Gazeteci Halil Solak: Karşıyaka’daki kriz CHP’ye zarar veriyor
Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan ‘Denge’ programında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal arasında yaşanan borç tartışmasını değerlendirdi. Solak, Karşıyaka Belediyesi’nin ciddi bir mali yük devraldığını belirterek iki belediye başkanı arasındaki kamuoyu önündeki tartışmaların partiye zarar verdiğini söyledi. Solak, programında ayrıca Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklanmasını, CHP’nin açıkladığı vaatlerini, Türkiye’nin mevcut sorunlarını değerlendirirken, emeklilerin bayram ikramiyesine zam yapılmamasını da eleştirdi.
- Ege Postası
- 05.03.2026 - 10:49
- Güncelleme: 05.03.2026 - 11:07
EGE POSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Karşıyaka Belediyesi borçlu devralındı”
Karşıyaka Belediyesi’nin mali durumuna değinen Solak, belediyenin geçmişten gelen borç yüküyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. 2022 yılında belediyeye “taşkın haciz” uygulandığını hatırlatan Solak, pandemi ve ekonomik krizin de belediyelerin mali yapısını zorladığını söyledi.
2023 yılında seçim öncesinde merkezi hükümetin borç yapılandırması imkânı sunduğunu belirten Solak, o dönemde borcunu yapılandırmayan tek belediyenin Karşıyaka Belediyesi olduğunu öne sürdü. Solak, “Faiz yükü giderek arttı. Aylık yaklaşık 200 milyon liranın faize gittiği ifade ediliyor. Bu durum sürdürülebilir değil” dedi.
“Taşkın haciz belediyenin elini kolunu bağlıyor”
Solak, taşkın haciz uygulaması nedeniyle belediyenin mülklerini satamadığını ve mali hareket alanının daraldığını belirtti. Hacizlerin mahkeme kararlarıyla kaldırıldığı durumlarda dahi kısa süre sonra yeniden haciz uygulandığını ifade eden Solak, bunun belediyeyi ciddi bir çıkmaza sürüklediğini söyledi.
“Mavişehir’deki arazi tartışma yarattı”
Solak, Mavişehir’deki yaklaşık 10 dönümlük arazi olduğunu belirtti. Büyükşehir Belediyesi’nin arazi için 200 milyon lira teklif ettiğini, ancak Karşıyaka Belediyesi’nin SPK onaylı bir değerleme şirketine yaptırdığı raporda arazinin değerinin 600–650 milyon lira aralığında çıktığını aktardı.
Karşıyaka Belediyesi’nin bu nedenle satışa sıcak bakmadığını belirten Solak, “Belediye yönetimi, ‘Araziyi 200 milyon TL’ye satsak sadece haciz kalkacak, bir aylık faiz ödenmiş olacak. Sonrasında yine aynı sorun yaşanacak’ görüşünü dile getiriyor” dedi.
Belediyedeki mali sıkıntının çalışanlara da yansıdığını ifade eden Solak, işçiler 7–8 aydır maaş alamıyor. Belediyenin çalışanlara olan borcu neredeyse bir aylık faiz ödemesine denk geliyor” ifadelerini kullandı.
“3,2 milyar liralık borç iddiası”
Solak, Yıldız Ünsal’ın açıklamalarına göre belediyenin yaklaşık 3,2 milyar liralık borçla devralındığını ve İller Bankası payındaki kesintilerin de belediyenin gelirlerini önemli ölçüde azalttığını söyledi.
Belediyenin maaş ödemeleri, yakıt giderleri ve temel hizmet maliyetleri nedeniyle ciddi bir mali baskı altında olduğunu ifade eden Solak, bu durumun hizmet üretimini zorlaştırdığını dile getirdi.
“Kamuoyu önündeki tartışma CHP’ye zarar veriyor”
İki belediye başkanı arasındaki polemiğe de değinen Solak, tartışmanın kamuoyu önünde sürdürülmesinin siyasi açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Solak, “Bu tartışma İzmir kamuoyunun gördüğü en uzun belediyeler arası polemiklerden biri haline geldi. Bu durum hem Büyükşehir’e hem Karşıyaka Belediyesi’ne negatif yansır ama en çok da CHP’nin kurumsal kimliğine zarar verir” dedi.
“Sorunlar masa başında çözülmeli”
Solak, Cemil Tugay’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olarak daha uzlaştırıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini savunarak, “Bu tür meseleler kamuoyu önünde tartışılmak yerine karşılıklı görüşmelerle çözülmeli. Aksi halde bu tablo muhalefete siyasi malzeme verir. ” ifadelerini kullandı.
"Burada iş Cemil Tugay’a düşüyor"
Solak, "Yani burada partinin kurumsal kimliğini düşünecek. Mesela Sayın Cemil Tugay'ı anlamıyorum. Ya eleştireceğinize siz bir ağabey pozisyonundasınız. Siz büyükşehir belediye başkanısınız, gidersiniz, oturursunuz. karşılıklı bu işi çözersiniz. Bunu kamuoyunda böyle tartışmanın yani bu gidişat partiye kazandırmaz. Kaybettirir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne zarar verir. Burada da iş Cemil Tugay’a düşüyor. Buca Belediyesi'ne o Puket mevzusu patladıktan sonra destek verdiyse Karşıyaka Belediyesi’ne de verebilir diye düşünüyorum." dedi
"Niye siz rakibinize siyaset alanı açıyorsunuz?"
Solak konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Yıldız Hanım ne yapsın? Diyor ki işte siz hiçbir çaba göstermiyorsunuz, ya daha ne yapsın? Bakanın yanına gitti. Niye siz rakibinize siyaset alanı açıyorsunuz? Ki yapacaklar mı sizce? Bence yapmazlar. Zaten kamuoyunda iki belediye başkanı bir sürü malzeme veriyor. Birbirlerine giriyorlar deyim yerindeyse. Oradan siyaset devşiriyorlar. Biz yardımcı oluyoruz. Bakın biz yardımcı olduk kamuoyunda. Ankara'ya götürdük. Gerisi onunla bakan arasında. Bakan rahatlatır mı sizce Karşıyaka Belediyesi'ni? Bence rahatlatmaz. Neden? Çünkü zaten iki belediye ohh ne güzel her gün atışıyorlar. Kavga ediyorlar. Karşılıklı tartışmalar. Karşılıklı sert açıklamalar. Niye yapsınlar ki? Nasıl olsa hazır ellerinde malzeme. Bundan daha iyi malzeme mi olur AK Parti için? Yani İzmir özelinde." dedi.
Solak ayrıca yerel yönetimlerdeki başarıların genel iktidar hedefi açısından önemli olduğunu belirterek, “Yerelde güçlü bir yönetim sergilenmeden genel iktidar hedefinin güçlenmesi zor olur” değerlendirmesinde bulundu.

“CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar olağanlaştırıldı”
Solak, son süreçte belediye başkanlarına yönelik yapılan gözaltı işlemlerine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar artık olağanlaştırıldı. Ortaya bir iddia atılıyor, ardından sabahın erken saatlerinde evlere gidiliyor. Oysa belediye başkanı çağrılsa zaten gidip ifade verecek bir kişi. Buna rağmen şafak vakti evinden alınıyor, günlerce ifade işlemleri sürüyor ve ardından savcılık tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ediyor. Mahkeme de tutuklayıp cezaevine gönderiyor.”
“Henüz iddianame yok”
Soruşturmada henüz iddianamenin hazırlanmadığına dikkat çeken Solak, bazı şüpheli, tanık ve şikâyetçi ifadelerine dayanan iddiaların bulunduğunu belirterek, Bolu’da kurulduğu öne sürülen bir vakıf üzerinden yapılan suçlamalara değindi.
“İddialara göre bir vakıf kuruluyor. Amaç ihtiyaç sahiplerine destek olmak, öğrencilere burs vermek ve ilerleyen aşamalarda bir huzurevi kazandırmak. 2024 yılında belediye başkanının odasında yapılan bir toplantıdan sonra bazı kişiler ‘bizden zorla bağış alındı’ iddiasında bulunuyor.”
“Deneyimli bir siyasetçi böyle bir ifade kullanır mı?”
Bolu Belediye Başkanı’nın uzun yıllardır siyasetin içinde yer aldığını vurgulayan Solak, iddiaların mantıklı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Bolu Belediye Başkanı dünkü siyasetçi değil. Dört dönem milletvekilliği yapmış, iki dönemdir belediye başkanlığı yapıyor. Aynı zamanda avukat. Böyle deneyimli bir insanın birçok kişinin bulunduğu bir ortamda ‘ya seve seve vereceksiniz ya seve seve vereceksiniz’ gibi bir ifade kullanması bana mantıklı gelmiyor. Çoğu insana da gelmez.”
“Vakıf hesapları incelenebilir”
Vakfın mali kayıtlarının kolaylıkla incelenebileceğini belirten Solak, şunları söyledi:
“528 öğrenciye 10’ar bin lira burs verildiği söyleniyor. Böyle bir vakfın tüm gelir ve giderleri bellidir. Bağışlar makbuzlu olur. Defterlere bakarsınız, ne kadar bağış toplanmış görürsünüz. MASAK raporlarıyla hesap hareketleri incelenir. Böyle deneyimli bir isim suç olduğunu bile bile bunu yapar mı, buna bakmak gerekir.”
“Milletin iradesi yok sayılıyor”
Solak, belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasını da eleştirerek seçmen iradesine vurgu yaptı.
“İki dönemdir insanlar Bolu’da aynı belediye başkanını seçmiş. Demek ki memnunlar. Ama görevden uzaklaştırıldığında seçmenin iradesi de yok sayılmış oluyor.”
“Sincan Cezaevi’ne gönderilmesi de eleştiriliyor”
Tutuklanan belediye başkanının Bolu yerine Ankara’daki Sincan Cezaevi’ne gönderilmesini de eleştiren Solak, “Bolu’da yargılanıyorsunuz ama Ankara Sincan Cezaevi’ne götürülüyorsunuz. Bolu’da yer mi yok? En yakın yer Düzce. Orada da mı yer yok? Bu da ayrı bir tartışma konusu.” dedi.
“Belediye başkanlarında ‘sıra kime gelecek’ endişesi var”
Solak, yaşanan gelişmelerin belediye başkanları arasında endişe yarattığını ileri sürerek, sürecin Türkiye demokrasisi açısından sakıncalı olduğunu dile getirdi.
“CHP’li belediye başkanlarının kafasında ‘sıra hangimize gelecek’ sorusu var. Düşünsenize; birkaç kişi bir iddiada bulunuyor ve sabah kapınızda polis ya da jandarma. Kendinizi anlatamadan cezaevinde bulabiliyorsunuz.”
“Çerçioğlu 8-9 yıl sonra beraat etti!”
Öte yandan Özlem Çerçioğlu’nun yargılanıp beraat eden davasına dikkat çeken Solak, “Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu hakkında 8-9 yıldır süren ‘görevi kötüye kullanma’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ gibi suçlamaların yönetildiği bir dava vardı. Özlem Çerçioğlu geçtiğimiz Ağustos'ta CHP'den AK Parti'ye geçti. Sonra 5-6 ay sonra bir bakıyorsunuz yargılama düşmüş. Suç unsuru oluşmamış. Dava beraat kararı ile sonuçlandı. Ee şimdi 8-9 yılda mı? Vardınız yani suç unsuru oluşmamış kanısına... Bu kanıya bu kadar zamandan sonra mı vardınız? CHP’li belediye olsaydı bu beraat kararı verilmezdi diye düşünüyorum.” diye konuştu.

“Üç temel sorun: Adaletsizlik, liyakatsizlik ve plansızlık”
Solak, Türkiye’de yaşanan birçok sorunun temelinde adaletsizlik, liyakatsizlik ve plansızlık olduğunu söyledi.
Türkiye’deki sorunların üç ana başlık altında toplanabileceğini ifade eden Solak, “Türkiye’de şu an en büyük sorun adaletsizlik, liyakatsizlik ve plansızlık. Bunların yanına sağlık ve eğitim gibi başka başlıklar da eklenebilir ancak temel sorunlar bu üç başlıkta toplanıyor” dedi.
Adaletsizlik konusunun birçok alana yansıdığını belirten Solak, kamu kurumlarında liyakat eksikliğinin ciddi bir sorun haline geldiğini ifade etti. Solak, “Birçok kadroda o görevi layıkıyla yapacak insanlar yerine, yalnızca birilerine yakın olduğu için göreve getirilen isimler var” diye konuştu.
“Denetim mekanizmaları çalışmıyor”
Demokrasi başlığı altında Türkiye’de sistem tartışmalarının yeniden gündeme geldiğini belirten Solak, parlamenter sisteme dönüş tartışmalarına değindi.
Solak, “Sistem değişikliği derken kastedilen şey aslında parlamenter sisteme dönüş. Bu kadar geniş yetkilerin tek bir elde toplanmaması gerekiyor. Demokratik ülkelerde mutlaka denetim mekanizmaları vardır. Türkiye’de bu mekanizmalar sağlıklı çalışmadığı için bugün hem siyasi hem de ekonomik sorunlar yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Ekonomide kırılganlık artıyor”
Türkiye’nin uzun süredir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu belirten Solak, ekonomik kırılganlığın da demokrasi ve hukukla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
“Ülke neredeyse üç-dört yıldır, hatta belki daha da uzun süredir bir kriz var ve bu krizden çıkamıyor. Dünyanın başka yerlerinde savaş oluyor ama en çok bizim borsamız etkileniyor. Bunun nedeni kırılgan bir ekonomiye sahip olmamızdır. Ekonomiyi düzeltmek için önce demokrasi ve adaleti sağlamanız gerekir” dedi.
“Bir öğün yemek çocuklar için çok önemli”
CHP’nin öğrencilere bir öğün yemek vaadini değerlendiren Solak, “Bir öğün yemek meselesi çok önemli. Pek çok anne baba çocuklarının beslenme çantasına yeterli gıda koyamıyor. Bazı çocuklar okula yalnızca kuru ekmek ya da biraz peynirle gidiyor. Hatta bazıları aç gidip aç dönüyor” diye konuştu.
“Kadına yönelik şiddet için etkin politikalar gerekli”
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Solak, bu sorunun yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, güçlü uygulamalarla çözülebileceğini söyledi.
İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden etkin hale getirilmesinin önemli olduğunu belirten Solak, “Ancak tek başına sözleşmeye imza atmak sorunu çözmez. Asıl mesele cezasızlık algısını ortadan kaldırmak ve güçlü bir mücadele ortaya koymaktır” dedi.
‘CHP vaatlerini neden bu kadar erken açıklıyor, henüz seçim kararı yok’ diye eleştirenlerin olabileceğini belirten Solak, “Bir önceki seçimde CHP bazı televizyon kanallarına ücretli reklam vermek istedi ancak kabul edilmedi. Bu nedenle parti politikalarını anlatma imkânı bulamadı. Şimdi ise olası bir erken seçim ihtimaline karşı hazırlık yapılıyor. Parti örgütleri sahaya inerek politikaları kapı kapı, sokak sokak anlatacak. Yarın bir gün bir baskın seçim olabilir. Bu nedenle örgütlerin kapı kapı dolaşarak parti politikalarını anlatması gerektiği düşünülüyor” diye konuştu.
“Toplantı savaşın gölgesinde kaldı”
Solak, CHP’nin vaatlerini açıkladığı toplantının zamanlamasına ilişkin de değerlendirmede bulunarak, toplantının uluslararası gelişmelerin gölgesinde kaldığını ifade etti.
“Zamanlama açısından belki çok doğru bir gün olmadı. Çünkü dünya gündeminde ABD-İsrail ve İran savaş var ve bu tür toplantı biraz gölgede kaldı. Belki toplantı ertelenebilirdi” dedi.
“Hangisine inanacağız”
Programda ayrıca emeklilerin bayram ikramiyesine zam yapılmaması da eleştirildi.
Solak, “Şimdi emekli ikramiyesi zam yok sözlerine gelmeden önce bir büyüme rakamlarından bahsedelim değil mi? ‘3.6 büyüdük. Kişi başı gelir de 18.040’ oldu deniliyor. İnanıyor musunuz siz? 18.040 dolar kişi başı gelire… Emekli 20.000 lira alıyor. Asgari ücretli 28.000 lira alıyor. Yani Hazine ve Maliye Bakanı ‘Yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduk.’ diyor. Öbür taraftan AK Parti Grup Başkanı açıklama yapıyor ‘İşte emekliye kaynak yaratamıyoruz emeklinin , bayram ikramiyesine zam yok.’ diyor. Hangisine inanacağız. 4 bin lira kaldı. Harçlık gibi ya harçlık gibi…” dedi.
3 çeyrek altından, 1 çeyreğin 3’te 1’ine…
Uygulamanın ilk başladığı dönemdeki alım gücüne dikkat çeken Solak, “Bakın bu uygulama 2018 yılında başladı. Çok çarpıcı. 2018 yılında 1000 TL ile başladı. 2018 yılında asgari ücret ne kadar? 1600 lira. Çeyrek altın ne kadar? 340 küsur liraya çeyrek altın alıyorsunuz. 2018'de 1000 lira ikramiyeye 3 çeyrek altın alıyorsunuz. Bugün çeyrek altın ne kadar? 12 bin lira. Yani verdikleri paraya 1 çeyreğin 3'te 1'ini alabiliyorsunuz. Yani emekliye bayram gelmiyor açıkçası.” dedi.
Yorum Yazın