Gazeteci Halil Solak’tan CHP gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler; 'Ortada bir cenaze var'
NEO TV’de CHP’de yaşanan tartışmalı mutlka butlan sürecine ilişkin konuşan Gazeteci Halil Solak, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel cephesindeki gelişmeleri, parti tabanının tepkisini, kurultay tartışmalarını ve MYK atamalarını değerlendirdi. Solak, gelinen noktada bu kadar gerilime gerek olmadığını ifade ederek, daha önce Kılıçdaroğlu’na yakın olan bazı isimlerin arabuluculuk yapmaya çalıştığını söyledi. Engin Altay ve Gürsel Erol’un başını çektiği bu isimlerin iki tarafla görüşerek kurultayın en kısa sürede yapılmasını savunduğunu belirtti. “Ortada bir cenaze var” diyen Solak, parti içindeki krizin iki tarafın da çekiştirmesiyle çözümsüz hale geldiğini söyledi. Solak’a göre, mutlak butlan kararı öncesinde ya da karar sonrasında iki taraf diyalog kursaydı süreç bu noktaya gelmeyebilirdi. Solak’a göre Kılıçdaroğlu süreci çok yanlış yönetirken, Özgür Özel yaşananları kendi lehine çevirmeyi başardı. Solak, bu süreçten Özel’in güçlenerek çıktığını savundu.
- Ege Postası
- 04.06.2026 - 10:46
- Güncelleme: 04.06.2026 - 11:07
Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında CHP gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP’de yaşanan tartışmalı sürece ilişkin konuşan Solak, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel cephesindeki gelişmeleri, parti tabanının tepkisini, kurultay tartışmalarını ve MYK atamalarını değerlendirdi.
KALABALIK PEK UMDUKLARI GİBİ OLMADI
Cumartesi günü hem parti yönetimi hem gazeteciler hem parti üyeleri hem de seçmen açısından merakla beklenen bir gündü. “Ne olacak, iki taraf da beklediği kalabalığı toplayabilecek mi, Özgür Özel ne yapacak, Kemal Kılıçdaroğlu ne açıklayacak?” soruları kamuoyunun gündemindeydi.
Solak, seçmenin o gün iki tarafı da açık biçimde gördüğünü belirterek, önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına dikkat çekti. Kılıçdaroğlu’nun yaklaşık 30-35 dakikalık bir konuşma yaptığını ifade eden Solak, konuşmada ekonomi ya da iktidara yönelik bir açıklama yapılmadığını, eleştirilerin daha çok kurultayda kaybedilen yönetime yöneldiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında FETÖ iddialarına kadar uzanan sert eleştirilerde bulunduğunu belirten Solak, toplanan kalabalığın ise beklenen düzeyde olmadığını savundu. Solak, iktidara yakın gazetecilerin de bu tabloyu “hayal kırıklığı” olarak yorumladığını dile getirdi.
Öte yandan Güvenpark’ta Özgür Özel ve ekibinin yaptığı etkinliğin bir “gövde gösterisi” niteliği taşıdığını söyleyen Solak, yalnızca kalabalık sayısının değil, kalabalığın enerjisinin de önemli olduğunu vurguladı. Solak, Kılıçdaroğlu’nun genel merkez önünde topladığı kalabalıkta aynı enerjinin görülmediğini ifade etti.
KEMAL BEY’İN TOPLADIĞI KALABALIK RAFİNE, SAF CHP’Lİ DİYORLAR; NEREDEN ANLADINIZ, SURATLARINA BAKINCA MI?
Solak, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın iki tarafı kıyaslayan değerlendirmelerine de tepki gösterdi. Tayyar’ın, “Özgür Özel daha kalabalık topladı ama Kemal Bey’in topladığı kitle rafine, saf CHP’liydi” yönündeki yorumunu eleştiren Solak, “Nereden anladınız, suratlarına bakınca mı?” ifadelerini kullandı.
Solak, bazı kişilerin alana nasıl getirildiğine ve nasıl götürüldüğüne ilişkin iddiaların da haberlere yansıdığını belirterek, iki taraf arasında kıyas yapılamayacağını söyledi. Ona göre halk ve parti tabanı meydanda kararını vermişti.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti tabanında 2023 öncesindeki karşılığının artık bulunmadığını savunan Solak, özellikle “baba ocağı” olarak görülen genel merkeze polis marifetiyle girilmesinin Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkileri artırdığını ifade etti.
Solak, bu süreçte daha önce Kılıçdaroğlu’nu destekleyen bazı isimlerin de tavır aldığını belirtti. Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, İstanbul Milletvekili Engin Altay, eski Parti Meclisi üyeleri Mehmet Tüm, Akif Hamzaçebi ve Yaşar Seyman gibi isimlerin MYK görevini kabul etmediklerini ve açıklamalarıyla yaşananların yanlış olduğunu dile getirdiklerini söyledi. Solak’a göre Kılıçdaroğlu bu tepkilere kulak tıkıyor.
ORTADA BİR CENAZE VAR
Solak, gelinen noktada bu kadar gerilime gerek olmadığını ifade ederek, daha önce Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın olan bazı isimlerin arabuluculuk yapmaya çalıştığını söyledi. Engin Altay ve Gürsel Erol’un başını çektiği bu isimlerin iki tarafla görüşerek kurultayın en kısa sürede yapılmasını savunduğunu belirtti.
“Ortada bir cenaze var” diyen Solak, parti içindeki krizin iki tarafın da çekiştirmesiyle çözümsüz hale geldiğini söyledi. Solak’a göre, mutlak butlan kararı öncesinde ya da karar sonrasında iki taraf diyalog kursaydı süreç bu noktaya gelmeyebilirdi.
Kılıçdaroğlu’nun taleplerini, mevcut seçilmiş yönetimin de beklentilerini ortaya koyabileceğini belirten Solak, uzlaşıyla bir çözüm bulunabileceğini ifade etti. Ancak Solak’a göre Kılıçdaroğlu, çevresindeki isimlerden fazla etkileniyor. Bu duruma örnek olarak 38. Olağan Kurultay’da ikinci tura kalınması sürecini gösteren Solak, Kılıçdaroğlu’nun bazı çevrelerin baskısıyla hareket ettiğini savundu.

KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ HER GÜN KAN KAYBEDİYOR
Solak, genel merkeze polis eşliğinde girilmesinin ardından yaşananları da değerlendirdi. Mahir Polat’ın ilk gün yaptığı açıklamada, “Emekçilerin, işçilerin maaşlarını vermeye; bayramüstü emekçileri mağdur etmemeye geldik” dediğini hatırlatan Solak, buna karşın daha sonra yaklaşık 60 çalışanın işine son verildiğini söyledi.
Bu durumun rövanşist bir tutum olup olmadığını soran Solak, “Bu kinle yapılan bir şey değil de nedir?” ifadelerini kullandı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürekli “haberim yok, talimatım yok” dediğini belirten Solak, “Talimat olmadan o genel merkeze polis girebilir miydi?” diye sordu.
Solak’a göre Kılıçdaroğlu süreci çok yanlış yönetirken, Özgür Özel yaşananları kendi lehine çevirmeyi başardı. Daha önce bazı çevrelerde Özel’in Ekrem İmamoğlu’nun etkisinde hareket edip etmediğine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirten Solak, bu süreçten Özel’in güçlenerek çıktığını savundu.
Özgür Özel’in genel merkezden TBMM’ye, ardından Güvenpark’a ve Anıtkabir’e yürüyüşünün parti tabanı açısından önemli bir gövde gösterisi olduğunu söyleyen Solak, İzmir mitinginde de halkla doğrudan temas kurmasının etkili olduğunu ifade etti.
Solak, örgüt ve seçmen bazında Kılıçdaroğlu’na desteğin çok düşük olduğunu savundu. Partinin Instagram hesabındaki ilk paylaşıma gelen yorumları örnek gösteren Solak, olumlu yorum oranının yüzde 1’in bile altında olduğunu, olumsuz yorumların ise yüzde 98,5’e ulaştığını ileri sürdü.
Sokakta, çarşıda, esnafta ve CHP seçmeni içinde ciddi bir tepki olduğunu belirten Solak, “Partiyi ele geçirdiniz, peki halkı nasıl ikna edeceksiniz?” sorusunu yöneltti.
KURULTAYI YAPMAMAK İÇİN KIRK DEREDEN SU GETİRİYORLAR
Kurultay tartışmalarına da değinen Solak, önce kurultayın 7 ay sonra yapılacağının söylendiğini, ancak kamuoyundan, eski ve mevcut milletvekillerinden, örgütlerden, belediye meclis üyelerinden ve CHP gruplarından gelen tepkiler üzerine yeni gerekçeler üretildiğini savundu.
Kurultay delegelerinin imza toplamaya başlamasıyla birlikte konunun yargıya bağlandığını söyleyen Solak, “Yargıtay’ın kararını bekliyoruz, tedbir kararı kalkmadan seçimli kurultay yapamayız” şeklindeki açıklamalara karşı çıktı.
Solak, İstanbul örneğini hatırlatarak, tedbir olmasına rağmen geçici heyetin YSK onayıyla olağanüstü il kongresi yaptığını söyledi. Bu nedenle benzer bir sürecin CHP Genel Merkezi için de mümkün olduğunu savundu.
“Yapmamak için kırk dereden su getiriyorlar” diyen Solak, kurultayın yapılması halinde sorunun büyük ölçüde çözüleceğini ifade etti. Bunun için mücadele edilmesi, çaba gösterilmesi, karşı tarafla diyalog kurulması ve bir dilekçeyle sürecin başlatılması gerektiğini söyledi.
İZMİR’DE SÜREKLİ KARŞISINA ÇIKACAK
Solak, CHP milletvekillerinin seçim bölgelerinde de tepkilerle karşılaştığını belirtti. Karabük Milletvekili Cevdet Akay’ın bildiriyi imzalamadığını ve bayram programında partililerle bir araya geldiğinde tepki gördüğünü söyledi. Vatandaşların, “Partimize girildi, butlan geldi; neden daha sert tepki göstermiyorsunuz?” diye sorduğunu aktardı.
Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’in de bayramlaşma programında benzer tepkilerle karşılaştığını belirten Solak, vatandaşların nöbet tuttuklarını ve milletvekillerinin kendilerini yalnız bıraktığını dile getirdiklerini söyledi.
Mahir Polat’ın TGRT’ye teşekkür etmesinin de özellikle İzmir’de sürekli karşısına çıkacağını savunan Solak, TGRT’nin yıllardır CHP’ye yönelik ağır eleştirilerde bulunduğunu ifade etti. Polat’ın bu süreçte kanalın Ankara temsilcisine teşekkür etmesini “minnet edası” olarak yorumlayan Solak, bunun seçmen nezdinde unutulmayacağını söyledi.
Solak, Kılıçdaroğlu’na destek veren ya da bildirilere imza atmayan milletvekillerinin seçim bölgelerinde zorlanacağını belirterek, “Bu topun altına nasıl girdiler, onlara sormak lazım” dedi.
VERDİĞİ ÖRNEK ÇOK YANLIŞ
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Atatürk örneğine de değinen Solak, Kılıçdaroğlu’nun “tarih bilmeyenler dikkat” diyerek başladığı konuşmada yanlış bilgi verdiğini savundu.
Solak, Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığını, hakkındaki mahkeme kararının ise yaklaşık bir yıl sonra, 11 Mayıs 1920’de verildiğini ve 24 Mayıs’ta Padişah Vahdettin tarafından onaylandığını söyledi. Bu nedenle Atatürk’ün Samsun’a “boynunda ilmekle” ya da “hain damgasıyla” gitmediğini belirtti.
Solak’a göre Kılıçdaroğlu’nun bu örneği vermesinin nedeni, kendisine yönelik “hain” eleştirilerinden duyduğu rahatsızlıktı. Kılıçdaroğlu’nun kendisini Mustafa Kemal Atatürk ile özdeşleştirmeye çalıştığını söyleyen Solak, bunun yanlış bir benzetme olduğunu ifade etti.
“Atatürk bir Kurtuluş Savaşı vermeye gidiyordu, siz partiyi ele geçirmeye gidiyorsunuz” diyen Solak, iki durum arasında büyük fark bulunduğunu dile getirdi.
NASIL BİR ARAYA GELECEKSİNİZ?
Solak, Özgür Özel’in grup toplantısı yapmasının engellenmek istendiğini de söyledi. Grup başkanlığının iptal ettirilmeye çalışıldığını belirten Solak, CHP grubunun büyük çoğunluğunun “Grup başkanımız Sayın Özgür Özel’dir” dediğini ifade etti.
Solak, grup toplantısını dahi yaptırmak istemeyen bir yapıyla nasıl uzlaşılabileceğini sorguladı. Bu saatten sonra bir araya gelmenin çok zor olduğunu belirten Solak, “Size hiçbir adım attırmak istemeyen bir yapıyla nasıl uzlaşabilirsiniz?” dedi.
Tarafların masaya oturması halinde bile niyetin belli olduğunu savunan Solak, masadan kalkıldığı anda “masayı devirdiler” denileceğini söyledi. Bu koşullarda bir araya gelmenin mümkün olmadığını ve krizin ortada kalacağını ifade etti.
FETÖ İDDİALARI SERT TEPKİ GÖRDÜ
Solak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ iddialarının da sert tepki gördüğünü söyledi. FETÖ kumpaslarından zarar görenlerin oluşturduğu Kumpasder’in açıklama yaptığını belirten Solak, derneğin Özgür Özel’in Balyoz, İzmir Casusluk Davası ve Silivri süreçlerinde kendilerine en fazla destek veren isimlerden biri olduğunu belirttiğini aktardı.
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da FETÖ mağduru olduğunu hatırlatan Solak, Başbuğ’un, “FETÖ’cü denilecek en son kişi Özgür Özel’dir” anlamına gelen bir değerlendirme yaptığını söyledi.
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’ın da FETÖ kumpasıyla 5 yıl cezaevinde kaldığını belirten Solak, Özkan’ın daha önce Kılıçdaroğlu’nu desteklemesine rağmen bu konuda tepki gösterdiğini söyledi. Özkan’ın, “Eğer Özgür Özel’e FETÖ’cü yakıştırması yapacaksanız, Silivri kalkar üzerinize yürür” dediğini aktardı.
AMA TERS TEPTİ
Solak, Kılıçdaroğlu ve ekibinin süreci farklı hesapladığını savundu. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun partiyi alacağı, birkaç çatlak sesin çıkacağı, suların durulacağı ve sürecin bir şekilde yönetileceği düşünülüyordu.
Ancak Solak’a göre süreç tam tersine işledi. Hem seçmen hem parti tabanı hem de örgütün geniş bir kesimi Özgür Özel’in yanında yer aldı. Kitle her geçen gün büyüdü ve desteği arttı.
Bu durumun hesaplanamadığını söyleyen Solak, Özgür Özel’i engellemek için fezlekeler hazırlanabileceğini ileri sürdü. Muhittin Böcek ve Özkan Yalım üzerinden bazı dosyaların Ankara’ya gönderildiğini belirten Solak, bu dosyalardan yeni süreçler çıkarılabileceğini söyledi.
YARGITAY ‘TEDBİRİ KALDIRIN’ DERSE NE OLACAK?
Solak, siyasette bazı sözlerin unutulmadığını belirterek, herkesin konuşmalarına ve gazetecilere verdiği mesajlara dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
“Yarın devran döner” diyen Solak, Yargıtay’ın ileride “Burada bir sıkıntı var, tedbiri kaldırın, derhal kurultay yapılsın” diyebileceğini belirtti. Böyle bir durumda yapılacak kurultayda mevcut yönetimin olağanüstü bir güçle yeniden gelebileceğini savundu.
Solak, bu nedenle tarafların kapıları tamamen kapatmaması, birbirlerine hakaret etmemesi ve düşman cepheler gibi davranmaması gerektiğini vurguladı. Ancak sürecin başından itibaren bu gerilimin yaşandığını ve aynı gemide olan insanların artık ipleri koparma noktasına geldiğini ifade etti.
10 GÜNDE NE DEĞİŞTİ NECDET SARAÇ?
Solak, Kılıçdaroğlu tarafından MYK’ya atanan Necdet Saraç’ın daha önce yaptığı açıklamalara da dikkat çekti. Saraç’ın bir hafta ya da 10 gün önce farklı açıklamalar yaptığını belirten Solak, şimdi tam tersini yaptığını söyledi.
Necdet Saraç’ın Gürsel Tekin’e yönelik, “Ben sizin yerinizde olsam derhal istifa ederim. Siyaset, iktidarın yarattığı olanaklarla CHP İstanbul İl Merkezi’nde oturmakla olmaz” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Solak, Saraç’ın şimdi genel merkezde görev almasını eleştirdi.
Solak, Saraç’ın daha önce mutlak butlan sürecini “iktidarın siyasi kararı” ve “CHP içindeki çatlakları derinleştirme hamlesi” olarak yorumladığını belirterek, buna rağmen bir hafta sonra yönetime girmesini tutarsız buldu.
“Ne oldu 10 gün içinde, ne değişti?” diye soran Solak, bu atamanın dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Solak ayrıca Adnan Demirci’nin de profilinin ilginç olduğunu söyledi. Demirci’nin sosyal medya hesabında Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a ilişkin paylaşımlar bulunduğunu, paylaşımlarının büyük bölümünün Mansur Yavaş desteği içerdiğini belirtti.
Demirci’nin daha önce “Kurultay kararına ret oyu vermem” ve “İlk PM’de kurultay için imza veririm” dediğini aktaran Solak, böyle düşünen bir ismin yönetime alınmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Bunun, Kılıçdaroğlu’nun karşı taraftan bazı isimleri koparma hamlesi olabileceğini savundu.
“BU ŞEKİLDE Mİ ARINDIRACAKSINIZ?”
Solak, MYK’ya giren Ahmet Hakan Uyanık üzerinden de eleştirilerde bulundu. Uyanık’ın, kurultay davasının tanıklarından Veysi Uyanık’ın oğlu olduğunu belirten Solak, Veysi Uyanık’ın “para aldım, para verdim” iddialarında bulunan kişi olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun “Partimi mahkeme koridorlarında tartıştırmam” sözlerini hatırlatan Solak, kurultay sürecini mahkeme koridorlarına taşıyan isimlerle yan yana durulmasını eleştirdi.
Solak, “Bu şekilde mi arındıracaksınız?” diye sorarak, Veysi Uyanık’ın dava sürecine ilişkin pek çok açıklaması ve ifadesi olduğunu belirtti. Böyle bir ismin oğlunun MYK üyesi yapılmasının çelişkili olduğunu söyledi.
Yorum Yazın