konuyla muhataptı. Yeni devletimize de Vakıflar Genel Müdürlüğü bu konuyla muhataptı. Dolayısıyla lav edilmiş bir vakıf da olsa vakıflar genel müdürlüğüne ait. Bakın, vakfın tasfiyesi başka bir şey. Bu vakıf tasfiye edildi. Bu vakfın malları falanca vakfa aktarıldı. İşte bu vakfın efendim malları şöyle satıldı, şöyle satışa çıkarıldı gibi iddiaları varsa ben böyle bir şey duymadım. O başka bir şey. Vakıf tasfiye edildi ve bu mallar işte İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağışlandı gibi iddiaları herhalde yok. Benim gördüğüm öyle bir açıklama yok zaten akla da aykırıydı. Ama burada bir vakıf tasfiyesi söz konusu değil ise, yani vakıflar genel müdürlüğü mahiyetindeyse, hiçbir zaman mülk sahibi Büyükşehir Belediyesi olmamış ise burada nasıl bir mülkiyet iddiası var? Zilletten kullanmış olabilir. Birçok vakıf malı var İzmir'de veya Türkiye'nin çeşitli yerlerinde. Birçok vatandaşımız veya kurum ve kuruluşlar bu vakıf mallarını kullanıyorlar. Ne karşılığında kira karşılığında, ne karşılığında? Kazandırma karşılığında. Dolayısıyla burada hukuki bir rabota yok. Yani bir şeye sahip olmadan nasıl satabilirsiniz? Yani bizim ilk defa 2026 gündeme girmedik mi bu? 2021'de az önce Veysel Bey de bahsetti, büyükşehir belediyesi karar aldı. Kendisine ait olmayan bir malı adı güzel kendi güzel bilmiyorum ama bir vakfa, İstanbul'a bir vakfa vermeye çalıştı" şeklinde konuştu.
"İZMİRLİ'NİN MALINA ÇÖKÜLÜYOR DEMEK İŞLERİNE GELİYOR"
Ardından Hastürk, “Bir bilgi eksikliği mi diyeyim veya yanlış yönlendiriliyor mu diyeyim bilmiyorum. Sayın Tugay diyor ki, ‘Bununla ilgili daha kesinleşmiş bir hüküm yok’. Şimdi kesinleşmiş hüküm nedir? Soruşturma evresi tamamlanır, koşullu evresi tamamlanır, yargı size bir karar verir. Sonra siz bu kararı beğenmezseniz, taraflardan herhangi biri ne yapar? Bir üst mahkemeye götürür. Veya suçunuzun niteliği farklıysa, mesela beş yıl üstüne satıyorum, mesela Yargıtay yurdu açacaktır. En son artık orada bir karar verilir, bütün yasal yollar bittiğinde kesinleşmiş denir. Şimdi Tugay’ın kastettiği şey dosyadaki mahkeme kararının kesinleşmesi. Evet, bu kesinleşme söz konusu değil. Ama davaya açarken siz bir talia talebinin durdurulması taleple açıyorsunuz. Mahkeme de bunu reddediyor. Yani o hüküm kesilip Tahsilatçıların devamı ne var? Sizin bu davalarınızın özüne dair başka talepleriniz vardır. Buranın mülkünüz olduğu iddiasını olabilirsiniz. Dosyanın teknik detayını bilmiyoruz ama, hani ne iddianız varsa mahkeme bunu en son karar olarak açıklar. Ama siz bunu zaten talia talebinin durdurulmasıyla beraber de başka talepleriniz var. Başka taleplerinize dair kararları davayı sonunda göreceğiz neydiyse. Ama şu an tahliyeye yönelik sizin talebiniz zedelenmiş. Bir değil, iki değil, tam dört kere. Siyasette bunu suistimal etmek, ‘İzmirlinin mallarına çökülüyor’ demek biraz işlerine geliyor” açıklamasında bulundu.
"KENDİ BÜROKRATIYLA BİLE GEÇİNEMEDİ"
Öte yandan yaşanılan süreçte CHP’li bazı vekillerin eylem alanında bulunmamasının ardından Başkan Tugay’ın yalnızlaştığı söylentilerini hatırlatmasına da değinen Güldoğan, “Sayın Tugay İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonraki bütün süreçte Sayın Tugay'ın bu kendi tercihi bence ama yalnızlaştığını net olarak ifade ettim zaten. Hatta yani sonuçta kendi bürokratı olan biri en son Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı olarak atandı ve kendi bürokratı olan biriyle bile geçinemedi. İlk bu meslek fabrikasının bir taziye gibi kurgulanan oturma eylemi… Beyaz plastik sandalyelerde oturdular sanki bir taziye varmış gibi gelen geçmiş olsun dedi giden geçmiş olsun dedi. Şimdi orada bile sayın Cemil Tugay istiyor, hep tek başına olmayı ve en önde olmayı istiyor. İl Başkanı’nın tatilde olduğunu bilmiyor mu Sayın Cemil Tugay? Zaten Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekillerinin büyük çoğunluğu İzmir'de ikamet etmiyor. Dolayısıyla onlara da haber verilmediği için ne oldu? Cemil Tugay tek başına bir eylem gerçekleştirdi” dedi.
GÜLDOĞAN'DAN BORNOVA, KARŞIYAKA VE KARABAĞLAR GÖNDERMESİ!
Güldoğan, CHP’nin bir an önce Meslek Fabrikası için başlattığı direniş eylemine son vermesi gerektiğini savunarak, Bornova’da yaşanan ‘bankamatik’, Karşıyaka’da meydana gelen ‘maaş’ krizi ve Karabağlar’daki meclis krizine göndermede bulundu.
Güldoğan, “Bu oturma eylemi yargıya rağmen bence çok büyük bir hata. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bundan bir an önce vazgeçmesini istiyorum ve bence olması gereken de bu. Bu oturma eyleminin kazananları kimdir diye sorarsanız, kazananlar Bornova'da bankamatik çalışanları çalıştıran ve gündemi meslek fabrikasına döndüren Bornova Belediye Başkanı Sayın Eşki kazanır. Karşıyaka Belediyesi'nde ne yaptığı belli olmayan sekiz aydır işçilerin maaşını ödeyemeyen Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Ünsal belki kazanır. Ya ne anlamda kazanır? İşte iki üç gün gündem olmaz yanlış yaptıkları şeyler. Karabağlarda Sayın Kınay bölünmüş bir meclis grubu varken, bu durumla belki meclisteki ona karşı muhalif olan, kendi partilisi olan 12 meclis üyesini belki tekrar bir araya getirebilir, o kazanmış olur. Tabii ki sayın Cemil Tugay yalnız tek başına yaptığı İzmir siyasetinde belki iki milletvekilliğinden sonra yarın itibariyle üç dört tane daha İzmir'e seyahat etmek zorunda kalacak olan milletvekiliyle birlikte yalnızlığını gidermiş olur, o kazanmış olur. Bu süreç başka bir şeyi kazandırmaz ama Cumhuriyet Halk Partisi genel anlamda kaybeder. Yargı kararına rağmen bu eylemin devam etmesi İzmir'e kaybettirir” dedi.
Yorum Yazın