Dolar 48,8532
▲ %0.05
Euro 55,7085
▲ %0.15
Altın 6.698,838
▼ %-0.47
Bist-100 12.888,33
▼ %-2.74

Pzt

2° -8°

Sal

0° -12°

Çar

3° -3°
Erdoğan'dan fon krizine ilişkin açıklama: 'Sorumluluğu olan kim varsa...'

Erdoğan'dan fon krizine ilişkin açıklama: 'Sorumluluğu olan kim varsa...'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon krizine ilişkin "Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur" ifadelerini kullandı.

  • Ege Postası
  • 24.09.2026 - 20:23

ABD'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na (BMGK) katılan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York'taki Türkevi'nde değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Fon soruşturması ve borsada yaşanan krize ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan şunları söyledi:

"Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu. Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur. 

Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli her türlü adım atılıyor ve atılacak. İlgili kurumlarımız meselenin üzerine kararlılıkla gidiyor. Yargımız aynı şekilde kapsamlı bir soruşturma başlattı; bazı gözaltılar ve tutuklamalar oldu.

Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır. Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur. Tabii, sürecin, sermaye piyasalarının yapısı gereği hem şeffaf hem de son derece hassas yürütülmesi önemlidir. Bizim de talimatımız bu yöndedir. Ayrıca benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız."

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİZİM İÇİN GÜNÜBİRLİK BİR MESELE DEĞİL"

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Terörsüz Türkiye bizim için malum günübirlik bir mesele değil. Bu, Türkiye'nin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması meselesidir. Bildiğiniz gibi yasal çerçeveyi Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaya koydu. İlgili mekanizmalar kuruldu, kuruluyor. İlgili kurumlarımız sahada ve gerekli takipleri yapıyorlar.

Çerçeve yasanın uygulanabilmesi için örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanması gerekir. Bunun nasıl tespit ve teyit edileceği de bellidir. Süreç ilgili birimlerimizin kontrolünde adım adım ilerliyor. Meclisimiz de yasada tanımlanmış çerçevede sürece katkı verecek ve Türkiye, inşallah, birlik ve beraberlik içinde terör defterini kapatacaktır. Buna takoz koymaya çalışanlar kuşkusuz vardır.

Terör endüstrisinin paydaşları bu defterlerin kapanmasını tabii ki istemiyor. Ama biz bunlara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak, devlet olarak bu konuda kararlıyız. Hasılı kelam, bize yansıyan bir sorun yok. Süreç ilerliyor ve inşallah neticeye de uzak olmayan bir zamanda ulaşacağız.

"BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DE VETO MEKANİZMASI KALDIRILMALI"

Her şeyden önce bugün 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığı bir Birleşmiş Milletler’den söz ediyoruz. Bu adaletsiz yapının, küresel istikrar ve huzuru koruyabilmesi, ortaya koyduğu temel ilkelere bağlı kalabilmesi, insanlığa vaadini yerine getirebilmesi mümkün değildir. Mesele sadece Türkiye’nin daha fazla söz sahibi olması değil, mesele Afrika’nın, Asya’nın, Latin Amerika’nın, İslam dünyasının, Avrupa’nın ve diğer bütün bölgelerin kendi tecrübeleriyle, kendi iradeleriyle bu küresel sistemde hakkaniyetli biçimde temsil edilme meselesidir.

Bunun için diyoruz ki; veto mekanizması kaldırılsın; sadece 5 üyeyi koruyan Birleşmiş Milletler modelinden, bütün üyeleri kuşatan bir mekanizmaya geçiş yapalım. Genel Kurul’u güçlü, kuvvetli ve etkin kılalım. Kurulacak yeni yapıda, seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yaptığı, yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini yeniden kazanmak zorunda olduğu, daha adil bir sistem olmalıdır. Dünyanın sorunlarına 5 üye değil, bütün üyeler çözüm sunsun ve kararlar alsın. Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var.

"HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN GEMİ TRAFİĞİNE KAPATILMASINA KARŞIYIZ"

"Hürmüz’deki tablo bu meselenin artık sadece İran ile Amerika arasındaki bir mesele olmadığını gösteriyor. Biz bu konudaki tavrımızı en net şekilde ortaya koyduk. Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşıyız. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması şarttır. Çünkü Hürmüz Boğazı’ndaki her gerilim, sadece bölge ülkelerini değil, Avrupa’yı, Asya’yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük hayatını doğrudan etkiliyor. Son dönemde ticari gemi trafiğinin dramatik biçimde azalması, meselenin boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Orası küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret için hayati önemdedir. Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinin anahtarı olarak Hürmüz açılmalıdır. Biz bir an evvel müzakere zeminine dönülmesinin gerektiğini bütün muhataplarımıza anlatıyoruz. Yapılması gereken yeni cephelerin değil, yeni diplomasi kanallarının açılmasıdır.

"MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI DOĞRU YOLDA ATILMIŞ GÜÇLÜ BİR ADIMDIR"

Mekke Savunma Anlaşması doğru yolda atılmış güçlü bir adımdır. Bu kadar zorlu bir coğrafyada böylesine önemli bir girişim yapıyorsanız bazı sınamalarla karşılaşmanız sürpriz değildir. Yeni bir şey söylerseniz, yeni bir irade ortaya koyarsanız, elbette bundan rahatsız olanlar çıkacaktır. Biz, dün kurulmuş bir devlet değiliz; tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz. Kurumsallaşma çalışmalarının tamamlanmasıyla yolumuzda daha güçlü ilerleyeceğimizden şüphem yok. Bölgenin sorunlarına bölge kaynaklı çözümler üretecek bir zeminin temelleri atılmıştır. Dışarıdan gelip bölgemize güvenlik reçetesi yazanların çoğu zaman geride daha fazla istikrarsızlık bıraktığını hep birlikte gördük. Diktiğimiz bu fidan, kısa sürede boy verecek ve bir çınara dönüşecektir. Biz ülkemize ve milletimize güveniyoruz, kardeşlerimize güveniyoruz."

"KAAN BAŞTA OLMAK ÜZERE KENDİ SAVAŞ UÇAĞIMIZI..."

Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programındaki son duruma ilişkin soru üzerine, ABD Başkanı Donald Trump ile bu konuyu NATO'da da görüştüklerini anımsattı.

"Kendisi Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koydu. Biz de bu iradenin artık somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz." diyen Erdoğan, bu konuda temasları sürdürdüklerini ve netice alacaklarına inandıklarını söyledi.

Trump ile ikili ilişkilerinin, Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri ilişkilerine de ivme kazandırdığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"İki ülke arasındaki işbirliği, bir önceki yönetim dönemine nazaran bir hayli mesafe almış durumda. İnanıyorum ki, burada da durmayacak ve daha ileri hedeflere ulaşacağız. Tabii bizim için önemli olan yerli savunma sanayimiz. Bu bizim için çok çok önemli. KAAN başta olmak üzere kendi savaş uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi ve savunma sanayi kabiliyetlerimizi üretmek istiyoruz. Bu arada işte İngiltere Başbakanı ile de görüşmemizi yaptık. Onlarla da Eurofighter konusundaki adımlarımız, çalışmamız devam ediyor. Türkiye'nin güvenliği, savunma ihtiyaçları ve stratejik hedefleri var. Hedeflerimiz için çalışacak, geri adım inşallah atmayacağız."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.