Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Gazetecilere ‘ihanet’ suçlamasına tepki! Umutoğulları’ndan Tugay’a sert sözler; Bize şeref dersi verecek son kişi sensin!

Gazetecilere ‘ihanet’ suçlamasına tepki! Umutoğulları’ndan Tugay’a sert sözler; Bize şeref dersi verecek son kişi sensin!

NEO TV ekranlarında yayınlanan Editör Masası programında gazeteci Mithat Umutoğulları, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın basını ve gazetecileri hedef alan sözlerine çok sert yanıt verdi. Tugay’ın gazeteciler için kullandığı ağır ifadeleri “tahammülsüzlük ve öfke nöbeti” olarak değerlendiren Umutoğulları, “Biz kalemimizi satmadık, vicdanımız rahat. Ama gazetecilere şeref ve haysiyet dersi vermeye kalkmadan önce Sayın Tugay kendi belediyesindeki tartışmalı atamalara baksın” sözleriyle tepki gösterdi. Umutoğulları, Tugay’ın AK Partili isimlerin haberlerinin yapılmasını “kente ihanet” gibi göstermesinin gazeteciliğin doğasına aykırı olduğunu belirterek, “Hoşuna giden haberleri yapınca şanlı ve şerefli kurum oluyoruz; eleştirince mi şerefsiz oluyoruz?” diye sordu. Programda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bazı atamalar üzerinden Başkan Tugay’a yüklenen Umutoğulları, “Bize ahlak dersi verecek son kişi sensin” çıkışıyla tartışmanın fitilini ateşledi.

  • Ege Postası
  • 30.04.2026 - 22:49
  • Güncelleme: 30.04.2026 - 23:00

NEO TV ekranlarında yayınlanan Editör Masası programında gazeteciler Halil Solak, Mithat Umutoğulları ve Hakan Gözalan; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın son grup toplantısındaki açıklamalarını, İzmir’in bekleyen sorunlarını ve kentteki güncel siyasi atmosferi masaya yatırdı. Gazeteciler, Başkan Tugay’ı "mazeret belediyeciliği" yapmakla ve siyasi bir yalnızlık içine düşmekle eleştirdi.

İşte programda öne çıkan o değerlendirmeler:

"SAYIN TUGAY KÜÇÜMSEYEREK BÜYÜK BİR HATA YAPMIŞ"

Gazeteci Halil Solak, Cemil Tugay'ın "Ben tutuklanırsam peşimden gelmeyin" şeklindeki sözlerini sert bir dille eleştirerek, bu açıklamanın son derece yanlış ve ajite edici olduğunu belirtti. Ekrem İmamoğlu sürecini hatırlatan Solak, Saraçhane'deki eylemler olmasaydı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne çoktan kayyum atanmış olabileceğini vurguladı.

Solak, Tugay'ın eylemsizlik çağrısının Genel Başkan Özgür Özel'in bugüne kadar yaptığı 105 mitingi ve emeği boşa çıkardığını ifade ederek şunları söyledi: "Büyükşehir Belediye Başkanı makamına bu açıklamalar yakışmaz. Göreve gelmesinin üzerinden 2 yıl geçti, elle tutulur hiçbir şey yapılmadı. Trafik, çöp sorunu dururken, körfez kokmaya başlamışken grubu toplayıp bu sorunlar için yol haritası belirlemek yerine adliye koridorlarının çözüm olmadığını söylüyor. Meslek fabrikasında da örneğini gördük; bu partinin genleriyle oynandı. CHP salonlara hapsedildi ve eylemselliğini kaybetti."

"LİDER OLMAYA ÇALIŞIYOR AMA O KUMAŞ YOK"

Gazeteci Mithat Umutoğulları ise Cemil Tugay'ın eylem yönetimi konusundaki tutarsızlıklarına dikkat çekti. Göreve geldiğinden beri belediye önünde sürekli işçi ve memur eylemleri olduğunu hatırlatan Umutoğulları, Tugay'ın Meslek Fabrikası önündeki eylemi de kendi kendine başlattığını ve yine kimseyi inandıramayarak yarıda kestiğini ifade etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin eski başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 397 yılla yargılanırken ilçe ilçe dolaşıp direndiğini hatırlatan Umutoğulları, Tugay'ın liderlik vasfını şu sözlerle sorguladı: "Bir tarafta 'Kendimi milletime emanet ediyorum' diyen bir İmamoğlu var, öbür tarafta 'Başıma bir şey gelse sakın arkamdan gelmeyin' diyen, kitlenin kendisine sahip çıkmasından bile korkan bir belediye başkanı var. Bu adamdan lider olur mu? Lider olmaya çalışıyor ama o kumaş yok adamda. Artık bunlar ilkesel bir mücadeleden Cemil Tugay'ın kişisel mücadelesine dönmüş durumda. Sokakta insanların ne dediği değil, kişilerin ne dediğiyle uğraşıyor."

"ERKENDEN HAVLU ATTI VE SİYASİ BİR YALNIZLIĞIN İÇİNDE"

Programda söz alan Hakan Gözalan, Cemil Tugay'ın iki yıllık görev süresinde krizleri iyi yönetemediğini ve erkenden havlu atarak siyasi bir yalnızlığa sürüklendiğini savundu. Meslek Fabrikası sürecinde geç kalınmış kararlar alındığını ve binanın Vakıflara devredilmesine engel olunamadığını hatırlatan Gözalan, Tugay'ın kitleleri harekete geçiremediğini belirtti.

Gözalan, Başkan Tugay'ın sürekli "kredilerimiz onaylanmıyor" söylemine sığınmasını da eleştirerek mazeret belediyeciliğinin bırakılması gerektiğinin altını çizdi: "Şimdi göreve geleli iki yıl oldu. Daha hiçbir şey yapmamış, aslında görevi bitirip de gitmenin derdine düşmüş gibi bir hava sezdim. Koskoca Büyükşehir Belediye Başkanı 'tutuklanırsam arkamdan kimse gelmesin' talimatı veriyor; bu kendi siyasetine de partisinin siyasetine de yakışmaz. Sürekli kredilerin onaylanmadığını gündeme getirmesine gerek yok. Göbeğinizi kendiniz kesmeniz, çözüm üretmeniz gerekiyor."

"GAZETECİLERE AHLAK DERSİ VERMEDEN ÖNCE KENDİ ATAMALARINI SORGULASIN"

Başkan Tugay'ın grup toplantısında basını hedef almasını ve "kente ihanetle" suçlamasını değerlendiren Mithat Umutoğulları, NEO TV'nin tüm siyasi partilere eşit mesafede yaklaşan şeffaf bir yayın politikası olduğunu vurguladı. AK Partili milletvekillerinin haberlerini yaptıkları için "ihanet" ile suçlanmalarının tutarsızlık olduğunu belirten Umutoğulları, Tugay'ın kendi katıldığı programlarda AK Partili isimlere bizzat teşekkür ettiğini hatırlattı.

"KONUYU DÖNÜP DOLAŞTIRIP MEDYAYA GETİRİYOR"

Sözlerine Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın grup toplantısındaki tutumunu eleştirerek başlayan Umutoğulları, toplantının asıl amacından saptırıldığını belirtti: "Şimdi düşünün; bir grup toplantısı yapıyorsunuz. Bu toplantıda parti içi mücadeleyi artırmayı, işlere daha fazla odaklanmayı, muhalefetin eleştirilerine daha ciddi cevaplar vermeyi konuşarak tüm büyükşehir grubunu ve grup başkanvekillerini motive etmeniz beklenir. Ancak Cemil Tugay konuyu dönüp dolaştırıp medyaya getiriyor."

"BİZİM KAPIMIZ HERKESE AÇIK, TUGAY DA BU EKRANLARA ÇIKTI"

NEO TV'nin yayın politikasına dikkat çeken Umutoğulları, kanalda her görüşten siyasetçiye yer verdiklerini vurguladı: "Bu televizyon kurulduğu günden beri TKP'den MHP'ye, Zafer Partisi'ne kadar birçok siyasetçi, genel başkan ve genel başkan yardımcısı bu kanala geldi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın grup toplantısını da veriyoruz, Özgür Özel'in Erdoğan’ı en sert şekilde eleştirdiği mitingleri de veriyoruz. CHP'li belediye başkanlarını, milletvekillerini, meclis üyelerini de davet ediyoruz. Gelenler kendilerini ifade ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da bu televizyona defalarca davet edilmiştir ve üç ay önce gelip konuşmuştur. Haftada ortalama 70'in üzerinde program yapıyoruz ama Sayın Başkan'ın tek bir programa bile tahammülü kalmamış."

"BİZ HABER YAPINCA MI KENTE İHANET EDİYORUZ?"

Cemil Tugay'ın, AK Partili İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı'nın haberlerinin yapılmasından rahatsızlık duyduğunu ve bunu "kente ihanet" olarak nitelendirdiğini belirten Umutoğulları, Tugay'ın geçmişteki açıklamalarını hatırlatarak şu çelişkiye dikkat çekti: "Grup toplantısında 'Ceyda Bölünmez Çankırı haberlerini yapıyorlar, bunlar bu kente ihanet edenler' diyor. Biz AK Partili bir milletvekilinin haberini yaptığımızda kente ihanet mi ediyoruz? Sayın Başkan, katıldığınız her programda AK Parti İl Başkanı'na ve milletvekillerine ayrı ayrı teşekkür eden siz değil miydiniz? Bu kentte bir CHP'li belediye başkanı olarak en üst perdeden, açık alanda bu milletvekiline teşekkür eden kişi sizdiniz. Siz kente ve kent adına onlara teşekkür ederken ihanet etmiyorsunuz, kendi partinizin ideolojik tavrına ihanet etmiş sayılmıyorsunuz da biz gazeteci olarak kamuoyuna haber yapınca mı ihanet ediyoruz?"

"KALEMİMİZİ SATMADIK, VİCDANIMIZ RAHAT"

Tugay'ın medyaya yönelik kullandığı "satılmış", "şerefsiz", "yalancı", "dolandırıcı" şeklindeki ağır hakaretlere de sert tepki gösteren Umutoğulları, tarafsızlıklarını şu sözlerle savundu: "Bir gazetecinin görevi kamuoyunda ne olup bitiyorsa onu vermektir. Bizim vicdanımız o kadar rahat ki, akşam evimize gittiğimizde başımızı yastığa çok rahat koyuyoruz. Çünkü biz bugüne kadar kalemimizi satmadık. Bugün Cemil Tugay’ı eleştirebiliyorsak, daha üç hafta önce AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'ı da eleştirebiliyoruz. Geçen hafta programın başında iktidarı ve bakanlıkları da yerden yere vurduk. Ben bir gazeteci olarak bu ağır sözleri üstüme alırım ve en üst perdeden tepkimi gösteririm. Bizi kastetmemiş bile olsa bu ifadeler kabul edilemez. İzmir medyasındaki diğer gazeteciler herhalde bu hakaretleri kabul ediyor ki kimse çıkıp 'Sayın Başkan siz ne diyorsunuz?' demedi."

"TACİZ İDDİANAMESİ OLAN KİŞİYİ DAİRE BAŞKANI YAPAN BİZE AHLAK DERSİ VEREMEZ"

Umutoğulları'nın açıklamalarının en çarpıcı noktası ise İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki tartışmalı bir atama oldu. Şeref ve haysiyet üzerinden basına yüklenen Tugay'a, kendi kadrolaşması üzerinden cevap verdi: "Eğer bizim Büyükşehir Belediye Başkanımız şeref ve haysiyetten bahsedecekse, önce iki kadına tacizde bulunduğu iddiasıyla iddianamesi kabul edilen ve davası açılan Berkan Alttekin'e baksın. Karşıyaka Belediye Başkanı, bu şikayet kendisine ulaştığında ilgili kişiyi hemen görevden aldı. Ama sen, Karşıyaka'nın gönderdiği bu kişiyi getirip hem Spor Daire Başkanı yapıyorsun hem de Belediye Spor Kulüp Başkanı yapıyorsun. Üstelik bunu iddianame hazırlandığı zaman yaptın. Bu kişi muhtemelen ceza da alacak.

Kadın onurunu yok saymış, ayaklar altına almış bir adamı getirip böylesine önemli görevlere koyacaksın, sonra da mesleğini yapan gazetecilerin onuru, şerefi ve haysiyeti hakkında konuşacaksın! Kusura bakma, bunu yapan kim olursa olsun bir gazeteciye ahlak dersi vermesin. Biraz onuru, haysiyeti olan bir insan, taciz iddiasıyla yargılanan bir adamı ödüllendirir gibi daire başkanı yapmaz. Önce bu beyefendi iki kadına tacizde bulunmuş müdürünü görevden alsın, o zaman biz onun şeref ve onuruna saygı duyalım."

"TAHAMMÜLSÜZLÜK VE ÖFKE NÖBETİ"

Sözlerini Başkan Tugay'ın eleştiriye kapalı tutumunu vurgulayarak sonlandıran Umutoğulları, yargı yolunun açık olduğunu hatırlattı: "Biz burada Cemil Tugay'ın yüzlerce olumlu, olumsuz haberini yaptık. Eğer yaptığımız yorumlarda, işlerde bir yanlışlık varsa git mahkemeye ver. Bizi niye onurumuzla, haysiyetimizle sınıyorsun? Bence o toplantıda kendisine muhalif olan gazetecilerle ilgili bir öfke nöbeti geçirmiş. Bu kadar tahammülsüz bir adam mı şimdi bize demokrasi ve ahlak dersi verecek? Cemil Tugay'ın hoşuna giden haberler yaparken şanlı ve şerefli bir kurumuz ama hoşuna gitmeyen eleştiriler yaptığımızda şerefsiz, onursuz oluyoruz. İnsanda biraz utanma olur."

ÖDÜLLENDİRİR GİBİ GETİRMESİ AKIL ALMAZ

Halil Solak da bu atamaya tepki göstererek, masumiyet karinesi olmakla birlikte hakkında böylesine ağır iddialar olan bir ismin binlerce gencin bulunduğu bir spor kulübünün başına "ödüllendirilir gibi" getirilmesinin akıl almaz olduğunu ve ailelerin çocuklarını o kulübe göndermekten çekineceğini dile getirdi.

Halil  Solak şunları söyledi:

“Ki orada Yıldız Hanım'ın tavrı ne kadar olgunca değil. Bu isim hakkında bir şikayette bulunuluyor. Soruşturma başlatılıyor ve hemen görevden alıyor. Burada olması gereken de bu zaten. suçlu olur olmaz, onu bilemeyiz. Masumiyet karinesi var. Ancak hakkında böyle bir iddia olan birisini getirip Kör göze parmak sokar gibi. ‘Karşıyaka madem sizi görevden aldı. Gelin ben sizi ödüllendireyim. Gelin size spor kulübünü emanet edeyim.’ Ki spor kulübü ne kadar önemli bir yer.

Spor daire başkanı oluyorsun bir de spor kulübü. İki ayrı görev. Şimdi oranın binlerce sporcusu vardır. Ben çocuğumu göndermem oraya. İşte burada sıkıntı bu. O kulübün başında olan bir şahıs hakkında taciz iddiası olan , birisinin yönettiği bir yere ben çocuğumu göndermem.

Ben İzmirlilerin de göndermeyeceğini. Biliyorum. Burada Suçlu olur olmaz. Ona mahkeme karar verecek belki beraat alır. Üzerindeki bütün atılı suçlardan beraat eder. Gelir görevine devam eder. O zaman kimse bir şey diyemez. Ancak şu an üzerinde bu kadar iddia varken o insanı getirip orada daire başkanı yapmak, spor kulübünü emanet etmek. de ayrı bir şey demek ki gazetecilere görevini yapan, siz niye bunlara bu kadar yer veriyorsunuz? diye gazetecilere akıl veren onların haysiyetlerine yönelik açıklamalarda bulunan bir belediye başkanının Büyükşehir Belediye Başkanı'nın spor kulübünü emanet ettiği kişi de kamuoyunda tartışılır.

AK PARTİ SAHADA GÜÇLENİRKEN CHP İÇİ ÇATIŞMALAR ARTIYOR

Programın son bölümünde kentteki iktidar ve muhalefet dinamikleri karşılaştırıldı. CHP İzmir milletvekili Mahmut Tanal'ın NEO TV yayınına katılmasının, Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar tarafından "O kanal Cemil Tugay'a muhalif" denilerek engellendiği kulis bilgisini paylaşan Umutoğulları, CHP içerisinde ilçe başkanlarının vekillere ambargo koymaya çalıştığı bir iletişimsizlik ortamı olduğunu belirtti.

Diğer yandan AK Parti'nin İzmir'deki siyaset anlayışını değiştirdiğini ifade eden Umutoğulları sözlerini şöyle noktaladı: "Eskiden yol yapılmazdı, tünel bitmezdi, vatandaş memnundu çünkü çalışan bir belediye vardı, AK Partililer sokağa çıkmaya çekinirdi. Şimdi CHP üretemiyor, İzmir'de her yerde problem var ve AK Parti bu işi çözdü. Adamcılığı bitirdiler. Başta Gençlik Kolları Genel Başkanı Eyyüp Kadir İnan ve Ceyda Bölünmez Çankırı olmak üzere herkes sahada vatandaşın derdini dinliyor. Gaziemir'deki adam gidip Karabağlar'ı geziyor. CHP'nin çözemediği sorunları masaya koyup sempati topluyorlar. CHP'nin bu anlayışla işi gerçekten çok zor."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.