Gazeteci Solak'tan NEO TV'de Bakan-Tugay gerilimine dair sert eleştiriler!
NEO TV’de yayınlanan Denge programında gazeteci Halil Solak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde İzmir özelinde yaşanan tartışmaları değerlendirerek, parti içi gerilimlerin kamuoyuna yansıma biçimini sert sözlerle eleştirdi. Solak, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasında Buca Cezaevi alanı üzerinden yaşanan polemiğin, partiye ve seçmen algısına zarar verdiğini ifade etti. Solak, iki ismin birbirini sevmeyebileceğini ya da anlaşamayabileceğini ancak bunun kamuoyu önünde sert açıklamalarla yürütülmesinin muhalefet cephesinde kabul edilemez olduğunu vurguladı.
- Ege Postası
- 29.01.2026 - 10:47
- Güncelleme: 29.01.2026 - 11:10
EGE POSTASI- NEO TV’de yayınlanan ve Nil Kahramanoğlu moderatörlüğünde Denge programında konuşan gazeteci Halil Solak, Ahmet Özer hakkında verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasını sert sözlerle eleştirdi.
“Dosyada hep ‘duymuşlar, görmüşler’ var”
Solak, Ahmet Özer’in de bizzat anlattığı üzere dosyanın tamamının varsayımlara dayandığını ifade ederek,“Görmüşler, duymuşlar, okumuşlar, dinlemişler… Yani hep ‘mış’lı, ‘miş’li ifadeler. Dosyada tek bir somut delil yok” dedi.
“Taziye telefonu suç sayıldı”
Ahmet Özer’in Van’da bir vatandaşı annesinin vefatı nedeniyle aramasının dosyaya girdiğini hatırlatan Solak,
“Aranan kişinin hakkında bir soruşturma bile yok. Sadece kardeşlerinden biri hakkında soruşturma var. Buna rağmen Ahmet Özer suçlanıyor” diye konuştu.
“Yasaklı olmayan kitap ve dergiler delil yapıldı”
Dosyada yasaklı olmayan bir kitabın ve yine yasaklı olmayan bir mizah dergisinin suç unsuru olarak yer aldığını vurgulayan Solak, “Yazdığı kitapta ‘gerilla’ kelimesi geçiyor diye soruşturmada yer alıyor. Bu hukuk değil” ifadelerini kullandı.
“Aynı görüşmeler başkalarına serbest, Özer’e suç”
Ahmet Özer’in geçmişte Remzi Kartal ile yaptığı görüşmelerin dosyaya konulduğunu hatırlatan Solak, “Geçmişte şimdilerde AK Parti’den milletvekili olan Hüseyin Yayman da Remzi Kartal’la yemek yedi. Ona ‘akademik görüşme’ deniliyor, Ahmet Özer’e suç” diyerek çifte standarda dikkat çekti.
“Çözüm sürecinde akil insan olan isim bugün sanık”
Solak, Ahmet Özer’in geçmişte çözüm sürecinde ‘akil insan’ olarak görev aldığını hatırlatarak,
“O dönem fikirleri değerliydi, bugün terör örgütü üyesi deniliyor. Bu büyük bir çelişkidir” dedi.
“Bahçeli ve Yıldız da göreve dönmeli diyor”
Solak, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın da Ahmet Özer’in tahliye sonrası görevine dönmesi gerektiğini söylediğini hatırlattı.
Ahmet Özer döneminde düzenlenen “Kardeşlik Festivali”nin dahi soruşturmaya konu edildiğini belirten Solak, “Konserde Kürtçe şarkı söylenmiş, birkaç kişi slogan atmış. 40 bin kişiyi belediye başkanı mı kontrol edecek?” diye sordu.
“Kayyum tatlı dağıttı, demokrasinin ruhuna mı?”
Ahmet Özer’e ceza verildiği gün kayyumun belediyede tatlı dağıttığı iddiaları var Solak,
“Herhalde demokrasinin ruhuna dağıttılar. Başka bir açıklaması yok” ifadelerini kullandı.
“Bu karar çözüm sürecini baltalar”
Solak, verilen cezanın çözüm sürecine ciddi zarar vereceğini belirterek,
“Bir yandan İmralı ile görüşülüyor, diğer yandan CHP’li bir belediye başkanına ‘kent uzlaşı’ gerekçe gösterilerek 6 yıl 3 ay ceza veriliyor. Bu büyük bir hukuk çıkmazıdır” dedi.
“Bu bir ayrıcalıktır”
Önceki gün başlayan Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında Aktaş’ın VIP girişlerden, çok sayıda korumayla mahkemeye getirilmesini de eleştiren Solak, “Bu açık bir ayrıcalıktır. Hukukta yeri yoktur” diye konuştu.
“Örgüt lideri dışarıda, belediye başkanları içeride”
Solak, örgüt lideri olduğu iddia edilen ve 700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın dışarda serbestçe dolaşırken seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasını eleştirerek, “Bunu halka anlatamazsınız” dedi.
“İddialar sadece CHP’li belediyelere yönelik”
Aziz İhsan Aktaş’ın birçok partili belediyeyle iş yapmasına rağmen sadece CHP’li belediyelerle ilgili iddialarda bulunduğunu söyleyen Solak, “Buradan çıkan sonuçlar sağlıklı değildir” dedi.
CHP’de İzmir gerilimi: Sert açıklamalar seçmene ne anlatıyor?
Solak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde İzmir özelinde yaşanan tartışmaları değerlendirerek, parti içi gerilimlerin kamuoyuna yansıma biçimini sert sözlerle eleştirdi. Solak, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasında Buca Cezaevi alanı üzerinden yaşanan polemiğin, partiye ve seçmen algısına zarar verdiğini ifade etti.
“Parti zaten kuşatma altındayken bu dil doğru değil”
Solak, iki ismin birbirini sevmeyebileceğini ya da anlaşamayabileceğini ancak bunun kamuoyu önünde sert açıklamalarla yürütülmesinin muhalefet cephesinde kabul edilemez olduğunu vurguladı. Murat Bakan’ın; milletvekilliği, Parti Meclisi üyeliği, genel başkan yardımcılığı ve Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki görevlerine dikkat çeken Solak, Cemil Tugay’ın da CHP’li bir büyükşehir belediye başkanı olduğunu hatırlattı.
“Bu tartışmalar basın üzerinden bu sertlikte yürütülürse, seçmen nezdinde de sade parti üyesi nezdinde de büyük bir kırılma yaşanır. Parti zaten bir sıkıntı içinde, adeta kuşatma altında. Ne gerek var.” dedi.
Buca Cezaevi Alanı: “Birlikte mücadele etmek gerekirken…”
Solak, tartışmanın çıkış noktasının Murat Bakan’ın Buca Cezaevi alanına ilişkin “yeşil alan olsun, statükoya boyun eğmeyelim” çağrısı olduğunu belirtti. Bakan’ın bu sözleri iktidara söylediğini ifade ettiğini hatırlatan Solak, Tugay’ın bu çıkışa verdiği yanıtı sert şekilde eleştirdi.
“Bir belediye başkanının, ‘Ahkâm kesmek kolay, 18 milyar lirayı bulsun getirsin’ demesi normal mi? Bir milletvekilinin İller Bankası’nda kaynağı bulma yetkisi mi var?” diye sordu.
“Başkan kabullenirse halk da kabullenir”
Buca Cezaevi alanının çevresinin tamamen betonlaşmış apartmanlarla çevrili olduğunu hatırlatan Solak, bu alanın İzmir için bir daha ele geçmeyecek kadar kıymetli olduğunu söyledi.
“Eğer siz en baştan bu alanı gözden çıkarırsanız, halk da ‘başkan kabullenmiş’ der. Oysa kentin şehremini olarak direnç göstermeniz gerekir” ifadelerini kullandı.
Solak, mücadele edilmesi halinde sonucun ne olursa olsun kamuoyunun belediyenin yanında duracağını, ancak baştan teslimiyet görüntüsü verilmesinin İzmirliye anlatılamayacağını vurguladı.
Solak'ın Bakan -Tugay gerilimine dair açıklamalarının tamamı şöyle;
"İkili birbirini sevmeyebilir, anlaşamayabilirler. Biri Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi, İzmir Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, İçişleri Politika Kurulu Başkanı. Şimdi diğeri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili.
Şimdi bunu böyle kamuoyunda sert açıklamalarla basın üzerinden birbirlerine açıklamalar yaparsalar. Bu seçmen nezdinde de sade parti üyesi nezdinde de ne oluyor? Zaten parti bir sıkıntıda değil mi? Bir kuşatma altında. Şimdi siz burada Murat Bakan ne demiş? Ona bakmak lazım. Ne demiş Murat Bakan da bu kadar sert cevap veriyor Sayın Tugay.
Murat Bakan demiş ki; ‘Buca Cezaevi alanı yeşil alan olsun. Siyaset yapalım. Statükoya boyun eğmeyelim.’ Ee siz bunu kalkıp ‘ahkam kesmek kolay 3 dönemdir milletvekilliği yapıyor. Gitsin İller Bankası ile görüşsün. İşte 18 milyar lira kaynak lazım. Onu bulsun getirsin. Biz de yeşil yalan yapalım.’ Yani bir belediye başkanı böyle bir açıklama yapar mı? Normal mi ? Yani birlikte mücadele etmeleri gerekiyor o alanın yeşil alan olması için.
Kaldı ki Bakan, ben ‘yeşil alan olsun sözlerini iktidara söyledim’ diyor. Niye üstüne alınıyor? Bu fırsat bir daha ele geçmez. Alan çok değerli’ o alana havadan baktığımız zaman etrafı nasıl? Apartmanlarla çevrili beton yığını...
Şimdi siz orayı güzelce bir yeşil alan olarak değerlendirmek varken. Ne diyor Sayın Bakan; ‘Biz birlikte mücadele edelim. İktidara karşı iktidar milletvekillerine. Yine olacaksa olsun ama mücadele edelim. Kabullenmeyelim hemen’ diyor. Birazdan Basmane Çukur mevzusuna geleceğiz. Orada da benzer açıklamayı Aziz Kocaoğlu yapıyor, ‘Ver kurtullarla belediyecilik yapılmaz’ diyor.
Orayı yeşil alan yapmak varken tamam orası için 18 milyar lira kaynak lazım. Siz bununla ilgili mücadele edersiniz parti örgütüyle birlikte. Başaramazsanız derler ki; ‘Başkan elinden geleni yaptı ama ne yapalım yarısı yeşil alan oldu yarısı da onlar konut yaptılar rant için.’ Sizin bu mücadelenizi görürse halk da sizin arkanızda olur. Ama siz bunu en baştan kabullenirseniz halk da ‘zaten Başkan kabullenmiş. Biz ne yapalım? Bizim elimizden ne gelir?’ Çünkü kentin şehremini sayın Tugay. O hemen kabullenirse, o alanı gözden çıkartıyorsa bu kadar kolay bir şekilde. Zaten İl Başkanı Çağatay Güç hiç açıklama yapmıyor bu konuyla ilgili. Bugün Deva Partisi il başkanının açıklamasını gördüm Diyor ki; Aybar Uygur, ‘Çağatay Güç, Buca Cezaevi alanıyla ilgili açıklama yapacak mı? Yoksa bürokrat gibi takılmaya devam mı edecek’ diyor. Hiç sesini çıkarmıyor. Soyer biliyorsun bir önceki dönem gitti orada bir eylem yaptılar oranın yeşil alanı olması için bir mücadele ortaya kondu. Şimdi yapılır veya yapılmaz O işin ayrı boyutu. Ama bir direnç sergilersiniz. Bakın hem direnç sergilemiyorsunuz. Hem kendi partinizin milletvekiline ‘ahkam kesmekle olmuyor. Bul getir parayı demek mantıklı mı? 18 milyar lira. Bir milletvekiline 'Git bul getir parayı' diyorsunuz."
“Şehir Plancıları Odası karşı çıkıyor, bu nasıl yüzde 100 doğru?”
Cemil Tugay’ın Basmene Çukuru ile ilgili “yüzde yüz doğru yaptık” açıklamasını da eleştiren Solak, Şehir Plancıları Odası’nın bu karara açıkça karşı çıktığını hatırlattı.
“Partinizden eleştiriler geliyor, meslek odaları karşı çıkıyor. Sizden başka bu kararı savunan kimse yoksa, burada bir konsensüsten söz edebilir miyiz?” diye sordu.
Basmane Çukuru tartışması: Aziz Kocaoğlu’nun uyarıları
Programda Basmane Çukuru konusuna da değinen Solak, alanın ‘çukur’ olarak anılsa da İzmir’in en değerli noktalarından biri olduğunu söyledi. Aziz Kocaoğlu’nun geçmişte belediyenin payını yüzde 11’den yüzde 30’a çıkardığını hatırlatan Solak, Kocaoğlu’nun mevcut yönetime yönelik eleştirilerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“Kültür merkezi yapılacaksa Kültürpark’taki holler dönüştürülebilir. Basmane Çukuru’na ise Büyükşehir Hizmet Binası yapılabilir ya da pay satılıp kaynak yaratılabilir” görüşünü aktardı.
“15 yıl bu kenti yönetmiş birine ‘etik dışı’ denir mi?”
Solak, Cemil Tugay’ın Aziz Kocaoğlu’na yönelik “etik dışı açıklamalar” sözlerine de tepki gösterdi.
“15 yıl bu kenti yönetmiş bir belediye başkanının hiç mi söz hakkı yok? Bir kez eleştirdi diye ‘etik dışı’ demek bir belediye başkanına yakışıyor mu?” ifadelerini kullandı.
İktidar–muhalefet kısır döngüsü ve İzmir gerçeği
Solak, CHP’nin yıllardır İzmir’e yeterli merkezi hükümet yatırımı yapılmadığını dile getirdiğini, AK Parti’nin ise CHP’li belediyeleri altyapı ve trafik sorunları üzerinden eleştirdiğini hatırlattı.
“25 yıldır CHP, 23 yıldır AK Parti iktidarda. İzmir, iktidar tarafından cezalandırıldıkça muhalif kimliğine daha sıkı sarılıyor. İzmir’i köşeye sıkıştırarak kazanamazsınız” dedi.
CHP İzmir’de yeni dönem: ‘Birlik olalım’ mesajı
Programın sonunda CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün milletvekilleriyle yaptığı toplantıya da değinen Solak, bu görüşmenin önemli ve kritik olduğunu vurguladı.
“Son dönemde örgütte dağınıklık vardı. Refleksler zayıflamıştı. Bu toplantıda koordinasyon, sahada olma ve birlikte hareket etme mesajları verildi” dedi.
Solak, toplantının sağlıklı geçtiğini ve CHP İzmir örgütünde yeniden toparlanma arayışının başladığını ifade etti.
Yorum Yazın