Ercan Tatı'dan NEO TV'de flaş açıklamalar: 'Buca’daki operasyon belediyenin dışında gelişen bir yapının sonucu'
Buca Belediyesi eski Başkanı Ercan Tatı, NEO TV’de yayınlanan Günaydın Haftasonu programında, Buca Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tatı, olayın uzun süredir planlanan bir soruşturma olmadığını, belediye dışı bir yapılanmanın merkezde olduğunu savundu. Öte yandan Tatı, Buca’da yaşanan operasyon süreci, ilçe başkanlığı görevinden alınan Çağdaş Kaya ve görevden alınan ya da istifaya zorlandığı belirtilen Gazi Çırak üzerinden kamuoyunda oluşan soru işaretlerine dikkat çekti.
- Ege Postası
- 07.02.2026 - 17:02
- Güncelleme: 07.02.2026 - 17:11
EGE POSTASI- Buca Belediyesi eski Başkanı Ercan Tatı, NEO TV’de yayınlanan Günaydın Haftasonu programında Türkiye’nin deprem gerçeği, afet yönetimi, Kızılay tartışmaları ve İzmir’deki altyapı çalışmalarıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Tatı, “Yaşadıklarımız Cumhuriyet tarihinin en büyük trajedisidir” dedi.
“Depremin etkisini hâlâ üzerimizden atamadık”
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında acının hâlâ taze olduğunu vurgulayan Tatı, “Günlük hayatın kargaşası bazen unutturuyor ama aynı günler geldiğinde sanki o günü yeniden yaşıyoruz. Deprem bölgesindeyiz ve hâlâ ‘hazır mıyız’ sorusunu soruyoruz” ifadelerini kullandı.
“İzmir 30 Ekim’i yaşadı, yarın yine olabilir”
İzmir’in de deprem gerçeğiyle yüzleştiğini hatırlatan Tatı, 30 Ekim depremini anımsatarak, “Bu bizim de başımıza geldi, yine gelebilir. Her an olabilir” dedi.
“İlk suyu götüren bizdik, ama yardımlar buhar oldu”
Deprem sonrası dayanışmayı anlatan Tatı, İzmir’den bölgeye ilk yardımların ulaştırıldığını belirtti. Ancak kamuoyunda büyük yankı uyandıran bağış tartışmalarına da dikkat çekerek, “Televizyonlarda milyon dolarlardan bahsedildi ama o paralar kayboldu” sözleriyle tepki gösterdi.
“Kızılay’ın çadır satması hafızamızdan silinmeyecek”
Kızılay’a yönelik eleştirilerini sert ifadelerle dile getiren Tatı, “Çocukluğumuzdan beri Kızılay denince içimiz titrerdi. Ama erzak satılması, çadır satılması kabul edilemez. O çadırlar senin benim bağışlarımla alındı, sonra bize satıldı” dedi.
“Depremde hizmet oy’a mı bağlı?”
Cumhurbaşkanı’nın birinci yıl dönümünde yaptığı açıklamaya da değinen Tatı, “Deprem olmuş, Hatay oy vermedi diye hizmet gitmedi algısı yaratıldı. Bu sözler hâlâ kulaklarımda” diye konuştu.
“Asker neden sahaya indirilmedi?”
Deprem sürecinde askerin geç müdahalesine ilişkin tartışmaları hatırlatan Tatı, “Asker emir bekledi denildi. Böyle bir şey olur mu? Bu gerçek bir trajedidir” ifadelerini kullandı.
“Biz bize yeteriz denildi, ama yetemedik”
Afet yönetimindeki eksikliklere dikkat çeken Tatı, “Biz bize yeteriz Türkiye’m denildi ama yetemedik. Çünkü yettirilmedik” diyerek süreci eleştirdi.
.png)
“Yağmur afet olduysa bu yöneticilerin hatasıdır”
Son yağışlara da değinen Tatı, kısa sürede yoğun yağmurun sele dönüştüğünü belirterek, “Parkları beton yaparsanız su toprakla buluşmaz. Bu da bugüne kadar yapılan yanlışların sonucudur” dedi.
“İZSU ve belediyeler can siperhane çalışıyor”
Tatı, tüm eleştirilere rağmen sahadaki emeğin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Böyle bir afette ancak bu kadar çalışılabilirdi. İZSU’yu ve belediyeleri canla başla çalışırken görüyorum” dedi.
“Afetten siyaset devşirenleri kınıyorum”
Yaşananları siyasi malzeme haline getirenlere tepki gösteren Tatı, “Sel olmuş, yağmur yağmış diye şov yapanları kınıyorum. Bunlar şovluk meseleler değil” ifadelerini kullandı.
“Baraj taşarsa ne yapacağız?”
Yağışların devam etmesi halinde yeni risklerin ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Tatı, “Barajlar doluluk seviyesini aşarsa başka bir afetle karşı karşıya kalabiliriz. Bunun şimdiden planlanması gerekiyor” dedi.
“Altyapı geç kaldı ama yapılmak zorunda”
Altyapı yatırımlarının önemine vurgu yapan Tatı, geçmiş ve mevcut büyükşehir belediye başkanlarının bu alana ağırlık verdiğini belirterek, “Yollar kapanıyor, trafik artıyor ama bunlar yapılmak zorunda. Geç kalınmış bir iş” değerlendirmesinde bulundu.
“Yeni bir deprem senaryosu yazmalıyız”
Konuşmasının çağrıda bulunan Tatı, “Kent olarak, ülke olarak yeni bir deprem senaryosu yazmalıyız. İmara açılan alanlarda sismik araştırmalar titizlikle yapılmalı. Deprem her an olabilir” dedi.
.png)
“Yargıya intikal etmiş bir olay, süreci beklemek gerekir”
Operasyona ilişkin sürecin devam ettiğini vurgulayan Tatı, gözaltıların ardından ifadelere başlandığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Bu arkadaşlar hâlâ gözaltında. Dün öğleden sonra itibarıyla ifadeler alınmaya başlandı. Eninde sonunda yargıya intikal etmiş bir olaydan söz ediyoruz. Bu noktada yapılması gereken süreci sakinlikle takip etmek.”
“Aylarca takip edilmiş bir dosya değil”
Tatı, operasyonun uzun yıllara yayılan bir çalışmanın sonucu olmadığını belirterek, olayın 3–5 ay öncesine dayanan bir gelişmeyle ortaya çıktığını ifade etti. Bir otele yapılan baskın sırasında ortaya çıkan telefon dinlemelerinin soruşturmayı derinleştirdiğini aktardı.
Sahte ruhsat, sahte mühür, kaçak yapılar
Açıklamasında çarpıcı iddialara yer veren Tatı, olayın merkezinde sahte belgeler olduğunu söyledi:
Sahte yapı ruhsatları
Sahte mühürler
Belediyeden alınmış gibi gösterilen ancak gerçeği yansıtmayan evraklar
Tatı, ruhsatı dahi olmayan bir otelin varlığının ortaya çıktığını, yapı denetimden kusurlu projelere onay aldırılmaya çalışıldığını dile getirdi.
“4 katlık yere 10 kat nasıl veriliyor?”
Buca’da imar uygulamalarına da değinen Tatı, geçmiş dönemlerin de incelenmesi gerektiğini belirterek şu soruyu yöneltti:
“4 kat imarlı bir yere 8, 10 kat nasıl veriliyor? Ben ‘benden önceki ve sonraki dönemler de incelensin’ derken tam olarak bunu kastediyordum.”
“Gözaltındakilerin çoğu aktif görevde değil”
28 kişinin gözaltına alındığını, bunların yalnızca 10–11’inin Buca Belediyesi personeli olduğunu belirten Tatı, önemli bir ayrıntıya dikkat çekti:
“Gözaltındakilerin büyük bölümü aktif görevde değil. Belediyenin etrafında, belediye dışından gelişen çetevari bir yapılanmadan söz ediyoruz.”
“Suçlu varsa cezasını çeksin, masumlar serbest bırakılsın”
Tatı, gözaltındaki isimlerin çoğunu şahsen tanıdığını ifade ederek insani bir çağrıda bulundu:
“Suçu olan varsa örnek olacak şekilde cezalandırılsın. Ama masum olanların da bir an önce serbest bırakılmasını istiyorum. Herkesin ailesi, çoluğu çocuğu var.”
Menemen örneği: “Orada neden operasyon yok?”
Ercan Tatı, benzer usulsüzlüklerin Menemen’de de yaşandığını öne sürerek çifte standart eleştirisi yaptı:
“5 katlı bina 17 kata çıkmış, 20 daire 60 daire olmuş. Bunlar aleni. Peki Menemen’e neden operasyon yapılmıyor?”
“CHP’li belediye olunca operasyon yapılıyor”
Operasyonun siyasi yönüne de dikkat çeken Tatı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye olması nedeniyle sürecin farklı yürütüldüğünü savundu.
“Çağırsan ifadeye gidecek insanlar bunlar. Ama CHP’li belediye olunca doğrudan operasyon yapılıyor.”
“Başkanın haberi olduğunu düşünmüyorum”
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın olayla ilgisi olmadığını düşündüğünü söyleyen Tatı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Ben Görkem Bey’in bu işle doğrudan bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Belki çevresindeki iş takipçilerine uzanabilir ama çok büyük bir tablo çıkacağını düşünmüyorum. Daha net konuşmak için pazartesiyi bekliyorum.”
“Açıklama yoksa insanların aklına suç gelir”
Çağdaş Kaya’nın görevden alınmasına ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapılmamasını eleştiren Tatı, sessizliğin kamuoyunda yanlış algılara yol açtığını söyledi:
“Bir ilçe başkanı görevden alınıyor ama nedenine dair tek bir açıklama yok. Bu durumda insanların aklına doğal olarak ‘Bir suç mu işlendi?’ sorusu geliyor.”
“Günah keçisi Çağdaş Kaya mı?”
Tatı, yaşanan süreçte Çağdaş Kaya’nın haksızlığa uğradığını düşündüğünü belirterek, suç isnatlarının somut delillere dayanması gerektiğini vurguladı:
“Ortada ispatlanmış bir suç yokken insanlar suçlu ilan ediliyor. Eğer bir suç varsa sadece Çağdaş Kaya mı sorumlu? Belediyede kaç başkan yardımcısı var?”
Gazi Çırak hakkında da konuşan Tatı, adaletli bir süreç işletilmesi gerektiğini belirtti:
“Gazi Çırak bizim yanımızda yetişmiş bir arkadaşımızdır. Yaptıysa cezasını çeksin ama bu kadar büyük iddiaların bir yıl içinde gerçekleşmiş olması bana gerçekçi gelmiyor.”
“Bu operasyon küçük ama algısı büyük”
Operasyonun boyutuna dair değerlendirmelerde bulunan Tatı, asıl sorunun algı yönetimi olduğunu ifade etti:
“Bu operasyon küçük bir operasyon. Ama tüm İzmir’in dikkati Buca’ya çekiliyor. Buca bir paratoner gibi kullanılıyor.”
“Buca’nın örgütüne abi ya da abla lazım”
İlçe örgütü için güçlü bir figüre ihtiyaç olduğunu vurgulayan Tatı, liyakat ve güvenin altını çizdi:
“Buca’nın örgütüne saygı duyulan, yaptığı işe ‘doğru’ denilecek bir abi ya da abla lazım. Belediye ile örgüt arasında sorun yaşanmayacak biri olmalı.”
“Adli bir şey varsa herkes bilsin”
Şeffaflık çağrısı yapan Tatı, il yönetimi ve parti genel merkezine açık çağrıda bulundu:
“Eğer adli bir durum varsa çıkın açıklayın. Bırakın tüm İzmir bilsin. Bu insanlar aile babası, çevreleri var. Sessizlik herkesi zan altında bırakıyor.”
“Sayın Görkem Duman’ın haberi yoktur”
Tatı, operasyonla ilgili olarak Belediye Başkanı Görkem Duman’ın bilgisi olmadığını net bir dille ifade etti:
“Bu olaylardan Sayın Görkem Duman’ın kesinlikle haberi yoktur. Buna yürekten inanıyorum.”
Cezaevi arazisi ve yeşil alan tartışması
Buca Cezaevi arazisiyle ilgili geçmişte yapılan ortak mücadeleleri hatırlatan Tatı, plan değişikliklerine tepki gösterdi:
“Herkes orası yeşil alan olsun diye imza verdi. Ama bugün mecliste bu planları onaylayanlar yine aynı isimler. Buna muhalefet yapılsın.”
“Buca’nın sorunları operasyonun gölgesinde kaldı”
Son olarak Tatı, Buca’nın gerçek sorunlarının bu süreçte arka plana itildiğini belirtti:
“Pazaryeri ne olacak, metro ne olacak kimse konuşmuyor. Herkes operasyona kilitlendi. Oysa Buca’nın çok daha büyük sorunları var.”

Yorum Yazın