Güldem Atabay'dan NEO TV'de '4 Mayıs' vurgusu! İktidara 'hizmet' çıkışı: CHP'li belediyelerin projeleri kasıtlı olarak engelleniyor!
CHP PM Üyesi ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, NEO TV’de Türkiye'nin ekonomi politikasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, "Sayın Bakan Mehmet Şimşek aynı mantıkla bir şeyleri devam ettirmeye çalışıyor" dedi. Türkiye'nin bugünkü durumunu "İkinci Kurtuluş Savaşı" olarak nitelendiren Atabay, partisinin 4 Mayıs'tan itibaren sahaya inmesiyle çok farklı bir noktaya gelineceğini iddia etti. Öte yandan CHP'li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonlara da değinen Atabay, belediyelerin tasarladığı projelerin merkezi yönetim tarafından kasıtlı biçimde engellendiğini ileri sürerek, "İş siyaseten onay almaya geldiğinde, Cumhurbaşkanı aslında aynı zamanda parti başkanı olan bir cumhurbaşkanı olduğu için partili olma tarafı tutuyor" dedi. Ayrıca Meslek Fabrikası sürecine de değinen Atabay, "Bu neyin nasıl yapıldığının bence çok büyük bir göstergesi" şeklinde konuştu.
- Ege Postası
- 30.04.2026 - 22:35
- Güncelleme: 30.04.2026 - 23:11
EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi ve Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, NEO TV’de yayınlanan Kent ve Siyaset programında Mehmet Ali Deniz’in sorularını yanıtladı.
Atabay, Türkiye ekonomisinden CHP'li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonlara kadar geniş ve kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
"SEÇİM DÖNEMİNDE VURUCU BİR ŞEKİLDE ÇIKACAĞIZ"
“Biz çalışmalara mayıs ayında başlıyoruz” diyen Atabay, Genel Başkan Özgür Özel’in 4 Mayıs itibariyle sahaya çıkılacağı yönündeki açıklamasını da hatırlatarak “Bir ekip hukuk ekibi daha çok savaşıyor, üstümüze gelen o hukuk dışı saldırılarla diyeyim. Bir ekip de o kadar zengin bir iktisatçılar ekibi var ki, belki de Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihinde ilk defa olan çok değerli Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi içinde olan isimler de var. Onlar bu parti programını şu anda bir hükümet programına katman katman açarak detaylandırarak çeviriyorlar. Seçime neredeyse bir sene ya da bir buçuk sene var. Hepsini açıklamıyoruz bunları çünkü seçim döneminde vurucu bir şekilde çıkacağız. ‘Biz bunu yapacağız, şöyle yaptınız, bunu yaptınız’ diye. Olabildiğince biraz da gizemi koruyarak yaptıklarımızı, yapacaklarımızı anlatmaya çalışıyoruz. Bugünkü toplantı da aslında o 4 Mayıs sonrası değildi ama bu zeminde süre gelen toplantıdan bir tanesiydi.
Burada gördüğünüz hepsi değil, sadece bir giriş niteliğinde ve bir vizyon belgesi aslında. Hükümet programında tabii ki seçime doğru çok daha somutlaşacak ama biz ne anlatacağımızı, ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Yani amacımız zaten önce Türkiye'yi hukuk devleti yapmak çünkü o olmadan ekonomide hiçbir şey yapamıyorsunuz, taş üstüne taş koysanız altı deprem yıkılıyor tekrar. Hukuk devleti yapmakla beraber ekonomide kısa vadeli, orta vadeli, uzun vadeli planlı, kamu yararına inanan, sanayi politikası odaklı, hizmetleri ona göre kurgulamış, ne üreteceğiz, bunu nasıl paylaşacağız dert edinen bir hükümet programı göreceksiniz” ifadelerine yer verdi.
"BUGÜNKÜ DURUM İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI"
“Türkiye çok önemli bir kırılma noktasında” diyen Atabay, AK Parti iktidarının yönetimine eleştirilerde bulunarak, “Özellikle cumhurbaşkanlığı sistemiyle beraber artık parlamentonun devre dışı kalması, meclisin etkin olamaması, muhalefetin orada sadece soru önergeleri vererek istediği alanı açamamış olması… Bugün bakıyoruz, bence rezalet. Ortada dolaşan, gürültü yapan AK Partili vekiller var. Hani kendi ekipleri için uyarı alıyorlar ki ciddiyetsiz bir yer çünkü öyle olması isteniyor, öyle bir tek merkezi bir sistem isteniyor. En sonunda Trump'ın orta doğu valisi diyebileceğimiz birisi geliyor. ‘Size demokrasiye yakışmaz, monarşi noktası’ diyebilecek bir cüretle, bizim topraklarımızda bunu bize söylüyor. Dolayısıyla biz gerçekten bunu bir ikinci Kurtuluş Savaşı gibi görüyoruz" eleştirilerinde bulundu.

"MEHMET ŞİMŞEK BİR ŞEYLERİ MANTIĞIYLA DEVAM ETTİRMEYE ÇALIŞIYOR"
Ekonomik ve siyasal gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP'li Atabay, Türkiye’nin son 25 yılda köklü bir dönüşüm geçirdiğini ancak mevcut ekonomi politikalarının bu değişime yeterince uyum sağlayamadığını savunarak, "Hukuk adalet sistemi üzerine yepyeni bir dünya değişti bu 25 senede. Hala 2002 IMF programdaysa bugünkü Sayın Bakan Mehmet Şimşek aynı mantıkla bir şeyleri devam ettirmeye çalışıyor. Arada 2008 küresel finansal krizi oldu, pandemi oldu, dijital devrim oldu, yapay zeka oldu, bunların sanki hiçbiri yokmuş gibi ‘Bütçe açığı şöyle, enflasyon 30'un altına inmiyor’. Demek ki bir yerde hata var. Bugün bakıyorsunuz, ihracat eksi ikili hanelerde daralıyor. Otomotiv, beyaz eşya ihracatımız daralıyor, ithalat artmaya devam ediyor. Enflasyonu 30'un altına indiremiyorsunuz ki muhtemelen bu petrol şokuyla beraber hani o kadar hazırlıksız yakalandık ki bu 30'un çok çok daha üzerine çıkacak bir yere gidecek. Bütün bunlar gerçekten Türkiye'nin yeniden kurulmasını gerektiriyor" ifadelerine yer verdi.
"BU OLABİLECEK BİR ŞEY DEĞİL"
Son yıllarda demokratik sistem, ifade özgürlüğü ve ekonomi alanlarında ciddi tahribat oluştuğunu savunan Atabay, "Özellikle AK Parti'nin son dönemlerindeki verdiği hasarı 2017'den bu yana hem demokratik sisteme hem ifade özgürlüğüne hem ekonomide yarattığı hasar, ifade özgürlükleri… Bugün hukuksuz bir şekilde yargılanmalar, tutuklanmalar, gazeteciler, belediye başkanlarımız… Bu hasarı gidermek gerekecek. Bugün çok büyük bir yıkım var. Bugün açlık sınırı açıklandı 35 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira, açlık sınırı sene sonuna geldiğimizde 40 bin liraya varmış olacak. Bu olabilecek bir şey değil. Yoksulluk sınırı 113 bin lira. Yani ne yapıyoruz biz? Nasıl bir paylaşım modeli bu? Türkiye büyüyor, Türkiye üretiyor, refah da üretiyor. Bu refah kimin cebine giriyor? Dolayısıyla geçtiğimiz 15 senenin hasarı bugünün acılarını dindirecek bir program ve gelecek 30 seneyi artık yakalayacak” ifadelerini kullandı.
ATABAY'DAN '4 MAYIS' VURGUSU
“Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi kuran parti” diyen Atabay, Atatürk Dönemi’ne atıfta bulunarak “Biz hep bunları koruyan bir partiydik, arka planda. Şimdi öne çıkacak ekibi de kurduk. Biz bunu tekrar yeniden yapmayı adayız. İletişimimiz bence çok kuvvetli ve 4 Mayıs'tan sonra yola çıkmamızla, tekrar Anadolu'ya açılmamızla bence çok daha farklı bir yere geleceğiz birkaç ay sonra. Kimsenin kafasında ‘Cumhuriyet Halk Partisi bunu nasıl yapacak?’ kalmayacak. Evet, Cumhuriyet Halk Partisi bunu yapacak. Biz de onun arkasına dizileceğiz diye bir yol görüyorum ben. Bugün de aynı şeyi gördüğümüzü söyleyebilirim hatta” dedi.
"ENKAZ DEĞİL, İÇİ YOK OLMUŞ BİR DEVLET"
Devletin temel kurumlarının işlevselliğini yitirdiğini iddia eden Atabay, karar alma süreçlerinde bürokrasi ve siyaset arasında kopukluk yaşandığını savunarak, "En başta Cumhur İttifakı partisinin devralacağı içi boşaltılmış devlet ve kurumları. Bir merkezde toparlanmış cumhurbaşkanlığı sistemi etrafında, birbirleriyle haliyle yarış içinde olup o onun ayağını kaydırmış, onunla lobi yapmış danışmanlardan oluşan, halkla gerçekten bağlantısı olmayan, seçilmiş AK Partili milletvekillerinin o sistemin içine giremediği, zaman zaman çatışan… urumlar kalmamış. Hani bunun içine sayıştayı koyabiliriz, işte mahkemelerimizden başlayabiliriz, Merkez Bankası'ndan başlayabiliriz. Devlet planlama teşkilatı kalmamış, dünya değişmiş, hani planlar yapılamıyor strateji bütçesi başkanlığı ona yetmiyor çünkü öyle bir kapasitesi devlet kapasitesi orada değil artık. Dolayısıyla biz enkaz değil içi yok olmuş bir devleti tekrar kurmak yoluna çıkmışız.
O yüzden de Cumhurbaşkanlığı Adaylık Ofisi’nde 18-19 kişilik bir ekip var. Altında onlar 15 kişiye ekipler var. Bunlar bu çalışmayı yapıyorlar. Biz yeniden nasıl kurarız? Yeni sanayi politikalarını nasıl organize ederiz? Yeni sanayi politikası nedir? Dijitalleşmeyi, iklim değişikliğinin getirdiği şartları biz nasıl Türk lirası üzerinden emeği ucuzlatan politikaların rekabet olarak görüldüğü yerden değil, biz başka türlü bir rekabet alanı nasıl açabiliriz ki asgari ücrette sıkışan ücretler tekrar genişleyebilir yukarı doğru? Bir genç üniversite mezunu olduğunda eğer hala beceri eğitimleri yoksa, becerisi iş dünyasını karşılamıyorsa, bunları nasıl hızla doldururuz? Bir genç işe başladığında iş bulma şansı varsa… Dün işsizlik rakamları çıktı, geniş tanımda işsizlik yüzde 31, 5. Pandemi seviyesinde. Türkiye'de dünyada pandemi mi var? Hayır, kalmadı. Yanlış ekonomi politikaları var. 2000'lerin hatta 90'ların bakışıyla uygulanmaya çalışılan bir finansal istikrar politikası var. Bu ekonomi politikası bile değil” açıklamalarında bulundu.
"ŞU ANDA TÜRKİYE'NİN BİRİNCİSİ PARTİSİ CHP"
2024 yerel seçimlerinden itibaren Türkiye'nin birinci partisinin CHP olduğunu belirten Atabay, CHP'li belediyelerin hizmet alanında 'önünün kesildiğini' iddia ederek, "2024'te belediyelerle birlikte şu anda Türkiye'nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi. O yüzden bizim ısrarımız, bu hazırlığımız ve bütün bu yaşadığımız baskı ile beraber erken seçim mümkünse en erken istememiz, bir an önce bunları uygulamaya geçirmek istememiz ve o yüzden de çok da iyi yönettiğimiz için aslında. Bugün Sayın Dilek İmamoğlu'nun isyanını belki sosyal medyada görenlerimiz vardır. Kanıt yok, hiçbir şey yok, tutuklular neden oradalar? Çünkü başarılı bir model üretildi. Bu model belki bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde İstanbul ölçeğinde başarılı olamadı ama belliydi ki eğer izin verilseydi, bazı kontrollerle, bazı yanılgıların düzeltilmesiyle kazanılan, kırmızıya dönen Türkiye haritasında yerel seçimlerle birlikte o model uygulanacaktı ve bunun önü kesilmeye çalışıldı” dedi.
CHP'Lİ BELEDİYELERE OPERASYON DOSYASI AÇILDI: "BELEDİYELERİN PROJELERİ ENGELLENİYOR"
CHP’li belediyelere yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Atabay, belediyelerin projelerinde merkezi yönetim kaynaklı engellerle karşılaştığını öne sürerek, “AK Parti dışındaki belediyelerin eğer kayyım atanmamışsa ve seçim kazanılmışsa Türkiye'de de İzmir'de de bir kere projelerin onayları verilmeyebilir. Kamu bankaları hiçbir şekilde belediyelerimizle görüşmediği ve onaylamadığı gibi, dışarıdan bulduğunuz borcu da Cumhurbaşkanının onaylanması gerekiyor. Birçok kalemde sümen altı ediliyor. Siz bir proje geliştiriyorsunuz, projenin şekli belki dünyada ödüller kazanıyor. Mesela İzmir'in sıkışık trafiğini başka alternatif modeller geliştirmek olabilir. İzin verilmiyor ve bu o kadar pasif agresif bir şekilde yapılıyor ki siz bunu billboardlarda ilan etmeniz gerekiyor, vatandaş bunu duysun. Sonuç olarak ‘O projeler üretilmiyor’. Hayır üretiliyor. Hatta yurt dışından ucuz finansman da sağlanıyor. İş siyaseten onay almaya geldiğinde, Cumhurbaşkanı aslında aynı zamanda parti başkanı olan bir cumhurbaşkanı olduğu için partili olma tarafı tutuyor ve bu tarafın başarısız olmasını istiyor. Bu çok majör bir neden" şeklinde konuştu.
"BELEDİYELER EL DEĞİŞTİRDİKTEN SONRA BİR ANDA SGK BORÇLARI ÇIKTI"
Açıklamalarının devamında 2024 seçimleri sonrası el değiştiren belediyelerde geçmiş dönemden kalan borçların tahsil edilmesi sürecine de değinen Atabay, özellikle sosyal güvenlik borçları nedeniyle ciddi mali kesintiler yaşandığını ifade ederek, "İkincisi geçen sene gördük, AK Partili belediyelerde yıllar içinde birikmiş. Ne kadar sosyal güvenlik borcu varsa bu belediyeler el değiştirdiğinde, yani Mart 2024 seçiminde AK Partili belediyelerden Cumhuriyet Halk Parti’ye geçtiğinde bir anda o SGK borçlarının aniden alınması gereği ortaya çıktı. İnanılmaz kesintiler yaşadı belediyelerimiz. Buna rağmen sosyal hizmetlerini devam ettirdiler. Şimdi böyle bir ortamda bir taraftan da tutuklamalar var. Şimdi görüyorsunuz bir iki tane partimizden ihraç ettiğimiz isim dışında ortada elle tutulur hâlâ süreçleri devam eden, en son Ataşehir Belediye Başkanımız olmak üzere kanıt olmadığı yerlerde insanlar içeri alınıyorlar. Şimdi böyle bir yerde hizmet vermeye çalışıyorsunuz. Tabii biraz aksaklıklar oluyor ama başladığımız modelin tamamlanmasına izin verilmiyor. Buna rağmen belediye başkanlarımız canla başla çalışıyor" şeklinde konuştu.
"CEMİL TUGAY BENİ ETKİLEYEN BİR KONUŞMA YAPTI"
CHP'li Atabay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın hizmet anlayışına vurgu yaparken Meslek Fabrikası sürecine değindi.
Atabay, "İzmir Belediye Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay, bugün gerçekten beni de çok etkileyen bir konuşma yaptı toplantının başında. Yaptığı hizmetleri hiç anlatmadı. Hangi ruhla yaptığını, nasıl bir İzmir'e hizmet etmek istediğini anlattı. Dolayısıyla çok büyük engeller var ve biz bu engellere karşı direniyoruz, yapabildiğimiz hizmeti yapmaya çalışıyoruz, sosyal demokrat halkçı bir belediyecilik örneği koymaya çalışıyoruz. İzmir'de çok yakın zamanda yaşadık. Aldığınız güzel olarak değiştirdiğiniz bir modeli, yani Meslek Fabrikasına gelip el konuyor. ‘Bahsi geçen Vakıflarla alakası var’ Tarihi belgeleri çıkartıyorsunuz, yok. Orada biz gençlere devletin vermesi gereken eğitimde eksik kalan beceri eğitimini biz orada tamamlıyorduk. Şimdi geliyorsunuz, kapatıyorsunuz. Şimdi bu zaten neyin nasıl yapıldığının bence çok büyük bir göstergesi" dedi.
"BAŞKANLARIMIZ GÜZEL BİR PROJE YAPTIKLARINDA İÇERİ ALINMA STRESİ YAŞIYORLAR"
Ardından konuşmasına devam eden Atabay, "O yüzden de biz istiyoruz ki, bu anlattığımız bütün programlarımızı ikna ettiğimiz halkla beraber bir oy verin, biz hem yerel yönetimlerde yapmak istediklerimizi tamamlayalım, çünkü her örneğin önü kesildi. İstanbul'daki anaokulları kapanmaya çalışıldığında onlara el konmaya çalışılıyor. Kent lokantalarının başka isimlerle kendileri ürettiler, hiç görmedikleri yoksulluğu açlığını bir anda görmeye başladılar. Doğru modellerle ilerliyoruz. Doğru çalışmalarla bunu büyüttük Türkiye ölçeğinde ve bunu yapmaya adayız. Belediyelerimiz de elinden geleni yapıyor bu şartlarda. Öyle bir şey ki, yani bir taraftan iş yapıyorlar, bir taraftan da eldeki tabii bir kaynak da var. O kaynağı dağıtarak imzalarını atıyorlar. Güzel bir proje yaptıklarında, yarın içeri alınma stresi içinde yaşıyorlar ve buna rağmen devam ediyorlar” şeklinde konuştu.

Yorum Yazın