Gazeteci Halil Solak’tan NEO TV ekranlarında Kılıçdaroğlu’na sert tepki: 'Madem kirlendi, bırakın gidin'
Gazeteci Halil Solak, NEO TV'de eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarını zehir zemberek sözlerle eleştirdi. Solak, "Şimdi diyor ya bugünkü açıklamasında, arınma çağrısı yaparken... 'Siyaset kirlenmiş' diyor. Siyaset ilk defa kirlenmedi. Siyaset en başından beri zaten kirli. 'Ben partimin ve kendimin ikbali için müzakere yapmam' diyor. Nasıl yapmazsınız ya? Ya siz kendi adaylığınızı masaya onaylatmak için Demokrat Parti'ye 3-5 milletvekili, Gelecek Partisi'ne 5-10 milletvekili, DEVA Partisi'ne 5-10 milletvekili, Saadet Partisi'ne 5-10 milletvekili vermediniz mi? Bunun karşılığında o masadan adaylığınızı çıkartmadınız mı? Madem Cumhuriyet Halk Partisi kirlendi. Madem Cumhuriyet Halk Partisi sıkıntılı bir yer. Bırakın gidin yani. Gidin kendinize parti mi kuruyorsunuz? Başka partiye mi geçiyorsunuz? Ne yapıyorsanız yapın." dedi.
- Ege Postası
- 21.05.2026 - 00:32
- Güncelleme: 21.05.2026 - 00:47
Gazeteci Halil Solak, NEO TV ekranlarında yayınlanan Denge programında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarını zehir zemberek sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun kurultay sürecini hazmedemediğini ve siyasette kaos yarattığını savunan Solak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e de "Daha sert tedbirler alınmalı" çağrısında bulundu.
İşte Gazeteci Halil Solak’ın o çarpıcı açıklamaları:
"MUTLAK BUTLAN DEMOKLES'İN KILICI GİBİ"
"Biliyorsunuz, mutlak butlan davası partinin tepesinde Demokles'in kılıcı gibi dururken istinaf süreci de devam ediyor. Yarın istinaftan mutlak butlan kararı da çıkabilir veya reddedilebilir. Ancak Kemal Bey'in bugün yaptığı bu açıklama, akıllara 'Acaba mutlak butlan mı geliyor?' sorusunu getiriyor.
Gelse bile şu var; Kemal Bey, bakın 2 milyon CHP üyesi ve 15 milyondan fazla vatandaşın oyunu alan bir partiden bahsediyoruz. Ama tabana baktığınız zaman Kılıçdaroğlu’nun bir karşılığı yok artık. Çünkü biliyorsunuz, bir de şöyle bir şey var; 4-5 Kasım 2023 38. Olağan Kurultayı'nı toplayan delegasyon, kendi döneminde belirlenen delegasyondu. Sonradan belirlenen delegasyon değil; kendisinin bizzat genel başkan olduğu dönemin delegasyonu gönderdi kendisini genel başkanlıktan."

"KURULTAYI KAYBETMESİNİN HAZIMSIZLIĞINI YAŞIYOR"
"Bugün 78 yaşında, neredeyse 80'ine merdiven dayamış durumda. Daha önceki genel başkanlar da var kendisinden önce. İşte Hikmet Çetin, Murat Karayalçın... Onlar kenara çekilmiş bekliyorlar. Partiye abilik yapıyorlar. Bir şey olduğu zaman destek veriyorlar. Ancak 4-5 Kasım 2023'ten itibaren Kemal Bey, bakın açık söylüyorum; kurultayı kaybetmesinin hazımsızlığını yaşıyor. Bunun başka bir açıklaması yok.
Bakın, 13 yıl genel başkanlık yaptı. İyisiyle kötüsüyle 12, 13 seçim kaybetti. Bakın bugün Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın 2017 referandumuna yönelik bir açıklaması var. Ne diyor? 'Geçerli sayılan mühürsüz oylar için YSK'ya gittik. Daha doğrusu ben gittim. Kendisi gitmedi. Yolda silahlı adamlar bekliyorlar diyerek gitmediğini iddia ederek...' O mühürsüz oylar geçerli sayıldı ve seçim öyle kazanıldı. Buna yol açtı kısacası Sayın Kılıçdaroğlu o dönem. Bunun arkasını aramadı aslında."
"TOPLAMI YÜZDE BİR ETMEYEN PARTİLERE 40 VEKİL VERİP PAZARLIK YAPARKEN İYİYDİ..."
"Ardından 14-28 Mayıs genel seçimleri... 3 yıl önce bu zamanlar. İkinci tur için bir anlaşma yapmıştı yine Ümit Özdağ'la. Altılı Masa'dan saklayarak. Neydi o imza? İçişleri Bakanlığı'nı Ümit Özdağ'a vermek koşuluyla Zafer Partisi’nin kendisini desteklemesi. Ki zaten kapalı ikili görüşmenin ardından Zafer Partisi Genel Başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğini açıklamıştı. Kemal Bey ne dedi o zaman? 'Yok öyle bir şey' dedi. Özdağ da daha sonra belge gösterdi. İkili arasında yapılan protokolü gösterdi. Protokolde yazmışlar bir bakanlık; İçişleri Bakanlığı'nı Zafer Partisi'ne bırakmış.
Şimdi diyor ya bugünkü açıklamasında, arınma çağrısı yaparken... 'Siyaset kirlenmiş' diyor. Siyaset ilk defa kirlenmedi. Siyaset en başından beri zaten kirli. 'Ben partimin ve kendimin ikbali için müzakere yapmam' diyor. Nasıl yapmazsınız ya? Ya siz kendi adaylığınızı masaya onaylatmak için Demokrat Parti'ye 3-5 milletvekili, Gelecek Partisi'ne 5-10 milletvekili, DEVA Partisi'ne 5-10 milletvekili, Saadet Partisi'ne 5-10 milletvekili vermediniz mi? Bunun karşılığında o masadan adaylığınızı çıkartmadınız mı? Çoğunluk zaten siz onlara birer ikişer bakanlık, 8-10 milletvekili verdikten sonra sağlandı. Onlar zaten toplamları yüzde bir oy, belki yüzde bir oy bile değildi o zaman. Toplamları yüzde 1 etmeyen partilere 40 milletvekili teslim etti. Bugün biliyorsunuz bir kısmı AK Parti'ye geçti."
"HER ZAMANKİ KADRO YİNE DEVREDE"
"Şimdi durum böyleyken, ki bugün Kemal Bey'in açıklamasını 17 milletvekili retweet yapmış. Bunların içinde 4 tane İzmir milletvekili var. Her zamanki kadro yine. İşte kendisinin döneminde sözcülük yapan Faik Öztrak var. İzmir'den Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Nalbantoğlu, Mahir Polat ve Rahmi Aşkın Türeli var. Deniz Demir var. Hasan Öztürkmen var. Kars milletvekili İnan Akgün Alp, Gamze Akkuş İlgezdi var. Eski Ataşehir Belediye Başkanı'nın eşi. Yani kocası Ataşehir Belediye Başkanı'ydı, kendisi MYK'daydı. Siyaset madem bu kadar Kemal Bey'in gözünde şu an kirlenmiş; Cumhuriyet Halk Partisi'nde durma o zaman, istifa et! Durma o zaman Cumhuriyet Halk Partisi'nde."
"KEMAL BEY'E BU SAATTEN SONRA OY FALAN VERMEZLER"
"Mutlak butlanla getirseler de koysalar da ona tabandan bakın. Tabanda bir karşılığı yok. Tabanda eskiden vardı bir karşılığı. Milletin gözünde de bir karşılığı kalmadı.. Bakın açık konuşalım artık. Cumhuriyet Halk Partisi'nin o kemikleşmiş oyu da yüzde 23-25 bandında değişir. Beni koysanız yani, ben de aynısını alırım. Şimdi bakın, artık o kitle yok. Artık insanlar bu durumlardan bıktılar bakın. Kemal Bey'i görmek istemiyorlar orada.
Yani genç, dinamik bir genel başkan var şu an. Muhalefeti örgütleyen, muhalefeti sürükleyen, arkasından milyonları götüren... Şimdi böyle bir genel başkan varken artık 80 yaşına merdiven dayamış, elini ayağını şimdiye çoktan çekmesi gerekirken hala partinin içinde karışıklık yapan Kemal Kılıçdaroğlu'na... Cumhuriyet Halk Partisi'nin tabanını söylüyorum ha. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olmayıp da oy veren kesimleri söylüyorum. Onlar kusura bakmasınlar da Kemal Bey’e bu saatten sonra oy falan vermezler, destek de vermezler.
Daha önceki bir programda konuşmuştuk. 'Gelirse ne olur?' diye. Gelirse dedim parti ikiye bölünür. Bakın. Bugün destekleyici 17 milletvekili var. Şu an 130 milletvekili var. Evet. Bunların da güç dengesi değiştikçe kaymalar olur desek, bugün 70 milletvekili desteklemez gider başka bir parti kurarlar. Ki zaten Özgür Özel'in şöyle bir açıklaması var; 'Biz partiyi kolay kolay bırakmayız' diye. Bakın çok büyük olaylar yaşanır. Çok büyük karışıklıklar yaşanır. Çok büyük kaos ortamı çıkar."
"RESMEN FİTİLİ ATEŞLEDİ"
"Kemal Bey'in bunu yumuşatmak yerine, yani bir eski genel başkan abilik yapacağına, partiyi yumuşatacağına, kaosu önleyeceğine, bugün fitili ateşledi. Bakın bugün resmen fitili ateşledi Kemal Kılıçdaroğlu. Ancak açıklamanın etkisine bakmak lazım. Tamam etkisi şu an tartışılıyor. Gündemde hepimiz tartışıyoruz. Haber kanalları, muhalefet, iktidar cephesinde herkes tartışıyor şu an. Ancak paylaşımın altına baktığımız zaman esas bakın vatandaş, Cumhuriyet Halk Partisi orada. Oraya baktığınız zaman gerçekleri görmesi lazım. Buna nasıl gözünü kapatır, kulaklarını tıkar? Ben merak ediyorum."
"SİYASET MUTFAKTAN DEĞİL, SOKAKTAN YAPILIR"
"Siyaseti de böyle yapıyordu. Mutfaktan. Mutfağı kuruyorlardı. Bir video kamera koyuyorlardı, onun karşısında konuşuyordu. Siyaset böyle bir şey değil. Siyaset böyle olsaydı siz çoktan kazanmıştınız. Çünkü o zamanda da her gün, hemen hemen her gün bir tane video yayınlıyordu. Evet hemen hemen her gün. Siyaset bu değil. Siyaset sokakta yürütülür. Sokakta vatandaşla yapılır. Derdiyle dertlenirsiniz. Vatandaşın ayağına gidersiniz. Ben Kemal Kılıçdaroğlu'nu bir günden bir güne bir vatandaşın ayağına gidip de 'Senin derdin ne?' dediğini görmedim. Mesela ülkenin gündemi terör, gider başka bir şey anlatır, ekonomi anlatır. Ülkenin gündemi ekonomi, gider başörtüsü anlatır. Gider örnek işte, başka bir şey olur, o gündemle alakası olmayan herhangi bir şeyi...
İşte en basit örnek. 14-28 Mayıs seçimleri çok önemli bir seçim muhalefet açısından. Tweet attı; 'Saat 22.00'yi bekleyin çok önemli bir açıklama yapacağım' diye. Millette bir heyecan, 'Acaba ne açıklayacak?' çünkü. Muhalefetin de desteğini aldı. Herkes sabırla bekliyor. Çıktı, 'İşte ben gelince başörtüsü yasağını kaldıracağım' dedi. Zaten ülkede başörtüsü problemi, yasağı yok ki. Yasak derken zaten AK Parti iktidarı geldiği günden itibaren yasakçı zihniyete karşı zaten bu argümanı kullanarak... Bakın bu yasakçı argümanı kullanarak AK Parti iktidara geldi ve zaten ortadan kaldırdı. Kamuda zaten başörtüsü vardı, ordu evlerine giriyor, üniversitelere girdi. Yani başörtüsüyle ilgili bir sıkıntı yoktu. Demek istediğim benim orada, halktan bu kadar kopuk bir siyaset güdülmez.
İşte bugün de çıkmış yine. O açıklamayı o kameranın karşısında yapıyorsun. Bir çık bir milletin karşısına da bir meydanda yap ya! Bir görelim yani boyunun ölçüsünü orada. Bir çık işte 'Ben de partide bizim partimiz şöyle olmuş, şöyle kirlenmiş' de. Bakalım ne cevap alacaksınız. Yani oturduğunuz yerden şuradan kamera koyuyorlar, orada okuyor bir şeyleri. Ondan sonra..."
"ÖZGÜR ÖZEL AĞIRLIĞINI KOYMALI: İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN"
"Bugün kılıçlar çekildi madem. Ben Özgür Özel'den daha sert tedbirler almasını beklerim yani. Genel başkan olarak yani çünkü genel başkansanız artık ağırlığınızı koymanız lazım. Hani okkalı bir cevap verirsiniz. Artık yani susmanın da bir anlamı yok. Zaten kılıçları çektiler belli. 17 milletvekili retweet yaptı. Her şey ortada. Bu saatten sonra hani bir laf vardır ya 'İnceldiği yerden kopsun' diye. Bu saatten sonra CHP örgütlerinin de tabanının da beklentisi Sayın Özel'den daha sert bu konuda tedbirler almasıdır.
Sevgi olur. Sevginin karşısında saygı gösterirsiniz. Size büyük olarak saygı gösterir. Partinin eski genel başkanı. Ama... Madem bu kadar fütursuzca hareket ediyor kendi ve avanesi diyelim, bu kadar fütursuzca hareket ediyorlar; Cumhuriyet Halk Partisi zaten sıkıntılı süreçlerden geçerken o ateşe madem odun taşıyorlar. O zaman bunun da bir bedeli ve yaptırımı olması lazım Cumhuriyet Halk Partisi mevcut yönetimi tarafından."
"O GÜN ATATÜRK'ÜN KOLTUĞUNDA OLDUĞUNU UNUTTU"
"Abi kardeşlik ne zaman bitti biliyor musunuz? Bak ne zaman bitti biliyor musun? 4-5 Kasım 2023 günü o kurultayı kaybettiği gün çıkıp Özgür Özel'in elini kaldırmadı. Hazmedemeyip kurultay salonunu terk edip genel merkeze gitmesiyle bitti esasında o iş. 75 yaşına yakışmayan bir hareketti o. 75 yaşına yakışan hareket orada tebrik edip elini kaldırmasıydı.
'Siyaset bizim için emanettir' diyor ya. Siz orada bir kere Atatürk'ün koltuğunda oturduğunuzu unuttunuz. Siz buraya emanet gibi bakmadınız ki. Şu an emanet diye soruyorsunuz, bunun hesabını soruyorsunuz. Siz oraya kendi babanızın malı gibi oturdunuz oraya, istediğinizi yaptınız. Seçimleri kaybettiniz. Muhalefeti örgütleyemediniz. Ondan sonra şimdi diyorsunuz ki işte siyaset kirletildi. Zaten siyaset var olduğundan itibaren kirlidir. Yani şu zaman 2026'nın Türkiye'sine veya 2025'in, 2023'ün Türkiye'sine özgü değil. Siyaset en başından kirlidir zaten. Bunu da herkes bilir."
"MADEM KİRLENDİ, BIRAKIN GİDİN"
"Diyorlar ya işte 'Kurultayda şunlar oluyor'. Ya sanki ondan önceki kurultaylar çok demokratik geçiyordu. Atamalar çok demokratik yapılıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bugüne kadar bir defa ön seçim yaptılar. O da zoraki. Sanki atamaları çok düzgündü. Milletvekili belirleme yöntemleri çok düzgündü. İşte Meclis üyesi belirleme çok düzgündü. Delegeyle pazarlığı sanki o zamanlarda yokmuş gibi davranınca... İnsanları da yani biraz da kimse kusura bakmasın da insanları aptal yerine kimse koymasın yani. Hele de Cumhuriyet Halk Partilileri. Cumhuriyet Halk Partililer diğer partililere benzemez. Her şeyi görür, her şeyi bilir.
Madem Cumhuriyet Halk Partisi kirlendi. Madem Cumhuriyet Halk Partisi sıkıntılı bir yer. Bırakın gidin yani. Gidin kendinize parti mi kuruyorsunuz? Başka partiye mi geçiyorsunuz? Ne yapıyorsanız yapın."

Yorum Yazın