Dolar 48,3148
%0.07
Euro 56,2536
%0.49
Altın 6.892,663
%1.2
Bist-100 13.990,43
%-0.43

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Ekrem İmamoğlu öğleden sonra tahliye talebinde bulunacak

Ekrem İmamoğlu öğleden sonra tahliye talebinde bulunacak

İBB Davası'nda tutuklu isimlerin tahliye talepleri sürüyor. Bu öğleden sonra Ekrem İmamoğlu’nun tahliye talebinde bulunacağı konuşmanın ardından mahkeme heyetinin tahliyelere ilişkin ara karar açıklaması bekleniyor. İşte bugünkü duruşmada anbean yaşananlar...

  • Ege Postası
  • 03.09.2026 - 12:34
  • Güncelleme: 03.09.2026 - 14:28

Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 75. gününde devam ediyor.

"TAHLİYE" GÜNÜ

Davada bu hafta, tutuklu sanıklar tahliye talebinde bulunuyor.

İMAMOĞLU SÖZ ALACAK

Bugün kalan son 13 tutuklu ismin tahliye taleplerinin alınması kararlaştırılırken İmamoğlu’nun da son sırada söz almasının ardından mahkeme heyetinin tahliyelere ilişkin bir ara karar vermesi bekleniyor.

CUMHURİYET SİLİVRİ'DEN BİLDİRİYOR

İBB Davası'nı, Cumhuriyet yerinde izliyor.

İşte Silivri'de anbean yaşananlar...

12.30 | RAMAZAN GÜLTEN KÜRSÜDE

Gökce’nin avukatının kısa beyanlarının ardından kürsüye, İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten geldi.

12.00 | BUĞRA GÖKCE: “BUNLAR SUÇ İSE SUÇ İŞLEMEMİŞ TEK BİR BÜROKRAT YOKTUR”

Ardından kürsüye, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce geldi.

“30 yıldır aralıksız kamu görevi yapmaktayım. Türkiye'de üç büyükşehirde de çalışmış belki de tek bürokratım” diyen Gökce, “Bu süreçte imzaladığım en problemli evraklardan bile ceza yemedim. Ancak gelir getirici evraktan, attığım rutin bir imzadan dolayı 18 aydır tutukluyum” ifadelerini kullandı.

İBB’de Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde attığı söz konusu imzalara yönelik ise şöyle konuştu:

“Bu rutin imzalar ile belediyenin iş almasının sağlanması suç ise Türkiye'de bu suçu işlemeyen yoktur. Belediye encümeninin aldığı kararlara imza atmak suç ise Çankaya'da, İzmir'de de binlerce yıl ceza alacak kadar suç işlemiş olabilirim. Bu anlayışla Çankaya'da bin yıllık, Ankara Büyükşehir'de üç bin yıllık, İzmir'de beş bin yıllık işlem yapılmış demektir. Bu suçu Türkiye'de işlememiş bürokrat yoktur. Bu idari görevlerde bulunup da bu rutin süreçleri yürütmemiş tek bir kamu görevlisi, eski-yeni bakan veya devlet ricali bulunmamaktadır. Hatta bazıları şu an bakanlıklarda çalışıyor.”

Gökce, 30 yıllık meslek hayatı boyunca kamu adına attığı imzaların büyük bölümünün imar ve mülkiyet konularındaki rutin işlemler olduğunu söylerken bürokratik işleyişe hakim olduğunu belirterek, “30 yıllık meslek hayatım boyunca önüme binlerce evrak geldi ve kamu adına binlerce imza attım. Attığım imzaların yarıdan fazlası, planlama mesleğinin ve bürokrasinin gereği olan imar ve mülkiyet konularıdır” dedi.

Sorunsuz ve rutin evrakları hızlı şekilde imzaladığını, inceleme gerektiren işlemlerde ise daha titiz davrandığını belirten Gökce, “Devletin işi aksamasın diye en problemsiz rutin evrakları hızla imzalar, inceleme gerektiren işleri ise ince eleyip sık dokuyarak sürece dahil ederdim” ifadelerini kullandı.

Örgüt üyeliği suçlamasına yönelik ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak için İBB'deki görevinden istifa ettiğini hatırlatan Gökce, “Beni aday bile yapmadılar. Ben varlığı öne sürülen örgüte nasıl hizmet etmiş olabilirim?” sorusunu yöneltti.

Hakkındaki örgüt suçlamasına mal varlığı üzerinden de yanıt veren Gökce, suçlamanın maddi menfaat unsuru açısından karşılığının bulunmadığını savundu. “Size de anlattım; bir örgüt olabilmesi için benim bir maddi menfaat sağlamam lazım. Tek bir kuruş malım mülküm yok” diyen Gökce, 30 yıl boyunca üç büyükşehrin imarından sorumlu görevlerde bulunduğunu, buna rağmen banka kredisiyle alınmış iki evi olduğunu, lojmanda oturduğunu ve arabasının dahi bulunmadığını söyledi.

Gökce, “Bunlardan da şeref duyuyorum. Cezaevinde yattığım sürede geçim sıkıntısı yaşadım, bundan da şeref duyuyorum” diye konuştu.

“MERHAMET İSTEMİYORUM, ADALET İSTİYORUM”

Gökce, savunmasının son bölümünde ise tahliye talebini hastalıkları ya da kendisine yönelik bir merhamet beklentisi üzerinden kurmayacağını vurguladı. “Sizden merhamet falan dilenmiyorum efendim. 18 aydır kendimi kürek mahkumu gibi hissettiriyorum” diyen Gökce, 15 ayı aşkın süredir cezaevinde olduğunu ve bu süreçte evlendiğini belirtirken, tahliye talebini şu sözlerle tamamladı:

 “18 aydır kendimi kürek mahkumu gibi hissediyorum. Ailem için buradayım. Buradan her gün işini gücünü bırakıp gelmek zorunda olan eşime bakıyorum, ona mı yanayım? Buraya gelemeyen tekerlekli sandalyedeki anama mı yanayım? Sizden merhamet istemiyorum, adalet istiyorum. Başka talebim yok.”

Gökce’nin sözlerinin ardından salondaki izleyiciler uzun süre alkışla destek verdi.

11.15 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti salonda yerini alırken kürsüye ilk gelen isim Medya A.Ş. Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık oldu.

“Sanıklar birbirleri rüşvet alıp rüşvet vermek gibi eylemlerle suçluyor ancak benimle ilgili şekilde tek bir iddia, tek bir beyan dahi bulunmuyor” diyen Ayık, 2019 yılında satın alma personeli olarak görev yaparken bir hizmet alım işinde yalnızca kâğıt üzerinde araştırma yapmakla görevlendirilmesi sebebiyle iddianamede rüşvet almakla suçlandığını belirtti. 

Kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmakla suçlandığını oysa hizmet alımlarında Medya A.Ş.’nin çalıştığı dönemde yüzde 40 kâr ettiğini belirten Ayık, “Çıkar amaçlı suç örgütü davasında bir buçuk yıldır tutukluyum. Ancak benim bu süreçte herhangi bir menfaat elde ettiğime ilişkin tek bir somut tespit yok” diye konuştu.

“BURADA 5 KADIN TUTUKLU KALDIK, BİZİ AİLELERİMİZE KAVUŞTURUN”

İBB’de Kadir Topbaş döneminde çalışmaya başladığını ve herhangi bir siyasi parti üyeliği olmadığını belirten Ayık, “Birkaç gündür pek çok tutuklu sanık da aynı şeyi söyledi: 1,5 senenin sonunda artık hissettiğimiz şey bir tedbirden öte, bu tutukluluğun bizim için bir cezalandırma olduğudur” dedi.

Ayık, tahliye talebinin sonunda ise şöyle konuştu: 

“Artık kendimi geçtim; 1,5 senenin sonunda 69 yaşındaki annemin ve 74 yaşındaki babamın cezaevi kapılarındaki, mahkeme salonlarındaki gözü yaşlı bekleyişlerinin son bulmasını istiyorum. Burada 5 kadın tutuklu sanık kaldık. Bizi ailelerimize, anne olanları evlatlarına kavuşturmanızı diliyorum.”

Daha sonra İBB Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin’in avukatı Pınar Çengel, müvekkili adına tahliye talebinde bulundu. 

Çetin’in suçlandığı 12 eylemde yer alan tüm isimlerin tahliye edildiğini ya da tutuksuz yargılandığını ancak Çetin’in uzun süredir cezaevinde olduğunu belirten Çengel, şu ifadeleri kullandı:

“12 yıl boyunca kesintisiz şekilde sürdürülen ve daha önce hiçbir adli veya idari soruşturmaya konu edilmeyen aynı idari pratik, nasıl oluyor da sadece Taner Çetin görev aldığında aniden bir suç organizasyonu veya kuvvetli suç şüphesi haline gelebiliyor? Müvekkilim yeni bir usul icat etmemiş, 12 yıllık yerleşik idari pratiği sürdürmüştür.”

BUGÜNE KADAR KAÇ KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ? 

107 tutuklu ile başlayıp 110 tutukluya çıkan İBB Davası’nda yapılan ilk tutukluluk incelemesinde 18, ikincisinde 15, üçüncüsünde 9 ve dördüncüsünde 9 ve beşincisinde 6 olmak üzere bugüne kadar 57 tutuklu tahliye edilmişti.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.