Dolar 47,7046
%0.17
Euro 55,0283
%0.03
Altın 6.615,385
%1.89
Bist-100 13.825,58
%0.19

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Gazeteci Halil Solak’tan gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler; Tugay, 'geri dönüyorum' derse tutarsızlığın dik alası olur!

Gazeteci Halil Solak’tan gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler; Tugay, 'geri dönüyorum' derse tutarsızlığın dik alası olur!

Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında CHP gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Solak, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda yaşananlara ilişkin, Deniz Yücel’in o gece gösterdiği tutuma dikkat çekti. Solak, Yücel’in soğukkanlı davranarak o gece daha büyük olayların yaşanmasının önüne geçtiğini belirtti. Bir grubun arbede sonucunda il başkanlığına girdiğini, mevcut il yönetiminin dışarı çıktığını ve içeride karşıt grubun arasında kalındığını ifade eden Solak, Yücel’in bu ortamda tek başına bulunmasının rağmen Gümrükçü'nün yüzüne karşı eleştirilerini de açıkça dile getirerek, yüzlerine karşı, mahkeme yöntemiyle il başkanlığına geliş biçiminin yanlış olduğunu söyleyebilecek ender siyasetçilerden biri olduğunu belirtti. Öte yandan Solak, Tugay'ın istfasına ve dön çağrılarına karşı ‘Üç gün önce 'istifa etmyeceğim' deyip üç gün sonra istifa eden 'istifa ettim ama çağrılar karşısında geri dönüyorum’ demek tutarsızlığın dik alası olur." yorumunda bulundu.

  • Ege Postası
  • 25.06.2026 - 11:56

Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında CHP gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP İzmir İl Başkanlığı’nda yaşanan gelişmeleri, parti içindeki çift başlılık tartışmalarını, Utku Gümrükçü’nün il başkanlığı sürecini, Deniz Yücel’in tutumunu, Murat Aydın’a yönelik saldırıyı ve olası yeni parti tartışmalarını değerlendiren Solak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan krizin parti örgütlerinin kılcal damarlarına kadar hissedildiğini söyledi.

Solak, Utku Gümrükçü taraftarlarının 40-50 kişilik bir grupla il başkanlığını teslim almaya geldiğini belirterek, sürecin daha sakin yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Çağatay Güç’ün daha önce “Mahkeme kararını alsın gelsin, bir de çayımızı içsin” dediğini hatırlatan Solak, Gümrükçü’nün resmi olarak atanmış bir isim olduğunu ve bu nedenle il başkanlığına daha sakin bir şekilde gitmesinin doğru olacağını dile getirdi.

Partide iki başlılığın artık her alanda hissedildiğini söyleyen Solak, “Sokakta da bunu hissediyoruz. Partinin örgütlerinde, kılcal damarlarına kadar bu çekişmeyi ve sürtüşmeyi görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. CHP İzmir İl Başkanlığı’nda pazar gecesi yaşanan olaylara dikkat çeken Solak, kısa süre öncesine kadar aynı mitinglerde, eylemlerde ve sandık çalışmalarında omuz omuza yürüyen partililerin bugün karşı karşıya gelmesini eleştirdi.

Solak, Gümrükçü’nün bu partide yetişmiş, gençlik kollarından gelmiş, yaklaşık 25-30 yıllık bir partili olduğunu; il yöneticiliği, ilçe başkanlığı ve belediye başkanlığı yaptığını hatırlattı. Buna rağmen yaşanan arbedenin partiye zarar verdiğini vurgulayan Solak, “Gümrükçü’nün yerinde olsam il başkanlığına daha sakin, gündüz vakti giderdim. Mahkeme kararını gösterir, ‘Siz de bizim partilimizsiniz ama burada bir karar var, bu karara uymak zorundasınız’ derdim” ifadelerini kullandı.

Partinin geldiği noktayı sert sözlerle eleştiren Solak, daha düne kadar iktidara karşı birlikte mücadele eden insanların bugün yumruk yumruğa geldiğini, hakaret ve küfürlerin yaşandığını belirtti. Görüntülerde CHP İzmir İl Başkan Vekili Murat Aydın’a yumruk atıldığını da hatırlattı.

SOĞUKKANLILIKLA O GECE GİDİP ORADA DAHA BÜYÜK OLAYLARIN OLMASININ ÖNÜNE GEÇMİŞTİR

Solak, Deniz Yücel’in o gece gösterdiği tutuma da dikkat çekti. Yücel’in CHP İzmir İl Başkanlığı binasının kazandırılmasında ve partinin İzmir’de belirli bir noktaya gelmesinde emeği olan bir isim olduğunu söyleyen Solak, Yücel’in yaklaşık beş yıl il başkanlığı yaptığını, Büyükşehir Grup Sözcülüğü, milletvekilliği ve parti sözcülüğü gibi görevlerde bulunduğunu hatırlattı.

Deniz Yücel’i “genç ama tecrübeli bir siyasetçi” olarak nitelendiren Solak, Yücel’in soğukkanlı davranarak o gece daha büyük olayların yaşanmasının önüne geçtiğini belirtti. Bir grubun arbede sonucunda il başkanlığına girdiğini, mevcut il yönetiminin dışarı çıktığını ve içeride karşıt grubun arasında kalındığını ifade eden Solak, Yücel’in bu ortamda tek başına bulunmasının önemine dikkat çekti.

Solak, Yücel’in yanında Utku Gümrükçü’nün de bulunduğunu, ikilinin geçmişte birlikte siyaset yaptığını ve yol arkadaşlığı bulunduğunu söyledi. Yücel’in, Gümrükçü’ye yüzüne karşı eleştirilerini de açıkça dile getirdiğini belirten Solak, “Böyle bir mahkeme kararıyla buraya atanmış olup gelmenden dolayı üzgünüm” şeklindeki tavrın önemli olduğunu ifade etti.

O anlarda tepkilerin yükseldiğini, Utku Gümrükçü’nün ise “demokrasi” diyerek ortamı yatıştırmaya çalıştığını aktaran Solak, Gümrükçü’nün de sakin olunması gerektiğini ve aynı partide yol arkadaşı olduklarını söylediğini belirtti.

Solak, o gece daha kötü olaylar yaşanması halinde bunun hesabının kimse tarafından verilemeyeceğini ifade etti. Olası bir kan dökülmesi ya da daha ciddi bir arbede durumunda olayların önü alınamaz bir noktaya gidebileceğini söyleyen Solak, “İki grup birbirine karşı zaten zor dizginleniyor. O fitil yansaydı kolay kolay durdurulamazdı” değerlendirmesinde bulundu.

DENİZ YÜCEL BUNU DİYEBİLECEK CESARETE SAHİP ENDER SİYASETÇİLERDEN BİRİDİR

Solak, Deniz Yücel’in tarafının en başından beri belli olduğunu söyledi. Çağatay Güç’ün olayların ardından Konak İlçe Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada Yücel’in yanında oturduğunu hatırlatan Solak, ertesi gün Konak ilçe binası önünde belediye başkanları ve ilçe başkanlarının katılımıyla yapılan basın toplantısında da Yücel’in Çağatay Güç’ün yanında yer aldığını belirtti.

Yücel’in sosyal medya üzerinden de “Seçilmiş il başkanımızın yanındayım” diyerek desteğini açıkladığını hatırlatan Solak, buna rağmen butlan yönetimi tarafından atanan il başkanlığına destek verenlerin bulunduğu, sevinç gösterilerinin yaşandığı yüksek enerjili bir ortama girip eleştirilerini açıkça dile getirmesinin cesaret istediğini vurguladı.

Solak, Deniz Yücel’in yüzlerine karşı, mahkeme yöntemiyle il başkanlığına geliş biçiminin yanlış olduğunu söyleyebilecek ender siyasetçilerden biri olduğunu belirtti. Yücel’in bunu yaparken karşısındakileri yol arkadaşı olarak gördüğünü de söylediğini aktaran Solak, bu tutumun siyaseten önemli bir duruş olduğunu ifade etti.

SOKAĞA ÇIKIP NASIL ANLATACAKSINIZ?

Solak, Utku Gümrükçü’nün il başkanlığında yaptığı konuşmada “Alın teriyle bu partiyi büyüteceğiz”, “Bu partide emeği olan herkesin başımızın üzerinde yeri var”, “Sol partiler yoldaşlıkla büyür, hukukla büyür” şeklinde mesajlar verdiğini söyledi. Ancak il başkanlığında yaşanan görüntülerin ardından “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarının atılmasını eleştiren Solak, yaşananların bu söylemle çeliştiğini ifade etti. Solak, “Siz bir kere en baştan ayrışıyorsunuz. 40-50 kişilik bir grupla gelip kadın kollarından, gençlik kollarından, yol arkadaşlarınızı, mücadele arkadaşlarınızı tartaklayarak içeri giriyorsunuz” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ile CHP Konak Grup Sözcüsü Sinem Tokgöz’ün darp raporu aldığını ve suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladığını hatırlatan Solak, bu sürecin diplomasiyle çözülmesi gerektiğini söyledi. Tarafların tecrübesiz siyasetçiler olmadığını ve aralarında bir düşmanlık bulunmadığını vurgulayan Solak, İzmir gibi demokrasinin başkenti ve CHP’nin kalesi olarak görülen bir kentte bu görüntülerin yaşanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Solak, “Bu görüntüler İzmir’e yakışmadı, yakışmaz da. İzmirliler bunları not etti” dedi. “Birleşe birleşe kazanacağız” denilmesine rağmen yaşananların ayrışmayı derinleştirdiğini söyleyen Solak, “Yarın buraya hâkim oldunuz diyelim. Kendi adamlarınızı getirdiniz. Sokağa çıkıp bunu nasıl anlatacaksınız? Çarşıda, pazarda insan örgütlemeyi nasıl yapacaksınız?” ifadelerini kullandı.

BU DÜŞÜNCEYE DEVAM EDERSENİZ HALKIN TOKADINI YERSİNİZ

Solak, Utku Gümrükçü’nün basın toplantısında kendisine yöneltilen “Yüzde 1’e düşeceğiniz iddia ediliyor” sorusuna verdiği yanıtı da değerlendirdi. Gümrükçü’nün “En kötü durumda yüzde 15 oluruz” yaklaşımının tehlikeli olduğunu söyleyen Solak, bu bakış açısının CHP açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

İzmir özelinde Karşıyaka, Çiğli ve Bornova gibi ilçeler ile kıyı bölgelerinin yeterli görüldüğünü ifade eden Solak, halkın ve seçmenin yaşananları gördüğünü söyledi. CHP’nin 2 milyon üyesi ve örgüt yapısının yanı sıra, partiye üye olmamasına rağmen Atatürk’ün partisi ve Cumhuriyet’i kuran parti olduğu için oy veren 15 milyondan fazla seçmeni bulunduğunu hatırlattı.

Solak, “Sırf Atatürk’ün kurduğu parti, sırf Cumhuriyet’i kuran parti, 100 yıllık çınar diye halk gelir, en kötü yüzde 15 oy alırız derseniz bu halkın tokadını yersiniz” dedi.

1999 seçimlerini örnek gösteren Solak, Deniz Baykal yönetiminin o dönemdeki uygulamaları, atamaları, görevden almaları ve çıkışlarıyla partiyi baraj altında bıraktığını hatırlattı. CHP’nin yüzde 10 barajının olduğu dönemde yüzde 8,71 oyla baraj altında kaldığını belirten Solak, “Bunları es geçiyorlar. Bu taraf yüzde 15 alır, diğer taraf yüzde 20 alır deniliyor. O zaman halkın iktidar değişimi beklentisi nasıl karşılanacak?” diye sordu.

MURAT AYDIN BU PARTİNİN BİR DEĞERİDİR

Solak, CHP İzmir İl Başkan Vekili Murat Aydın’ın parti için önemli bir değer olduğunu söyledi. Partinin hukuki sorun yaşadığı her süreçte Aydın’ın sorumluluk aldığını belirten Solak, belediye başkanlarının gözaltına alınması gibi durumlarda Aydın’ın hemen devreye girdiğini hatırlattı.

Murat Aydın’ın Tunç Soyer’in yaklaşık bir yıldır avukatlığını yaptığını, diğer tutuklu yargılanan isimlerin de hukuki süreçlerinde görev aldığını ifade eden Solak, kapanan Cumhurbaşkanlığı aday ofisinin hukuk işlerinden sorumlu isimlerinden biri olduğunu ve yönetim kurulunda bulunduğunu söyledi.

Aydın’ın geçmişte İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Başkan Vekilliği de yaptığını hatırlatan Solak, parti ne zaman sıkışsa Murat Aydın’ın sahada olduğunu belirtti. Buna rağmen olaylar sırasında Aydın’a yumruk atılmasını eleştiren Solak, “Orada belki onun kadar hiçbir zaman emeği olmayan insanlar gelmiş, onu yumrukluyor. Bu öfke nedir?” ifadelerini kullandı.

BU HINÇ NEDİR?

Solak, yaşanan olaylar sırasında Özgür Özel’in fotoğrafının parçalanmasını da eleştirdi. Fotoğrafı parçalayan kişiye seslenen Solak, “Bu hınç nedir?” diye sordu.

Özgür Özel’in CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti yapan isim olduğunu söyleyen Solak, bir partilinin böyle bir davranış sergilemesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Solak, bu kişilerin disipline sevk edilip partiden atılsa bile çağrılar sonucunda kısa süre sonra geri dönebileceğini ifade ederek, meselenin yalnızca disiplin işlemiyle çözülemeyeceğini söyledi.

Solak, asıl tartışılması gereken konunun insanların neden bu kadar kin ve hınçla hareket ettiği olduğunu vurguladı.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ KİŞİSELLEŞMİŞ

Solak, Utku Gümrükçü’nün yanında yer alan isimlere de dikkat çekti. Bu isimler arasında Özgür Özel yönetiminden beklediğini bulamayan, meclis üyeliğine yazılmayan, belediye başkan adaylığı isteyen ancak aday gösterilmeyen, ilçe başkanlığı elinden alınan isimlerin bulunduğunu öne sürdü.

Gümrükçü’nün yanında yer alanların çoğunun Karşıyaka ve Çiğli ağırlıklı isimler olduğunu söyleyen Solak, bu kişilerin yeniden meclis üyeliği, belediye başkan adaylığı, il yöneticiliği ya da ilçe başkanlığı gibi görevler istediğini ifade etti.

Solak, “Bütün dertleri bu. Onların partiyle bir ilgileri yok. Cumhuriyet Halk Partisi kişiselleşmiş” dedi. CHP’nin kurumsal ve yüz yıllık bir parti olduğunu ancak gelinen noktada herkesin kendi çıkarını düşündüğünü savunan Solak, partinin iktidara alternatif olarak görüldüğü bir dönemde bu yaşananların kişisel hırs ve çıkar kavgasından başka bir şekilde açıklanamayacağını belirtti.

YENİ PARTİ İÇİN OLASILIKLAR ÜZERİNE KONUŞAMAYIZ

Solak, CHP’nin yakın dönemde anketlerde yüzde 40’ı zorladığını, ancak son anketlerde yüzde 30’un altına düştüğünü söyledi. Partinin bölünmesi durumunda Türk siyasi hayatında farklı çıkışların mümkün olduğunu belirten Solak, AK Parti örneğini hatırlattı.

AK Parti’nin 2001 yılının Ağustos ayında kurulduğunu ve 2002 yılının Kasım ayında tek başına iktidara geldiğini ifade eden Solak, yaklaşık 13-14 ay gibi kısa bir sürede iktidara gelen partilerin Türk siyasetinde örneklerinin bulunduğunu söyledi. Demokratik Sol Parti’nin de 1999 seçimlerinde yüzde 33 oy alıp kısa süre sonra yüzde 1’e kadar gerilediğini hatırlatan Solak, Türkiye siyasetinde hızlı çıkış ve inişlerin yaşanabildiğini dile getirdi.

Buna rağmen bugünden olasılıklar üzerine konuşmanın doğru olmadığını belirten Solak, Özgür Özel’e yönelik bir teveccühün sokakta görüldüğünü söyledi. Denizli ve Burdur’daki görüntülerin de bunu gösterdiğini ifade eden Solak, halkın ve örgütün büyük bir kesiminin Özel’in yanında olduğunu savundu. Ancak yeni bir parti kurulması durumunda sürecin nasıl ilerleyeceğini şimdiden söylemenin mümkün olmadığını belirtti.

OLAĞAN KURULTAY SÜRECİNDE PARTİ ÇİFT BAŞLILIĞI GÖTÜREBİLİR Mİ?

Solak, CHP’de olağanüstü kurultay yapılmış olsaydı sürecin daha farklı ilerleyebileceğini, ancak partinin artık olağan kurultay sürecine girdiğini söyledi. Parti Sözcüsü Müslüm Sarı’nın Eylül ayından itibaren olağan kurultay sürecinin başlayacağını açıkladığını hatırlatan Solak, bu sürecin ne anlama geldiğine dikkat çekti.

Olağan kurultay sürecinin mahalle delege seçimleriyle başlayacağını belirten Solak, ardından ilçe kongrelerinin, il kongrelerinin ve kurultay delegelerinin belirlenmesinin geleceğini ifade etti. Bu nedenle sürecin en az 7-8 ay süreceğini söyleyen Solak, Eylül’de başlayan bir takvimin Mart ya da Nisan ayına kadar uzayabileceğini belirtti.

Solak, bu kadar uzun bir süreçte partinin çift başlılığı taşımasının mümkün olmadığını söyledi. Her hafta grup toplantısını kimin yapacağına ilişkin tartışmalar çıktığını, Parti Meclisi’nin eksik olmasına rağmen toplandığını, MYK’nın Parti Meclisi’nde onaylanmamış kararlar aldığını dile getirdi.

833 delegenin kurultay yapılması için imza verdiğini ancak bu imzaların işleme alınmadığını söyleyen Solak, önümüzdeki günlerde bunun için mahkemeye başvurulabileceğini ifade etti. Sürekli tartışma ve kavganın parti içinde çözülmeyi hızlandırdığını belirten Solak, milletvekillerinin istifa etmeye başladığını, belediye başkanlarının da istifa ederek AK Parti’ye geçtiğini söyledi.

Solak, bu sürecin sinir uçlarını zorladığını belirterek, “Bence dayanamazlar. Temmuz ayında yeni partinin kurulacağına yüzde 90 oranında ihtimal veriyorum” dedi.

UZLAŞMAK İÇİN İKİ TARAFIN DA TAVİZLER VERMESİ GEREKİYOR

Solak, CHP’de bir uzlaşma olacaksa bunun şimdiye kadar gerçekleşmiş olması gerektiğini söyledi. Uzlaşma için iki tarafın da taviz vermesi gerektiğini ifade eden Solak, ancak mevcut tabloda bunun işaretlerinin görülmediğini belirtti.

Her gün bir ya da iki il başkanının veya milletvekilinin ihracının istenmesiyle uzlaşmanın mümkün olmayacağını söyleyen Solak, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından gelen taleplerin de makul bulunmadığı için kabul edilmediğini ifade etti. Solak, iki tarafın da kendinden ödün vermesi gerektiğini ancak 21 Mayıs’tan bu yana böyle bir izlenim oluşmadığını söyledi.

Partinin hızlı şekilde bölünmeye doğru gittiğini belirten Solak, “Parti bölünmesin, bir yol bulunsun, üçüncü yol bulunsun” çağrılarının havada kaldığını dile getirdi. Ne Özgür Özel’in ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun mevcut pozisyonda kalacağı, partinin bir büyüğe ya da iki taraftan oluşturulacak bir komisyona bırakılarak kurultaya götürüleceği bir modelin konuşulduğunu ancak bunun da sonuç vermediğini söyledi.

Solak, bir tarafın “Biz arınacağız” dediğini, diğer tarafın ise “Bizim bir suçumuz yok, bunlar iktidarın bize yaptığı siyasi operasyonlar” görüşünü savunduğunu belirterek, bu şartlarda tarafların nasıl aynı masaya oturacağının belirsiz olduğunu ifade etti.

DÖNERSE TUTARSIZLIĞIN DİK ALASI OLUR

Solak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt verdi. Tugay’ın partiye kolay kolay döneceğini düşünmediğini söyleyen Solak, böyle bir kararın kolay alınamayacağını ifade etti.

Tugay’ın üç gün önce “Partiden hiçbirimiz ayrılmayacağız, kopmayacağız, bu partide mücadele edeceğiz” dediğini, üç gün sonra ise istifa ettiğini hatırlatan Solak, kısa süre sonra yeniden partiye dönmesinin siyaseten tutarsızlık olarak görüleceğini söyledi.

Solak, “İki gün sonra ‘İstifa ettim ama çağrılar karşısında geri dönüyorum’ demek tutarsızlığın dik alası olur. Artık siyaseten de oraya konumlanırsınız” değerlendirmesinde bulundu. Tugay’ın bazı açıklamalarının kamuoyunda zaten saygı görmediğini savunan Solak, geri dönüş halinde bu algının daha da güçleneceğini belirtti.

O MAKAMDA BULUNAN İSİMLERE YAKIŞMAYAN AÇIKLAMA

Solak, açıklamalarının sonunda hem Utku Gümrükçü cephesinden hem de Çağatay Güç cephesinden gelen bazı söylemlere tepki gösterdi.

“Kan dökmeden teslim aldık” söylemini eleştirdiklerini belirten Solak, Çağatay Güç’ün de “5 bin kişiyle gelir orayı alırız” şeklindeki açıklamasının doğru olmadığını söyledi. Bir tarafın “Kan dökmeden geldik, teslim aldık” dediğini, karşı tarafın da “Biz de 5 bin kişiyle geliriz” karşılığını verdiğini belirten Solak, bu tür açıklamaların CHP il başkanlığı makamında bulunan isimlere yakışmadığını ifade etti.

Solak, CHP’de gelinen noktada kullanılan dilin, yaşanan arbedelerin ve karşılıklı sert söylemlerin partiye zarar verdiğini belirterek, sürecin akılla, diplomasiyle ve ortak çözüm arayışıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.