Flaş! Kılıçdaroğlu'nun avukatları CHP'nin itirazını geri çekti!
Özgür Özel yönetiminin Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin aldığı 'mutlak butlan' kararına karşı Yargıtay'a yaptığı temyiz itirazı, Kılıçdaroğlu'nun icradan yapılan mutlak butlan tebliği sonrası atağı avukatlarının dilekçesi ile geri çekildi. Böylelikle CHP'nin mahkemeye yaptığı 'mutlak butlan' itirazı gerçekleşmemiş oldu...
- Ege Postası
- 22.05.2026 - 16:05
- Güncelleme: 22.05.2026 - 17:53
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nı "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal etmesi sonrası, Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetiminin ise görevi devraldığı bildirildi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ekibine yönelik ilk hamle geldi. CHP'li 3 parti avukatı, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevden alındı. Mutlak butlan kararıyla, CHP'nin teslim edildiki Kemal Kılıçdaroğlu, ilk hamlesini yaptı. CHP'de görevli avukatlar Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan ve Hazar Kardaş için azilname gönderen Kılıçdaroğlu, üç ismi görevden aldı.
BAŞVURU GERİ ÇEKİLDİ
CHP'li 3 parti avukatının görevden alınmasının ardından bir hamle daha geldi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatları, Özgür Özel'in avukatlarının mutlak butlan kararına yönelik temyiz başvurusunu geri çekti.
Başvuruda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, mutlak butlan kararına karşı sunulan temyiz dilekçesinde, kararın esası yönünden bozma talebinde bulunulduğu, ayrıca ihtiyati tedbirin kaldırılmasının da istendiği belirtildi.
Temyiz dilekçesi şöyle: Ne var ki söz konusu başvuru, Parti Genel Başkanı'nın ve mevcut Parti Yönetiminin talimatı, bilgisi ve oluru alınmaksızın yapılmıştır. Parti iradesini temsil etme yetkisi bulunmayan kişilerce, müvekkil Partinin kurumsal menfaatleri ve güncel hukuki stratejisi gözetilmeden, aceleci ve kötü niyetli bir tutumla ihtiyati tedbirin kaldırılması talep edilmiştir. Bu nedenle temyiz dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbirin kaldırılması istemi, müvekkil Partinin gerçek ve güncel iradesini yansıtmadığı gibi Parti çıkarlarıyla da bağdaşmamaktadır. Bu nedenle ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine yönelik başvurumuzu geri çekiyoruz.
Bu nedenlerle; Parti Genel Başkanının ve mevcut Parti Yönetiminin talimatı, bilgisi ve oluru alınmaksızın sunulan temyiz dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine yönelik vazgeçme talebimizin kabulüne karar verilmesini talep eder, bilgilerinize sunarız."
"BENİM NEZDİMDE MEŞRUİYETİ YOKTUR"
2013 yılından bu yana üstlendiği görevden alınan Çağlar Çağlayan, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Mutlak butlan kararının, siyasi iradeyi ve parti hafızasını yeniden dizayn etmek için verildiğini söyleyen Çağlayan şu ifadeleri kullandı:
"13 yıl boyunca, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucu değerlerine duyduğum inançla; partimize yönelik her türlü hukuksuzluğa, baskılara, siyasi operasyonlara ve yargının araçsallaştırılmasına karşı meslektaşlarımla birlikte hukuki mücadele vermeyi görev saydım.
Mutlak butlan kararı, siyasi iradeyi ve parti hafızasını hukuk dışı yöntemlerle yeniden dizayn etmek için verilmiştir. Demokratik meşruiyetin yerine fiili dayatmayı koymaya çalışan hiçbir anlayışın ve hukuk dışı yöntemlerle tesis edilen hiçbir tasarrufun benim nezdimde meşruiyeti yoktur.
AVUKATLARIN GÖREVDEN ALINMASI TESADÜF DEĞİLDİR"
Bu süreçte atılan ilk adımlardan birinin, yıllardır partinin hukuk mücadelesini yürüten avukatların görevden alınması olması tesadüf değildir. Bu müdahalenin amacı Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukuksuzluğa karşı yürüttüğü hukuk mücadelesini etkisizleştirmek, savunma iradesini zayıflatmak ve itiraz yollarını susturmaktır.
"BİR ONUR NİŞANI OLARAK GÖRÜYORUM"
Bu nedenle şahsıma yönelik bu müdahaleyi bir mesleki kayıp ya da kişisel bir hüsran olarak algılamıyorum. Aksine, hukuksuzluğa boyun eğmemenin bedeli olarak bir onur nişanı olarak görüyorum. Ömrüm boyunca da bunu aynı kararlılıkla ve gururla taşıyacağım. Çünkü bizim mücadelemiz ve avukatlık makamlarla, unvanlarla ya da resmi sıfatlarla sınırlı değildir. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi'ni demokrasi mücadelesinin, halk iradesinin ve Cumhuriyet değerlerinin baba ocağı olarak kabul eden insanlarız.
"HALKIN İRADESİNİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİM"
Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokratik meşruiyeti, halkın iradesini savunmaya devam edeceğim. Bunun için herhangi bir vekâlet ilişkisine, resmi sıfata ya da görevlendirmeye ihtiyaç duymadım, bundan sonra da duymayacağım.
"HERKESE AÇIK ÇAĞRIDA BULUNUYORUM"
Bu hukuksuzluğun parçası olan, imza atan, görev alan, sessiz kalan, meşrulaştırmaya çalışan herkese açık çağrıda bulunuyorum: Hiçbir makam, hiçbir geçici güç ilişkisi, hukukun ve vicdanın üstünde değildir. Tarih, hukuksuzluk karşısında direnenleri de bu sürece ortak olanları da ayrı ayrı kaydedecektir. Bugün verilen her kararın, atılan her imzanın ve alınan her tutumun yarın hem hukuk hem de toplum vicdanı önünde bir karşılığı olacaktır.
Başta partimizin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel olmak üzere, demokrasi ve hukuk mücadelesinden geri adım atmayan tüm yol arkadaşlarımla hukuksuzluğa karşı dayanışma içinde olmaya devam edeceğimi de beyan ediyorum."
Çağlayan, sözlerini "İnanıyorum ki, sonunda mutlaka halkın iradesi kazanacaktır." diyerek noktaladı.(Halk TV)

Yorum Yazın